Kriter > Ekonomi |

Yeni Sistemde Ekonomi


Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yüksek teknoloji sanayi ürünlerini yüksek yerlilik oranı ile üretebilmesinin yolu özel sektörü destekleyecek uzun vadeli, bütüncül ve akıllı politikalardan geçiyor.

Yeni Sistemde Ekonomi

Türkiye 24 Haziran’da sandık başına giderek yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı seçti. Yeni dönemde parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapan Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri kuşkusuz ekonomi. Yeni sistemde bakanlıkların yapısında dönüşüm yaşanması öngörülmekte ve bunlar arasındaki koordinasyonun artırılması planlanmaktadır. Bu iki madde yürütmenin daha etkin işlemesi açısından anahtar öneme sahiptir. Japonya, Güney Kore ve Singapur gibi geriden gelerek ekonomik gelişmeyi yakalamış Doğu Asya örneklerinde ekonomiyle ilgili kritik politika alanlarında koordinasyonu sağlayan “süper bakanlıklar” dikkat çekmektedir.

Bu nedenle bakanlıkların sayısının azaltılması suretiyle verimliliğin ve işlevselliğin artırılması amaçlanmaktadır. Bu sebeple görev alanları yakın ve ilgili olan bazı bakanlıklar birleştirildi. Parlamenter sistem devam ederken bakanlık sayısı 37’den 26’ya indirilmişti. Yeni sistemde ise bu sayının 16 bakanlıkla sınırlı tutulacağı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından seçim öncesi kamuoyu ile paylaşıldı. Ekonomi alanında faaliyet gösteren bakanlıklarda azaltmaya gidilmesi burada dikkat çekti. Yeni sistemde kurumsal vesayet mekanizmalarının devreden çıkarılması sağlanırken daha hızlı ve etkin karar alınmasına olanak verecek bir yönetişim sisteminin kurulması yolunda önemli adımlar atılıyor. Yeni dönemde bakanlıkların görev tanımları belli, yetki ve sorumluluk alanları artık daha net oluyor. Ayrıca yeni yapılanmada cumhurbaşkanına bağlı ve onunla çalışacak yeni başkanlıklar, kurullar ve ofisler oluşturuluyor.

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yüksek teknoloji sanayi ürünlerini yüksek yerlilik oranı ile üretebilmesinin yolu özel sektörü destekleyecek uzun vadeli, bütüncül ve akıllı politikalardan geçiyor. Bunu sağlamanın yolu daha az bürokrasi ve daha yüksek koordinasyon ile karar alma sürecini hızlandırmaktır. Bu amaç doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile birlikte bakanlıkların sayısı azaltılarak strateji ve politika kurulları oluşturuluyor.

Ekonomide Sadeleşme ve Hızlı İcraat

Ekonomi alanında faaliyet gösteren altı bakanlığın sayısı üçe indirilerek çok başlılık giderilirken sadeleşme yoluyla “hızlı icraat” ön plana çıkıyor. Bakanlıklardaki en dikkat çekici değişimler şu şekilde özetlenebilir: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı” adıyla tek bir bakanlık olarak faaliyet gösterecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Doğu Asya örneklerindekine benzer bir şekilde bir süper bakanlık vazifesi görerek Türkiye’nin büyüme ve kalkınma hedeflerine önemli katkılar sağlayabilir. Günümüzde çokça konuşulan gelişmiş ülkelerin sanayi-teknolojik rekabet üstünlüğü elde etme uğraşları hızlı bir şekilde sürerken bakanlığın bu amaca hizmet etmesi hedefleniyor.

Aynı şekilde Türkiye’nin ihracat kapasitesini artırmaya yönelik Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı “Ticaret Bakanlığı” adı altında birleştiriliyor. Sanayi, teknoloji ve ihracat hedeflerimizin ve politikalarımızın birbiriyle uyumlu olması için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının koordinasyonlu bir şekilde çalışmasının sağlanması hedefleniyor. Bu kurumlar sadece bakanlar seviyesinde değil üst ve orta kademe bürokrat düzeyinde de eş güdümlü hareket ederek ortak hedefe doğru ilerleyecektir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Başbakan Yardımcılığına bağlı ve müsteşarlık olan Hazine yeni sistemde Maliye Bakanlığı ile bir araya getiriliyor ve yeni bakanlığın ismi “Hazine ve Maliye Bakanlığı” olarak değiştiriliyor. Bu bakanlık ile merkezi yönetimin varlık, gelir, gider ve borçlanma yönetimi tek bir çatı altında toplanmış oluyor. Bu sayede kamu kaynaklarının kullanımı ve nakit akışının yönetilmesiyle ilgili gereksiz bürokrasi ortadan kalkacaktır.

Yeni yapılanmada ekonomi yönetimi “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı”, “Hazine ve Maliye Bakanlığı” ile “Ticaret Bakanlığı” şeklinde yeniden yapılandırılıyor. Yeni sistemde ekonomi yönetiminin üretim, finans ve ticaret olmak üzere üçlü bir sacayağına oturtulduğu görülüyor. Ayrıca ülke kalkınmasında hem üretim hem de istihdam yönüyle stratejik bir bakanlık konumundaki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı “Tarım ve Orman Bakanlığı” çatısı altında bir araya geliyor. Bu bakanlık tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve orman arazilerinin korunmasını sağlamakla birlikte tarımsal üretim ve su yönetimini tek çatı altında topluyor.

Kalkınma için Koordinasyon, Etkin ve Hızlı Karar Alma

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde azaltılan bakanlıkların yanında yeni yapılanmada bürokrasiye takılmadan cumhurbaşkanı ile doğrudan koordineli çalışacak dokuz kurulun oluşturulacağı belirtiliyor. Kurullar yoluyla yeni sistemde reel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının politika yapımına etkin bir şekilde dahil edilmesi bekleniyor. Bu süreçte strateji ve politika geliştirmeyi daha kapsayıcı ve kurumsal hale getirmek amaçlanıyor. Bu kurullar arasında yer alan “Ekonomi Yönetimi Kurulu” başta olmak üzere “Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu”, “Sağlık ve Gıda Kurulu” ile “Sosyal Politikalar Kurulu”nun ekonomiye ilişkin politika önerisi sunma ve bakanlara sektör ile ilgili geri dönüş sağlama konusunda işlevsel açıdan kritik bir rol oynaması bekleniyor. Aynı zamanda ekonomi yönetimini ilgilendiren kurullar hane halkları ve firmaların talep ve ihtiyaçlarının belirlenmesinde, ekonomiyle ilgili politikaların şekillenmesinde ve politikaların etki-maliyet analizinin yapılmasında ciddi katkılar sunarak ekonomi yönetiminin etkinliğini artırabilirler.

Öte taraftan yeni sistemde doğrudan cumhurbaşkanına bağlı dört ofis kuruluyor. Bürokratik engellere takılmadan proje hazırlama ve icracı görevi yürütmekle görevli ofisler oluşturuluyor. Bunlar finans, insan kaynakları, dijital dönüşüm ve yatırım ofisleri şeklinde yapılandırılacak. Her bir ofisin kendi başına önem taşıdığını dikkate aldığımızda yeni sistemde bu ofislerin tüm bakanlıklar için önem teşkil etmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ekonomik yapının yeniden yapılandırılması tartışmaları önümüzde durmaktadır. Günümüzde ticaret savaşlarının kızıştığı ve küresel finans krizi sonrası Batı’nın rekabet üstünlüğünü yeniden elde etmeye dönük sanayi-teknolojik hamlelerini sürdürdüğü bir süreçte, Türkiye’nin boşa harcayacağı zamanı bulunmamaktadır. Yeni sistemde yüksek teknolojili ve katma değerli üretim yoluyla sağlanacak ihracat artışı ve iç tasarrufla desteklenen yatırımların artırılması gerekliliği ekonomi yönetimi için öncelikli olacaktır. Bu süreçte üretim, yatırım ve istihdam odaklı bir ekonomik kalkınma ve büyüme modeline vakit kaybetmeden geçiş sağlanacaktır.

Özetle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi çok partili demokrasiye geçişle birlikte Türkiye’nin bir türlü yakalayamadığı kurumsallaşmayı sağlayabilecek potansiyele sahiptir. Bu kurumsallaşmanın sağlanması ekonomik, sosyal ve siyasi hayatta elde edilen kazanımların geliştirilerek Türkiye’yi küresel boyutta yukarıya taşımanın önemli bir gereksinimidir. 24 Haziran seçimleri sonrasında yeni sistemin potansiyelini realize etmeye dönük olarak bu kurumsallaşmanın sadece ekonomide değil bütün alanlarda daha etkin ve kapsayıcı bir şekilde dizayn edilmesi beklenecektir.


Etiketler »