Kriter > Dosya > Dosya / Ortadoğu |

Jeopolitik Baskılar ve İç Kırılganlıklar: NEOM’un Gidişatı


NEOM, 2030 Vizyonu’nun merkezinde yer alması hasebiyle ilk aşamada, bir ekonomik kalkınma hamlesi olarak değerlendirilse de aslında Suudi Arabistan’ın modernleşme iddiasının sembolü olarak pazarlanmıştı. Ancak NEOM ve diğer mega-giga projeler eksenli son aylarda yaşanan gelişmeler, bu vizyonun sahada aynı hızla karşılık bulmadığını göstermektedir. Proje teknik sınırlamalar, finansal baskılar, jeopolitik gerilimler gibi parametrelerin oluşturduğu bir süreç içerisinde dalgalanmaktadır.

Jeopolitik Baskılar ve İç Kırılganlıklar NEOM un Gidişatı

NEOM kenti, 500 milyar dolarlık maliyeti ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın (MbS) Suudi Arabistan’ı modernize ve reforme etme projesinin merkezinde yer almaktadır. Projenin 26 bin kilometrekarelik alanı kapsayan yapısı, Ürdün ve Mısır sınırına kadar uzanan Suudi Arabistan’ın kuzeybatısındaki Tebuk’ta şekillenmektedir. NEOM, kimilerine göre Suudi Arabistan’ın “Dubai”si olacak ve böylece bir bakıma bölgesel rakiplerinin şehirlerden elde ettiği çekiciliği ele geçirecektir. Projenin çekirdeğinde yer alan lineer şehir projesi olan The Line, 170 kilometre boyunca uzanan, sıfır karbon salınımı hedefleyen, otomobilsiz, dikey eksenli bir şehir olarak tasarlanmıştı. Buna ek olarak Trojena kayak tesisi, Oxagon endüstri kenti ve Sindalah ada kompleksi gibi alt projeler, NEOM’un çok katmanlı mimarisini oluşturmaktadır. Fakat NEOM’un bir proje olduğu kadar bir soruna dönüştüğü de ortadadır.

Son haftalarda NEOM projesine ilişkin kamuoyuna yansıyan gelişmeler, projenin sadece teknik bir inşaat sürecinin yanında aynı zamanda ekonomik ve siyasi baskıların merkezinde yer alan bir dosyaya doğru yol aldığını göstermektedir. Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) The Line projesinin gerçekçi biçimde inşa edilip edilemeyeceğini belirlemek için uluslararası danışmanlık firmalarına fizibilite incelemesi yaptırması da aslında yönetimin de şüpheleri olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı dönemde NEOM yönetiminin binden fazla personeli işten çıkarmayı ve bir kısmını Riyad’a taşımayı planladığı yönündeki haberler, idari düzeyde yeniden yapılanma sinyalleri vermektedir.

NEOM, 2030 Vizyonu’nun merkezinde yer alması hasebiyle ilk aşamada, bir ekonomik kalkınma hamlesi olarak değerlendirilse de aslında Suudi Arabistan’ın modernleşme iddiasının sembolü olarak pazarlanmıştı. Ancak NEOM ve diğer mega-giga projeler eksenli son aylarda yaşanan gelişmeler, bu vizyonun sahada aynı hızla karşılık bulmadığını göstermektedir. Proje, teknik sınırlamalar, finansal baskılar, jeopolitik gerilimler gibi parametrelerin oluşturduğu bir süreç içerisinde yer almaktadır. Dolayısıyla NEOM’un bugünkü durumu, başlangıçtaki büyük anlatının aksine çok boyutlu bir kırılganlık tablosu ile eşdeğer hâle gelmiştir.

 

NEOM’un İçsel Kırılganlıkları

NEOM’un devam eden inşa sürecindeki ivme kaybının merkezinde, projenin kendi bünyesinden kaynaklanan yapısal sorunlar yer almaktadır. Suudi Arabistan gibi çöl iklimini haiz bir coğrafyada bu ölçekte bir şehir inşa etmek, klasik mühendislik uygulamalarının ötesinde bir kapasite, teknoloji ve finansman gerektirmektedir. Yüksek sıcaklık, yoğun toz aşınımı, su kıtlığı ve topografik zorluklar, inşaat sürecinin öngörülen zaman çizelgesine oturmasını güçleştirmişti. Bu çerçevede, The Line projesinin başlangıçta duyurulan uzunluğu (170 kilometre) ve planlanan nüfus kapasitesi, sahada elde edilen ilerleme ile büyük bir uyumsuzluk sergilemektedir. Altyapı ağlarının çöl koşullarına uygun şekilde inşa edilmesi, enerji hatlarının buraya entegre edilmesi ve su kaynaklarının sürdürülebilir biçimde yönetilmesi ciddi teknik zorluklar doğurdu ve bunların tamamen bir sorun olmaktan çıkarılması da hâlâ sağlanamadı.

NEOM’un yaşadığı kırılganlıklara ilişkin finansal boyut da bu tabloyu pekiştirmektedir. Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) 2024 sonunda yaklaşık 8 milyar dolarlık değer kaybı açıklaması, finansman kaynaklarının sınırlı bir manevra alanına sıkıştığını göstermektedir. Yönetimsel düzeydeki koordinasyon eksiklikleri, liderlik pozisyonlarındaki sık değişiklikler ve karar alma süreçlerinin yavaşlaması, projeyi kurumsal açıdan zayıflatmaktadır. Sindalah gibi bazı alt bölgelerde ilerleme kısmi olarak devam etse de planlanan takvimde belirgin sapmalar bulunmaktadır. Bu tablo, NEOM’un en temel sorunlarının jeopolitik dış baskılardan ziyade, içsel kırılganlıklarda kök saldığını göstermektedir.

Magic Seas adlı gemi
Yemen'deki İran destekli Husiler, Kızıldeniz'de "Magic Seas" adlı gemiye düzenledikleri saldırının görüntülerini yayımladı. (Husi Basın Ofisi / AA, 9 Temmuz 2025)

 

Jeopolitik Gerilimlerin Baskısı

Günümüzde Suudi Arabistan’ın çevresinde şekillenen başlıca gerilim hatlarını; Yemen’deki Husi krizi, Kızıldeniz’de yaşanan gemi ve tanker saldırıları, Gazze’de ateşkes öncesi döneme hâkim olan çatışma ortamı ve artan bölgesel tansiyon, İran ile süregelen rekabetin gölgesi ile petrol fiyatlarındaki dalgalanma (volatilite) oluşturmaktadır. Bölgede Ekim 2023’ten bu yana Yemen’de Husilerin Kızıldeniz hattında İsrail ile ilişkili gemi ve tankerlere yönelik saldırıları, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz hattına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla alternatif bir kara ticaret koridoru inşa etmeye karar vermesini de beraberinde getirmiştir. Bu çevresel rota tercihi, NEOM’un lojistik stratejisi açısından hem zaman hem de maliyet boyutunda dezavantaj oluşturma potansiyeli taşımaktadır.

NEOM’un Kızıldeniz kıyısına ve ithal girdiye dayalı yapısı nedeniyle Husi saldırıları sonucu gemi rotaları uzamakta, sigorta bedelleri yükselmekte ve malzeme-ekipman teslim süreleri uzamaktadır. Bunun da şantiye tempolarını düşürdüğü görülmektedir. Bu baskıya karşı Riyad, Kızıldeniz’e olan bağımlılığını azaltmak üzere bir kara ticaret koridoru denemekte ve bu da zaman ve üretim maliyetleri açısından projeye ve Suud bütçesine ek yük getirebilmektedir. Aynı anda Gazze’deki savaş ve genişleyen güvenlik kaygıları yabancı yatırımcıların ihtiyatını artırmakta, bekle-gör tutumu proje finansman akışını esnetebilmektedir. Son haftalarda The Line projesi için stratejik bir gözden geçirme, Trojena projesi için yeni ihale gibi adımlar da bu zeminde planların revize edilmekte olduğuna işaret etmektedir. Dolayısıyla içsel teknik-mali sınırlar NEOM konusunda belirleyici kalmakta, jeopolitik gerilimler ise bu sınırları daraltan dış çerçeveyi oluşturmaktadır.

 

Yavaşlamanın Somut Görünümleri

Son haftalarda yaşanan gelişmeler, NEOM’daki içsel kırılganlıklarla bölgesel jeopolitik baskıların birbirine eklemlendiğini ortaya koymaktadır. Projenin simgesel çekirdeği olan The Line, resmi olarak stratejik gözden geçirme sürecine alınmıştır. Bu adım; takvimlerin, etapların ve hedeflerin yeniden tanımlanabileceğine işaret etmektedir. Benzer biçimde Trojena kayak tesisine ilişkin ana ihale süreçlerinin iptal edilip yeniden açılması, teknik ve mali hesaplamaların ilk planlamaların gerisine düştüğünü göstermektedir. Bu tabloyu uluslararası alanda görünür kılan bir başka unsur da Moody’s tarafından yapılan değerlendirmedir. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Suudi Arabistan’ın mega projelerindeki ilerlemeleri “eşit olmayan” olarak nitelendirmiş, bu tespit yatırım çevreleri tarafından dikkatle takip edilmiştir.

Aynı dönemlerde, Husilerin Kızıldeniz’de düzenlediği saldırılar, deniz taşımacılığı rotalarını uzatmış, şirketlerin sigorta bedellerini artırmış ve teslimat sürelerini öngörülemez hâle getirmiştir. NEOM’un inşaat sürecinde kritik öneme sahip malzeme ve ekipman akışının bu nedenle yavaşlaması, sahadaki inşa temposunu doğrudan etkilemiştir. Buna ek olarak projenin iç harcama kalemlerine dair kamuoyuna yansıyan bilgiler, kaynak önceliklendirmesine ilişkin soru işaretlerini büyütmüştür. Tüm bu gelişmeler, NEOM’un yavaşlamasının tek bir faktörle açıklanamayacağını, aksine içsel teknik ve mali sınırlılıkların jeopolitik baskılarla birleşerek birbirini besleyen bir döngü oluşturduğunu göstermektedir. Ortaya çıkan tablo, projenin hem ekonomik hem de jeopolitik koşulların daralttığı karmaşık bir alan içinde ilerlediğini göstermektedir.

 

NEOM’un Geleceği

NEOM projesi, ilk ortaya çıktığı 2017 döneminde Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu stratejisinin merkezinde konumlanan, ülkenin ekonomik dönüşüm ve modernleşme iddiasını temsil eden bir kalkınma manifestosu olarak tasarlanmıştı. Ancak bugün gelinen noktada bu proje, salt mühendislik ya da mimari bir girişim olmanın çok ötesine geçmiş durumdadır. NEOM’un ilerleyişi, teknik kapasite sınırları, artan maliyet baskıları ve yönetimsel kırılganlıklar gibi içsel faktörlerle, Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları, Gazze merkezli savaşın getirdiği bölgesel tansiyon ve yatırımcı çevrelerinde güçlenen temkinli tutum gibi dışsal faktörlerin kesiştiği bir alan içerisinde şekillenmektedir. Bu jeopolitik ortam; özellikle tedarik zincirlerinde yaşanan aksamalar, sigorta maliyetlerindeki artışlar ve yatırım kararlarındaki belirsizlikler üzerinden projeye dolaylı ama güçlü bir baskı uygulamaktadır.

The Line ve Trojena gibi yüksek profilli alt projelerde planlanan hedeflerin revize edilmesi, bu baskıların somut sonuçlarını görünür kılmaktadır. Böylece NEOM yalnızca ekonomik kalkınmayı simgeleyen bir vitrin projesi olmaktan çıkarak hem Suudi Arabistan’ın iç ekonomik sınırlarının hem de bölgesel jeopolitik gerilimlerin test edildiği çok katmanlı bir sınama alanına dönüşmektedir. Bu durum, mega projelerin başarısının yalnızca teknik yeterlilik veya finansal kapasiteyle değil içinde var oldukları siyasi ve güvenlik bağlamlarıyla da belirlendiğini açık biçimde göstermektedir. NEOM’un geleceği, bu çoklu baskıların nasıl yönetileceğine bağlı olarak şekillenecek, proje artık sadece bir şehir kurma stratejisi değil, Suudi Arabistan’ın jeopolitik manevra alanını ve ekonomik dayanıklılığını da sınayan bir stratejik örneğe dönüşebilecektir.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası