Kriter > Dosya > Dosya / Eğitim |

Türkiye’deki Suriyeli Çocukların Eğitimi


Türkiye’nin kalkınması ve Suriye’nin yeniden inşasında gençlerin önemli aktörler olacağı gerçeğinden hareketle göçmen eğitimi konusunda kalıcı, etkili ve verimli politikalara ihtiyaç söz konusudur.

Türkiye deki Suriyeli Çocukların Eğitimi
Suriyeli çocukların Mersin’in Akdeniz ilçesindeki M. Fatih Deveci İlkokulu’nda karne alma heyecanı

Suriye’deki iç savaş, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmüş en büyük insani trajediye neden oldu. Mart 2011’den bugüne can güvenliği nedeniyle 5 milyondan fazla insan Suriye’yi terk etmek zorunda kaldı. Bundan en çok etkilenen ülke de Türkiye oldu. Suriye’de yaşanan insani trajediye kayıtsız kalmayarak diğer ülkelere örnek teşkil edecek bir tutum sergiledi. Açık kapı politikası ile yaklaşık 3 buçuk milyonu aşkın Suriyeliye sınırlarını açarak en fazla mülteci barındıran ve sorumluluk üstlenen ülke oldu. Suriyeli mültecilerin can güvenliklerini, gıda, barınma, giyinme gibi temel ihtiyaçlarını temin etti.

Suriye’deki savaşın uzamasıyla mültecilerin kısa süre içerisinde ülkelerine geri dönemeyecekleri anlaşıldı. Mültecilerin acil ihtiyaçları giderildikten sonra toplumsal uyum politikaları arayışları başladı. Bu politikaların odağını ise eğitim politikaları oluşturmakta. Zira eğitim sayesinde genç göçmenler, göç ettikleri toplumun sosyal, iktisadi ve kültürel yapısına daha sorunsuz bir şekilde uyum sağlayabilmekteler. Eğitim, bireysel refah kadar toplumsal refaha da katkı sağlar. Bu nedenle mültecilerin eğitim meselesi bireysel gelişim ve Türkiye’nin refahı bakımından da önemlidir.

Türkiye’ye sığınan 3 milyonu aşkın Suriyelinin yarısından fazlası çocuk ve gençlerden oluşmaktadır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün verilerine göre mevcut durumda 1 milyon 130 bin Suriyeli 5-18 yaş aralığında yani temel eğitim çağındadır. Dolayısıyla Suriyeli çocuk ve gençlerin eğitim süreçlerine dahil olması, Türkiye’ye uyumları noktasında temel bir ihtiyaç olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye’ye geldiği ilk yıllardan itibaren Suriyeli çocukların yarıda kalan eğitimlerinin devamı için çalışmalar yürütülmüştür. İlk aşamada onların kısa sürede ülkelerine dönecekleri ve yarıda kalan eğitimlerine ülkelerinde devam edecekleri şekilde tasarlanan çalışmaların başında Türkiye Diyanet Vakfı ve diğer STK’ların öncülüğünde başlatılan geçici eğitim merkezleri gelmektedir. Bu merkezler kamp içinde ve dışında faaliyet gösteren, Suriye müfredatına bağlı kalarak Suriyeli öğretmenler tarafından Arapça eğitim veren ilköğretim ve ortaöğretimi kapsayan eğitim merkezleridir. Bu merkezler acil durumlarda çocukların yarıda kalan eğitimlerinin telafisi bakımından oldukça önemlidir. Ancak Suriyelilerin ülkelerine kısa sürede geri dönmeleri durumunda işlevseldir. Suriyelilerin kalıcılığı anlaşıldıktan sonra durum değişmiştir. Bundan sonra geçici eğitim merkezlerinin işlevselliği azalmıştır. Zira Türkiye’ye uyumları açısından geçici eğitim merkezlerinin etkisi zayıftır. Uyum sağlayabilmeleri için Suriyelilerin Türkiye’nin eğitim sistemine dahil olmaları kaçınılmazdır.

595 Bin Suriyeli Çocuk Okullaştı

Suriyelilerin kalıcı olacaklarının anlaşılması ile birlikte Suriyeli çocuklara Türkiye’deki devlet okullarında, yerli akranları ile birlikte eğitim görme imkanı sağlanmıştır. Dünyadaki göç tecrübelerine de baktığımızda, göçmen çocukların gittikleri ülkenin sosyal, kültürel ve iktisadi hayatına uyum sağlamaları açısından doğrudan ev sahibi ülkenin dilinde eğitim yapılan okullara dahil edildiği görülmektedir. Nitekim göçmen çocuklar için okullar, sadece akademik gelişim sağladıkları yer olmayıp aynı zamanda sosyalleşme, bütünleşme ve güvenlik gibi ihtiyaçların da karşılandığı yerlerdir. Dolayısıyla Türkiye’deki Suriyeli çocukların yerli akranları ile birlikte devlet okullarında eğitim görmesi Türkiye’ye uyumları açısından oldukça önemlidir. MEB verilerine göre bugün yaklaşık 222 bini geçici eğitim merkezlerinde, 373 bini devlet okullarında olmak üzere 595 bin Suriyeli çocuk okullaşmış durumdadır. Okullaşamayan yaklaşık 550 bin eğitim çağında ve 500 bin de eğitim çağına yaklaşmakta olan Suriyeli çocuk vardır. Sayının büyüklüğü eğitim alanında atılacak adımların da ehemmiyetini göstermektedir.

