Kriter > Dosya > Dosya / Türkiye Yüzyılı |

Dijitalleşme Yüzyılında Dijital Türkiye Adımları


Her bir gelişen teknoloji, bizi dijital ağlara daha fazla yöneltirken, her yeni teknolojideki kapasite artışı bizleri dijital alandan daha fazla faydalanan ve daha fazla faydalanılan konumuna getiriyor. Yani bir taraftan dijitalleşmenin öznesi bir taraftan nesnesi oluyoruz. Dijitalleşme dünyayı değiştirirken, Türkiye de yeni adımlarla bu alandaki varlığını perçinlemeye çalışıyor.

Dijitalleşme Yüzyılında Dijital Türkiye Adımları

Teknoloji, günümüz dünyasının değişmeyen değiştiricisi. Aslında tarihten bugüne toplumları, yaşam koşullarını, devletleri, devletler arası ilişkileri etkileyen, değiştiren ve biçimlendiren bir araç. 16. ve 17. yüzyıllarda neden-sonuç ilişkileriyle başlayan bilginin dönüştürücü gücü, günümüzde teknoloji eliyle dijitalleşen dünyada devam ediyor. O yüzden bu yarışta her devlet, her toplum ileriye attığı adım kadar gelecekten pay kapıyor. Sanayi Devrimiyle gerçekleşen atılımlar nasıl ki bilgi toplumuna geçişte yeterli gelmediyse, bu dönemde atılacak yeni adımlar olmazsa, gelecekte dijital dönemde de eski bilgiler yeterli olmayacak. Aşağıda Şekil 1’de bu dönüşüm süreci ve etkileri daha iyi görülebilir:

ŞEKİL 1: BİLGİ ÜRETİMİNDE DEĞİŞİM VE TOPLUMSAL HAYATTA DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Görüldüğü üzere toplumlar sürekli bir devinim içerisinde değişiyor. Günümüzde ise toplumlar temelde üç etken altında değişimini sürdürüyor. Bu etkenlerden birincisi dijitalleşme. Sayısallaşan dünyada isimlerimiz yerini kimlik numaralarına, toplumsal ilişkiler ve günlük yaşantımızın her adımı yeni veri kaynaklarına, hizmet sunumu ise kodlamalar eliyle yürütülen süreçlere dönüşüyor. Bu dönemde hızlanan ve artan veri akışları sürekli yeni evrelere, sürekli bir adım daha fazla dijitalleşmeye doğru bizleri yönlendiriyor. İkinci olarak hem bireyler hem toplumlar birbirleriyle daha fazla etkileşimli hale geldiği için değişimlere yönelik dirençler kırılıyor ve değişimler elden ele dünyayı etkiliyor. Son olarak, her bir gelişen teknoloji bizi bu dijital ağlara daha fazla müdahil ederken, her yeni teknolojideki kapasite artışı bizleri dijital alandan daha fazla faydalanan aynı şekilde daha fazla da faydalanılan konumuna getiriyor. Yani üç temel etken ışığında bir taraftan dijitalleşmenin öznesi bir taraftan nesnesi olmaya devam ediyoruz. Dijitalleşme dünyayı değiştirirken, Türkiye de her gün yeni adımlarla bu alandaki varlığını perçinlemeye çalışıyor. Peki, dijitalleşme yüzyılında Türkiye neler yaptı, neler yapıyor ve neler yapmalı?

 

Dijitalleşme Çağına Güçlü Altyapıyla Hazırlanan Türkiye

Türkiye, 2000’lerin başından itibaren hızlandırdığı elektronik devlet söylemleri ve devletin yeni çağa ayak uydurması çabalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu dönüşümü sağlayabilmek için atılan adımlardan en öncelikli ve önemlisi altyapıya dair sorunların çözülmesi. Bu açıdan internet erişimi önemli bir kriter. Türkiye 2004’te yüzde 18,8 olan internet sahibi hane oranını 2022’de yüzde 94,1’e yükseltmeyi başardı. Bu ortalama, Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarıyla örtüşüyor. Bu alanda atılacak yeni adımlar ise internet hız ve kapasitesinin artırılması. Türkiye’nin ortaya koymuş olduğu Eve Kadar Fiber Projesi bu kapsamda zikredilecek önemli adımlardan biri. Bu projeyle, internet erişimi olan her evin geniş bant internet bağlantısına kavuşması hedefleniyor. Bu alandaki atılımlardan bir diğeri de Türkiye’yi teknolojik köprü konumuna taşıyacak Fiber Ağlar HUB Projesi’dir. Böylece Türkiye yurt içinde fiber ağlarını geliştirirken, küresel internet erişiminde de bir ara merkez olma rolüne soyunmuş oluyor.

