Kriter > Siyaset |

HDP’ye CHP Desteği


Doğu ve Güneydoğu’da kayıplar yaşayan HDP’nin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirler de dahil olmak üzere CHP’nin güçlü olduğu yerlerde oylarını önemli oranda artırdığı görülmektedir.

HDP ye CHP Desteği

Türkiye 24 Haziran günü siyasi tarihinin en önemli seçimlerinden birini geride bıraktı. Birçok değişkenin farklı düzeylerde etkili olduğu bu seçimler her parti için ayrı mesajlar içeren sonuçlar ortaya çıkardı. Öte yandan 24 Haziran seçimleri 2000 sonrasında gerçekleştirilen tüm genel seçimler arasında yüzde 86,2’yle en yüksek katılımın sağlandığı seçim olarak kayıtlara geçti. Bu oran seçmenlerin 24 Haziran seçimlerini ne denli önemsediğini açık bir şekilde göstermiştir. Buna paralel olarak yüksek katılım oranıyla gerçekleştirilen bu seçimler “temsil ve meşruiyet” bağlamında da son derece sağlıklı sonuçlar ortaya koymuştur.

Seçim öncesi dönemde seçim barajı tartışmalarıyla gündemde olan HDP 24 Haziran genel seçimlerinin görece kazananlarından biri olmuştur. 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde milliyetçi Kürt siyasi geleneği içerisinde seçim barajını aşarak Mecliste temsil fırsatı elde eden ilk parti olan HDP bu başarısını 24 Haziran seçimlerinde de tekrarlamış ve yüzde 11,7 oranında oy alarak 67 sandalye kazanmıştır. Buna karşın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP ve partinin cumhurbaşkanı adayı Demirtaş için aynı başarıdan söz etmek mümkün değildir. Öyle ki Demirtaş 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı yüzde 9,76’lık oy oranının altına düşmüş ve yalnızca yüzde 8,4 oranında oy alabilmiştir.

24 Haziran seçim sonuçlarının HDP öncülüğündeki milliyetçi Kürt siyasi hareketi açısından öneminin anlaşılabilmesi için rakamların ve seçim öncesi süreçte yaşanan gelişmelerin daha dikkatli analiz edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda HDP ve adayı Demirtaş’ın bu seçimde aldığı oy oranlarının geçmiş seçimlerle kıyaslanması bazı hususlar özelinde çıkarım yapmayı kolaylaştıracaktır. İlk olarak partinin son üç genel seçimde aldığı oy oranlarına bakıldığında bu oranların yüzde 10’luk seçim barajının hemen üzerinde 1 ila 3 puan arasında dalgalandığı göze çarpmaktadır. HDP 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde yüzde 13,12 oranında oy alırken yaklaşık altı ay sonra gerçekleştirilen 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde ise yüzde 2,36 oranında düşüş yaşayarak yüzde 10,76’da kalmıştır. 24 Haziran genel seçimlerinde ise partinin oy oranı yüzde 0,94’lük artışla yüzde 11,70’e yükselmiştir. Üç genel seçimde yaşanan bu dalgalanmanın neden kaynaklandığı ise sonuçlara yerel ve bölgesel ölçekte bakıldığında daha iyi anlaşılmaktadır.

HDP ayrıca 2014 yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde “Türkiyelileşme” iddiasıyla bir motivasyon yakalamıştı. Yakalanan bu motivasyon özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesinde Kürt nüfusun yoğunluklu olduğu şehirlerde karşılık bulmuştu. Bu karşılığın en somut örnekleri ise 2014 Cumhurbaşkanlığı ve 2015’teki genel seçimlerde kendini göstermişti. Öyle ki 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin adayı Demirtaş 11 şehirden açık ara birinci olarak çıkmayı başarmıştı. Öte yandan HDP Haziran 2015 genel seçimlerinde 14 ilden birinci parti çıkarken Kasım 2015 genel seçimlerinde ise oy oranında düşüş yaşamasına rağmen 12 şehirde birinci parti olmayı başarmıştı. HDP’nin o dönem elde ettiği başarısının ardında partinin söylem ve politikaları dışında farklı etmenler de söz konusuydu. Özellikle o dönemde sıklıkla gündeme gelen taktiksel oy-emanet oy tartışmaları HDP’nin başarısında belirleyici unsurlardan biriydi.

HDP 7 Haziran genel seçiminde elde ettiği başarıyı doğru okuyamayarak farklı eylemlere yöneldi. Aldığı oy oranını terör örgütleri güdümünde sürdürdüğü politikaları için araç olarak kullanmaya kalkışınca bunun faturasını 1 Kasım genel seçiminde ödemek zorunda kaldı. Parti 1 Kasım seçimlerinde barajı aşsa da ciddi oranda oy kaybı yaşadı. Ancak HDP ilgili dönemde yaşanan gelişmelerden ders çıkarmak yerine söylem ve eylemlerini daha da radikalleştirdi. Partinin ve temsilcilerinin terör örgütleriyle örtüşen söylem ve eylemleri HDP’yi bir kez daha bölgesel düzeyde kimlik siyaseti yapmaya mahkum etti. Aynı dönemde terör örgütleriyle irtibatları ve açıklamaları nedeniyle partinin eş genel başkanları ve bazı milletvekilleri tutuklandı. Yine devletin kaynaklarını terör örgütlerine aktardığı tespit edilen HDP ve aynı çizgideki diğer partili belediyelere de kayyum atandı. Ayrıca HDP’nin OHAL, sınır ötesi operasyonlar ve Kuzey Irak referandumu dönemindeki tutumu da partinin sorgulanmasına neden oldu. 24 Haziran seçimlerine gelinen süreçte yaşanan tüm bu gelişmeler HDP’nin “Türkiyelileşme” iddiasının geçerliliğini yitirmesine ve 2014’ten itibaren yakaladığı motivasyonu kaybetmesine neden oldu.

HDP’nin Oy Kayıpları ve Taktiksel Oy Verme Davranışı

Böyle bir sürecin ardından HDP’nin barajı aşarak bir kez daha Meclise girme fırsatı elde etmesi dikkat çekicidir. Ancak yaşanan gelişmelerin HDP tabanında ne şekilde karşılık bulduğunu anlamak açısından geçmiş seçimlerde birinci parti olarak çıktığı şehirlerdeki oy değişimlerine bakmak yararlı olacaktır. HDP 2015 Kasım genel seçimlerinde birinci parti olarak çıktığı 12 şehirden Bitlis’te ikinci sıraya gerilemiş ve diğer 11 şehirde yine birinci parti olmayı başarmıştır. Ancak birinci olduğu 11 şehirde de ciddi oranda oy kaybetmiştir. Bu 11 şehirde oy oranlarındaki düşüş hesaplandığında HDP’nin ortalama yüzde 8 oranında oy kaybettiği görülmektedir. Buna karşın sonuçlar dikkatli incelendiğinde HDP’yi Meclise taşıyan oyların ilgili şehirler dışındaki diğer seçim çevrelerinden geldiği dikkat çekmektedir. Tam da bu noktada 2015 genel seçimleri dönemindeki taktiksel oy-emanet oy tartışmalarına değinmekte yarar vardır. Doğu ve Güneydoğu’da ciddi kayıplar yaşayan HDP’nin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirler de dahil olmak üzere CHP’nin güçlü olduğu yerlerde (Çankaya, Kadıköy, Adalar, Bakırköy, Şişli, Beşiktaş vb.) oylarını önemli oranda artırdığı görülmektedir. Söz konusu şehir ve ilçelerdeki seçmen sayıları da dikkate alındığında HDP’nin Doğu ve Güneydoğu şehirlerindeki oy kaybını buralardan tolere ettiğini söylemek mümkündür.

HDP’nin barajı aşarak AK Parti’nin Mecliste çoğunluğu sağlamasının önüne geçmek adına sergilenen bu taktiksel oy verme davranışı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de ortaya konmuştur. Bu bağlamda HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın 24 Haziran seçimlerinde aldığı yüzde 8,7’lik oy oranı 2014 Cumhurbaşkanlığı ve 24 Haziran genel seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında hatırı sayılır bir farklılık dikkat çekmektedir. Demirtaş bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı oy oranının yüzde 1 gerisinde kalırken partisiyle arasında da yüzde 3’lük bir fark bulunmaktadır. Bu farkın seçim öncesinde kamuoyundaki değerlendirmelerde de sıkça dile getirildiği üzere CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye aktarılmış olması muhtemel görünmektedir.

24 Haziran seçim sonuçları üzerinden yapılabilecek bir diğer değerlendirme ise seçim öncesinde kamuoyunu yoğun bir şekilde meşgul eden tutuklu milletvekilleri, OHAL, operasyonlar ve Kuzey Irak referandumu ile ilgilidir. Seçimlerden önce söz konusu meselelerin AK Parti’ye özellikle Doğu ve Güneydoğu şehirlerinde ciddi oy kaybettireceği konuşuluyordu. Ancak beklenen olmadı. Seçim sonuçları açık ve net bir şekilde gösteriyor ki bölge halkı yaşanan gelişmelerin faturasını söylem ve eylemleri nedeniyle HDP’ye çıkarmıştır. HDP’nin birinci parti olarak çıktığı şehirlerde yaşadığı oy kayıpları da bu iddiayı doğrular niteliktedir.

HDP’nin Yarını

Sonuç itibarıyla 90’lı yılların başından itibaren Halkın Emek Partisi (HEP) ile yolculuğuna başlayan siyasi oluşumun bugünkü temsilcisi HDP çeşitli faktörlerin etkisiyle bir kez daha barajı aşarak Meclise girme fırsatı yakaladı. Bununla birlikte geçmişte yaşananlar ve güçlü olduğu seçim çevrelerinde yaşadığı oy kayıpları göz önüne alındığında HDP’nin bundan sonrası için nasıl bir siyaset izleyeceği şu an için merak konusudur. Ancak HDP 24 Haziran itibarıyla ete kemiğe bürünen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi içerisinde etkin şekilde yer almak istiyorsa temsil ettiği kesimin taleplerine kulak vermeli ve geçmişte yaptığı hatalardan dersler çıkararak terör örgütleriyle arasına mesafe koymalıdır. Fakat HDP’nin yeni vekillerinden gelen ilk açıklamalar partinin aynı yolda devam edeceğine yönelik güçlü işaretler taşımaktadır.

HDP'ye CHP Desteği


Etiketler »