Kriter > Çerçeve |

Ya Şahlanış Ya İzmihlal!


Türkiye bugün şahlanışın eşiğinde. 24 Haziran büyük Türkiye'nin miladı olacak.

Ya Şahlanış Ya İzmihlal

Türkiye Cumhuriyeti devleti 1923’te kuruldu.

Kuruluş süreci zor geçti.

Büyük badireler atlatıldı.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin diriliş süreci 2002’de başladı.

Diriliş süreci de zor geçti.

Yine büyük badireler atlatıldı.

Ve şimdi yeni bir döneme doğru yol alıyoruz.

Bu dönemin adı şahlanış dönemidir.

Belki bu dönemde de ülkenin, devletin önünde badireler olacak.

Onlar da küçük badireler olmayacak.

Ancak bu kez karşımıza çıkacak olan badireler iç çelişkilerimizden kaynaklanmayacak. İçinde yaşadığımız dünyanın getirdiği sorunlarla boğuşacağız.

Önce bir bölgesel güç olarak, ardından küresel bir güç olarak...

Aştığımız sorunlar bizi katbekat büyütecek.

Türkiye diriliş döneminde bağımlılık tuzağından kurtuldu.

Ekonomide, dış politikada, savunmada dışa bağımlı bir ülke olmaktan önemli oranda uzaklaştı.

Artık kimse Türkiye’ye Batı’nın uydu devleti olarak bakamıyor.

Türkiye kendi ad ve hesabına politika yapan bir ülkeye dönüştü.

Türkiye büyük iddialarla adım attıkça çevresinde önemli dönüşümleri tetikledi.

Kendi oyununu kurdu, kazandı.

Ne var ki geri dönüşü olmayan bir yola girdi Türkiye.

Evet artık geri dönüş yok!

Diriliş döneminde büyük bir iddiayla ortaya çıktıktan sonra başarmaktan başka çaresi olmadığını biliyor Türkiye.

Yeni dönem Türkiye’nin şahlanış dönemi olacak.

Şahlanacak ve koşacağız.

Ötesi yok.

Ötesi izmihlal.

Evet ya şahlanış ya izmihlal.

Ya istikrar ya kaos.

Ya istikbal ya da inkar ve yok oluş!

24 Haziran Büyük Türkiye’nin Miladı

24 Haziran’da Türkiye iki seçime birden gidiyor.

Yeni sistemin ilk seçimi bu.

16 Nisan 2017’de geçilen yeni sisteme göre ülke cumhurbaşkanını seçecek.

Seçilecek cumhurbaşkanı daha güçlü bir cumhurbaşkanı olacak.

Aynı zamanda o daha fazla hesap veren, daha fazla denetlenen bir cumhurbaşkanı olacak.

Siyasal istikrar bir istisna olmaktan çıkıp kurumsallaşacak.

Bürokratik oligarşi tarih olacak.

İcra makamı daha hızlı kararlar alabilecek.

 Uzun vadeli programlar yapılabilecek.

Son beş yıldır Türkiye’nin önüne konan büyük engeller dolayısıyla ulaşılamayan 2023 hedefleri revize edilecek, Türkiye dünyanın ilk on büyük ekonomisi arasına girme hedefinden sapmadan yol alabilecek.

Kuvvetler ayrılığı ilkesiyle her şeyden önce yasama yasama işlevini, yargı yargı işlevini ve yürütme yürütme işlevini yerine getirebilecek.

Kimse kimseden rol çalamayacak. 24 Haziran’da bir sürecin sonuna gelinecek, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu sistem dönüşümü tamamlanacak.

Bu aynı zamanda yeni bir başlangıçtır.

24 Haziran büyük Türkiye’nin miladı olacak.

15 Temmuz 2016’da kendisini en çıplak haliyle gösteren, o toplumsal ve siyasal enerji bu ülkeyi yeni yarınlara taşıyor.

15 Temmuz’da darbe adı altında bu ülke işgal edilmek istendi.

Millet bu oyunu bozdu.

Ne vatanını ne liderini kurban vermedi.

15 Temmuz sonrasında millet devletten arınmasını, içindeki terör unsurlarını temizlemesini ve yıllardır yaşadığı sistem krizini çözmesini talep etti.

Bu sistem krizi Türkiye’de siyasetin kilitlenmesini, vesayet odaklarının güçlenmesini ve ülkenin dış müdahalelere açılmasını beraberinde getiriyordu.

Bu talep karşılık buldu.

Nihayet Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kabul edildi.

24 Haziran’da ya bu sistem yürürlüğe girecek ve bu sistemi hakkıyla işletecek bir siyasi aktör başa geçecek yahut bu sistemi çökertmek isteyen, Türkiye’yi 2002 öncesine götürmek isteyenler başarılı olacak.

Terör örgütlerinin cirit attığı, ekonomide ve dış politikada Batı’nın yörüngesinden bir milim sapmayan, sürekli istikrarsızlık yaşayan, günden güne küçülen ve bölünme tehlikesi yaşayan bir Türkiye...

Bu Türkiye tasviri ise izmihlali temsil ediyor.

Oysa Türkiye bugün şahlanışın eşiğinde.

24 Haziran da şahlanışımızın miladı olacak...


Etiketler »