MEB, Suriyeli çocukların devlet okullarında eğitime erişmeleri ve nitelikli eğitim için çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmaların en önemlisi, AB ile gerçekleştirilen Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi’dir. Ekim 2016’dan beri yürütülen bu proje Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin sağlık, psikososyal destek, eğitim ve göç yönetimi gibi alanlarda desteklenmesi için AB tarafından doğrudan fonlanmaktadır. Bu proje Türkiye’deki Suriyeli çocuklar için Türkçe öğretimi, Arapça dil eğitimi, telafi ve destekleme eğitim kursları, taşıma hizmeti, eğitim materyalleri temini, eğitim fırsatları konusunda farkındalığın artırılması gibi faaliyetleri kapsamaktadır. Ayrıca bu proje kapsamında sınıfında Suriyeli bulunan öğretmenlere hizmet içi eğitimi verilmektedir. Nitekim yerli öğretmenler geçmişlerinde anadilleri farklı olan göçmen çocuklara eğitim verme tecrübesine sahip değillerdir. Bu nedenle mülteci çocukların eğitimleri hususunda öğretmenlere yönelik farkındalığın artırılması ile birlikte mesleki gelişim imkanlarının sunulması ve desteklenmesi önemlidir.

En Temel Sorun: Dil

Eğitime erişememiş çocuk ve gençlerin eğitime erişimlerinin sağlanması ve sağlananların da nitelikli eğitim almaları için üzerinde durulması gereken temel bazı hususlar bulunmaktadır: Bunlardan ilki Türkçe’nin nitelikli bir şekilde hem yaygın hem örgün öğretim kapsamında öğretilmesidir. Nitekim tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de göçmenlerin yaşadığı en temel sorun dildir. Dil sorunu nedeniyle Suriyeli çocuklar eğitim olanaklarından eşit bir şekilde yararlanamamaktadır. Bu nedenle dil eğitimi üzerinde profesyonel iş birliklerine ihtiyaç söz konusudur. İkinci olarak Suriyeli çocuklarla ilgilenecek tüm okul personelinin, idareci, öğretmen, yerli öğrenci ve velilerin eğitimin tüm çocuklar için temel bir hak olduğu vurgusundan hareketle farkındalıklarını artırıcı, ön yargı taşıyan olumsuz tavır ve tutumdan uzak durmalarını sağlayacak rehberlik eğitimine ihtiyaç söz konusudur. Benzer şekilde Suriyeli çocukların ülkelerindeki savaş ortamından kaçarak Türkiye’ye geldikleri göz önüne alınarak bu çocukların travma veya diğer psikolojik durumlarının iyileştirilmesi ve eğitim süreçlerine uyumlarının sağlanması için okul rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi elzemdir. Üçüncü olarak Suriyeli velileri çocuklarının eğitim süreçleri hakkında bilgilendirici çalışmalara da ihtiyaç söz konusudur. Son olarak gerek Türkiye’nin kalkınması gerekse Suriye’nin yeniden inşasında önemli aktörler olacağı gerçeğinden hareketle hem halen eğitime erişememiş çocukların eğitime kazandırılması hem de eğitime erişmiş Suriyeli çocuk ve gençlerin nitelikli eğitim alabilmeleri için göçmen eğitimi konusunda kalıcı, etkili ve verimli politikalara ihtiyaç söz konusudur.

Uluslararası camia Türkiye’nin Suriye krizi karşısında üstlenmiş olduğu sorumluluğun cömert ve takdire şayan olduğunu her fırsatta dile getirmektedir. Ancak Türkiye’nin bu hususta yükünü hafifletmek için verdikleri destek zayıftır. Bunun yanı sıra uluslararası camianın sadece finansal desteğe odaklanması ve yapılması gereken yardımları maddiyat ile sınırlandırması da eleştirilmesi gereken bir husustur. Nitekim Suriyeli mülteci çocuk ve gençlerin eğitimleri önünde sadece maddi engeller bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, öğretmen, fiziksel alt yapı, müfredat ve eğitim materyalleri gibi büyük sorunları olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla sürdürülebilir ve kaliteli bir eğitim için uluslararası camianın daha fazla sorumluluk alması ve katkı vermesi önemlidir.


Etiketler »