Kriter > Ekonomi |

Üçüncü Havalimanı Hamlesi


İstanbul Havalimanı’ndan üç saatlik bir uçuşla 60 başkent, 120 ülke ve 130 destinasyona ulaşılıyor. Bu durum Türkiye’nin merkezi konumunu kuvvetlendirmektedir.

Üçüncü Havalimanı Hamlesi
İstanbul Havalimanı, Başkan Erdoğan’ın katılımıyla açıldı, 29 Ekim 2018

İstanbul Havalimanı birçok ilkleri içinde barındıran ve havacılık alanında Türkiye’nin gücünü gösteren mega projelerden birisidir. Yaklaşık 150 hava yolu şirketine 350’nin üzerinde destinasyona uçuş imkanı sağlayan yeni havalimanı Türkiye’nin havacılık tarihine kazandırdığı birçok kategoride dünyanın enleri arasında gösterilmektedir. Aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki etkisini ve etkinliğini artırarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır.

29 Ekim’de açılan İstanbul Havalimanı Türkiye’yi dünyanın merkezine bir adım daha yaklaştıracak etkiye sahiptir. Türkiye’nin havacılık sektörüne kazandırdığı en büyük havalimanlarından biri olan bu proje ülkenin havayolu taşımacılığında hem köprü hem de merkez niteliği kazanmasına olumlu katkı sunacaktır. 2000’ler öncesinde hava yolu altyapısının yetersiz olduğu bir ülkeden söz edilirken hemen hemen her ilde havalimanı olan bir Türkiye’ye geçilmiş, yeni havalimanıyla uluslararası alanda Türkiye’nin konumu daha üst sıralara taşınmıştır.

Ortak Girişim Grubu (Cengiz-Kolin-Limak-MAPA-Kalyon) tarafından 10 milyar 247 milyon avro maliyet ve 22 milyar 152 milyon avro ihale bedeli şeklinde ortaya çıkan proje hem yatırım miktarı hem de devlete direkt sağlayacağı gelirle adından söz ettirir niteliktedir. 2002’den sonra ekonomide yakalanan olumlu atmosferin bir sonucu olarak ortaya çıkan mega projeler içinde bulunan İstanbul Havalimanı ilk etapta 90 milyon daha sonra da 200 milyona kadar yolcuya hizmet verebilecek şekilde tasarlanmıştır. Tüm fazları tamamlandığında yeni havalimanının her türlü uçak tipinin operasyonuna uygun toplam altı bağımsız pisti olacaktır.

Günümüz dünyasında sınırların kalkmasıyla sermaye ve mallar yerkürede çok hızlı yer değiştirmeye başlamıştır. Bu yeni dünya düzenine uyum sağlayan ülke ve firmaların uluslararası arenada daha fazla etkili oldukları görülüyor. Tam da bu noktada hızlılık ve etkinlik açısından en fazla ön plana çıkan hava taşımacılığında önemli merkezlerden biri haline gelme hedefi olan Türkiye’nin 2071 hedefleri doğrultusunda attığı büyük adımlardan birisi hiç şüphesiz yeni havalimanıdır.

İstanbul Havalimanı’nın makroekonomik, sosyal ve kültürel etkilerinin yanı sıra Türkiye’nin jeopolitiği ve dış politikasına uzanan boyutları, ülke ekonomisinin kalbini oluşturan İstanbul’un uluslararası merkez olmasına katkı ve etkilerinin olacağı anlaşılmaktadır. Bu etki ve katkıların çok önemli boyutlara ulaşacağı yapılan araştırmalarla gözler önüne serilmektedir.

Ekonomik Büyümeye Katkı

İstanbul Havalimanı makroekonomik açıdan incelendiğinde istihdama etkisinin 2025’te 194- 225 bin kişi aralığına kadar çıkacağı, oluşturacağı ilave hanehalkı gelirinin yaklaşık 3,8-4,4 milyar dolar olacağı ve Türkiye’nin ulusal ekonomisine katkısının da milli gelirin yüzde 4,2-4,9 oranlarında olacağı açıklanan raporlarda belirtilmektedir. Bu oranların küresel gayrisafi milli hasılanın (GSMH) yüzde 3,4’ünü havacılık endüstrisinin oluşturduğu ve havacılık sektöründe çalışanların aktif iş gücünün yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturduğu göz önüne alındığında gerçekçi oldukları rahatlıkla söylenebilir. Gerek GSMH’ye gerekse direkt istihdama yapmış olduğu etki önemli boyutlara ulaşacak olan İstanbul Havalimanı’nın 2025’te ekonomiye yaklaşık yıllık 70 milyar TL katkı sağlayacağı hesaplanmıştır.

Üçüncü Havalimanı Hamlesi-Yunus FuruncuCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın açılış törenine katılarak konuşma yaptı, 29 Ekim 2018

BM’nin Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) dünya ticaretinin değer olarak yüzde 35-40’ının hava yoluyla taşındığını tahmin etmektedir. Buradan hava yolu taşımacılığının ekonomiler için ne kadar önemli ve etkili olduğu görülmektedir. İlk defa 2017’de bir milyon ton sınırını aşarak bu alanda dünyada sekizinci olan THY yeni havalimanının geniş gövdeli kargo uçaklarına sağladığı avantajla kargo taşımacılığında 2025’te ilk beşe girme hedefinde hızla ilerlemektedir. Böylece İstanbul Havalimanı’nın sadece yolcu taşıma merkezi olarak değil aynı zamanda değerli eşya ve malzemelerin de taşınmasında da etkili bir üs olacağı anlaşılmaktadır.

Ekonomilerin küresel anlamda ön plana çıkmalarında dış kaynaklı yatırımların o ülkeye gelmesi ve iş başarısının artması açısından hava yolu olanaklarının önemli rolünün olduğu görülmüştür. Yapılan araştırmalara göre hava taşımacılığının yüzde 10’luk bir artışı aynı zamanda iş yatırımlarını da yüzde 1,6 oranında artırmaktadır. Bununla birlikte yapılan araştırmada şirketlerin yüzde 25’i satışlarının iyi hava taşımacılığı bağlantılarına bağlı olduğunu belirtmiştir. Bu oran yüksek teknoloji şirketleri için ise yüzde 40’a kadar çıkmaktadır. Etkili hava taşımacılığının şirketlerin yatırım kararları için hayati derecede önemli olduğunu belirten araştırmalara göre İstanbul’un daha fazla uluslararası firmaya ev sahipliği yapma potansiyeli artmıştır.

Uluslararası hava taşımacılığı sektörünün son on yıllık büyüme rakamı yüzde 5,6 olarak gerçekleşmişken Türkiye’de aynı dönemde bu oranın iki kattan fazla olması büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu göstermektedir. Atatürk Havalimanı’nın kapasite sorununun havacılık sektörü için çözülmesi zor bir problem haline geldiği ve sektörün büyümesindeki en önemli engel olduğu bilinen bir gerçektir. Başkan Recep Tayyip Erdoğan sektörün önündeki bu problemi 2014’te yeni havalimanının temelini atarak aşmakla kalmamış aynı zamanda dünya çapında bir eseri de Türkiye’ye kazandırmıştır.

Sosyal, Kültürel ve Jeopolitik

Türkiye’nin konumu da hava taşımacılığında önemli avantajlar sunmaktadır. İstanbul Havalimanı’ndan üç saatlik bir uçuşla 60 başkent, 120 ülke ve 130 destinasyona ulaşılıyor olması havacılıkta Türkiye’nin önemli bir merkeze dönüşmesine katkı sağlamaktadır. Türkiye coğrafyasının –sağladığı doğal avantajla– genelde lojistik sektörü özelde ise havacılık sektörü yatırımlarının artmasında etkisinin olduğu anlaşılmaktadır.

Havacılık hizmetlerinin iyi bir noktada olması o bölgeye ya da ülkeye daha fazla sayıda turistin gelmesini de kolaylaştırmaktadır. Türkiye’nin turizm alanında oldukça büyük bir potansiyeli olduğu göz önüne alınırsa ülkeye gelen turist sayısının artmasında yeni havalimanının katkı sağlayacağı anlaşılmaktadır.

Yeni havalimanı ayrıca tarihte iki büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul’un kültürel çekim merkezi olma yolunda ilerlemesine de değerli katkılar sunacaktır. Yeni havalimanıyla birlikte İstanbul’da daha fazla uluslararası organizasyon yapılması ve daha fazla ziyaretçi gelmesi sağlanarak şehrin jeopolitik konumu eskiye göre daha fazla ön plana çıkacaktır. Artık uluslararası organizasyonların nerede yapılacağı düşünüldüğünde İstanbul’un adı daha fazla anılacaktır.

Türkiye’nin Merkezi Konumu

Airports Council International (ACI) Nisan 2015 Raporu’nda dünya havalimanları sıralamasında yüzde 7,7 artış ve 61,3 milyon yolcuyla Türkiye dünyada on birinci sırada, Avrupa’da da dördüncü sırada yer almıştır. Bu sıralamalarda daha önlere gelmesi için Türkiye’nin havalimanı kapasitesini artırması gerekmiştir. 2013’te Türkiye hava sahasından her 21 saniyede bir uçak transit olarak geçerken 2015’te bu süre 18 saniyeye inmiştir. Bu rakamlar Türkiye’nin havacılık alanında merkezlerden birisi olduğunu göstermesi bakımından yeni havalimanının yapılmasının son derece yerinde bir adım olduğunu göstermektedir.

Kısa sürede hızla havacılık alanındaki etkisini artıran Türkiye yolcu taşımacılığında önemli bir konuma gelmiştir. Dış hatlarda 2003’te 8 milyonun hemen altında gerçekleşen yolcu adedi 2015’te ise 84 milyon olarak gerçekleşerek rekor oranlara çıkmıştır. İç hatlarda 2003’te ise 9 milyon yolcu taşınmışken 2015’te bu sayı 98 milyon olarak gerçekleşmiştir. Bu artışta AK Parti hükümetlerinin ortaya koyduğu yönetim anlayışı ve stratejilerinin önemli ölçüde etkisi olmuştur. Asya ve Afrika açılımını yapan Türkiye’nin göklerdeki markası olan THY en fazla destinasyona uçan hava yolu olmuştur. Politikası ve stratejisini özgür şekilde belirleyen Türkiye eskiye oranla daha esnek hareket etmiş ve birçok ülkeyle ikili ilişkisini daha üst noktalara çıkarmıştır. Bunun bir sonucu olarak dış hatlarda 2003’te Türkiye’den sadece 60 uçuş noktasına sefer düzenlenirken bugün bu sayı yaklaşık 300 noktayı bulmuştur.

İstanbul Havalimanı’nın ekonomik, sosyal ve kültürel etkisinin tam kapasiteye geçiş tarihi olan 2025’te daha önemli boyutlara çıkarak Türkiye’nin büyüme ve etkinliğini artırma hedef ve stratejisinin itici güçlerinden biri olacağı anlaşılmaktadır. Türkiye’nin havacılık sektörüne kazandırdığı prestijli bir eser olan İstanbul Havalimanı Türkiye’nin dünya havacılık merkezine dönüşmesinde önemli katkı sağlayacaktır.


Etiketler »