Bir Exit Beklemiyorduk

The following two tabs change content below.

Elif Nuroğlu

Latest posts by Elif Nuroğlu (see all)

İngiltere’deki Brexit referandumu sonuçları pek çok kişi için şaşırtıcı oldu. İngiltere’nin Avrupa Birliği (AB) ile yollarını ayırması ihtimali üzerinde çok konuşuldu, spekülasyonlar yapıldı. Ancak sonuçların yüzde 52 “çıkalım”, yüzde 48 “kalalım” şeklinde bir tablo ortaya koyması, itiraf edelim ki pek çok aktör için şaşırtıcı oldu. Yaratılan korku senaryoları ile birlikte içeriden ve dışarıdan gelen tüm uyarılara rağmen İngiliz halkı kararını verdi. “AB’den ayrılırsanız mahvolursunuz, ekonominiz çöker, sterlin yerlerde sürünür” şeklinde gelen uyarılar, gidilecek denge noktasını değiştiremedi.

Kurulu Düzen Değişiyor İngiltere, AB ülkeleri ve de İngiltere’nin tüm ticari ve siyasi partnerleri için kurulu düzenin değişmesi anlamına gelen bu karar sonrası piyasalar güne panikleyerek başladı. Kararın açıklandığı sabah saatlerinde sterlin ve avro düşerken, Japon yeni ve diğer para birimlerinin sterlin ve avro’ya karşı değer kazanmasına şahit olduk. Brexit etkileri öncelikle borsalarda görülürken, bir yandan da herkes yapılacak açıklamalara kulak kesilmişti. İngiltere’nin ana ticaret partneri Almanya “Üzgünüz” dedi. AB ise her ne kadar aksini arzu etseler de böyle bir karara hazırlıklı olduklarını, panik yapmadan ve dağılmadan yollarına devam etmek için ellerinden geleni yapacaklarını duyurdu. Merkez bankaları ise “hazır ol” pozisyonunda beklemekte, piyasalardaki oynaklık aşırı derecede seyrederse müdahale edip piyasaları dengede tutma telaşındaydılar.

Süreç Nasıl İşleyecek?

İngiltere’nin AB’den çıkması hemen yarın olmayacak. Bu karar sonrası AB ve İngiltere masaya oturup medeni bir şekilde boşanmanın şartlarını konuşacaklar. İngiltere iki yıl daha AB’de kalacak ve bu süre boyunca AB evi içinde dış dünya ile ilişkilerini eskisi gibi devam ettirirken, AB’den ayrıldığı günden itibaren diğer ülkeler ile yürüteceği siyasi, ekonomik ve ticari ilişkileri tesis etme arayışında olacak. Öncelikle AB ile ilişkilerin bundan sonra hangi kapsamda devam edeceği görüşülürken, buna göre de diğer dünya ülkeleri ile ilişkilerin çerçevesi belirlenip yeni anlaşmalar imzalanacak.

Avrupa İçin İç Karartıcı Bir Gün

Brexit etkilerini kısa ve orta-uzun vade olarak ikiye ayırmak gerekir. Brexit kısa vadede belirsizlik, ticarette azalma ve piyasalarda durgunluğa sebep olabilir. Ancak ilk gün gördüğümüz piyasalardaki oynaklık ve şaşkınlık çok uzun da sürmeyebilir. Şu var ki İngiltere gibi AB’nin temel taşlarından olan bir ülkenin birlikten ayrılmasının psikolojik etkileri, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir mevzudur. Bu çıkışın AB’yi bir gevşeme ve dağılma sürecine doğru götürmesi ihtimali güçlenmiştir. Avusturya Dışişleri Bakanı’nın “bu kararın AB içinde domino etkisi yaratabileceği” yönündeki açıklaması ve Almanya Dışişleri Bakanı’nın “AB’nin kurucu ülkelerini acilen bir toplantıya davet etmesi” de bu yöndeki endişeleri açığa çıkarmaktadır. Referandum sonuçlarının açıklanmasının hemen akabinde Fransa ve Hollanda’dan da referandum isteyen seslerin yükselmeye başladığını görüyoruz.

Brexit kararına en duygusal tepkiler Almanya’dan geldi. Karar gününü Avrupa için “iç karartıcı” olarak bulan Alman siyasiler, belki de Almanya’nın önderliğinde konsolide olan AB fikrinin zedelenmesinden ve uzun vadede başka çözülmeler de olacağından endişe ediyorlar. İşte Brexit kararının Avrupa açısından en mühim sonucu budur. Avrupa’da ve dünyada İngiltere ile olan siyasi, ekonomik ve ticari ilişkiler kısa süreli bir dalgalanmadan sonra bir şekilde yolunu bulacaktır. Ancak uzun yıllardır inşa edilmeye çalışılan Avrupalılık fikri, bu kararla sorgulanmıştır ve muhtemel ki bu sorgulanma diğer ülkelerde de devam edecektir. Bu kararı takip eden zamanda gözlemleyeceğimiz gelişmeler Avrupa Birliği’nin bundan böyle bir cazibe merkezi olarak önemini kaybedeceği ihtimalini güçlendirebilir. Bu anlamda referandum sonuçlarının açıklandığı gün Almanya Şansölyesi Merkel’in AB ülkelerine yaptığı çağrı dikkat çekicidir. Merkel “acele ederek, kolayca sonuç çıkarma yoluna gidilirse kararın Avrupa Birliği’ni daha fazla ayrıştıracağını” belirtmektedir. Diğer AB ülkelerinde de ardı ardına referandumlara gidilmesi ve bu ülkelerin İngiltere gibi bağımsızlık istemesi ihtimali veya öngörüsü Almanya’nın bugün yaşadığı şoku, endişe ve üzüntüyü bir parça açıklayabilir.

Avrupa’da birlik fikrini derinden sarsan bu referandum sonucu, Birleşik Krallık için de ayrışma sinyalleri vermektedir. Kendilerini AB’nin bir parçası olarak gören İskoçya isteği dışında AB’den ayrılmayı kabullenemeyerek, Birleşik Krallık’tan ayrılma söylemlerine ve referandum hazırlıklarına başlamıştır. 23 Haziran 2016 hem AB hem de Birleşik Krallık açısından tarihe geçecek ve Arupa’nın kaderini değiştiren, belki de kıtayı başka bir mecraya sürükleyen bir gün olarak hafızalarımızda yer tutacaktır. Ayrıca, referandum kampanyasının temel argümanlarından biri de Türkiye’nin muhtemel AB üyeliği olmuştur. Daha önce Avusturya gibi başka Avrupa ülkelerinde de görüldüğü gibi aşırı sağcı partilerin merkeze Türkiye karşıtlığını koyarak kampanya yürütmeleri ve başarılı olmaları Türkiye için üzerinde durulması gereken önemli bir meseledir.


DİĞER YAZILARI