Yayıncılıkta Sınırları Zorlamak

The following two tabs change content below.

Türkiye yayıncılık alanında dünyada 11. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüklük açısından bakıldığında yayıncılık sektörünün ülke genelinden bir adım ileride olduğunu söylemek mümkün. Rakamlardan dem vurulduğunda akla hemen AVM’deki kitapçının çok satan raflarında yer alan sosyal medya fenomeninin kitapları gelmesin. Baskı adeti bol sıfırlı, kapağında aşk ve Allah geçen kitapları da bir kenara koyun. Bahsettiğim şey komplo kitapları da değil. Binlerce kişinin istihdam edildiği meşhur yazarlardan akademisyenlere, editörlerden pazarlamacılara, sevkiyatçılardan muhasebecilere devasa bir sektörden bahsediyoruz. Ve bu sektör sadece iç piyasayla ilgili de değil.

Yayınevlerinden her yıl yüzlerce kişi yurt dışı kitap fuarlarına telif alışverişi için gidiyor. Bu fuarlar bizdekilere pek benzemiyor. Okuyucuya kitap satışı ya çok sınırlı ya da hiç yok. Trendler hangi yönde, yeni çıkacak neler var diye bakılıyor. Binlerce Türkçe kitap yabancı yayınevleri tarafından inceleniyor. Bunlardan bir kısmının yabancı dil hakları satılıyor. Yurt dışındaki yayınevi kendi ülkesinin diline çevirmek için kitap telifi satın alıyor. Üzerine TEDA Türkçeden yapılan bu çevirileri destekliyor. Türkçe yazılan kitaplar çeşitli dillerde ve farklı ülkelerde birçok yayınevi tarafından basılıyor. Buradaki telif satışından elde edilen gelir bir yana Türkiye’ye dair pek çok şey de yurt dışında tanınmış oluyor. Nihayetinde bu faaliyetler son zamanlarda suyu çıkarılan “yumuşak güç”ün bir unsuru haline geliyor.

Peki, ne zamandan beri yurt dışındaki kitap fuarları Türk yayıncılar için önem kazandı? Yayıncıların yurt dışına açılmasında dönüm noktası Türkiye’nin 2008’deki Frankfurt Kitap Fuarı’na onur konukluğudur. Bu organizasyonla birlikte Türkçe bilmeyen okurlar da yayınevlerinin gündemine girmiş, kitap dosyaları hakkında yurt dışındakilerin dikkatini çeker mi diye sorulmaya başlanmıştır.

Türkiye’nin yurt dışındaki büyük kitap fuarlarına takip eden yıllardaki onur konukluklarıyla birlikte yayınevlerinde söz konusu fuarlara katılım ile yabancı yayınevleri ve ajanslarla yazışmalar önemli bir gündem maddesi haline geldi. Yurt dışına gidecek kitapların belirlenmesi, kitapların İngilizceye çevrilmesi veya en azından bir tanıtım yazısının kaleme alınması, uçak biletlerini ayarlamak ve fuar çevresinde uygun otel bulmak bir meseleye dönüştü.

Bununla birlikte yurt dışına açılma ve yayıncılığın uluslararasılaşmasında kısa adı TEDA olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını Destekleme Projesi de yine edebi eserlerin çevirisi için önemli bir destek unsuru oldu. Bu proje kapsamında 2 bin 300’ün üzerinde kitap Türkçeden farklı dillere çevrildi. Bulgarca, Almanca ve Arnavutça Türkçeden çevirilerde başı çekiyor…

Şubat 2017’de bu alanda yeni bir girişim daha gerçekleşti. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen, Basın Yayın Birliği Derneği (BASYAYBİR) ve Kalem Kültür Derneği ortaklığı ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği’nin (TBYM) iştirakleriyle hayata geçirilen Uluslararası Yayıncılık Telif ve Danışmanlık Merkezi (YATEDAM) projesi yayıncılara yurt dışı telif satışlarında destek olmayı amaçlıyor. Buradaki destekten masa başı kuru bir vaat anlaşılmasın. Alanında uzmanlaşmış YATEDAM ekibi yurt dışı fuarları için katalog hazırlıyor, kitap fuarlarına bizzat katılıyor ve görüşmeler yapıyor. Hem katalog hazırlama süreci hem de telif görüşmelerinde yardımcı oluyor. En önemlisi de yurt dışına telif satışına yönelik eğitimler veriyor. Böylelikle her yayınevinde telif satışıyla ilgilenecek insan kaynağının oluşması sağlanıyor.

Aslında bu tarz kurumların varlığı Türkiye’ye özgü değil. YATEDAM’ın sitesine göre NORLA Norveççe 3 bin 700 kitabın başka dillere çevrilmesine vesile olmuş. Yine Fransa’dan BIEF, Güney Kore’den LTI Korea ve Katalan bölgesinden Institut Ramon Llull benzer amaçlarla kurulmuş kurumlar.

Türkçe eserlerin yurt dışında tanınması ve okunması önemli bir mesele. Daha da önemlisi Türkiye’nin hangi kitaplar ve yazarlardan okunduğu. Bu noktada yayınevleri için yurt dışında olmak zahmetli ve maliyetli olmasına rağmen belli bir noktadan sonra önemli fırsat alanlarının ortaya çıkacağını söylemek mümkün. Çocuk yayınları alanında batımızda ve doğumuzda yaşayan Müslüman topluluklardaki mevcut eksiklikler ve katılımcılarına çeşitli desteklerde bulunan yabancı fuarlar bu fırsatların başında geliyor.

Modernleşme Kuramı, Fahrettin Altun, İnsan Yayınları

Modernleşme Kuramı nihayet İnsan Yayınları tarafından basıldı. Alanındaki önemli çalışmalardan olan kitap uzun süredir piyasada bulunmuyordu. Kitap modernleşme kuramı anlaşılmadan küreselleşme tartışmalarının doğru değerlendirilemeyeceği tezinden hareketle kuramın sosyolojik ve teorik zeminini, öncü düşünürlerinin argümanlarını ele alıyor. Günümüz dünya siyasetini daha iyi anlamak isteyen okuyucular için mutlaka okunması gereken bir eser.

Net Duruş, Nil Gülsüm, Profil Kitap

Çeşitli siyasetçi, akademisyen ve gazetecilerle yapılan röportajlardan oluşan kitap 15 Temmuz darbe girişimine dair farklı perspektifler sunuyor. Röportaj yapılan isimler arasında Binali Yıldırım, Berat Albayrak, Fahrettin Altun, İbrahim Eren ve daha birçok önemli isim var.

Kod Adı Bay Bay, Yahya Bostan, Turkuvaz Kitap

Usta gazeteci Yahya Bostan’ın kitabı Kod Adı Bay Bay’da sadece FETÖ’nün Bylock uygulamasının nasıl MİT tarafından ele geçirildiği değil aynı zamanda örgüt ile mücadelenin bir dökümü de var. Akıcı bir dil ile yazılan kitap bir belgesel roman niteliğinde.

Modern Osmanlı Ordusunda Alaylılar ve Mektepliler, Adem Ölmez, İz Yayıncılık

Uzun Yürüyüş başlıklı kitabından tanıdığımız Adem Ölmez’in yeni kitabı Alaylılar ve Mektepliler çıktı. İz Yayıncılık tarafından basılan eser İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Ölmez’in uzunca bir süredir devam eden titiz çalışmalarının ürünü. Kitap özellikle Osmanlı devletinin son dönemindeki modernleşme, ordu ve eğitimdeki dönüşüme dair tartışmalara katkıda bulunacak.


DİĞER YAZILARI