Kriter > Dosya > Dosya / Eğitim |

Yükseköğretimde Değişim Zorunluluğu


Öğretim elemanının eğitim ve bilimsel araştırma performansı değerlendirilerek kadro ve ücret sistemi değiştirilebilir. Sabit kadro yerine esnek kadro sistemine geçilerek rekabet ortamı sağlanabilir.

Yükseköğretimde Değişim Zorunluluğu

Dünya hızlı bir dönüşüm geçirmektedir. Yükseköğretim de bunu takip etmektedir. Bu alanda çeşitlilik, özerklik, hesap verebilirlik, uluslararasılaşma, rekabet ve kalite güvencesi kavramları öne çıkmaktadır. Ayrıca bu kavramların ifade ettiği hedefler stratejik planlama, iç ve dış kalite süreçleri, kurumsal değerlendirme, akreditasyon, hayat boyu öğrenme, misyon farklılaşması ve şeffaflık gibi uygulamalarla desteklenmektedir. Türk üniversitelerinde de bu çerçevede birçok çalışma yapılmaktadır. Özellikle tercih dönemleri ve tanıtımlarda üniversitelerimiz dünyada yaşanan eğitim öğretim ve araştırma konularında en son gelişmeleri paylaşmakta ve farkındalık göstermektedir. Ancak bu çalışmaların büyük çoğunluğu bir sistem dahilinde yapılmadığından uygulamaya geçememekte, beklenen ve istenen gelişme görülememektedir. Bugün yükseköğretimde dönüşümü mecbur kılan nedenlerin ikisi oldukça önemlidir.

Ekonomik Dönüşümün Baskısı

Meslekler hızlı bir şekilde değişmektedir. Yakın gelecekte yeni meslekler ortaya çıkacak ve kişilerin meslek değişimi artacak ve aynı işte çalışma süreleri kısalacaktır. On yıl içinde şu andaki işlerin yarısı olmayacaktır. Mesleklerin yüzde 75’i STEM (Science, Technology, Engineering ve Mathematics) alanlarına yönelecek, fen ile sosyal bilimler arasındaki mesafe daralacaktır. İş dünyası, mesleki bilginin yanında yüksek kişisel yetkinlikler de talep etmektedir. Büyük veri, sensörler, entegre yazılım, nesnelerin interneti, akıllı robotlar, artırılmış gerçeklik, siber ağ, yapay zeka kavramları çok farklı alanlarda beraber kullanılabilmekte, bu durumda bu sistemler veya yapılar için akıllı eşya, akıllı bina, akıllı işletme, akıllı üniversite, akıllı şehir, akıllı devlet kavramları kullanılmaktadır. Bu değişimin bir parçası veya aktörü olan birey, şirket, üniversite ve devletler rekabette öne çıkmaktadır.

Dijital Dünyanın Değişimi Hızlandırması

Teknolojik gelişim ve dijital dünyada gelişmeler 2000’lerden önce insan ihtiyacına göreydi ve uyum nispeten kolaydı. Bu tarihten sonra ise dijital dünyaya uyum zorlaşmış ve uyumu hızlandırmak için gerekli yetkinliklerin tanımlanarak geleceğe hazırlık yapılması öne çıkmıştır. Bu dönüşümü yapanlar ile yapmayanlar arasındaki fark çok hızlı açılmaktadır. 2010’lardan sonra ise dijital gelişim insan uyumunun üzerine çıkarak aradaki farkı açmaya başlamıştır. İçinde bulunduğumuz yıllar ise bu konuda radikal kararların verilmesini gerektirmektedir. Aksi takdirde bu çağın kaçırılma ihtimali vardır. Bunu kapatmak için işletme, kurum ve eğitimciler radikal dönüşümlere adım atmaktadır. Alttaki şema bu ilişkiyi göstermektedir:

 Yükseköğretimde Değişim Zorunluluğu-Muzaffer Elmas

Bu açığı kapatmak ve dijital değişimin hızını yönetebilmek için iki husus çok önemli olmaktadır:

Yüksek yetkinlikte bireyler yetiştirme: Önümüzdeki beş yılın becerileri; karmaşık sorunların çözümü, eleştirel düşünme, yaratıcılık, insan yönetimi, başkalarıyla koordine olma, duygusal zeka, muhakeme ve karar alma, bilişsel esneklik, dijital okuryazarlık, analitik düşünme, iletişim, kritik düşünme gibi yetkinliklerdir. Eğitim çağındakilere ve çalışanlara bu yetkinlikler kazandırılmalıdır. Her düzeydeki kişi için yeni bilgi ve beceriler kazanmaya devam etmek artık normalleşecektir. Üniversiteler de sadece teknik değil beşeri ve sosyal alanlarda da bu konularla ilgili dersleri, ortak ödevleri, projeleri ve disiplinler arası çalışmaları artırmak zorundadır. Tüm bireylerin aktif olarak bu sistemin içinde olması gerektiğinden tüm mezunların en az yüzde 20-30 oranında bu alanlarda eğitim alması önemli hale gelecektir.

Ayrıca bu karmaşık dünyada bireylerin etik ve ahlaki değerler, hayatı anlamlandırma, değişimin hızında ayakta kalmada dengeleyici unsur olarak öne çıkmaktadır.

Yeni yönetim tarz, model ve araçların üretilmesi: Artık çevik liderlik, akıllı ve bütünleşik yönetim bilgi sistemleri öne çıkmaktadır. Günümüzde bir kurumu, işletmeyi yönetmek veya farklı fonksiyonlar içeren bir işi yönetmek arasındaki fark giderek azalmıştır. Yönetme sürecinin ana hatları şöyledir: içinde bulunulan durumu iyi analiz etmek, buna uygun hedefler belirlemek, sonuçları kıyaslamak, değişime göre gözden geçirmek ve geleceğe doğru sağlam adımlarla ilerlemektir. Liderler hedeflerle birlikte merkezde yer alırken bunun etrafında uygulayıcılar yer alır. Hiyerarşik ilişki yerine yatay ilişki yönetim modelleri öne çıkmaktadır.

Yol Haritası

Yükseköğretimde eğitim öğretim ve öğrenme katı ders müfredatları yerine esnek yapıda olmalı ve öğrenme sınıf ortamından bireysel öğrenmeye kadar geniş alana yayılmalıdır. Öğrencilere değişime ve yeni alanlara kolayca adapte edebilecek donanım kazandıracak, istediği zamanda ve yerde bilgiye ulaşma ve öğrenme ortamı sunulmalıdır. Öğrencinin ders dışı kazandığı yeterlilikleri de kredilendirerek çeşitlilik artırılmalı, bu süreçte öğrenciler araştırma ve yenilik konusunda bilinçlendirilmelidir. Bu nedenle üniversiteler mezunlarını şu anda olmayan alanlarda çalışmaya, olmayan aletleri kullanmaya ve tanımlanmamış problemleri çözmeye hazırlamalı, bu yönde kabiliyet geliştirecek esneklikte bir eğitimle donatmalıdır.

Ayrıca hızlı değişimi yönetmek için üniversiteler, stratejik planlama, iç ve dış kalite, kurumsal değerlendirme, akreditasyon, şeffaflık araçlarından yararlanmalı, eğitim öğretim, araştırma ve diğer süreçleri sürekli izlemeli, değerlendirmeli ve yeniden planlamalıdır. Bu şekilde üniversiteler eğitim öğretim, araştırma ve diğer konularda nasıl ve ne kadar ilerleyebileceğini, bu alanların hangisinde öne çıkabileceğini ve rekabet edebileceğini ve iyileştirmeler yapabileceğini görerek ve kıyaslayarak daha mükemmele doğru yol alacaktır. Bilgi çağında uygulamak, süreçleri gözden geçirip tekrar uygulamak mükemmele gitmek için esastır.

Türkiye’deki yükseköğretim sürecinde yükseköğretim sisteminin ana aktörlerinin bu süreçteki rolünü özetlemek gerekirse şunlar söylenebilir:

Yükseköğretim Kurulu: Ülkenin vizyonu doğrultusunda üniversitelerin bu çalışmalarını planlayacak ve koordine edecek bir kurum olup stratejiler belirleyerek hedefleri açıklar.

Üniversiteler: Yükseköğretimdeki dönüşümü gerçekleştirecek kurumlar üniversitelerdir. Bugün üniversitelerin bu dönüşümü yapmasının önünde bir engel yoktur. Dünyada hızla atılan adımları üniversitelerimiz de kısa sürede atabilir, buna uygun sistem kurabilir ve iyi örnekler paylaşılarak kısa sürede dönüşüm sağlanabilir. Sadece teknik alanlarda değil beşeri ve sosyal alanlarda da bu konularla ilgili dersler çalışmalar ve disiplinler arası çalışmalar artırılabilir. Yaklaşım olarak tüm bireylerin aktif olarak sistemin içinde olması hedeflenmelidir. Bu nedenle tüm mezunların en az yüzde 20-30 oranında bu alanlarda eğitim alması önemli hale gelecektir. Öğretim elemanları bu değişimin ana aktörleridir. Bu yeni hedefler doğrultusunda kendilerini yenilemeli ve zihniyet dönüşümünü sağlamalıdır. Öğretim elemanının eğitim ve bilimsel araştırma performansı değerlendirilerek kadro ve ücret sistemi değiştirebilir ve sabit kadro yerine esnek kadro sistemine geçilerek rekabet ortamı sağlanabilir.

Yükseköğretim Yönetimi: Üniversiteler yapılacak iç ve dış kalite çalışmalarıyla açık, şeffaf ve hesap verilebilir olduğunda, bu süreci yönetenlerin atamaları buna göre düzenlenebilir. Kurumların hedeflerine göre bölüm başkanı, dekan, müdür, rektör atamaları yapılıp görev süreleri de performansa göre belirlendiğinde, yapılan ve yapılması muhtemel pek çok tartışma ortadan kalkacaktır.

Yükseköğretim kurumları, eğitim öğretim, araştırma ve toplumla paylaşma alanlarında dünyada kabul gören parametrelere göre belirledikleri hedeflere ait raporlarını açık ve şeffaf bir şekilde hazırlayıp iç ve dış paydaşlara ilan edebilir. Bu süreçte üniversitelerin eski-yeni veya gelişmiş-gelişmemiş olması önemli değildir. Her üniversitenin bu raporlarda alanlardaki yetkinlik seviyeleri ortaya çıkar ve yıllara göre ne kadar mesafe aldıkları gözlenebilir.

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK): Yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim, araştırma ve girişimcilik alanlarında hazırladıkları raporları değerlendirir, yorumlar, öneri ve değerlendirmelerini ilgililere sunar. Buna göre gerekenler yapılarak döngü tekrarlanır. YÖKAK bir dış göz olarak üniversiteleri incelemektedir. Yükseköğretim Kalite Kurulu kurumları ülkelere ve bölgelere göre farklılık göstermektedir. Fakat özleri aynıdır. Ülkemiz için ise coğrafi konumu ve insan yapısı itibarıyla basit, sade ve az bürokrasi içeren bir model daha uygundur.

Yükseköğretim kurumları bu işlemleri yaptığında dünyadaki her üniversite, akademisyen ve öğrenci ile eğitim, öğretim, araştırma ve diğer alanlarda kolay iletişim kurabilir ve rekabet edebilir.

Sonuç olarak günümüzün dijital dünyasında bireyden kurumlara kadar zihniyet ve sistem değişikliği gerekmektedir. Bu devrim değil dönüşümdür. Farkına varmak yeterlidir. Dünyada bu adımları değerlendiren, akredite eden ve kalitesini inceleyen çeşitli mükemmellik modelleri vardır. Bu modellerin isimleri ve ülkeleri farklı olsa da yaptıkları işler ana hatlarıyla giderek birbirine benzemektedir.


Etiketler »