Eve internet projeleri kadar mobil internet kapasitesine yönelik çalışmalar da öncelikli. Bu kapsamda yakın zamanda 4,5G sınıfı hizmet sunum kapasitesine kavuşan Türkiye, en kısa sürede 5G kapasitesine erişmelidir. İstanbul Havalimanı’nda yapılan ön çalışmalarla ve planlanan ihale süreçleriyle 2023 sonrasında Türkiye’nin 5G hız ve kapasitesine kavuşması, Türkiye’nin dijitalleşme yarışındaki atılımlarından olacaktır. Bu yatırımların geri dönüş kapasitesinin hızlı ve yüksek olması, bu alandaki yatırımların teşvikini de gerektirmektedir. Son yirmi yılda yapılan ulaşım ve haberleşme altyapısına yönelik 183 milyar dolarlık yatırımın, milli gelire yaklaşık 520 milyar dolarlık katkı sağlamış olması, bu alandaki çabaların temel gerekçesi olmalıdır.

 

Tüm Vatandaşlar İçin Daha Erişilebilir Dijital Türkiye

Altyapı hizmetleri önemli olmakla birlikte bu yatırımların temel gayesi tüm vatandaşların hizmetlere erişebilmesidir. Kamusal hizmetlerin elektronik kanallar yoluyla sunulmaya başlaması, bu hizmetlere erişimi kolaylaştırmış hem hizmet sunanlar hem hizmet alanlar için tasarruflar sağlamıştır. Türkiye e-Devlet çalışmalarını 2002’deki e-Devlet Geçiş Eylem Planıyla yeniden kurgulamış, 2004 e-Dönüşüm Türkiye Kısa Dönem Eylem Planı ve 2005 e-Dönüşüm Türkiye Eylem Planıyla rotayı belirlemiştir. 2006-2010 yıllarını kapsayan Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı önemli bir atılım dönemi olmuş. Bu dönemde önceki dönemlerde atılan adımlar olgunlaştırılarak; UYAP, POLNET, MERNİS gibi büyük dönüşüm projeleri gerçekleştirilmiştir. 2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı, 2016 Ulusal e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı bu dönemdeki diğer büyük atılım planlamalarıdır. Bu sayede Türkiye, tek elden e-hizmet sunan e-Devlet kapısını kurmuş ve 2008’de dokuz kurumun hizmet sunduğu bu merkez, bugün yaklaşık bin kurumun, yedi bin hizmet başlığının ve 61 milyon kullanıcının yer aldığı devasa bir yapıya dönüşmüştür. Bugün nüfusun yüzde 72’sine hizmet sunan bu platformun, önümüzdeki dönemde önce yüzde 80’lik bir kullanıcı penetrasyonuna ulaşması ilk hedeflerden olacaktır. Son iki yıl içerisinde yüzde 36 artan hizmet sayısının da aynı hızla on bin hizmet başlığına doğru ilerlemesi hedeflenmelidir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, "HackIstanbul"un "Mükafat Avcılığı (Bug Bounty)" formatında gerçekleştirilen final turu yarışmacılarıyla bir araya geldi. (STB/AA)

 

Küresel Rekabette Güçlü Ülke Türkiye

Dijital Türkiye Hizmet Kapısı yalnızca Türkiye için değil, dost ülkeler için de önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Türkiye, Azerbaycan ile iş birliği içerisinde entegrasyon çalışmaları yürütmektedir. Aynı şekilde gelecekte en az üç ülkeyle daha bu tarz ikili ya da toplu iş birlikleri yürütülmesi planlanmaktadır. Böyle bir tecrübe aktarımı hem bilgi transferi yoluyla iş birliklerini geliştirmekte hem ulusal teknolojilerimizin potansiyelini genişletmede olanaklar sunmaktadır.

Türkiye bu çabalarıyla son iki yılda e-Devlet hizmetlerinde Avrupa’da 16. sıraya yükselerek önemli bir başarı göstermiştir. Katılımcılık temasında ise 12. olmuş, ayrıca farklı temalardaki üç uygulamasıyla Avrupa’ya örnek gösterilen ilk beş ülke arasında yer almıştır. Bu kapsamda bundan sonraki hedef tüm hizmet başlıklarında ilk on ülke arasına girmek olacaktır. Dünya çapındaki durumuna bakıldığında, Türkiye’nin 2003’te 0,5055 olan e-devlet olgunluk puanının, 2022 itibariyle 0,7983’e yükseldiği ve yüzde 50’den fazla gelişim sağlandığı görülmektedir. Böylece e-devlet hizmetlerinde 0,6102 olan dünya ortalamasının oldukça üzerine çıkmayı başarmıştır. Bundan sonraki hedef ise dünyadaki en iyi ilk yirmi ülke arasına girmek olmalıdır. Türkiye gelişim potansiyelini, e-katılım indeksinde dünya on sekizincisi olarak göstermiştir. Gelecek yüzyılda bu adımların katlanarak devam etmesi sürdürülebilir başarıyı getirecektir.

 

Sürdürülebilir Dönüşüm İçin Kurumsal Dönüşüm

Sürdürülebilir dönüşümün ilk olmazlarından birisi kurumsal dönüşümdür. 2018’de kurulan Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, dijital dönüşümün lideri ve koordinatörü sıfatlarıyla bu alandaki en önemli kurumsal kazanımdır. İlk adımı atacak olan koordinatör ve liderin ardında takipçi kurumların da dönüşmesi elzemdir. Öte yandan Ofisin kuruluşundan itibaren yaptığı çalışmalar ufuk açıcıdır. Bu kapsamda Açık Veri, Dijital Türkiye, E-Yazışma, Fikir Maratonu, HackIstanbul, Kamu Net, KAYSİS, Tek Durak, Ulusal Veri Sözlüğü, 81 Siber Kahraman gibi projeler gerçekleştirilmiş, 2021’de 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Strateji Belgesi yayınlanmış, Dijital Türkiye Blokzincir Hackathonu gerçekleştirilmiştir. Her bir yeni teknoloji ya da uygulama için farklı alanlarda çalışmalar yürütülüyor olması, kurumun potansiyelini göstermektedir. Bu kapsamda örneğin yapay zeka teknolojilerinin 2025’e kadar gayri safi yurt içi hasılaya katkı oranının yüzde 5’e yükseltilmesi planlanmaktadır. Bu alandaki istihdamın artırılması ve Türkiye’nin uluslararası yapay zeka sıralamalarında ilk yirmi ülkeden biri olması hedeflenmektedir. Yapay zeka teknolojileri bağlamında, Dijital Dönüşüm Ofisi öncülüğünde ve üniversitelerle iş birliğinde geliştirilen Türk Beyin Projesi ve Sayısal Göz Projesi bu anlamda önemli katkılardır. Bu sayede G20 zirvesinde de üzerinde oldukça durulan sağlık hizmetlerinde yapay zeka kullanımına yönelik çalışmalarda geleceğe dair ümit veren adımlar atılmaktadır.

Bir yandan yeni teknolojilere ve uygulamalara yatırım yaparken diğer taraftan ortaya çıkan yeni güvenlik meselelerinin de üzerine gidilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda kamusal verilerin daha güvenli şekilde paylaşımına olanak sağlayan KamuNet ağı projesi ve 2013-2014, 2016-2019, 2020–2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planları, Dijital Dönüşüm Ofisi koordinasyonunda oluşturulan Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi önemli başlıklardandır. Böylece dijital alanın en önemli sorun alanı veri güvenliği meselesine dair de koruyucu önlemler gündemdedir. Bu alanın yalnızca kamu eliyle korunmasının güçlüklerinden bahisle, iş birlikli süreçlere ve önleyici çabalar adına kullanıcıları bilinçlendirecek girişimlere ağırlık verilmesi faydalı olacaktır.

 

İcmaen ve Bilittifak Dönüşüm

Dijital dönüşüm yalnızca kamu sektörünü ilgilendiren değil, tüm ülkeyi etkileyen bir önceliktir. Dolayısıyla bu alanda bütüncül bir dönüşüm ve mücadele şarttır. Bunun için bir yandan öncü olarak dönüşen kamusal hizmetlerin yanında, teknolojileri geliştirecek yerli yatırımcıların desteklenmesi önem arz etmektedir. Türkiye’nin savunma sanayiinde göstermiş olduğu başarıyı diğer alanlara da taşıması zaruridir. Nanoteknoloji, biyoteknoloji, nöroteknoloji, robotik teknolojiler, mikroçip teknolojileri, lityum bataryalar, solar teknolojiler, veri işleyici uygulamalar, mobil uygulamalar, oyun teknolojileri, sanal ve arttırılmış gerçeklik teknolojileri, üç boyutlu yazıcılar gibi pek çok alanda Türkiye’nin potansiyeli, geleceğe dair hedeflerin büyütülmesine olanak sunmaktadır. Bilişim Vadisi, üniversite teknokentleri, teknoloji transfer ofisleri, büyük firmaların Ar-Ge merkezleri, teknoloji enstitüleri Türkiye’nin geleceğine katkı sunacak aktörler olacaktır.

Tüm bu teknik ve kurumsal dönüşüm çabalarının yanında olmazsa olmaz yön ise insanı merkeze alan bir dijitalleşme olmalıdır. Geleceğin sahiplerinin teknolojiler olmadığı unutulmamalı, bir yandan geleceğe hazır nitelikli insan gücünün yetişmesi için çabalarken öte yandan insanı önceleyen, insani değerleri ve insan haklarını merkeze alan ölçülü bir dönüşüm tercih edilmelidir. Çünkü hızlı ve “vahşi” dönüşümler hem sanayi devriminde hem 20. yüzyılda; insanları, toplumları, şehirleri ve ülkeleri sert ve acımasızca dönüştürmüştür. Yeni dönüşümün öncüsü olmasını istediğimiz Türkiye’nin, bu dönüşümün yönünü belirlerken insan odaklı dönüşümü temel referans noktası alması dünya adına en büyük katkı olacaktır.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası