Kriter > Dış Politika |

Erdoğan-Heniyye Görüşmesi ve HAMAS


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsmail Heniyye başkanlığındaki HAMAS heyetini kabulü, 7 Ekim’den bu yana Türkiye’nin Gazze direnişine ve halkına desteğinin somut bir göstergesi olmakla beraber aynı zamanda gerek iç siyasette gerekse bölgesel denklemde oluşan yeni dinamiklere dair de önemli mesajlar içeriyor.

Erdoğan-Heniyye Görüşmesi ve HAMAS
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAMAS Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde bir araya geldi. (Mustafa Kamacı / AA, 20 Nisan 2024)

İşgal devleti İsrail’in Gazze’deki soykırımı tüm şiddetiyle devam ederken ve Tahran-Tel Aviv hattında yükselen gerilim nedeniyle bölgede belirsizlik sürerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Nisan’da İstanbul Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisinde çok önemli bir görüşme gerçekleştirdi. HAMAS Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ve beraberindeki heyeti kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAMAS’a yönelik tezviratın uluslararası alanda kesintisiz bir şekilde devam ettiği bu süreçte, yaptığı görüşme ile tüm dünyaya çok net mesajlar verdi. Görüşmede mevcut durum, Tel Aviv yönetiminin hukuk tanımaz tavrı, ateşkes müzakerelerinin seyri, Gazze’ye gönderilen yardımlar, Türkiye’nin İsrail ile yürüttüğü ticaretin bağlamı ve getirilen kısıtlamalar gibi birçok konu detaylı bir şekilde ele alındı. Bununla birlikte yaklaşık 2,5 saat süren bu görüşmeyi manidar kılan ana husus ise, Türkiye’nin gerek Filistin’in bağımsızlık mücadelesi gerekse de HAMAS’ın gelecek vizyonuna dair nitelikli katkı yapabilecek nadir aktörlerden biri olduğunun dolaylı bir şekilde ifade edilmesiydi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin davasını her platformda bilaistisna destekleyen bir lider olarak uluslararası toplumun üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi çağrısını defaatle dillendirdi. İşgal devletini en üst perdeden eleştiren Sayın Erdoğan, Filistinli aktörler arasında kompartımanlaştırıcı bir tavra bürünmeyerek Fetih ve HAMAS arasında bir ayrım gözetmedi. Bu yönüyle Ankara’nın Filistin’e dair yaklaşımı, her daim bütüncül ve taraflar arasındaki ihtilafın giderilmesini önceleyen bir çerçeve üzerine bina edildi. HAMAS’ı terör örgütü şeklinde lanse ederek Fetih üzerinden bir Filistin tasavvuru geliştiren tüm aktörlere karşı hem Mahmud Abbas hem de İsmail Heniyye ile sürdürülen diyalogla Türkiye, Filistin’e yönelik özgün siyasetini devam ettirdi.

 

Görüşmenin Ehemmiyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Heniyye başkanlığındaki HAMAS heyetini kabulü, 7 Ekim’den bu yana Türkiye’nin Gazze direnişine ve halkına desteğinin somut bir göstergesi olmakla beraber aynı zamanda gerek iç siyasette gerekse bölgesel denklemde oluşan yeni dinamiklere dair de önemli mesajlar içermektedir. İktidarın İsrail’e yönelik ticaret konusunda yeterli adımlar atmadığı ya da Gazze’ye gerekli desteğin verilmediği yönündeki eleştirilerin yükseldiği bir ortamda Erdoğan-Heniyye görüşmesi, HAMAS’ın Türkiye’nin politikalarından ve desteğinden duyduğu memnuniyetin bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Özellikle Heniyye’nin açıklamaları, HAMAS ve onun da ötesinde Gazze halkı nezdinde Türkiye’nin algısının iç politikada resmedildiği şekliyle olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar nedeniyle bölge siyasetinde artan kırılganlık ve Refah’a olası bir kara harekatının yol açacağı yıkıcı etkiler de yine görüşmeyi zamanlama bakımından oldukça anlamlı kılmaktadır.

HAMAS, uzun süredir sürdürülebilir bir ateşkesin sağlanması için gerekli adımları atsa da Netanyahu ve kabinesinin tavrından ötürü beklenilen anlaşma bir türlü sağlanamamıştır. Siyonist savaş kabinesi, Gazze’de bir mutabakata varılması halinde bunun kendileri için bir hezimet olacağını bilmektedirler. Bununla birlikte Netanyahu ve ekibinin asıl korkusu savaşı kaybetmekten ziyade HAMAS’ın bu süreçten büyük bir zafer ve daha güçlü bir meşruiyet kazanarak çıkmasıdır. 2006’daki seçimlerde HAMAS’ın elde ettiği başarıyı yok sayarak bulduğu uluslararası destek sayesinde Filistin halkının iradesini dikkate almayan Siyonist yönetim, bugün böylesi bir şansa sahip olmadığından HAMAS’ın yer alacağı bütün denklemleri elimine etmeye çalışmaktadır. Bu nedenle, Türkiye’nin HAMAS’a verdiği destek ve HAMAS’ın uluslararası alanda kazandığı meşruiyete sağladığı olumlu katkı, işgal devletini ciddi biçimde rahatsız etmektedir.

HAMAS'ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye
HAMAS'ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edildiği İstanbul’daki görüşmenin ardından Anadolu Ajansı'na (AA) özel açıklamalarda bulundu. Heniyye, AA'nın İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarını tüm açıklığıyla ortaya koyan "Kanıt" kitabını inceledi. (Cem Hasret Tekkeşinoğlu / AA, 21 Nisan 2024)

 

HAMAS, Filistin siyasal hayatının şüphesiz halihazırdaki en önemli aktörüdür. İşgale karşı üstlendiği misyon ve direnişi motivasyonuyla Filistin toplumundaki mobilizasyon kabiliyeti, onu gerçek bir milli mücadele hareketine dönüştürmektedir. Cumhurbaşkanı’nın TBMM’deki AK Parti grup toplantısında HAMAS’ı ulusal kurtuluş hareketi şeklinde tanımlayarak Kuvayi Milliye benzetmesini kullanması bu bakımdan oldukça önemlidir. Böylece HAMAS’ın mücadelesinin hukukiliğini ve meşruiyetini sorgulayan her türlü girişimin önü kapanmakta ve HAMAS’ı ötekileştirmeye, terörize etmeye çalışan ve Siyonist yönetimi açıktan destekleyen üçüncü taraflara da gerçekçi bir gönderme yapılmaktadır. Bu benzetmenin oluşturduğu etki hem İsrail yönetiminden yükselen tepkilerde hem de Filistinlilerin memnuniyetlerinde açıkça görülmektedir. Nitekim HAMAS lideri İsmail Heniyye, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kuvayi Milliye benzetmesinin hem kendileri hem de tüm Filistin halkı için bir iftihar kaynağı olduğunu ifade etmiştir. Bu nedenledir ki Erdoğan-Heniyye görüşmesi ve bundan birkaç gün sonra Erdoğan’ın Kuvayi Milliye ifadesi, HAMAS’ın gelecek vizyonuna dair de birçok açıdan mühim işaretleri bünyesinde barındırmaktadır.

Bu benzetme iki açıdan stratejik anlama sahiptir. Öncelikle Erdoğan HAMAS’ın mücadelesini tarihi bir süreklilik zemininde okuyarak işgal devletine karşı her koşulda vatan toprağını korumaya çalışan Filistinlilerin haklı ve onurlu mücadelesini yad etmiştir. Anadolu topraklarını işgale yeltenen güçlerin bugün Siyonist yönetime açıktan destek verdiği göz önünde bulundurulduğunda HAMAS’ın milli mücadelesinde karşılıklı olarak pozisyonların benzeştiği dikkatlerden kaçmamaktadır. İkinci olarak ise Kuvayi Milliye benzetmesi, bağımsızlık mücadelesi sonrası inşa süreciyle doğrudan ilişkilidir. Kurtuluş Savaşı’nın ardından Kuvayi Milliye ruhu ve unsurlarının Cumhuriyet’in tesisinde oynadığı role atıfla HAMAS’ın da işgal devletine karşı mücadelede üstlendiği misyon ve tam bağımsız Filistin devletinin kuruluş ve kurumsallaşma sürecine yapacağı katkıya gönderme söz konusudur. Bu çerçevede Kuvayi Milliye benzetmesi, HAMAS’ın mücadelesini takdir etmeye yönelik romantik bir tanımlamadan ziyade Filistin’in yarınındaki gerçeklikle doğru orantılı ve rasyonel bir okuma üzerinden tercih edilen bir kullanımdır.

 

Filistin’in Yarınında HAMAS

Direniş örgütlerine dair genellikle en büyük meydan okuma, işgale karşı verilen mücadelenin bitmesinin ardından siyasallaşma sürecinde yaşanan aksaklıklardır. Bu durum çoğunlukla sahada yıllarca yürütülen aktif mücadelenin sebep olduğu siyasi prosedürlere vukufiyetsizlik ve yönetim tecrübesi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. HAMAS’ın diğer direniş gruplarına nazaran gözle görülür avantajı, hükümet etme konusunda edindiği kayda değer tecrübede saklıdır. İşgal devletinin mağlup edilmesi ya da uluslararası toplumun baskısı ile Filistinlilerin egemen bir devlet kurma hakkına yol vermesinin ardından HAMAS’ın Filistin topraklarında üstleneceği misyon hayatidir. Bundan ötürüdür ki Tel Aviv yönetimi, Filistin’e dair müzakereler ve sunulan projeksiyonlarda HAMAS’ın yer almadığı bir denklem üzerine yoğunlaşmaktadır. HAMAS’ın varlığı, İsrail’in sadece sahada değil aynı zamanda siyaset sahnesindeki kazanımlarına da darbe vuracak niteliktedir.

Son dönemlerde ABD tarafından Katar ve Mısır’a HAMAS ile ilgili baskı yapıldığı yönünde haberler çoğalmaktadır. Biden yönetimi, yaklaşan başkanlık seçimleri nedeniyle Gazze’de geçici dahi olsa bir çözüm bulma arayışındadır. Aksi takdirde soykırıma destek veren başlıca yönetim olarak, Biden ve ekibinin seçmenlerini yeniden konsolide etmesi pek mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle Mısır ve Katar gibi HAMAS üzerinde etkisi bulunan devletlere, İsrail’in sunduğu koşulları kabul etmesi için HAMAS’ı zorlamaları yönünde bir talebin gitmesi ihtimal dahilindedir. Böylece hem İsrail kendi koşullarını dayatarak kendince bir zafer algısı oluşturacak hem de HAMAS’ın argümanlarını ve geleceğe yönelik potansiyelini büyük oranda yok edecektir. Filistin mücadelesinin efsanevi ismi Yaser Arafat’ın Oslo Görüşmeleri esnasında izlediği stratejisinin sonrasında kendisine ve Filistin davasına büyük zarar verdiği hatırlandığında, İsrail’in dayatmasına boyun eğen bir HAMAS’ın aynı kaderle yüzleşme olasılığı oldukça yüksektir. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi, beraberinde HAMAS içinde bir kırılmaya da yol açacağından, Tel Aviv yönetimi çok katmanlı bir strateji sonucunda önemli kazanımlar elde etmiş olacaktır.

HAMAS’lı tüm yetkililer sürdürülebilir bir ateşkesin sağlanması için İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi, Gazzelilerin evlerine tam olarak dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasına ivedilikle başlanması gibi şartları taviz vermeksizin yinelemektedirler. Ayrıca Heniyye, sürecin sağlıklı işleyebilmesi için Türkiye ve Rusya’nın müdahil olduğu bir kontrol mekanizmasının devreye sokulmasını da istemektedir. Tüm bunlar, İsrail-HAMAS arasında arabuluculuk vazifesini yürüten Arap ülkelerinin ABD baskısıyla HAMAS’a karşı tutumlarını değiştirmesini engellemeye yönelik hamlelerdir. Bu bağlamda Türkiye’nin aktif rol aldığı ve HAMAS’ın arkasında durduğu bir süreçte, arabulucu ülkelerin dış baskıyla HAMAS’ın kararlarını maniple etme olasılığı büyük oranda ortadan kalkacak ve HAMAS, Filistin siyasetindeki kurucu rolünü ifa etmekten geri durmayacaktır.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası