İstanbul Şehir Hatları Boğaz Turu
Kriter > Siyaset |

Terörü Önleyici Müdahale: Sincar’ın Terörle Mücadeledeki Yer


Türkiye, Suriye ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu’da güvenlik sektörünün melezleştiği, devlet ve dışı arasındaki sınırların silikleştiği, terör örgütlerinin alan kazandığı bir ortamda “önleyici müdahale” merkezli bir güvenlik stratejisi benimsemiştir.

Terörü Önleyici Müdahale Sincar ın Terörle Mücadeledeki Yer

Türkiye, Suriye ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu’da güvenlik sektörünün melezleştiği, devlet ve dışı arasındaki sınırların silikleştiği, terör örgütlerinin alan kazandığı bir ortamda “önleyici müdahale” merkezli bir güvenlik stratejisi benimsemiştir. Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki terör kaynaklarına bu kapsamda operasyonlar yapılmaktadır. Operasyonlar iç içe geçmiş müteakip taktik hamleler şeklinde olmakla birlikte bir grand stratejinin uygulama adımları olarak görülmektedir. Fırat Kalkanı Harekatı (FKH), Nisan 2017’de Sincar ve Karaçok bölgelerine hava operasyonları, Türkiye içinde kırsal alanda PKK terör örgütüne yönelik operasyonlar, Zeytin Dalı Harekatı (ZDH), Sincar’a operasyon sinyallerinin verilmesi, Irak’ın kuzeydoğusunda Kandil’in kuzeyindeki Zap, Havaşin ve Hamere gibi terör kamplarına yönelik hava operasyonları “önleyici müdahale” stratejisi çerçevesinde hayata geçirilmiştir/geçirilmektedir. Türkiye sınır ötesindeki tehditlere yönelik meşru müdafaa hakkını yeni bir angajman retoriği olarak kullanma konusunda tereddüt etmediğini ortaya koymaktadır.

DEAŞ ve PKK gibi örgütlere karşı çok yönlü bir mücadele veren Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) çok bileşenli yerel, bölgesel ve küresel denklemi yöneterek Türkiye’nin ve bölgenin istikrar ve güvenliğini merkeze alan bir strateji çerçevesinde hızlı taktik hamleler yapmaktadır. DEAŞ ile mücadelesini FKH’yle terörün kaynağına taşıyan Türkiye Ağustos 2016-Mart 2017 arasında terörü kaynağında yok etmiştir. FKH’nin başarıya ulaşmasının hemen ardından TSK 25 Nisan’da Irak’ın kuzeyindeki Sincar Dağı ve Suriye’nin kuzeyindeki Karaçok’ta yirmi terör hedefini havadan vurmuştur. FKH ile oyun değiştirici bir hamle yapan Türkiye bir taraftan DEAŞ’ı kaynağında bitirirken Sincar ve Karaçok’u havadan hedef alarak Irak ve Suriye PKK’sı arasındaki geçiş hattını kırmak istemiştir.

Aynı hedefler doğrultusunda Karaçok-Malikiye-Cizre ve Nusaybin üzerinden Türkiye içine uzanan terör hattını kırmış diğer taraftan ülke içinde kırsal alanda yuvalanan PKK unsurlarını ezmiştir. Bir diğer ifadeyle PKK’nın Suriye’nin kuzeyindeki koridorunu, Irak-Suriye hattındaki yatay terör koridorunu ve Irak-Suriye-Türkiye hattındaki dikey terör koridorunu ve terörün Türkiye’deki uzantılarını tek tek fakat bir bütün olarak hedef almıştır.

ZDH Türkiye’nin önleyici müdahalesini bir adım daha ileri taşıması olarak değerlendirilmelidir. ZDH’nin Irak içindeki terörle mücadeleye de yansımaları olacaktır. Bu oyun değiştirici hamleyle Afrin PKK unsurlarından temizlenmiştir. Bu yazının kaleme alındığı tarihte TSK ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) birlikleri Tel Rıfat’a doğru hareket etmektedir. Bu çerçevede sürecin Menbiç’i de kapsaması durumunda Fırat’ın batısı tamamen terörden arındırılacaktır.

FKH gibi ZDH’nin de Irak’taki PKK varlığına yansımaları olacağına kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir taraftan Sincar operasyonunun sinyalleri verilirken diğer taraftan TSK, PKK’nın Kuzey Irak’ın doğusundaki Zap, Havaşin ve Hamere gibi kamplarını vurmaktadır. Bir başka ifadeyle Türkiye ZDH ile Irak ve Suriye PKK’sının Türkiye’nin güney sınırında oluşturmak istediği terör koridorunun Batı Suriye kısmına kesin bir darbe vurmuştur. Sincar operasyonuyla terör hattının Irak-Suriye sınırındaki terör geçişkenliğinin de engellenmesi hedeflenmektedir. TSK bunun yanında Irak’ın kuzeydoğusundaki terör kamplarını hedef almak suretiyle PKK’yı Kandil’de sıkıştırarak harekat kabiliyetini kısıtlamak istemektedir.

