Kriter > Siyaset |

Seçmen Tercihini Belirleyecek Faktörler


Çöplerin iyi toplanması, şehrin temizliği, kaldırım yapımı ve altyapının yeterli olması seçmeni tatmin etmemektedir. Bunların ötesinde belediye başkanın yenilikçi ve şehrinin kalkınmasında öncü olmasını beklemektedir.

Seçmen Tercihini Belirleyecek Faktörler

31 Mart 2019’daki yerel seçimlerde bin 397 belediye için seçim yapılacak. Aynı zamanda 20 bin 498 belediye meclis üyesi de bu seçimde belirlenecek. Muhtarlık seçimleri dışarıda bırakıldığında toplam 21 bin 895 kişi belediye yönetimleri için seçilecek. 24 Haziran seçimlerinde oy pusulasında sekiz parti bulunmaktaydı. Bu partilerin önemli bir kısmının yerel seçimlerde birçok yerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği için aday göstereceği dikkate alındığında karşımıza çok büyük bir sayı çıkıyor.

İşte seçmen yerel seçimlerde bu adaylar arasından seçim yapacak. Ama esas soru 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde seçmen davranışını hangi faktörlerin belirleyeceği ve seçim sonuçlarının hangi dinamikler tarafından şekilleneceği ile ilgili.

Her seçimin seçmen davranışı bağlamında sonucunu etkileyen faktörler bulunmaktadır. Genel olarak bakıldığında seçmen tercihleri siyasal partiye olan yakınlık, aday özellikleri, ideolojik konumlanma, konjonktürel değişkenler, vaatler, kitle iletişim araçları, kamuoyu araştırmaları, din, aile, çıkar grupları, kamuoyu şekillendiricileri ve ekonomik politikalar üzerinden belirlendiği varsayılır. Ancak mevcut politik sistemdeki siyasal kültürün yapısı bu değişkenlerin bazı unsurlarını daha baskın ya da daha önemsiz hale getirir.

Türkiye’de son dönemlerde kamuoyu araştırmaları ve seçim sonuçları üzerinden yapılan analizlerde seçmen davranışında önem sırasına ve sonuçlar üzerindeki ağırlığına göre ideolojik konumlanma, siyasi liderlik, taraftarlık duygusu ve seçim kampanyalarının içeriğinin seçmen tercihlerini şekillendirdiği sonucuna varılmaktadır. Kuşkusuz bu değişkenlerin bazıları seçmen davranışında başat bir konuma yerleşmektedir. Hatta ilk üç değişken üzerinden büyük oranda seçmen tercihlerinin “döndüğü” ileri sürülmektedir.

Yerel ve genel seçimlerde seçimin sonucuna etki edecek düzeylerde seçmen tercihleri farklılaşabilir. Genel seçimlerden farklı olarak yerel seçimlerde aday faktörü, yerel akrabalık ve hemşerilik ilişkileri gibi birtakım yerel unsurlar seçmenin tercihinde daha baskın hale gelebilmektedir. Ama bu durumun seçim çevresinin büyüklüğü ile doğrudan ilgili olduğu da bir vakıadır. Türkiye’nin büyükşehirlerinin çoğunda özellikle AK Parti döneminde yapılan üç yerel seçim dikkate alındığında, genel seçimlerle yerel seçim sonuçları arasında önemli oranda benzerlik bulunmaktadır. Örneğin İzmir gibi bazı büyükşehirlerde ideolojik konumlanma seçmen tercihlerinde etkili olabilecek yerel belediyecilik hizmetlerinin kalitesi gibi diğer değişkenleri baskılamaya devam etmektedir. Ancak tüm Türkiye geneli üzerinden yerel seçimlerle genel seçimlerin sonuçlarını karşılaştırdığımızda partilerin elde ettiği oy oranlarının farklılaştığı görülmektedir.

AK Parti Krizleri Başarıyla Atlattı

Yerel seçime altı buçuk aylık bir süre var. Muhalefet partileri döviz kurundaki oynaklık ve bunun ekonomiye olumsuz etkilerinden dolayı yerel seçimlerin sonucunun mevcut iktidarın aleyhine olacağını vurgulamaktalar. Bunun üzerinden de iktidar partisinin alacağı oyların önemli oranda düşeceğini iddia etmekteler. Seçim sonuçlarının ekonomik gelişmelerden etkilendiği bir gerçekliktir. Ekonomik sorunlardan seçmenin ilk olarak ve doğrudan mevcut iktidarı cezalandıracağı varsayımı da kendi içinde doğruluk payı barındırır.

Ne var ki seçmen ekonomik sorunlardan dolayı mevcut iktidarı cezalandırmayı düşündüğünde rasyonel bir karşılaştırma yapma ihtiyacı duyar. Muhalefetin daha iyi bir alternatif sunma kapasitesini değerlendirir. Bunu da sadece son gelişmelere bakarak yapmaz. İktidarın geçmiş ekonomik performansını, söz konusu iktidar döneminde kendi ekonomik durumundaki iyileşmeleri ile muhalefetin ekonomiye dair geçmiş duruşunu ve gelecek perspektifini de mukayese ederek yapar.

Bu açılardan bakıldığında on altı yıllık AK Parti iktidarları döneminde ekonomide çok önemli başarılar sağlandı. Dünyada yaşanan 2008 ekonomik krizi Türkiye’yi “teğet” geçti. AK Parti on altı yıllık iktidarı döneminde 2007’deki cumhurbaşkanı seçimi üzerinden oluşturulmaya çalışılan “yönetim” krizinden, 2013’te Gezi Parkı Şiddet Eylemleri ile denenen “toplumsal” krizden, 17-25 Aralık yargı darbesi ile devreye sokulmaya çalışılan “devletin kurumlarını çökertme”ye yönelik krizden başarılı bir şekilde çıktı. Son olarak 15 Temmuz’da FETÖ tarafından devleti işgale yönelik darbe girişimini de bertaraf etti. Dolayısıyla birçok krizle yüzleşti. Bu krizlerle sınanarak siyasal bir öğrenme sürecinden geçti. Mücadeleyi toplumla birlikte yürüttü ve muhtemel yeni krizlere karşı toplumun direnme motivasyonunu hazırladı. Yani AK Parti siyasal, toplumsal ve ekonomik krizlerle mücadele bağlamında toplumun önemli bir kısmını şimdiye kadar ikna etti. Dolayısıyla ekonomide yaşanan sorunları aşacağına dair bir perspektif ortaya koyması durumunda yerel seçimlerde bu durumun olumsuz etkisini en aza indirebilir.

Geriye muhalefetin ekonomi politikalarında ortaya koyduğu alternatiflerin inandırıcılığı meselesi kalıyor. Eğer muhalefet son ekonomik sorunlar üzerinden iktidar partisinden daha iyi bir ekonomik programı toplumun önüne koyabilirse yerel seçimlere etki edebilir. Ancak “Ekonomide kriz var”, “Toplumun alım gücü zayıfladı”, “Üretim durdu” ve “Tarımda ve hayvancılıkta sorun var” gibi sadece eleştiri temelli yaklaşımlarla seçmeni ikna edemez.

Aday Faktörü

Önümüzdeki yerel seçimlerde seçmen tercihlerine etki edecek en önemli faktörlerden birisi partilerin gösterdiği “adaylar” olacak. Seçmen adayları değerlendirirken birkaç faktöre özellikle dikkat edecek. İlk olarak belediye başkan adayı üzerinde şehirde oluşan olumlu ya da olumsuz algıya bakacak. Burada sadece belediye başkan adayının şahsı belirleyici olmayacak. Aynı zamanda seçmen başkan adayının çevresini, akrabalarını ve çalışma ekibini de değerlendirmeye dahil edecek. Özellikle mevcut bir belediye başkanı tekrar aday olduğunda o belediye başkanının kendisi, çevresi ve ekibi ile ilgili tüm olumlu ve olumsuz konuşulanları ve şikayetleri tekrar gözden geçirecek. Dolayısıyla başkan adayının ve çevresindekilerin “şaibesiz” olmasına seçmen özellikle dikkat edecek.

Seçmen Tercihini Belirleyecek Faktörler-Nebi Mişİstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce hayata geçirilen Vetbüs Projesi kapsamında iki otobüsle 39 ilçede sokak hayvanlarına yönelik mobil klinik hizmeti veriliyor.

İkinci olarak başkan adayının halka teması ve samimiyetine bakacak. Belediye başkan adayının sosyal medya ya da geleneksel medyada algısının ötesinde halkla doğrudan teması, ulaşılabilirliği, mütevazılığı ve samimiyeti olumlu olarak öne çıkacak. Kibirli ve halktan kopuk şeklindeki bir algı ise işini çok zorlaştıracak.

Üçüncü olarak seçmenin artık belediye başkanının rolüne ilişkin beklentisi değişmiştir. Çöplerin iyi toplanması, şehrin temizliği, kaldırım yapımı ve altyapının yeterli olması seçmeni tatmin etmemektedir. Seçmen artık bu geleneksel belediyecilik hizmetlerinin zaten belediye başkanın yapması gereken sıradan vazifesi olarak görmektedir. Bunları yerine getirmediğinde cezalandırmaktadır. Ancak sırf bunları yaptı diye de ona çok büyük bir önem atfetmemektedir. Bunların ötesinde belediye başkanının yenilikçi ve şehrinin kalkınmasında öncü olmasını beklemektedir. Şehrindeki işsizliğin azaltılması ve kendi şehrinin diğer şehirlerle rekabet edebilirliğine kadar birçok hususa odaklanmaktadır. Bu anlamda seçeceği belediye başkanının vizyoner olmasını önemsemektedir.

Seçmen kendi partisinden öncelikle şaibesiz, dürüst, samimi ve halk tarafından beğenilen bir belediye başkan adayı göstermesi için beklentiye girecek. Zaten böyle bir başkan adayının gösterilmesi durumunda rahatça gidip oyunu kullanacak. Ancak beklentisinin dışında bir adayla karşılaştığı zaman kendisine en yakın partinin adayına yönelebilecek. Özellikle ittifak partileri arasındaki oy geçişkenlikleri dikkate alındığında adayın kim olduğu bu anlamda önemli. Ancak yerel seçimlerde de aday kim olursa olsun birbirine uzak partiler arasında oy geçişkenliği sınırlı olacak.

Yerel seçimlerde seçmen başkan adaylarının kişisel özelliklerini değerlendirdikten sonra şehrin yatırımlarını nasıl yönlendireceği, vizyonu ve hizmet anlayışına bakacak. Yenilikçi vaatlerinin neler olduğuna, şehrine yatırım çekmek için ne tür bir çalışma yapacağına odaklanacak. Yerele ilişkin toplu ulaşım, şehir içi trafik ve otopark sorunu, sosyal donatı alanları, kentsel altyapı yatırımları, kentsel dönüşüm perspektifi ve şehrin gündemindeki proje ve sorunlara yaklaşımını değerlendirecek.

Siyasi partilerin yerele ilişkin vizyonunda halkla temas, sosyal belediyecilik, şikayetlerin dinlenmesi gibi konularda birbirine yakınlaşma var. Ancak bu konular siyasi partilerin aday tercihlerine göre farklılaşabilmekte. Partiler için iyi örnekler olduğu gibi kötüleri de var. Dolaysıyla seçmenler başkan adaylarının sosyal belediyecilikte ulaşılan olumlu hizmetleri devam ettirip ettiremeyeceğine de bakacak.

Burada çerçevesini çizdiğimiz hususlar tüm seçmenlerin oy verme davranışını şekillendiren hususlar olarak anlaşılmaması gerekir. Parti aidiyetleri, lidere bağlılık, ideolojik konumlanma, kimlik grupları arasındaki mesafe gibi unsurlar hala büyük seçmen kitlelerinin tercihini belirliyor. Ancak yerelde seçim sonuçlarının şekillenmesinde bu seçmen blokları yeterli değil. Özellikle birçok şeyden şikayetçi, yerel hizmetlerden ve başkanlardan memnuniyetsiz olan seçmen kümeleri birçok yerde “başkan adayının kim olduğuna bağlı olarak” seçimin sonucunu belirleyebilir.


Etiketler »