Kriter > Medya Kritik |

BBC ve RAKKA: Haberdeki Provokasyon


İngiltere’nin resmi yayın kuruluşu BBC tarafından Kasım ayında servis edilen “Rakka’nın Kirli Sırları: BBC, IŞİD Militanlarının Tahliyesi için Yapılan Gizli Anlaşmayı Ortaya Çıkardı” başlıklı haber dünya gündeminin merkezine oturdu. Haberin işaret ettiği olay önemliydi.

BBC ve RAKKA Haberdeki Provokasyon

İngiltere’nin resmi yayın kuruluşu BBC tarafından Kasım ayında servis edilen “Rakka’nın Kirli Sırları: BBC, IŞİD Militanlarının Tahliyesi için Yapılan Gizli Anlaşmayı Ortaya Çıkardı” başlıklı haber dünya gündeminin merkezine oturdu. Haberin işaret ettiği olay önemliydi. Çünkü haberde Suriye’nin Rakka şehrindeki DEAŞ üyesi teröristler ve ailelerinin tahliye edildiği belirtiliyordu. Üstelik bu tahliyenin ABD ve omurgasını PYD’nin oluşturduğu SDG gözetiminde yapıldığı vurgulanıyordu. BBC olayın görüntülerini de paylaştı. BBC’nin haber içeriğinde DEAŞ ile savaştığını iddia eden ve bu iddia ile Suriye’nin pek çok şehrini PYD’ye teslim eden ABD’nin, DEAŞ üyesi militanların tahliyesine göz kulak olduğu ve dahası koruma sağladığına değiniliyordu. Haber bu yönüyle küre ölçeğinde ses getirdi. BBC’nin neden bu haberi yaptığı, ABD’ye nasıl bir mesaj vermek istediği bahsi diğer konu. Biz burada haberin detaylarında yer alan başka bir vurgunun izini takip etmeye çalışacağız.

Haberin ana omurgası tahliye üzerine kurulu olmakla birlikte özellikle iki yerde bu teröristlerin Türkiye’ye gidebilme ihtimalinden bahsediliyor. Hiç gerek yokken böyle bir değini yapılması kuşkuludur. Bağlamı olmamasına rağmen bu şekilde bir vurgu yapılması akla hemen BBC’nin daha önceki Türkiye haberlerini getiriyor. Olabildiğince ön yargılı bir şekilde hazırlanan o haberlerde Türkiye’yi töhmet altında bırakmak için bin dereden su getirildiğini kamuoyu çok iyi hatırlıyor. Mesela bunlardan biri BBC’nin “ABD Merkezli Soufan Center: Binlerce IŞİD Savaşçısı Ülkelerine Döndü, Türkiye İlk Sırada” başlıklı haberi. Rakka bağlamındaki bu haberde Türkiye ile DEAŞ bir şekilde yan yana yazılarak önümüzdeki süreçte küresel medya üzerinden gelebilecek bir medya operasyonunun ilk işareti verilmiş olabilir. Tabii bunu zaman gösterecek. Fakat BBC’nin arşiv kayıtları neyin nasıl gelebileceği konusunda oldukça kabarık. Bu yüzden BBC’nin geçmişe yönelik bazı haberlerini hatırlamakta yarar var.

Gezi Parkı Şiddet Eylemleri (Haziran 2013)

Türkiye’ye karşı yürütülen algı savaşının bir uzantısı olarak uluslararası birçok medya organı gibi BBC de Gezi Parkı Şiddet Eylemleri’ni hükümete karşı verilen bir “hak ve özgürlük mücadelesi” ekseninde servis etmiştir. Eylemlerin şiddetini artırdığı günlerde yayımlanan Ece Temelkuran imzalı “Gezi Parkı: Türkiye’de Devrim mi Oluyor?” başlıklı yazı ajansın genel tutumunu yansıtan örnekler arasındadır.

BBC söz konusu dönemde hükümeti kendi halkına şiddet uygulamakla suçlayan ve toplumun her kesiminin neredeyse hükümete karşı bir “devrim” gerçekleştirme aşamasında olduğunu iddia eden içeriklere de haberlerinde yer vermişti.

Ayrıca BBC Türkçe, Gezi Parkı Şiddet Eylemleri sırasında Türk polisini “dünyanın en kanlı terör örgütü militanı” gibi göstermeye çalışmış, haber servisinin başındaki isimlerden Selin Girit de açıkça, “Ekonomiyi durdurun, alışveriş yapmayın Türkiye batsın” kampanyası başlatmıştır.

Soma Maden Ocağı Çöküşü (Mayıs 2014)

Soma maden kazası sonrası BBC'nin  Erdoğan düşmanlığı kendini bir kere daha belli etmiştir. BBC, Soma halkının Başbakan Erdoğan'ın aracına saldırdığını iddia ettiği haberi çeşitli görüntülerle vermiştir. Oysa görüntülerdeki araba Erdoğan'a ait değildir. Ayrıca kazadan sonra sendika üyesi iki kadınla yaptığı röportaj madenci yakınlarıyla yapılan röportaj gibi sunan BBC kadınların, "AKP'ye oy verenler evlat acısı yaşasın" sözlerini de ön plana çıkarmıştır.

Cizre Hendek Terörü (Eylül 2015)

BBC, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkenin doğusundaki PKK tehdidine karşı vatandaşlarının güvenliğini sağlamak adına başlattığı askeri operasyonları da, “Dünyanın En Güçlü Ordusu Vatandaşlarıyla Savaşıyor” başlığıyla dünyaya duyurmuştur. PKK tarafından açılan hendeklerin faturasını dahi hükümete kesmeye çalışan BBC, emniyet güçlerinin terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonları sonrasında bölgeye muhabir göndermiş, olayları Türkiye ile ilgili yürüttüğü algı operasyonunun parçası olarak sahte bir içerik ve provoke edici bir dil ile kamuoyuna sunmuştur.

Hendek provokasyonunun tutmadığını anlayan BBC, sonrasında İstanbul’da yaşayan Kürtler üzerine odaklanarak sokak röportajları yapmış ve “Kürtlerin duygusal olarak Türklerden ve Türkiye’den kopmak üzere oldukları” yalanını kamuoyuna servis etmiştir.

FETÖ’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi (Temmuz 2016)

BBC’nin Türkiye’ye yönelik manipülasyonları 15 Temmuz darbe girişimi sonrası dozunu iyice artırmıştır. BBC, Gezi Parkı Şiddet Eylemleri’nde kullandığı mezhepçi-bölücü haber dilini 15 Temmuz’da da tekrarlamıştır. Erdoğan liderliğinde Türk milleti tarafından püskürtülen darbe girişiminin ardından Malatya’ya giden BBC ekipleri teröristlerin provokatif söylemlerini “Alevi vatandaşlardan mesaj” olarak servis etmiştir. BBC World Prodüktörü James Bryant’ın hükümet aleyhine konuşacak kişi aradığını duyurduğu mail BBC’nin Türkiye’ye karşı genel tavrının en açık kanıtıdır.

15 Temmuz sonrası BBC, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı direkt olarak hedef almıştır. Birçok haberinde Erdoğan’ı darbe girişimini kendi amaçları için kullanan “otoriter bir lider” olarak lanse etmiştir. BBC News bir haberinde “Recep Tayyip Erdoğan: Türkiye’nin Acımasız Cumhurbaşkanı” başlığını atmış ve haberde Erdoğan’ın muhaliflerince “otoriter lider” olarak tasvir edildiğini ön plana çıkarmaya çalışmıştır.

16 Nisan Referandumu (Nisan 2017)

16 Nisan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Referandumu öncesi de BBC “hayır” kampanyasını desteklemiştir. Mesela bunlardan birinde Referandum öncesi “Sizce Bu Söz Kimin?” başlığıyla okuyuculara yönelik hazırladığı anketin görselinde Kemal Kılıçdaroğlu, Osman Baydemir ve Meral Akşener'in net fotoğraflarını; Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Binali Yıldırım'ın ise sinirli, asabi fotoğraflarını görsel olarak kullanmıştır. Bununla birlikte “16 Nisan Anayasa Referandumunda Hayır Demek Neden Zor?” başlıklı başka bir haberinde “hayır”cılara Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Partililer tarafından psikolojik baskı yapıldığını iddia etmiştir. BBC’nin referandum öncesi en dikkat çeken manipülatif haberlerinden biri de “Divided Turkey Votes on Its Future” başlıklı haberdir. BBC haberinde Türkiye'yi referandum öncesi bölünmüş göstererek referandumda evet çıkması durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sınırsız gücü olacağı gibi ideolojik ve gerçeklikten uzak yoruma yer vermiştir.

Referandum sonuçları açıklandıktan sonra da İngiliz Times gazetesinin “Erdoğan’ın Zaferi Geride Bölünmüş Bir Türkiye Bıraktı” başlıklı haberine de BBC genişçe yer vermişti. Ayrıca Guardian’ın “Devasa Sonuçları Olan Az Farkla Bir Kazanım” başlıklı haberi de BBC’de işlenmiştir. Dolayısıyla BBC, referandum öncesi “hayır” kampanyasına destek verdiği gibi referandum sonrası da “evet” sonucunu provoke eden haberleri ön plana çıkarmıştı.


Etiketler »