Sincar’da PKK Varlığı ve Terörle Mücadele

Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından Sincar’daki PKK varlığına müsaade etmeyeceğini kesin bir dille en üst düzeyde ifade etmiştir. Irak’ın kuzeyinde örgütle mücadelede Sincar’ın öncelikli hedef olduğunu ortaya koymuştur. Suriye’de olduğu gibi Sincar’da da DEAŞ, PKK’nın alan kazanmasının önünü açmıştır. Ağustos 2014’te Irak’ta DEAŞ karşısında KDP Peşmergesi Sincar’dan çekilmiştir. PKK, DEAŞ varlığıyla kırılganlaşan güvenlik ortamından yararlanarak ABD’nin de desteğiyle Sincar’da konuşlanmıştır. PKK Sincar’daki varlığını kalıcı hale getirmek için bölgedeki Yezidi halkı kendi ideolojisi çerçevesinde örgütleme gayreti içerisine girmiştir. Örgüt Şengal Kurucu Meclisi, Kadın Özgürlükleri Hareketi ve Şehit Afrin Akademisi gibi yapılarla bölgedeki siyasi ve sivil varlığını perçinlemeye çalışırken Sincar Dağı’nda barınak, haberleşme merkezi, mühimmat deposu ve komuta merkezleri oluşturmuştur. Örgütün Kandil-Sincar hattındaki Mahmur kampı da dikkate alındığında Irak’ın kuzeyinden Suriye’nin içlerine doğru kitleleri istismar edebileceği bir hat oluşturmak istediği görülmektedir.

PKK’nın bu hatta varlık kazanması Türkiye açısından sorun olduğu gibi dönemin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ni (IKBY) de rahatsız etmiş, 2017 Mart’ının başında KDP’nin desteklediği Rojava Perşmergeleri Sincar’a doğru ilerlemiştir. Ancak ABD bu gerginlik ve çatışmanın “DEAŞ ile mücadeleyi olumsuz etkilediği” bahanesini öne sürerek KDP üzerinde baskı oluşturmuş ve gerginliğin PKK lehine sonlandırılmasına imkan sağlamıştır.

Bunun yanında o dönemde IKBY ile gergin ilişkileri olan Bağdat yönetimi de PKK’ya yakın olan Sincar Yezidilerini maaşa bağlayarak IKBY’yi bölgede dengelemek istemiştir. Ayrıca IKBY’deki KDP’ye muhalif KYB ve Goran Hareketi gibi unsurlar KDP-PKK geriliminde örgütten yana bir söylem benimsemiştir.

Rojava Peşmergelerinin PKK karşısında istenen neticeyi alamamasının ardından Türkiye o dönemde Sincar-Karaçok’a havadan operasyon yapmıştır. Bu operasyona Bağdat, Washington ve KDP dışında IKBY’li aktörler eleştirel bir tavır takınmıştır.

Kuzey Irak’ta Terörle Mücadele İçin Uygun Ortam

Afrin’in PKK unsurlarından temizlenmesi yerel ve bölgesel bütün dengeleri Türkiye lehine değiştirdiği gibi ABD’nin belli ölçülerde örgüt konusunda geri adım atması neticesini vermiştir. Bu nedenle Sincar’ın terörden arındırılması için bugün geçmişe nazaran çok daha uygun bir konjonktür bulunmaktadır. Özellikle IKBY’nin bağımsızlık referandumu sürecinde Ankara-Bağdat hattındaki yakınlaşma Sincar’da terörle mücadele noktasında Türkiye’nin elini güçlendirmektedir. Ayrıca Irak’ta Mayıs ayında gerçekleştirilecek seçimlerle Bağdat’ta siyasi haritanın netleşmesi ise Bağdat-Ankara hattında terörle mücadele noktasında iş birliği imkanlarını daha da derinleştirme ihtimaline sahiptir.

ABD Afrin’de Türkiye’nin terörle mücadele kararlılığını görmüş, PKK aleyhine geri adım atmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle Sincar konusunda geçmişe nazaran daha yumuşak bir pozisyon almak zorunda kalacaktır. IKBY bağımsızlık referandumu sonrasında derin bir siyasi, ekonomik ve diplomatik krize girmiştir, bu nedenle Türkiye ile karşı karşıya gelmekten kaçınacaktır. Bütün bunlar dikkate alındığında özellikle Mayıs sonrası Irak’ta terörle mücadele konusunda artan bir hareketlilik görülebilir.

Türkiye sert gücünün yanında ayrıca attığı adımların diplomatik yönünü sıkı bir şekilde dokumaktadır. Sincar’daki PKK varlığını Irak açısından da bir sorunsala dönüştürerek Bağdat’ın Ankara’nın yanında pozisyon alması için Türk yetkililer ülkeye üst düzey ziyaretler gerçekleştirmiştir. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Ocak 2018’de Irak’ı ziyaret ederek Sincar ve Kuzey Irak’ta terörle mücadele konusunu ele almıştır. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da Mart 2018’de Irak’a bir ziyaret gerçekleştirmiş, sınır güvenliği ve terörle mücadele konularında ivme kazanan ikili askeri ilişkileri değerlendirmiştir.


Etiketler »