Kriter > Dış Politika |

ABD Dış Politikasında Evanjelizm


ABD kısa vadeli yaklaşım ve stratejik yoksunluk ile aslında kendini sorgulatan ve ittifak ilişkilerini oldukça derinden zedeleyen bir noktaya doğru ilerliyor.

ABD Dış Politikasında Evanjelizm

Ne kadar soruldu bu soru bilmiyoruz. Ama uzun zamandır sorulduğunu biliyoruz en azından. ABD’de kamuoyunun dış politikayla ilişkisi birçoklarına artık tavuk-yumurta ikilemini andırıyor. Hala kamuoyunun mu dış politikayı şekillendirdiği yoksa yönetimin mi dış politikayı enstrümantalize ederek kamuoyunu manipüle ettiği sorusu hala gündemde. Bu soru komplo teorilerinden filmlere, karşılıklı suçlamalardan dedikodulara uzanan bir şekilde kamuoyunun gündemini meşgul etmeye devam ediyor.

Şimdiye kadar yapılan kamuoyu araştırmaları ABD’de halkın öncelikleri arasında dış politikanın olmadığını istikrarlı bir biçimde ortaya koydu. Sandığa giden seçmen için de dış politika oy verme yönelimini direkt olarak belirleyen bir unsur gibi gözükmüyor. Aslında bundan da karışık bir durum dış politika zaferleri seçmen nezdinde bir karşılık bulamazken hezimetlerin faturası ağır oluyor. ABD’de son elli senede başkanlık seçimlerinde dış politika bir şekilde bu trendi sergiliyor. Bu süre zarfında bir dönem başkanlık yapan George H. Bush’un Soğuk Savaşı bitirmesi ve Körfez Savaşı’nda zafer kazanmasına rağmen seçimi dış politika tecrübesi sıfır bir Arkansas Valisi olan Clinton’a kaybetmesi bu durumun bir göstergesiydi. Seçmen kazandığı dış politika zaferlerine rağmen Başkan Bush’u ödüllendirmemişti. Ancak tıpkı Başkan Carter’ın büyük oranda yaşadığı İran Rehine Krizi sebebiyle seçimi kaybetmesinde olduğu gibi seçmen hezimetleri de faturasız bırakmadı. Bunun için belki Amerikan başkanları artık rutin haline getirdikleri kamuoyu yoklamalarında halka dış politik gelişmelerle ilgili olarak fikirlerini sormayı ihmal etmedi.


Etiketler »