Kemal İnat, Muhittin Ataman, İsmail Numan Telci ve Furkan Polat editörlüğünde hazırlanan Ortadoğu Yıllığı 2024, Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri, yıllık formatta ülke bazlı değerlendiren ve Türkiye’de bu alanda yayımlanan tek sistematik eser olma özelliğini sürdürmektedir. 2005’te yayın hayatına başlayan Ortadoğu Yıllığı, yirmi yıllık sürekliliğiyle hem akademik alana hem de politika yapım süreçlerine katkı sunan güvenilir bir başvuru kaynağı haline gelmiştir. İlk sayıdan bu yana “doğru bilgi ve sağlıklı analiz” ilkesini benimseyen Ortadoğu Yıllığı, bu yaklaşımını yirminci sayısında da korumaktadır.
Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü (ORMER) akademisyenleri ile Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) araştırmacılarının katkılarıyla hazırlanan eser; bölgesel siyaset, uluslararası ilişkiler ve güvenlik konularına ilgi duyan tüm araştırmacılar ve okuyucular için önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Çalışma, ORSAM’ın bölgeye yönelik akademik ve analitik yayınlar üretmek amacıyla kurduğu yayınevi olan Ortadoğu Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Yayımlandığı her yıl, Ortadoğu’daki gelişmeleri bütüncül bir yaklaşımla değerlendiren Ortadoğu Yıllığı, hem akademik çalışmalarda hem de politika analizlerinde sıkça başvurulan temel kaynaklardan biri olmayı sürdürmektedir.
2024, Ortadoğu bölgesinde yaşanan dramatik gelişmelerle birlikte, tarihsel kırılmaların yoğunlaştığı bir yıl olmuştur. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılar, bölgesel boyut kazanarak Lübnan ve Suriye topraklarına da yayılmıştır. Buna karşılık olarak İran ve Yemen, İsrail’e karşı doğrudan savaşın tarafı haline gelmiştir. Bu ülkelerden İsrail’e yönelik gerçekleştirilen füze saldırıları, İsrail’in İran ve Yemen’e yönelik hava saldırılarıyla karşılık bulmuştur. Aynı süreçte, Yemen’in başkenti Sana’daki Husi yönetimi tarafından İsrail ile ticaret yapan gemilerin Kızıldeniz’de hedef alınması, İsrail’in müttefikleri olan Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’nin Yemen’e askeri müdahalede bulunmasına neden olmuştur.
Bölgenin yakın tarihinde eşi görülmemiş nitelikteki bu gelişmelere ek olarak yılın en dikkat çekici olayı Suriye’de yaşanmıştır. 61 yıldır iktidarda olan Baas rejimi, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) öncülüğündeki muhalif güçler tarafından devrilmiştir. Halep’e yönelik 27 Kasım’da başlayan askeri harekatın güney yönlü genişlemesiyle birlikte, 8 Aralık’ta başkent Şam muhaliflerin eline geçmiş, Devlet Başkanı Beşar Esad ülkeyi terk etmiştir. Söz konusu gelişme, yalnızca Suriye’de değil rejimi destekleyen Rusya ve İran gibi dış aktörler açısından da önemli bir kırılma noktası olmuştur. Türkiye açısından ise bu süreç hem yeni fırsatlar hem de ABD ve İsrail’in Suriye’nin toprak bütünlüğünü hedef alan girişimleri nedeniyle bazı riskler barındırmaktadır. Ancak Türkiye’nin geçmişte Libya ve Somali’de yürüttüğü devlet inşa süreçlerinden edindiği tecrübelerin, Suriye’de de istikrarın sağlanmasına katkı sunacağı değerlendirilmektedir.

Eserin birinci bölümü, bölgesel ve küresel aktörlerin Ortadoğu politikalarına ve bölge çapında etkili olan tematik başlıklara ayrılmış beş kapsamlı analizden oluşmaktadır. “Türkiye’nin Ortadoğu Politikası 2024” başlıklı yazıda, Türkiye’nin Suriye’deki rejim değişikliği sürecine yaklaşımı, Gazze soykırımına karşı izlediği dış politika ile İran, Irak ve Mısır’la ilişkilerinde 2024 boyunca yaşanan gelişmeler değerlendirilmektedir. Türkiye’nin güvenlik, diplomasi ve ekonomi alanlarındaki çok boyutlu angajmanları detaylandırılmakta, bu süreçteki stratejik yaklaşımı analiz edilmektedir.
“Avrupa Birliği’nin Ortadoğu Politikası 2024” başlıklı makalede, Avrupa Birliği’nin Suriye’ye yönelik politikası, yıl içinde Mısır’la imzalanan Stratejik ve Kapsamlı Ortaklık Deklarasyonu’nun ayrıntıları, İran’a yönelik yaptırımların etkileri ve Gazze konusunda Birlik içinde yaşanan fikir ayrılıkları ele alınmaktadır. Ayrıca AB’nin, Irak ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile geliştirdiği ilişkiler de bu çerçevede incelenmektedir. “Çin’in Ortadoğu Politikası 2024” başlıklı çalışmada ise Çin’in İran, Suudi Arabistan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile ekonomik ilişkileri, enerji, altyapı ve teknoloji yatırımları üzerinden analiz edilmektedir. Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde sürdürülen bu ilişkiler, Çin’in bölgedeki diplomatik etkisiyle birlikte ele alınmakta; Çin’in Suudi Arabistan ile İran arasındaki yakınlaşmada üstlendiği rol ve Filistin sorununa dair iki devletli çözüm çabaları da değerlendirilmektedir.
“Ortadoğu’da Silahlanma ve Çatışma 2024” başlıklı bölümde, Körfez ülkeleri, Mısır ve İsrail’in yıl boyunca izledikleri silahlanma politikaları incelenmekte; aynı zamanda İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Kızıldeniz’deki kriz ve Suriye’de rejimin devrilmesi gibi olaylar çerçevesinde bölgesel çatışma dinamikleri analiz edilmektedir. “Ortadoğu’da Enerji 2024” başlıklı makalede ise Ortadoğu’nun küresel enerji piyasalarındaki stratejik konumu; OPEC+ kararlarının etkileri, petrol üreticilerinin faaliyetleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji geçişi süreçleri çerçevesinde kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin enerji stratejileri, bu bağlamda özel olarak değerlendirilmektedir.
Eserin ikinci bölümünde ise Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan toplam yirmi ülkenin (Irak, İran, Filistin, Lübnan, İsrail, Suudi Arabistan, Mısır, Suriye, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Kuveyt, Umman Sultanlığı, Katar, Bahreyn, Cezayir, Tunus, Libya, Fas ve Sudan) 2024 boyunca iç, dış ve ekonomi politikalarında yaşanan gelişmeleri derinlemesine analiz edilmektedir. Ülke uzmanlarının katkılarıyla kaleme alınan bu bölümde, her ülke bağlamında hem iç siyasi süreçler hem de dış ilişkiler, ilgili yılın olay örgüsü içinde sistematik olarak değerlendirilmektedir. Filistin’de yaşanan insani kriz, İsrail’in saldırgan politikaları, Lübnan’daki siyasi istikrarsızlık, Yemen’de devam eden çatışmalar ve Suriye’deki rejim değişikliği, bu bölümün ön plana çıkan başlıkları arasında yer almaktadır. Bölgesel gelişmeleri, kronolojik verilerle destekleyen ve teorik çerçeveyi sahadaki dinamiklerle harmanlayan bu bölüm; karar vericilere, araştırmacılara ve ilgilenen tüm okurlara geleceğe dair sağlam bir perspektif sunmaktadır.
Ortadoğu Yıllığı 2024, sahip olduğu kapsamlı yapısı, alanında uzman yazar kadrosu ve yirmi yıla dayanan geçmişiyle, sadece bir yılın gelişmelerini belgeleyen bir çalışma olmanın ötesine geçmektedir. Eser, Ortadoğu’ya dair güvenilir bilgi arayışında olan araştırmacılar, akademisyenler, karar vericiler ve bölgeye ilgi duyan tüm okuyucular için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olma niteliğini kararlılıkla sürdürmektedir.
