CHP’nin Antidemokratik Siyaseti

The following two tabs change content below.
Ali Aslan

Ali Aslan

aaslan@setav.org

CHP kendi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasında bulunuyor. Bu dönüm noktası CHP’nin demokratik siyasetin mücadele kurallarını benimseyip benimsememesi noktasında düğümleniyor. 15 Temmuz direnişi ve 16 Nisan halk oylaması artık ülkede iktidar mücadelesinin yalnızca demokratik siyaset üzerinden verileceğini tescil etmiş oldu. Bu noktada önümüzdeki soru çok açık: CHP 15 Temmuz direnişini ve 16 Nisan’ın getirdiği Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini benimseyip tamamıyla yüzünü demokratik siyasete çevirebilecek mi?

CHP bir yandan FETÖ ve PKK-HDP gibi terör örgütleriyle ilişkilerini sürdürerek 15 Temmuz direnişinde gösterilen ruha ters davranıyor, parlamenter sisteme geri dönülmesi yönünde mesajlar vererek 16 Nisan sonuçlarını reddediyor. Diğer yandan ise “adalet” yürüyüşü ve sonrasındaki benzer etkinliklerle 2019’da yapılacak yerel, parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidilirken popülist bir blok kurmanın peşinde olduğu izlenimi veriyor. Bu iki eğilim birbirine alternatif mi yoksa tek bir siyasi stratejinin parçası mı? Daha açık bir ifadeyle 2019 seçimlerine yönelik CHP’nin temel stratejisi nedir?

Yazının devamı Kriter’in Eylül sayısında…


DİĞER YAZILARI