Kriter > Siyaset |

MHP Kazananlar Arasında


Toplum Erdoğan ve Bahçeli arasında 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana devam eden tutarlı ve dengeli iş birliğini ödüllendirmiştir.

MHP Kazananlar Arasında

24 Haziran’da gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı ve milletvekili erken seçimleri hem yeni hükümet sistemi hem de siyasi partiler açısından kritik öneme sahiptir. 16 Nisan 2017’de gerçekleştirilen Anayasa değişikliği referandumu ile kabul edilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine göre devletin yeniden yapılandırılması sürecini başlatıyor olması 24 Haziran’ı önemli kılmaktadır. 24 Haziran birçok yeniliği içermesiyle de siyasi partiler açısından oldukça önemli olmuştur. Bu seçimlerde ilk kez ittifak formülü uygulanmış, partiler seçimlerde birbirleriyle ittifak kurarak yarışmışlardır. İttifak formülünün sağladığı sıfır baraj avantajı seçim sonrasında meclisteki parti sayısının artacağına dair ipuçlarını vermişti. Bu seçimin partiler açısından bir diğer önemi MHP’den ayrılarak kurulan yeni bir partinin seçime girmesi ve sonucu nasıl etkileyeceğine yönelik oluşan belirsizlikti. Meral Akşener öncülüğünde kurulan İYİ Parti’nin, MHP seçmeninde yaratacağı kırılmanın büyük olması bekleniyordu. Ancak MHP tüm seçim tahminlerini ve anketleri yanıltarak bu seçimin kazananlarından biri oldu. Seçimlere AK Parti ile beraber Cumhur İttifakı çatısı altında giren MHP yüzde 11,1 oranında oy alarak tahminleri ve beklentileri boşa çıkardı.

MHP'nin Seçim Performansı

MHP’nin Seçim Performansı

MHP 24 Haziran milletvekili seçim sonuçlarına göre 1 Kasım’daki yüzde 11’lik oy oranını korudu. Meclisteki milletvekili sayısı 40’tan 49’a yükseldi. MHP hiçbir ilde birinci parti olamasa da 45 ilde oy oranını arttırdı ve 12 yeni ilde milletvekili çıkardı. 5 ilde ise bir yeni milletvekili daha kazandı.

MHP oyunun Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde artması dikkat çekicidir. Kürt seçmenin yoğun olarak yaşadığı Batman, Bitlis, Hakkari, Iğdır, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli, Van, Ağrı ve Şanlıurfa olmak üzere 12 ilde oylarını arttırmıştır. Bu illerin 8’inde ise MHP hem 7 Haziran hem de 1 Kasım seçimlerindeki oy oranlarının üzerine çıkmıştır. Doğu ve Güneydoğu’daki oy artışına karşılık Ege ve Akdeniz’de oy kaybı yaşamıştır. Milliyetçi seçmenin yaşadığı Aydın, Denizli, Manisa, Afyon, Burdur, Isparta, Uşak, Antalya, Mersin, Karaman, Adana ve Osmaniye’de oy oranı düşmüştür. Diğer bölgelere göre daha seküler eğilimlere sahip sahil seçmeninin bir kısmı İYİ Parti’ye kaymıştır.

MHP’nin bu oranda oy alabilmesinin temel sebebi kendisi ile AK Parti arasında gidip gelen geçişken milliyetçi oyların bu seçimde ağırlıklı olarak kendisine dönmesi ve bir kısım AK Parti seçmeninin MHP’ye oy verdiği yönündeki işaretlerdir. MHP özellikle AK Parti’nin oyunun düştüğü Erzincan, Erzurum, Konya, Iğdır ve Yozgat gibi illerde oyunu ciddi oranlarda artırmıştır. İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde MHP’nin artan oyuna karşın AK Parti’nin oy oranının çok az miktarlarda artması veya azalması bazı seçmelerin MHP’ye yöneldiğini göstermektedir. Özetle MHP’den İYİ Parti’ye oy geçişi yaşanırken aynı zamanda AK Parti’den de MHP’ye oy geçişi gerçekleşmiş ve bu sayede MHP son seçimlerdeki oyunu korumuştur. Geçişken oyların MHP’ye gelmesinin çeşitli sebepleri vardır. Öncelikle verdiği oyun ittifak çatısı altında kalacak olması MHP’ye oy vermeyi kolaylaştırmıştır. Seçmen, hem ittifakın hem de MHP’nin aynı anda kazandığı bir sistemde oy kullanmıştır. İkinci olarak MHP’nin devletin bekasını önemseyerek iktidar partisi ile birlikte hareket etmesi seçmen üzerinde etkili olmuştur. Üçüncü bir sebep İYİ Parti’nin ideolojik savrulmalar yaşaması ve milliyetçi seçmene yönelik söylem üretmede başarısız olmasıdır. İYİ Parti MHP’den gelen milliyetçi oyu konsolide etmeyi başaramamıştır. Dördüncü gerekçe Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kampanya sürecinde Muharrem İnce’yi rakip seçmesiyle muhalif seçmende Akşener lehine oluşma aşamasında olan pozitif algının İnce etrafında yoğunlaşmasıdır. Son önemli sebep ise MHP’den ayrılan ve İYİ Parti çatısı altında toplanan MHP’li muhaliflere tepki olarak partiye sahip çıkma motivasyonu ile oy kullanılmasıdır. Bunların dışında milletvekili aday listeleri veya teşkilat faaliyetleri gibi yerel faktörlerin yanı sıra İYİ Parti’nin ilk çıkış rüzgarını devam ettirememesi de göz ardı edilmemelidir.

Öte yandan Cumhurbaşkanı seçimindeyse MHP, AK Parti ile beraber Erdoğan’ı aday göstermiştir. Kampanya süresince MHP tabanının Erdoğan’a oy vermeyeceğine dair propaganda yapılmışsa da seçim sonuçları aksini söylemiştir. MHP, Erdoğan’ın ilk turda cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayan oyu temin ederek ittifakta kendisine düşen görevi yerine getirmiştir. MHP seçmeninin bu tercihi bir bakıma partinin “lider doktrini”ni de doğrular niteliktedir. Parti tabanı lider Bahçeli’nin izinden gitmiştir. MHP seçmeninin AK Parti ile kurulan ittifaktan ötürü Bahçeli’ye kızgın olması, cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a oy vermesine engel olmadığı gibi partisine oy vermek için de engel teşkil etmemiştir.

Yeni Dönemde MHP 24 Haziran seçimleri ile beraber MHP’nin önümüzdeki dönem Meclisin kilit aktörlerinden biri olacağına dair kanaat hakimdir. Ancak AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ana aktör olduğu bir siyasi düzlemde MHP’nin tek başına belirleyici olması da beklenmemelidir. Öte yandan Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun biçimde AK Parti’nin MHP ile iş birliği yapmaya devam etmesi ise beklenen bir durumdur. Devlet Bahçeli de seçim sonrası yaptığı ilk açıklamasında devam sinyali vermiştir. İttifaka sadık kalacaklarını beyan eden Bahçeli aynı zamanda denge ve denetleme görevinin de kendilerine düştüğünün altını çizmiştir. 367 krizi, kamuda başörtüsü serbestliği gibi geçmişte siyasetin yaşadığı tıkanma anlarında çözümden yana aldığı tavırla siyasetin “kriz çözücü” aktörü olma iddiasındaki MHP’nin önümüzdeki dönemde de çözüm odaklı rolüne devam edeceği anlaşılmaktadır.

Dünyada yükselen milliyetçilik trendine uygun olarak 24 Haziran seçimlerinde seçmenin önceliğini belirleyen başlıca unsurlardan birisi güvenlik olmuştur. Seçmene güvenlik sözünü ise devletin bekası için bir araya gelmekten çekinmeyen ve ortak hareket eden AK Parti ile MHP’nin bulunduğu Cumhur İttifakı vermiştir. Seçmen bu konuda Cumhur İttifakı’nın samimiyetine güvenmiştir. Barajı geçebilmek, mecliste koltuk kazanabilmek gibi pragmatik sebeplerle bir araya gelen ve ortak bir ilke etrafında buluşamayan Millet İttifakı milliyetçi muhafazakar seçmen nezdinde samimi bulunmamıştır. Bu noktada MHP ve AK Parti tabanının ideolojik açıdan çok farklı olmayışının bir araya gelmelerini kolaylaştırıcı etkisi de göz ardı edilmemelidir. Samimiyetin yanı sıra seçmene güven veren bir başka faktör iki partinin 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana tutarlı ve dengeli bir iş birliği içerisinde olmasıdır. Sonuç olarak MHP bu seçimlerde hem kendi seçmenini konsolide etmiş hem de tüm olumsuz beklentilere karşın imajını tazelemiştir. Devlet Bahçeli ise tüm eleştirilere rağmen siyasetteki tecrübesini kanıtlayarak seçmenin kendisine güvenini boşa çıkarmamıştır.


Etiketler »