Kriter > Dış Politika |

Türkiye ve Irak’ın PKK ile Mücadelesi: Beka ve Refah Meselesi


ABD’nin, DEAŞ ile mücadele bahanesiyle sağladığı destek, PKK’yı yeni DEAŞ yapmış halde. Nitekim materyal destek yanında PKK’nın şımarma ve aşırı özgüven yüklü halleri biraz da Amerikan ve tabii ki İran desteğinden kaynaklanıyor. DEAŞ ve PKK arasında bu kadar benzerlik dikkate alındığında Irak’ın PKK analizini tekrar yapması gerekiyor.

Türkiye ve Irak ın PKK ile Mücadelesi Beka ve Refah
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Irak'taki temasları kapsamında Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Kasım el-Araci ile görüştü. (Milli Savunma Bakanlığı / AA, 6 Şubat 2024)

Irak ve Türkiye, aynı tarihi paylaşmış, kültürel özellikleriyle iç içe geçmiş ve güvenlik kaygıları birbirlerine endekslenmiş iki komşu ülke. Ekonomik bağlamda Irak, 12 milyar 786 milyon dolar ile Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke durumunda. Irak’ın ithalat portföyünde Türkiye’nin payı ise yüzde 5 civarında. Türkiye’nin Irak’tan ithalatı ise 11 milyar ABD doları civarında. Diğer bir ifadeyle Türkiye ve Irak ekonomik ilişkilerini daha ileriye taşıma potansiyeline sahip.

Gazze’ye İsrail müdahalesi sonrasında Kızıldeniz’in deniz ticareti rotası olmaktan uzaklaşmasıyla Kalkınma Yolu projesi bölgesel iş birliğinin önemini tekrar hatırlattı. Yaklaşık 800 milyar dolarlık bir pazara sahip Körfez ülkeleri ile Avrupa’yı buluşturma iddiasındaki bu proje, Irak ve Türkiye’nin refah devleti olma iradelerini kuvvetlendirdi. Nitekim ticaretin kolaylaştırılmasıyla sadece büyük şirketler değil küçük ve orta büyüklükteki işletmeler de istihdam imkanı ile buluşacaklar.

 

Irak’ın Gündem Başlıkları

Irak’ta son iki yıldan bu yana toplumsal bir rahatsızlık olduğu malum. Devletten beklenen hizmetler ve onurlu bir hayatın gerektirdiği koşullar yeterince karşılanamıyor. Ülkenin siyasi istikrarsızlığı ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle Irak kimliği de yerini alt kimliklere bırakmış halde. Şii, Kürt veya bir aşirete mensup olmak “bir şeylere” erişebilmek adına önemli. Bu nedenle siyasi dağınıklık, toplumsal ayrışmaya da yol açıyor. Irak anayasasının federalizme yönelik maddeleri dikkate alınırsa Iraklı Kürtlerin bağımsızlık ajandası yanında, halen, Sünni aşiretlerce federe idare kurulması çabaları yoğun. O halde Irak’ın parçalanmamak adına acilen refah devleti olmayı başarması ve mevcut petrol zenginliğiyle rantiyer devlet olmaya, diğer bir ifadeyle halkı madden memnun edip, toplamsal ve siyasi çalkantıları önlemeye yönelmesi gerekiyor.

Irak’ın böyle bir kalkınma modeline yönelmesi için ön koşul, güvenlik problemlerinin halledilmesi. İran’ın etkisi dikkate alındığında Irak’ın “tam bağımsız” kararlar alabilmesi mutlaka sağlanmak durumunda. Nihayetinde Irak halkının yaşam koşulları, İranlıların pek gündeminde değil. İran’ın ziyadesiyle ABD ve İsrail odaklı bir Irak politikası var. Bu kapsamda Irak’ı, Suriye ve Lübnan’a geçiş güzergahı olarak görüyor, Irak’taki silahlı gruplar üzerindeki etkisiyle de siyaseten isteklerini dikte edebiliyor.

Irak için ikinci husus iç güvenlik meselesi. Mücadele sonrasında marjinal hale gelmiş bir DEAŞ profili mevcut. Terör örgütlerinin hiçbir zaman yok edilemeyeceği, ancak risk düzeyinde tutulabileceği varsayımı esas alınırsa DEAŞ, Irak’ın zayıf ve istikrarsız olduğu dönemlerde tekrar nüksedebilir. Toplumsal barış ise iç güvenlik zincirinin ikinci halkası. Bu konuda halen umut verici bir başarı hikayesi yazılabilmiş değil. Ancak Kalkınma Yolu projesi toplumsal uzlaşıya kapı aralayacak bir çıkış noktası olarak görülüyor.

Diğer bir konu başlığıysa PKK’nın Irak’taki varlığı. PKK, aslında DEAŞ’tan farksız ve aynı modele sahip bir görünüm sergiliyor. DEAŞ, dini radikalizm üzerine kurgulanmış bir ideolojiye meylederken, PKK Marksist radikalliğiyle öne çıkıyor. Diğer bir ifadeyle iki örgüt de radikal bir ideolojik sapkınlığa sahip. DEAŞ ve PKK arasındaki ortak bir diğer nokta ise “topraklanma” gayretleri. DEAŞ, Irak ve Suriye’de bir “halifelik” iddiasındaydı. PKK ise halen Irak’ın kuzeyindeki konuşlanmasına Sincar’ı ve Mahmur’u ekleyip Suriye ile bütünleşme arayışında. Aynı coğrafyayı hedefleyen bu iki örgüt bu noktada ayrışıyor. Aynı coğrafyayı domine eden iki terör örgütünün birbirine meydan okuması kaçınılmaz.

İki örgütün kullandıkları yöntem de benzer. DEAŞ ve PKK, hiçbir insani değere saygı göstermeden vahşetin her türlüsünü eyleme dönüştürebiliyor. İnsaf sınırları yok. İlginç olan husus ise ABD’nin bölgedeki politikası. ABD’nin, DEAŞ ile mücadele bahanesiyle sağladığı destek, PKK’yı yeni DEAŞ yapmış halde. Nitekim materyal destek yanında PKK’nın şımarma ve aşırı özgüven yüklü halleri biraz da Amerikan ve tabii ki İran desteğinden kaynaklanıyor.

DEAŞ ve PKK arasında bu kadar benzerlik dikkate alındığında, Irak’ın PKK analizini tekrar yapması gerekiyor. PKK’nın Irak’ın toprak bütünlüğü için tehdit olduğu bariz. Nitekim aynı anda İran, Rusya ve ABD ile ip atlayan PKK’nın Irak’ta kimin gündemi ne gerektiriyor ve karşılığında ne alıyorsa yeni bir denkleme dahil olması mümkün. PKK gibi bir silahlı örgüt eninde sonunda Irak merkezi hükümetine karşı tavır alma cihetine gidecek. Suriye’de meşruluk arayışında olan PKK’nın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY), özellikle Barzani ailesine (Kürdistan Demokrat Partisi-KDP) karşı saldırılar başlatmış olması dikkate alınmalı. Nihayetinde Iraklı Kürtler de aynı coğrafyada ve PKK bu coğrafyayı, “diğer” Kürtlerle paylaşmak istemiyor. Bu argümana emsal olacak vaka ise Suriyeli Kürtlerin Irak ve Türkiye’ye sığınmış olması.

Terör örgütü PKK, IKBY'de 800 köyü işgal ederek bölgede huzuru ve kalkınmayı baltalıyor, İNFO
(Elmurod Usubaliev / AA, 22 Mart 2024)

 

Çelişkili İlişkilerin Siyaseti

Iraklı Kürtler arasındaki ayrışmaya da dikkat etmek gerek. Bafel Talabani’nin psikolojik gelgitlerinin farkında olan PKK’nın, KYB’yi güdümüne alarak Irak kuzeydoğusunda yeni bir güç merkezi oluşturma planı halen işliyor. Bafel Talabani ise PKK’nın niyetini görse de kendini “maşa” olmaktan kurtaramıyor. Barzani karşıtlığı Bafel Talabani’yi kör etmiş halde. Bu nedenle bir yandan PKK, diğer taraftan iki hasım -ABD ve İran- ile aynı anda dans ediyor. Ancak kendi sonunun ne olacağını pek hayal edebildiği söylenemez.

Bu karmaşık resim, bazı çelişkiler de barındırıyor. Bafel Talabani, İran ve ABD ile yol yürürken bu iki devletin Talabani’ye neden katlandığı belli değil. PKK, Suriye’de ABD güdümündeyken Irak’ta İran ile iş birliği yapması, Amerikalıların siyaseti açısından anlaşılır değil. Doğal olarak Suriye’de Rusları da bu çelişkilere dahil etmek gerekir. Irak Başbakanı Sudani’nin siyasi geleceği bağlamında Bafel Talabani ile iş birliği yapmasıysa ayrı bir muamma. Ancak bu ilişkiler, ne kadar karmaşık olursa olsun PKK’nın Irak’ta biraz daha güçlenmesi doğal olarak Irak merkezi hükümeti için tehdit niteliğinde. Irak Başbakanı Sudani’nin ABD’ye asker çekme çağrısı sonrasında, bahse konu tehdidin somutlaşması da mümkün. ABD, Irak sahasında İran’ı görmektense PKK ve KYB sarmalını devreye sokma niyetine sahip olabilir.

Irak’ın kalkınma yolunu inşa etmesi ve refah devleti olma çabasını işte bu noktada ele almak faydalı olabilir. Kalkınma Yolu, muhtemelen IKBY’nin KDP bölgesinden geçecek. Böyle bir güzergah Bafel Talabani ve PKK’yı tedirgin ediyor. Barzani ailesinin Habur’dan elde edilecek gelir ve yol güzergahındaki ticari canlanma ile daha da güçlenebileceğini gören Bafel Talabani ve PKK, bu projeyi engellemeye çalışabilir. Bu nedenle Irak merkezi hükümetinin şimdiden tedbirler geliştirmesi gerekiyor.

Parlamentoda Bafel Talabani ile aynı siyasi hizipte yer alan Irak Başbakanı Sudani, doğal olarak önceliği diyaloğa verecek. Ancak PKK söz konusu olduğunda, diyaloğun pek bir anlamı yok. PKK’yı Irak’a ait olmayan bir terör örgütü olarak meşrulaştıracak muhtemel bir görüşme, merkezi hükümetin aleyhine yeni bir durumu ortaya çıkartabilir. Ayrıca Dışişleri Bakanı Fidan, Milli Savunma Bakanı Güler ve MİT Başkanı Kalın’ın, PKK’nın Irak’tan çıkartılmasına yönelik talepleri net bir şekilde Iraklı makamlara ilettiği biliniyor. Bu nedenle Irak, gerektiğinde askeri çözümü pasif veya aktif tarzda tasarlamak ve uygulamaya sokmak zorunda.

 

Türkiye’nin Yaklaşımı

Türkiye’nin Irak’a teklifinde üç husus dikkat çekiyor. İlki hudut güvenliğiyle ilgili. Bu alanda Türk ve Iraklı güvenlik birimlerinin müşterek çabası öngörülüyor. Bu çerçevede hudut hattında PKK'nın sızmasını ve eylemlerini önleyecek şekilde Türk ve Iraklı güvenlik kuvvetleri tertiplenecek. Kurulacak bir “birleşik” harekat merkeziyle de iki ülkenin askeri faaliyetleri koordine edilebilecek.

İkinci husus PKK'nın Irak içerisindeki hareket serbestisinin kısıtlanması. PKK’nın yasa dışı ilan edilmesiyle birlikte PKK’lı teröristlerin kontrol noktalarında yakalanması ve adli makamlara teslim edilmesi artık mümkün görünüyor. Aynı şekilde Mahmur ve Sincar'da PKK'lıların yuvalanmasına karşı fiziki tedbir alınabilecek. Dolayısıyla Irak ve Suriye arasındaki serbest geçişler engellenebilecek. Ancak bu noktada ABD’nin tavrına dikkat etmek gerekiyor. ABD, PKK ile ilgili tedbirlere tepki vermezken, PYD/YPG üzerinden Irak’a baskı uygulayabilir.

Irak'ın PKK ile ilgili üçüncü hal tarzı ise PKK’ya yönelik kapasite inşası ve askeri operasyonlar. Türkiye ile birlikte icra edilebilecek operasyonel faaliyetlerin “birleşik” harekat merkezi ile daha etkin koordinasyonu mümkün. Ayrıca daha önce DEAŞ ile mücadele için TSK’nın Musul’un Başika bölgesinde yürüttüğü eğitim misyonu benzeri yeni bir süreç başlatılabilir. Böylece hem PKK ile mücadeleye hem de Kalkınma Yolu’nun güvenliğinin sağlanmasına yönelik askeri iş birliği canlandırılabilir.

Sonuç olarak, Irak ve Türkiye’nin istikrarının birbiriyle ilintili olduğu aşikar. DEAŞ veya PKK gibi terör örgütleri iki ülke için de beka sorunu. Irak’ın bütünlüğü ve istikrarı konusunda Türkiye’nin sağlayabileceği katkı, İran veya ABD ile karşılaştırılamayacak kadar temiz ve iyi niyetli. Terörizmle mücadelede sadece askeri değil; siyasi, ekonomik, toplumsal ve hukuki tedbirlerin alınması gerekliliği dikkate alındığında, hem Türkiye hem de Irak terörizm belasını yok ederek, beka sorunlarını aşmak ve refahı toplumlarına sunmak durumunda.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası