Kriter > Dosya > Dosya / Deprem |

Birinci Yılında Depremzedelere Yönelik Kamusal Sosyal Politikalar


Kamusal sosyal politikaların deprem ayağında hemen hemen tüm bakanlıkların dolaylı veya doğrudan katkıları olmakla birlikte öne çıkan iki bakanlık Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’dır ve geçen bir yıllık sürede bu iki bakanlık uygulamaları, sosyal politika açısından çok daha fazla önemlidir.

Birinci Yılında Depremzedelere Yönelik Kamusal Sosyal Politikalar
Hatay'da 6 Şubat'taki depremler nedeniyle yıkılan veya ağır hasar oluşan yaklaşık 83 bin yapıdan yüzde 95'inin enkazı kaldırıldı. (Salim Taşçı/AA, 2 Ocak 2024)

6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçti. Bir yıldır depremin meydana getirdiği fiziki, ekonomik, sosyal ve psikolojik kayıpları gidermeye dönük çok yönlü ve çok aktörlü çalışmalar yürütülüyor.

Bu çalışma alanlarından biri de sosyal politikalar. Sosyal politikaların merkezi ve yerel yönetimler bağlamında kamusal aktörleri ile dernekler/vakıflar ve özel sektör anlamında kamu dışı sivil aktörleri vardır. Burada, 6 Şubat depremleri sonrasında kamusal sosyal politika aktörleri olarak merkezi hükümet ve belediyelerin yaptıkları üzerinde durulacaktır.

 

Depremlerde Sosyal Politikalar Açısından Kamusal Aktörlerin Konumlandırılması

Deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında belli başlı adımlar atılmaktadır. Bunların her biri için kamu düzeyinde belli bakanlıklara sorumluluklar yüklenmektedir. Bu sorumluluklardan bir kısmı ve daha çok deprem sonrası olacak şekilde “sosyal politikalar” ile ilgilidir. Ancak her bir bakanlık sorumluluk sahibi olsa da sosyal politikalar açısından bazı bakanlıklar merkezi konumda iken, bazıları ya dolaylı/tali sorumludurlar ya da pek sorumlu değildirler.

Bunlardan Adalet Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı deprem sonrası sorumlu/ilgili olmayan bakanlıklardır. Adalet Bakanlığı, deprem sonrası mahkumları ceza infaz kurumlarına nakille, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da afet bölgesinde depremin jeolojik özelliklerine ilişkin çalışmalar ile uğraşmaktadır.

Bu iki bakanlık dışında ilgili ve ilgisiz olabilen bakanlıklar da vardır. Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı, deprem sonrasında hasar tespit, teknik destek gibi yönleriyle sosyal politikalar ile ilgili değilken, deprem öncesi ve sonrası kentsel dönüşümde sosyal politika alanındadır. Milli Eğitim Bakanlığı, depremle yıkılan okulların onarımında sosyal politikalarla ilgili değilken, depremzede öğrencilere dönük her türlü ayni ve nakdi desteklerde (örneğin eğitim materyali dağıtımı) sosyal politikaların içindedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün muhtaç ve acil durumda olanlara dönük desteklerinde deprem sonrasında doğrudan ilgili olmakla birlikte, depremle hasar gören tarihi varlıkları tespit ve onarımda sosyal politikalarla ilgili değildir.

Öte yandan deprem sonrası faaliyetleri açısından sosyal politikalarla dolaylı ilgisi olan bakanlıklar da vardır. Ticaret Bakanlığı, deprem sonrasında sosyal politika alanı da dahil olmak üzere ihtiyaç duyulan tüm malzemelerin ivedilikle ithalat yoluyla tedarik kanallarını açması bakımından sosyal politikalarla dolaylı bir ilgi içindedir. Maliye Bakanlığı, deprem bölgesindeki ekonomik kayıpları telafi etme ve kayıp içindeki mükelleflere kolaylıklar sağlama gibi dolaylı anlamda sosyal politikalarla ilgilidir. Benzer şekilde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da KOSGEB üzerinden deprem sonrasında kredi geri ödemelerinde veya işletme zararlarının giderilmesinde belli başlı kolaylaştırıcı adımlar atmaktadır. İçişleri Bakanlığı, toplanan ayni yardımların depolanması ve dağıtım kabul merkezlerine ulaşım konusunda gerekli tedbirlerin alınmasındaki görevleriyle dolaylı yoldan sosyal politika sürecindedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, deprem sonrası ihtiyaç malzemelerinin deprem bölgelerine ulaştırılması için gerekli altyapıyı sorunsuz kılmada dolaylı da olsa sosyal politika alanındadır. Dışişleri Bakanlığı, deprem sonrasında uluslararası kurum ve kuruluşlardan gelebilecek destekleri değerlendirmede dolaylı yoldan sosyal politikalarla ilgilidir.

Bunların yanında deprem sonrası hizmetlerde doğrudan sosyal politikalarla ilgili bakanlıklar da bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı deprem sonrasında engelli hale gelen vatandaşlar ya da deprem öncesinde engelliler ve yaşlılardan olup sağlık bakımına muhtaç durumda olan vatandaşlar ile ilgilenmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı, deprem sonrası tarımsal üretim ve hayvan besiciliğinde yaşanabilen kayıpları telafi yanında tüm depremzedelerin ihtiyaç duyduğu gıdaların tedarikinde kolaylaştırıcı mekanizmalar sunmak açısından sosyal politikalara dönüktür. Milli Savunma Bakanlığı, “İnsani Yardım Tugayı” ile deprem sonrasında çadır kurma ve insani yardım faaliyetlerinde görev alma anlamında sosyal politikalar içindedir. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın deprem sonrası geçici barınma yeri olarak bakanlık yurtlarının aktif kullandırması, doğrudan bir sosyal politika görevidir.

Bununla birlikte deprem öncesindeki görevlendirilme ve deprem sonrası iş(lem)lerde sosyal politikalarla ilgili en önemli iki bakanlık Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’dır (ÇSGB). ASHB, çocuk, engelli, yaşlı, kadın ve tüm dezavantajlı gruplardan sorumlu bir bakanlık olarak deprem sonrasındaki tüm sosyal kayıpların giderilmesinde temel bakanlıktır. Depremzedelere yönelik başta ayni ve nakdi yardımlar ve psikososyal destekler olmak üzere, ASHB tüm birimleri, ekipleri ve imkanları ile sahada olmaktadır. Türkiye Afet Müdahale Planı’nda (TAMP) da zaten ASHB, “Psikososyal Destek” ve “Ayni Bağış, Depo Yönetimi ve Dağıtım” açısından sorumludur. ÇSGB, deprem sonrasındaki ekonomik kayıplar odaklıdır. Bu bağlamda depremle çalışma hayatındaki her türlü sorunun çözüm yollarını üretmek bakanlık uhdesindedir.

Deprem sonrasında merkezi hükümetin sayılan tüm bu sosyal politika hizmetleri yanında belediyelerin de sürecin bir parçası oldukları not edilmelidir. Belediyeler, hem ayni ve nakdi yardımlar ile deprem bölgelerinde etkin olmaktadır hem de psikososyal destek ile ilgili tüm ekip ve araçlarıyla depremzedelere katkı sunmaktadırlar.

Hatay Dörtyol'da TOKİ konutları
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde, 6 Şubat depremlerinin ardından Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) depremzedeler için yapımına başlanan afet konutlarının inşası sürüyor. (Halis Kalkan/AA, 17 Ocak 2023)

 

6 Şubat Depremleri Sonrasında Kamusal Sosyal Politikalar

Dolayısıyla kamusal sosyal politikaların deprem ayağında hemen hemen tüm bakanlıkların dolaylı veya doğrudan katkıları olmakla birlikte öne çıkan iki bakanlık Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’dır ve geçen bir yıllık sürede bu iki bakanlık uygulamaları sosyal politika açısından daha fazla önemlidir.

AFAD’a yapılan gönüllü desteklerinin 127 milyar TL olması ve bunun 77 milyar TL’sinin afetzedelere nakdi ve barınma olarak harcanmış olması bir yana, deprem sonrası ilk adımlarda barınma, giyecek ve yiyecek noktasında ASHB, AFAD ile koordineli bir şekilde sürecin en önemli parçasıdır. Afet ve Acil Durum Sosyal Yardım Ekibi (ASYA) deprem sonrasında ihtiyaçların tespiti ve giderilmesi için sahada yerini almış ve gerekli her türlü temel ihtiyacı, kurulan depolar ve marketlerle giderme çabasında olmuştur. Böylece bir yıllık süreçte yaklaşık 5 milyon kişi değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, ASHB tarafından Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na depremzedeler için 2 milyar TL’ye yakın para iletilmiştir, ASHB tarafından ayni bağışlar için hava araçlarıyla 487 sefer yapılmış, 88 ayni bağış deposu kurulmuş ve 32 binden fazla yardım tırı buralara ulaştırılmıştır; 300 sosyal market ile kadınlar ve bebekler için 27 giyim ve bebek bakım ünitesi açılmıştır.

Bunun yanında ASHB bünyesinde depremin travmatik etkisini azaltma adına 7 gün 24 saat esasına göre psikososyal destekler başta çocuklar, yaşlılar ve engelliler olmak üzere tüm kesimlere sunulmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda ASHB bir yıl boyunca 3,9 milyon kişiye ulaşmıştır. Örneğin deprem bölgesinde TÜBİTAK tarafından hazırlanan “deringörü” sistemi sayesinde eşleştirme ve yüz tanıma sistemiyle 1.912 refakatçisiz çocuk tespit edilip koruma altına alınmıştır. Ayrıca deprem sonrasında 533 yaşlı ve 1.133 engelli güvenli yerlere tahliye edilmişlerdir, çadırlarda barınan ve bakıma muhtaç olduğu tespit edilen 206 yaşlı ve 546 engelliye de farklı illerdeki ASHB kuruluşlarına nakledilerek psikososyal destek hizmeti sunulmuştur.

ASHB yanında ÇSGB bünyesindeki İŞKUR eliyle de çalışma hayatı içinde olan işçi ve işverenlere dönük çeşitli destek, teşvik veya kolaylıklar sunulmaktadır. Bu çerçevede depremden etkilenen 11 ilde ikamet edenlere il fark etmeksizin ülke genelindeki tüm Toplum Yararına Programları’na (TYP) başvuru yapabilmeleri için sistemsel çalışmalar yapılarak kolaylıklar sağlanmıştır. Bu kapsamda deprem bölgesine 16 bin kişilik bir kontenjan yanında deprem dışındaki illere giden depremzedeler için de tahsisler yapılmıştır.

Ayrıca, COVID-19 sürecinden edinilen tecrübelerle özellikle depremden etkilenen bölgelerde kısa çalışma uygulaması devreye sokulmuştur. Böylece, internetten yapılan başvurular ve uygunluk tespiti ile “6 Şubat tarihi itibariyle iş akdi bulunan, deprem tarihi ve sonrasında depremin etkilerinden kaynaklı iş yerinin kapanması sebebiyle iş sözleşmesi sona eren ve işsizlik ödeneğinden yararlanamayan çalışanlara” nakdi ücret desteği sağlanmıştır.

Yine prim borçlarının ertelenmesi, işsizlik sigortası ödemelerinin erkene alınması gibi bir dizi acil önlemler yanında ÇSGB tarafından Genel Sağlık Sigortası primleri devlet tarafından ödenenler için OHAL süresince bu illerde veya nakledildiği illerde diyaliz tedavileri için SGK ile sözleşmeli tüm sağlık hizmeti sunucularına doğrudan veya sevkle müracaat edebilmesi imkanı verilmiştir.

 

Bir Kamu Kurumu Olarak Belediyelerin Deprem Bölgesi Sosyal Politikaları

Bir yıllık süreçte merkezi hükümetin deprem sonrası sosyal politikaları yanında belediyelerin de belli başlı sosyal politikaları görülmektedir.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin (TDBB) aktardığı bilgilere göre, büyükşehirler belediyesi (BB) bazında sosyal politikalar açısından Adana BB, barınma merkezlerinde kalanların yemek ve ısınma ihtiyacına odaklanmışken, Ankara, Kocaeli ve Konya BB’leri daha çok barınma ve yemek imkanları sunmaya meyletmiştir. Balıkesir ve Bursa BB’leri aşevi hizmetine yönelmiştir. Denizli, Erzurum ve İstanbul BB’leri temel ihtiyaç ve gıda malzemelerinin teminine bakmıştır. Gaziantep BB sosyal market yanında psikososyal destekler sunmaktadır. Mersin BB de psikososyal destekler sunmaktadır. Ordu, Sakarya, Samsun ve Trabzon BB’leri yardım malzeme tırlarıyla bölgenin temel ihtiyaçlarını gidermeye çalışmıştır.

Yine TDBB’ye göre Bayburt, Bilecik, Düzce, Karaman, Kastamonu, Kırşehir, Kilis, Niğde, Rize, Sivas ve Yozgat il belediyeleri de depremzedelere yönelik sosyal politika uygulamaları içindedir. Psikososyal desteklerin pek görülmediği not edilerek, bu illerin belediyeleri bölgeye temel ihtiyaçların dahil olduğu yardım malzemelerini iletme başta olmak üzere, bunların hizmetini yapacak araçlar ve personeller sevk etmişlerdir.

Öte yandan Türkiye’nin dört bir yanından birçok ilçe belediyesinin deprem bölgesine sosyal politika açısından da destekleri yanında, özellikle İstanbul’un ilçe belediyelerinin hemen hepsi sürece ağırlıklı olarak ayni yardımlar ile dahil olmuşlardır.

Özetle; deprem sonrası bir yılık süreçte kamusal sosyal politika aktörleri olarak ASHB ve ÇSGB önemli işlevler yürütmektedir, belediyelerin de sürece belli oranlarla katkı sağladıkları görülmektedir.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası