İspanya'nın yeni nesil jet eğitim uçağı ihtiyacı için, dünyada halihazırda çeşitli ülkelerde kullanılan jet uçaklarına karşı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk milli jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET öne çıktı ve mutabakat sağlandı. TUSAŞ, Airbus ve İspanya Savunma Bakanlığı arasında imzaları atılan mutabakat anlaşması gereği, HÜRJET'in İspanya'ya satışının önünün açılması ve bu uçağın ortak altyapı üretiminin İspanya'da yapılması öngörülüyor. Sadece platform olarak değil TUSAŞ'ın sunduğu teklif de oldukça önemli. Türkiye’nin ürettiği insanlı jet motorlu ilk uçak olan HÜRJET, gelişmiş bir ileri jet eğitim uçağı olmakla birlikte rakiplerinden ayrışan önemli özelliklere sahip. Bunlara örnek olarak gelişmiş geniş ekran (LAD) kokpit tasarımı ve ses üstü hızlarda seyir icra edebilmesi gösterilebilir. TUSAŞ, sunduğu teklifle sadece jet uçağı tedarik etmekle kalmayıp İspanya'nın savunma sanayii kabiliyetlerini de HÜRJET’e taşımayı önerdi. Yani TUSAŞ’ın İspanya Hava Kuvvetleri için üreteceği HÜRJET uçaklarında İspanyol savunma sanayii firmalarının çözümleri kullanılabilecek. Böylelikle yerel üretim katkısı avantajı da sağlayan HÜRJET öne çıkan aday oldu.
Yerel Katkıyı Teşvik ve Esnek Mimari
Türk savunma sanayiinin küresel oyuncu olma yolunda olumlu yönde ayrışan en belirgin özelliği, esnek mimaride çözümler sunması. Ülkelerin istekleri doğrultusunda ürünün farklı alt sistemlerle donatılabilmesi, müşteri özelinde revizyonların sağlanması, ihraç edilecek çözümü daha özellikli kılıyor. Tüm bunlara ek olarak müşterinin yerel endüstrisinin de sürece dahil edilmesi veyahut yerel üretim kabiliyetine katkı sunacak yaklaşımların sergilenmesi, ürünü ihracatta öne çıkarıyor. Türkiye’nin ihracatta sergilediği kazan-kazan yaklaşımı, son yıllardaki savunma sanayii ihracatındaki artışı da destekliyor.
TUSAŞ’ın İspanya’ya sunduğu yaklaşım sayesinde, İspanya yerel endüstriyel kapasitesini gelişmiş bir jet uçağına ek maliyetlerden kaçınarak taşıyacak ve böylelikle hem envanterine jet uçağını kendi sistemleri ile alırken gelecekteki potansiyel ihracatlarda da pay hakkına sahip olabilecek. Teklifte yer alan bu yerel kabiliyetin entegrasyonu yani yerel endüstrinin bilfiil dahli, önemli bir esneklik olarak kabul edilmektedir. Gelecekte benzer şekilde yer üretim kabiliyetinden de istifade edilebilecek ülkelere benzer teklif yapılabilecektir. HÜRJET, geçmişinde başarı ile uygulanmış böylesi bir uygulama ile gelecekteki ihalelerinde diğer rakiplerinden ayrışacaktır. Çoğu ülke, platform ile beraberinde eğitim, lojistik vb. hususları kapsayan teklifler sunarken, platforma yerel üretim ürünü taşıma noktasında katı bir tutum sergilemektedir. Bu durum ise Türkiye’nin kazan-kazan yaklaşımını öne çıkarmakta ve tercih edilmesini sağlayıcı husus olmaktadır.
Performansı ile Tam Not Aldı
İspanyol Hava Kuvvetleri’nin pilotlarının ileri seviye jet eğitimleri, halihazırda F-5 savaş uçakları ile gerçekleştiriliyor. Burada eğitimlerini tamamlayan pilotlar, envanterdeki daha gelişmiş jet savaş uçaklarında görev yapıyorlar. F-5 savaş uçaklarının ise günün gereksinimlerinin gerisinde kalmaya başlaması, İspanya’yı yeni bir gelişmiş jet eğitim uçağı tedarik etme noktasına getirdi. Yüksek teknoloji ve performans beklentisi olan tedarik edilecek jet eğitim uçaklarındaki eğitimini tamamlayan pilotların yeni nesil olarak ifade edilen beşinci nesil savaş uçaklarında dahi görev yapabilmesi hedefleniyor. Bu nedenle yapılan seçim, İspanya savunma sanayisinin kazanımlarından daha da önemli olarak İspanyol Hava Kuvvetleri’nin geleceğine yatırım olarak görülüyor.
İhalede yarışan İtalya, ABD ve Güney Kore firmalarının ürünlerine karşı öne çıkan adayın HÜRJET olması, rekabetçi bir ürün ortaya konduğunun tescili olmakta. TUSAŞ’ın sunduğu teklifteki yerel üretim kabiliyetinin HÜRJET’e taşınması da zaten başlı başına bir tercih sebebi oluyor. Nihayetinde ülke hava kuvvetlerinin gelecekteki jet pilotlarının eğitimlerinde kullanılması planlanıyor. Bu bağlamda, pilotların ileri jet eğitimleri için yüksek performanslı, teknoloji uyumlu bir uçak ihtiyacı söz konusu ve HÜRJET de gerek teknoloji seviyesi gerekse uçuş performansları ile tam not almayı başardı. Performansı defalarca sergilenen HÜRJET, gerek İspanyol heyetlerin teknik incelemelerinde gerekse uçuş faaliyetlerinde hünerlerini gösterdi. Bilhassa Ankara'da, TUSAŞ tesislerinde İspanyol Hava Kuvvetleri komutanının HÜRJET ile icra ettiği uçuş, önemli bir aşamayı işaret ediyor. İspanyol komutan, HÜRJET’in kabiliyetine bizzat şahit olurken prototip aşamasındaki bir jet uçağı ile uçuş icra edilmesi de platforma ve projeye olan inancı gösteriyor.
Resmi Tedarike Doğru Son Düzlük
İspanya'da, Madrid'de düzenlenen 4. Uluslararası Savunma ve Güvenlik Fuarı'nda (FEINDEF) HÜRJET’i İspanyol Hava Kuvvetlerine yaklaştıran önemli bir gelişme yaşandı. TUSAŞ ve HÜRJET’e ürün olarak katkıda bulunması planlanan İspanyol savunma sanayii temsilcileri (15 firma) arasında imza töreni düzenlendi. İspanya'daki yerel katkı sürecinden havacılık devi Airbus sorumlu olacak ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde hangi firmaların ne düzeyde katkı sunacağı netleşecek. Takip eden süreçte ise HÜRJET’in resmi olarak tedariki için sözleşme imzalanacak.
2025 içerisinde resmi tedarik sürecinin başlamasını takiben en geç üç yıllık süre zarfında, İspanyol Hava Kuvvetleri’nin envanterine HÜRJET uçaklarının girmesi hedefleniyor. Yani 2028’de HÜRJET süpersonik jet eğitim uçakları en az iki önemli NATO ülkesinin envanterinde olacak; Türkiye ve İspanya.
Bu noktada İspanya ile işletilen süreç, dünyada HÜRJET’e olan ilgiyi artırıyor. Hem Avrupa'nın hem de NATO ittifakının önemli bir ülkesinin gösterdiği alaka, ciddi referans oluşturuyor. İhracatın gerçekleşmesi ile HÜRJET’e Avrupa ve NATO ülkelerinden yeni talepler gelecektir. Özellikle Airbus ile sağlanan iş birliği, bahse konu potansiyelde pozitif yönde kolaylaştırıcı etken olmaktadır. Türkiye ile birlikte yakın dönemli olarak iki büyük NATO hava gücünün envanterine girecek olan HÜRJET’in farklı modellerine de taleplerin gelmesi beklenmelidir. Bilhassa hafif taarruz uçağı rolünde gerek Güney Amerika gerekse Afrika ülkelerinden mevcutta var olan ilgi, talep şeklinde konuşulacaktır.
Türk Hava Kuvvetleri İlk Kullanıcısı Olacak
HÜRJET uçağına henüz Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmeden oluşan ilgi ve talep çok önemlidir. Zira savunma sanayii ürünlerinde referansa sahip olmak, tedarik noktasında dikkat edilen bir konudur. Üretilen ülkenin güvenlik güçlerinin aktif olarak kullanmadığı bir ürüne çekince ile yaklaşılmaktadır. Ülke envanterine girmiş olsa dahi muharebe sahasında ürünün kullanılıp kullanılmadığı yani “combat proven” olmasına dikkat edilmektedir. HÜRJET’te ise henüz prototiplerin test uçuşlarına devam ettiği bir noktada, İspanya’dan ilgi geldi. Yani henüz ne Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmiş ne de muharebe sahasında kullanılmış bir ürün değilken oluşan talep, gelinen noktadaki başarıyı anlamak açısından kıymetlidir.
HÜRJET’in halihazırda iki prototiple ve neredeyse 200 sorti ile uçuş testleri devam ederken yer testleri de başarıyla sürüyor. Türk havacılığının en istikrarlı ve başarıyla devam eden projesinde öncelik ise 2026’da Türk Hava Kuvvetleri’ne seri üretim teslimatlarının yapılması.
Bir yandan testleri sürerken bir yandan Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilmesi planlanan HÜRJET uçakları için çalışmalar yapılıyor. Türk Hava Kuvvetleri envanterine girecek HÜRJET uçakları ile Jet Tekamül Eğitimi kapsamında kullanılan T-38 uçakları ve Türk Yıldızları’nın Akrotim gösterilerinde kullanılan F-5 uçaklarının yerlerini, artık milli bir ürün alacak.
