Kriter > Dış Politika |

Tunus Yerel Seçimlerinden Siyasi İstikrar Çıktı


Nahda Hareketi Türkiye’deki siyasal istikrarın devam etmesinden en çok yararlanacağı bir dönemi yaşıyor.

Tunus Yerel Seçimlerinden Siyasi İstikrar Çıktı

Türkiye 24 Haziran seçimleri için gün sayarken Tunus sandık başına gitti. Arap devrimlerinin fitilini ateşleyen Tunus uzun bir aradan sonra yerel seçimlerini tamamlayarak ülkedeki siyasal istikrarını perçinledi. 2011’de Arap dünyasında başlayan uyanış hareketlerinden etkilenen Mısır, Libya, Yemen ve Suriye gibi ülkelere göre Tunus sahip olduğu dinamiklerin ve yeni döneme uyum sağlayan siyasi aktörlerin akıllı politikaları sonucu geçiş dönemini daha az hasarla tamamlamak üzere. Geçiş döneminin suhuletle yaşanmasında Raşid Gannuşi liderliğindeki Nahda Hareketi Partisi’nin çok önemli bir katkısı var. Nahda Hareketi Partisi, iç ve dış çevrelerin ülkeyi kaosa sürükleme iradelerine karşı çıkmış ve yerine göre siyasi başarısıyla mütenasip olmayan idari pozisyonlara rıza göstererek siyasi fedakarlık göstermiştir. Tunus’un çıkarlarını partinin çıkarlarına tercih ettiğini hem söylemleri hem de eylemleriyle ortaya koyarak seçmen kitlesini bir arada tutmayı başarmıştır.

6 Mayıs 2018’de 350 civarındaki belediye yönetimleri için yapılan seçimler aynı zamanda ülkenin son yıllarda içinde bulunduğu birçok sorunun da çözümü için bir milat kabul edilmektedir. Çünkü bugün Tunus’ta yaşanan birçok sorun belediyecilik sorunudur. Özellikle de mahalli idareler yasasında yapılan değişiklikle birlikte belediyelerin sorumluluk ve yetkileri artırılmıştır. Bu durum yerel seçimleri ülke siyasetinde iddialı olan tüm partiler nezdinde çok önemli bir konuma getirmiştir. Diğer siyasi partiler ve çevreler yerel seçimlerin ve ardından gelecek olan yerel idarecilerin önemini kavradıkları ve Nahda Hareketi Partisi’nin başarılı olacağını öngördükleri için seçimleri dört yıl boyunca ertelettiler. Ancak siyasi partilerin yerel seçimler konusundaki heyecanları seçmenin geneline yansımadı ve seçimlere katılım yüzde 34 civarında kaldı. Aslında Arap dünyasında seçimlere katılım oranları düşünüldüğünde Tunus’taki bu oran pek düşük sayılmaz. Ayrıca bu seçimler yerel olma özelliğiyle genel ve başkanlık seçimlerinden de farklılık arz ediyor. Başkanlık ve parlamento seçimleri konusundaki hassasiyetin yerel seçimler için gösterilmemesinin birçok sebebi var. Bunların başında da ilk kez bir yerel seçimin yapılıyor olması gelmekte.

Nahda Hareketi için Bir Başarı Öyküsü Yazma Fırsatı

Tunus’taki bu yerel seçimler aynı zamanda Tunus’un gelecekteki siyasi iktidarını da belirleyecektir. Nahda Hareketi Partisi’nin 140, iktidardaki Nida Tunus Partisi’nin 100, bağımsız adayların 80 ve diğer partilerin de 30 belediye başkanlığını kazandığı yerel seçimlerle birlikte çevreden merkeze yürüyecek olan bir siyaset geleneği de başlamış oldu. Türkiye’deki AK Parti hareketinin yerel yönetim başarısının sonucu olduğunu yakından takip eden Nahda Hareketi Partisi, bu siyasal tecrübeyi kendi ülkesinde deneme imkanını da böylece elde etmiş oldu. Nahda Hareketi Partisi, bir önceki genel seçimlerde yaptığı ittifakla birinci parti olarak cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık koltuklarını alan Nida Tunus Partisi’ni bu yerel seçimlerde geride bırakarak kendi kitlesine moral ve motivasyon sağladı. Ayrıca ülkenin en büyük şehri olan başkent belediyesini yüksek bir oyla kazanarak seküler ve Batıcı kesimlerin kendisi hakkında yaptıkları meşruiyet tartışmalarına da cevap vermiş oldu. Başkent Tunus belediye başkanlığının kazanılmış olmasının hiç kuşkusuz Nahda Hareketi Partisi açısından çok sembolik bir anlamı vardır. Çünkü burada ortaya koyacağı hizmet belediyeciliğiyle hem kendi yönetim anlayışını sınayarak büyük bir tecrübe sahibi olacak hem de kendi dışındaki büyük seçmen kitlesine anlatacağı bir başarı öyküsü yazma fırsatı bulacaktır.

Tunus tarihinde demokratik ve özgür bir şekilde ilk kez yapılan bu yerel seçimlerde Nahda Hareketi gerek sahada yaptığı aktif kampanya gerekse bölgelerin kendine özgü yerel dinamiklerini gözeterek isabetli adayı gösterme konusunda iyi bir performans ortaya koymuştur. Bununla hem partinin farklı kesimlere açık olduğu mesajını vermiş hem de 10. Genel Kurulunda ilan ettiği ve bazı kesimlerin tepkisine yol açan davet/siyaset ayrımı konusundaki ilkesel tutumun parti tabanındaki yansımalarının olumlu olduğunu test etme imkanı bulmuştur.

Hareketin lideri Raşid Gannuşi sahip olduğu entelektüel birikimi ve teorisyenliğiyle bilinir. Özellikle de AK Parti iktidarı dönemi Türkiye’sini çok yakından tanıyan ve takip eden siyasi bir liderdir. Gerek yerel gerekse genel yönetimlerde yer alacak kadronun Türkiye’nin hem siyasi birikiminden hem de yerel yönetim tecrübesinden faydalanmasına önem vermektedir. Yerel yönetimler aynı zamanda Hareketi’nin siyasi geleceğini de belirleyeceği için başarılı bir yönetim ortaya koyabilmek adına gönüllülük esasına dayalı bir hizmet anlayışından başlayarak tüm imkanlarını seferber edecektir. Nahda’nın yerel yönetimlerde ortaya koyacağı performans kendine özgü bir farkındalık oluşturacak. Bundan hareketle de hem kendi kadrolarını ülkenin sorunlarını çözme konusunda seferber edecek hem de 2019’da yapılacak olan başkanlık ve milletvekili seçimlerine iyi bir başarı öyküsüyle girecektir.

Türkiye Nahda Hareketi için Model Olabilir

Ülkenin genel siyasetinde ortaya koydukları siyasi istikrar anlayışıyla diğer Arap ülkeleri için bir model inşa etmeye çalışan Tunus, yerel yönetimlerde ortaya koyacağı başarılı hizmet anlayışıyla da bölgenin siyasal kalkınmasına önemli bir katkı sağlayacağa benziyor. Hem Kuzey Afrika hem de Ortadoğu ülkelerinin kendi iç siyasi istikrarlarını sağlayarak dış aktörlerin müdahalelerine açık bir kapı bırakmayacak şekilde toparlanmaları bölgesel istikrarı da beraberinde getirecektir. 2018 Tunus yerel seçimleri bu amaca hizmet edecek şekilde sonuçlanmıştır. Çünkü ortaya çıkan sonuç, 2014 başkanlık ve genel seçimlerinde ortaya çıkan siyasi irade sonucu oluşturulan ve bugüne kadar devam eden siyasi istikrarın da Tunuslular tarafından benimsendiği ve onaylandığı anlamına gelmektedir. Bu yerel seçimler aynı zamanda Batı ve Körfez merkezli iç ve dış odakların Tunus’a yönelik kutuplaştırma, belirli parti ve liderlerini şeytanlaştırma faaliyetlerine de genel seçmen tarafından prim verilmediğini göstermektedir.

2018 İslam dünyasının önemli ülkeleri için bir seçim yılı olma özelliği taşıyor. Lübnan, Irak ve Malezya’daki genel ve Tunus’taki yerel seçimler bölgesel krizlerin arttığı bir dönemde gerçekleşti. 24 Haziran’da Türkiye’de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri de bu bölgesel kriz ortamında yapılıyor. Birçok İslam ülkesinde olduğu gibi Tunus’ta da Türkiye’nin bu seçimleri ilgiyle takip ediliyor. Özellikle de Nahda Hareketi Türkiye’deki siyasal istikrarın devam etmesinden en çok yararlanacağı bir dönemi yaşıyor. Adalet, özgürlük ve onur talepleriyle başlayan Yasemin devriminin ardından yaşanan siyasal atmosfer sert ideolojik tartışmalarla varlığını sürdürdü. Nahda Hareket Partisi de ilk genel seçimlerden başarıyla çıktığı halde bu siyasi atmosferde başarılı bir yönetim tecrübesi ortaya koyma fırsatı yakalayamadı. Ancak bu yerel seçimler sonrası kazandığı belediyelerde teorik/ideolojik tartışmaların yerine pratik çözüm ve uygulamalarla kırk yıllık siyasal serüvenine farklı bir boyut katmaya çalışacaktır. Bu süreçte de en önemli esin kaynağı Türkiye’de çeyrek yüzyıldır uygulanan yerel yönetim anlayışı ve tecrübesi olacaktır.


Etiketler »