Kriter > Dosya > Dosya / Türk Dünyası |

Zengezur Koridoru: Zaferin Taçlanması


Zengezur koridoru bir sınır değişikliği projesi değil, bölgesel barışı ve iş birliği ortamını güçlendirecek bir ulaştırma projesidir. Bu projenin gerçekleştirilmesi bazı nedenlerden dolayı çok kolay olmayabilir. Fakat gerçekleştirildiği takdirde sadece Azerbaycan’la Ermenistan ya da Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye, Rusya dörtlüsü hatta sadece Türk dünyası da değil, Doğu-Batı ticaretinin neredeyse tüm katılımcıları kazançlı çıkacaktır.

Zengezur Koridoru Zaferin Taçlanması
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’na Ermenistan işgalinden kurtarılan Zengilan'da, AA’nın hazırladığı “Karadağ Zaferi” kitabını hediye etti. (Resul Rehimov/AA, 26 Ekim 2021)

Ermenistan`ın artan saldırıları sonrasında Azerbaycan`ın Ermenistan`ı barışa zorlamak ve BM Güvenlik Konseyinin ilgili (822, 853, 874 ve 884 saylı) kararlarını uygulamak üzere 27 Eylül 2020`de başlattığı karşı operasyonlar, 10 Kasım 2020`de imzalanan üçlü bildiriyle son bulmuştu. 44 günlük savaş sadece Azerbaycan toprakları üzerindeki Ermenistan işgalinin sona ermesiyle sonuçlanmadı, farklı alanlarda fırsatlar da çıktı. Bunlardan birisi de Zengezur koridorudur.

Her ne kadar bazı güçler haksız olarak farklı anlamlar yüklemeye çalışsalar da Azerbaycan açısından Zengezur koridoruna ilişkin beklentiler, tamamen uluslararası hukuka uygun bir biçimde atılacak adımlarda oluşmaktadır. Bunlar öncelikle bölgede ulaştırma altyapısının canlandırılması ve geliştirilmesi, Zengezur koridorunun Güney Kafkasya`nın barış ve iş birliği bölgesine dönüşmesinin sembollerinden birisi olması ve tabii ki, 20. yüzyıl boyunca tarihi yurtlarından zorla çıkarılan Azerbaycan Türklerinin topraklarına geri dönmelerinin sağlanmasıdır.

 

Zengezur’un Tarihi

Tarihi Türk yurdu olan Zengezur, 20. yüzyılın başlarında Kafkasya`da ve Doğu Anadolu`da yaşanan karmaşadan olumsuz anlamda nasibini almıştır. Hem 1905-1906’da hem de 1918-1920’de Taşnaksütyun ve diğer Ermeni örgütleri, bu bölgede yoğun olarak bulunan Azerbaycan Türklerine yönelik saldırılar gerçekleştirmiştir. Bolşevik Rusyası'nın Azerbaycan’ı ve genel olarak Kafkasya’yı işgal etmesi, kontrolü altına alması, burada sosyalist yönetimler oluşturması sonrasında Ermenistan, Azerbaycan’ın diğer bazı bölgeleriyle beraber Zengezur bölgesi üzerinde de hak iddia etmiştir. Azerbaycan’da yeni kurulan sosyalist yönetim, ilk aşamada buna tepki göstermiş, fakat daha sonra Moskova yönetiminin planları doğrultusunda Zengezur aşamalı olarak Ermenistan`a verilmiştir. Arşiv kaynaklarına göz atacak olursak, Azerbaycan SSC Tarım Halk Komiserliği’nin 22 Ekim 1922 tarihli raporunda şu bilgiler veriliyor: “Azerbaycan SSC’nin toplam yüzölçümü 7 milyon 989 bin 105 desyatindi. Belirtilen toplam alandan, Gazah kazasından Ermenistan’a 379 bin 984 desyatin, eski Zengezur kazasından Ermenistan’a 405 bin desyatin toprak verilmiştir.”

Tarım Halk Komiserliği Toprak İdaresi’nin 1920-1923’e ilişkin raporunda ise şu ifadeler kullanılıyor: “Daha önce Azerbaycan SSC’ye bağlı Zengezur, Cavanşir ve Gazah kazaları sınırları içerisinde bulunan 150 bin desyatinlik meraların bir bölümü Ermenistan’a verilmekle, iki cumhuriyet arasındaki tartışmalı bölgeye dahil edilmiştir, bu nedenle bu meraların gerçek sahipleri olan Azerbaycanlı çobanlar göç sırasında sıkıntılar yaşamaktadırlar.”

18 Şubat 1929’da tarihi Azerbaycan bölgesi Zengezur’un son bölümü olan İran sınırına uzanan güney kısmı da Ermenistan’a verildi. Böylece Azerbaycan SSC’nin diğer bölgeleriyle Nahçıvan bölgesi arasındaki kara bağlantısı tamamen kopmuş, böylece Bakü ile Türkiye arasında doğrudan kara bağlantısı da kaybolmuştur. Transkafkasya Merkez Yürütme Kurulu’nun 18 Şubat 1929 tarihli kararıyla aşağı Karabağ’ın bazı köylerinin, Azerbaycan SSC’ye bağlı Cebrayıl kazasının Nüvedi, Eynadzor, Tugut köylerinin, Ordubad kazasına bağlı Kerkivan köyünün ve Kilid köyünün bir bölümünün Ermenistan’a verilmesinden sonra Azerbaycanlı nüfusa sahip “yeni Ermeni” topraklarında yapay şekilde o döneme kadar mevcut olmamış Ermenistan SSC’ye bağlı Megri kazası oluşturulmuştur.

Sovyet dönemindeki zorunlu göçlere rağmen tarihi Zengezur bölgesinde Azerbaycan Türkleri yaşamaya devam etmiş, 1987 sonlarından itibaren onlar da baskı, şiddet ve katliamlar yoluyla Ermenistan`ı terketmeye zorlanmıştır. En son Ağustos 1991`de bu bölgedeki son Azerbaycan köyü olan Nüvedi köyünün halkı, tarihi yurtlarını terketmiştir. Bundan sonra toprakları sürekli işgale uğrayan Azerbaycan için Zengezur sadece Nahçıvan ile Azerbaycan`ın anakarası arasına girmiş bir “hançer” olarak anılmıştır.

Zengezur Koridoru, info

44 Günlük Savaş ve Değişen Jeopolitik Dengeler

Azerbaycan topraklarının Ermenistan işgalinden kurtarılmasıyla sonuçlanan 44 günlük savaşı sona erdiren 10 Kasım 2020 tarihli Üçlü Bildiri aynı zamanda bölgesel ve küresel iş birliği için yeni fırsatlar da ortaya çıkardı. Savaşın durmasının ardından Türkiye ve Azerbaycan tarafından teklif edilen, Güney Kafkasya ve komşularını kapsayan “3+3” (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan + Türkiye, İran, Rusya) modeli, bölgeyi iş birliği, refah ve istikrar coğrafyasına dönüştürmeyi hedefliyor. Zengezur koridoruna da bu çerçevede bakılması gerekiyor.

Aslında Zengezur koridorunun canlandırılmasına ilişkin ilk açıklama daha savaşın başlarında 4 Ekim 2020’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından yapılmıştı. Bahçeli açıklamasında, Nahçıvan ile Azerbaycan`ın geri kalan kısmı arasındaki kara bağlantısının sağlanarak tarihi hatanın düzeltilmesi gerektiğine vurgu yapmış, bunu “tarihi zorunluluk, çok acil bir ihtiyaç, deyim yerindeyse hayat memat konusu” olarak tanımlamıştı.

10 Kasım 2020’de Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında imzalanan ortak bildirinin 9. Maddesi, bölgedeki tüm ulaştırma koridorlarının canlandırılmasını, özellikle de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan’ın diğer bölgelerini birleştiren karayolu ve demiryolu bağlantısının sağlanmasını düzenleyince, gündeme gelen konulardan birisi de Zengezur koridoru oldu. Hatırlanacağı üzere 9. madde şu şekildeydi: “Bölgedeki tüm ekonomik ve ulaştırma bağlantıları yeniden canlandırılacaktır. Ermenistan Cumhuriyeti yurttaşların, araçların ve malların her iki yönde serbest şekilde hareket etmelerine olanak sağlamak amacıyla Azerbaycan Cumhuriyetinin batı bölgesiyle Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında ulaştırma bağlantısının güvenliğini garanti eder. Ulaştırma bağlantısının kontrolü Rusya Federasyonu Federal Güvenlik Servisine (Rus istihbaratına) bağlı Sınır Muhafıza Servisi tarafından gerçekleştirilecektir. Tarafların ortak kararıyla Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan'ın batı bölgeleri arasında bağlantıyı sağlamak üzere yeni ulaştırma altyapısının inşası gerçekleştirilecektir.”

Her ne kadar Ermenistan yetkilileri 9. maddeyi farklı şekilde yorumlamaya çalışsalar da liderler arasında 11 Ocak 2021`de Moskova`da gerçekleştirilen görüşme, Azerbaycan tarafının yaklaşımını doğrulamıştır. 11 Ocak 2021`de imzalanan üçlü bildiriyle ortak bir çalışma grubu oluşturulması kararlaştırılmış, bildirinin 2. ve 4. maddelerinde bu çalışma grubunun bölgede Azerbaycan ve Ermenistan üzerinden geçen (bu arada aynı zamanda bu iki ülkeyi birbirlerine bağlayan) tüm ulaştırma altyapısının canlandırılması konularını ivedilikle görüşmeleri gerektiği ifade edilmiştir. Ermenistan`da muhalefetin bir kısmının ve bazı yetkililerin olumsuz tavrına rağmen sonraki aşamada tüm tarafların yaptıkları açıklamalar ve atılan somut adımlar dikkate alındığında Zengezur koridorunun gerçekleştirilmesi yönünde güçlü bir iradenin ortada olduğu aşikardır.

 

Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin Zengezur Koridoruna Yaklaşımı

Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev savaşın ardından 10 Aralık 2020`de Bakü`de gerçekleştirilen askeri geçit töreninde yaptığı konuşmada, Zengezur, Gökçe ve Erivan`ın Azerbaycan`ın tarihi toprakları olduğunu, Ermenistan yönetiminin yüzbinlerce soydaşımızı bu topraklardan zorla çıkardığını ifade etmiştir. Sonraki konuşmalarında İlham Aliyev sürekli olarak Zengezur koridorunun mutlaka açılacağını, Azerbaycan Türklerinin de bir gün tarihi yurtlarına dönmeleri gerektiğini vurgulamıştır.

 

Azerbaycan`ın Zengezur koridoruna ilişkin yaklaşımında şu hususlar dikkati daha çok çekmektedir:

  • Azerbaycan, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan'ın batı bölgeleri arasında bağlantının mümkün olduğu kadar kısa sürede sağlanmasına büyük önem veriyor.
  • Azerbaycan, Zengezur koridorunu aynı zamanda ilk aşamada tarihi topraklardan geçmek, ikinci aşamada Azerbaycan Türklerinin tarihi yurtlarına dönüşünü sağlayacak bir süreç olarak değerlendirmek istiyor.
  • Azerbaycan, mümkün olduğu kadar Ermenistan`a yönelik toprak iddialarından uzak durmaya çalışıyor, Zengezur koridoruna yönelik çabaların toprak kazanımı amacı gütmediğini ifade ediyor.
  • Devlet Başkanı İlham Aliyev`in Rus Natsionalnaya Oborona dergisinde 24 Eylül 2021’de yayınlanan röportajında da ifade edildiği üzere Ermenistan, Azerbaycan`a yönelik toprak iddialarını ısrarla devam ettirir ise tarihi, manevi açıdan buna daha çok hakkı olan Azerbaycan`ın da Ermenistan`a yönelik toprak iddialarından geri durması zor olacaktır.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Zengezur koridorunun büyük öneme sahip olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zengezur koridorunun bir yandan bölgeye “tarifi mümkün olmayan” ciddi bir rahatlık ve zenginlik getireceğini, öte yandan bu koridorun da bir parçası olacağı demiryoluyla, Ermenistan`ın da kolayca Moskova'ya ve dünyaya ulaşabileceğini, böylece kendi kendilerine uyguladıkları ablukadan kurtulabileceğini ifade ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan Zengezur koridorunun açılmasını Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesi sürecinin bir parçası olarak gördüklerini de vurguluyor. Bu, Türkiye`nin başından beri savunduğu normalleşmenin tüm bölgeyi kapsaması koşulunun da gerçekleşmesi anlamına gelmekte.

Bu arada 15 Haziran 2021’de Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Müttefiklik İlişkileri Hakkında Şuşa Beyannamesi, Zengezur koridorunun isminin zikredildiği ilk uluslararası belge olmuştur. Belgede koridorun açılması hem Türkiye ile Azerbaycan arasındaki hem de genel olarak bölgesel iş birliği açısından stratejik önemde olarak değerlendirilmiştir.

 

Koridorun Sağlayacakları

Yaklaşık 40 kilometre uzunluğundaki Zengezur koridorunun ekonomik, siyasal, güvenlik, psikolojik ve diğer açılardan ciddi sonuçları olacaktır. Koridorun coğrafi anlamda Güney Kafkasya için de Türk dünyası için de biraz daha geniş bir çerçevede ise tarihi İpekyolu (Doğu-Batı ticareti) açısından da önemi büyüktür.

Zengezur koridoru Güney Kafkasya çerçevesinde, özellikle Azerbaycan ve Ermenistan açısından karşılıklı bağımlılığın artması, barış ortamının güçlendirilmesi, ortak refah alanlarının oluşturulması fırsatı sunmaktadır. Zengezur koridoru Azerbaycan`ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile kara bağlantısını sağlamak için daha kısa yola sahip olması ve İran`a bağımlılıktan kurtulması anlamına gelmektedir. Bakü ile Batı arasındaki uçak seferlerinin artık Ermenistan üzerinden gerçekleştiriliyor olması, ilerlemenin ve kazancın sadece karayla sınırlı kalmayacağını da göstermektedir.

Koridorun canlanması Azerbaycan Türklerinin Ermenistan`dan tarihi yurtlarına dönüşlerini psikolojik açıdan her iki toplum için kolaylaştırıcı rol oynayabilir. Genel olarak bölgesel barışın önündeki psikolojik engellerin (özellikle emperyalist emeller peşinde olan dış güçler tarafından oluşturulmuş ve sürekli olarak beslenen duyguların) zayıflamasına katkı sağlayabilir.

İstanbul ile (Hazar geçişli olmak üzere) Türkistan`ın en doğusuna kadar direkt ulaşım bağlantısını sağlaması dolayısıyla koridoru zaman zaman “Turan koridoru” olarak da nitelendirenler de olmaktadır. Fakat ekonomik perspektiften bakılınca bu aynı zamanda Hazar’ın batı kıyısıyla İstanbul -Marmaray da dikkate alınınca- Pekin ile Londra arasında yeni bir bağlantı anlamına gelebilir. Dolayısıyla 10 Kasım Bildirisiyle birlikte bölgesel iş birliğinin küresel boyutta sonuçlar doğurabileceğine ilişkin umutlar da artmıştır. Bu koridor, Çin ile Avrupa arasındaki ticaretin daha hızlı ve daha güvenli bir biçimde gerçekleşmesi, dolayısıyla Türkiye’nin ve Türk dünyasının Çin, Orta Doğu ve Avrupa ülkeleri açısından stratejik konumunu güçlendirmesi bakımından önemli bir rol oynayabilir.

Koridorun canlanmasının Azerbaycan ile Türkiye arasında “köprü” rolünü üstlenen ve bundan kazançlı çıkan Gürcistan`ı rahatsız etme ihtimali bulunsa da geniş kapsamlı bir bölgesel barış ve iş birliği ortamının oluşturulmasından bu ülke de kazançlı çıkacaktır. Ayrıca Gürcistan üzerinden gerçekleştirilmiş olan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı gibi projeler yakın ve orta vadede bu ülkeye katkı sunmaya devam edecektir. Öte yandan az da olsa Zengezur koridorunun gerçekleşmeden, sadece Gürcistan`ın rahatsızlığını artırarak bu ülkeyi farklı eğilimlere yöneltmesi ihtimali de mevcuttur.

Koridordan en çok rahatsız olduğu görüntüsüne sahip olan ülke İran`dır. İran bu rahatsızlığını “sınırların değişme” (Zengezur`un Azerbaycan`a geri verilmesi) ihtimaline dayandırmaya çalışsa da rahatsızlığının asıl kaynağının 44 günlük savaşın sonuçları, Türkiye’nin bölgede güçlenmesi, kendisinin sürecin neredeyse tamamen dışında kalması olduğu açıktır.

Şu ana kadarki verilerden yola çıkarak Zengezur koridorunun bir sınır değişikliği projesi değil, bölgesel barışı ve iş birliği ortamını güçlendirecek bir ulaştırma projesi olduğunu ifade etmek mümkündür. Bu projenin gerçekleştirilmesi, önemli ölçüde Rusya`nın kontrolü altında olması, Ermeni toplumundaki Türk karşıtlığı, bazı dış güçlerin olumsuz tavırları ve diğer bazı nedenlerden dolayı çok kolay olmayabilir. Fakat gerçekleştirildiği takdirde sadece Azerbaycan’la Ermenistan ya da Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye, Rusya dörtlüsü hatta sadece Türk dünyası da değil, Doğu-Batı ticaretinin neredeyse tüm katılımcıları kazançlı çıkacaktır.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası