Kriter > Dosya > Dosya / 100 Sayıda Kriter |

Dergiler Hâlâ Hür Tefekkürün Kalesi


Kriter'in 100. sayısına özel içerikler...

Dergiler H l Hür Tefekkürün Kalesi

Servet-i Fünun’dan Türk Yurdu’na, Genç Kalemler’den Mavera’ya, Kadrocular’dan Yöncüler’e; Hareket, Büyük Doğu ve Marko Paşa’ya; Hamleciler’den Kadın ve Aile’ye dergicilik, her cenahtan fikir ve fraksiyonda sanat, edebiyat, siyaset ve entelektüel dünyamızda Tanzimat’tan beri bizimle uzun bir yol yürüyor. Cemil Meriç’in deyimiyle dergiler, “hür tefekkürün kalesi”, Cemal Süreyya’nın anlatımıyla “edebiyatın mutfağı”dır. Türkiye’de bir yüzyılı aşkın süredir fikir hayatı, dergiler üzerinden ilerlemektedir. Uzun soluklu veya kısa ömürlü dergiler siyasi hareketler doğurmuş, liderler çıkarmış, ideolojileri beslemiştir. Yayın hayatları kısa da olsa, bir bağlamda ele alındığında Türkiye’de dergicilik, siyasi ve entelektüel yaşamın çok önemli bir parçası ve çok sesli öğesidir. Dergiler incelenmeden, dergileri dikkate almadan ne biyografilerin ne siyasi tarihin ne de edebiyat tarihinin anlaşılması mümkün olabilir.

Türkiye’nin yakın tarihinde, siyasi liderlerin çoğunun bir dergi çevresinde entelektüel siyasi hareketliliğin bir parçası olduğu görülür. Dergiler, bu yönüyle biyografik de birer hazinedir. Bir fikrin doğuşunu, gelişimini, takibini yapmanın küçük istasyonlarıdır. Cemil Meriç’e göre gazete okununca biter, kitap ise fazla ciddi. Bilgi, birikim, gündem, tefekkür hazinesi dergiler ise derli toplu içerikleri ile fikir mektepleridir. Kendi intelijansiyamız içinde gençliğinde bir yerlerde dergicilikle uğraşmamış, ufak veya uzun soluklu bir dergi çıkarmamış, bir dergiyi takip etmemiş kimse yok gibidir.

İttihat ve Terakki, İkinci Meşrutiyet’ten hemen sonra bu yeni anayasal dönemde, bir seri dergi çıkarmaya yönelir. Özellikle Türk modernleşmesinde dergilerin yeri apayrıdır. Yeni Cumhuriyet, ideolojisini dergiler üzerinden yaymaya çalışır. Akbaba dergisi, üzerine hâlâ tezlerin yazıldığı yayınlardan birisidir. Türkiye’nin on yıllarında sağ ve sol dergiler, bir kavgadır, bir tezdir, bir ülküdür. Fikirlerin topluma zerk edildiği, yakın tarihin inşa edildiği, ileride yazılacak kocaman kitapların ilk hüzmelerinin yeşerdiği mecralardır. Şair Sezai Karakoç, Diriliş Dergisi’ni 30 yıldan fazla bir süre çıkarmıştır. Sadece bu dergi bile, tıpkı Dergâh, Birikim dergileri gibi yüzlerce kalemin macerasının izinin sürülebileceği bir yayın olmuştur.

Dergicilik; kadın dergileri, mizah dergileri, çocuk dergileri, magazin dergileri ile çeşitlenip 90’larda gerçek bir saltanat sürmüş olsa da günümüzde bu yayın türlerinin birçoğu dijital ortamda zayıflamıştır. Dijitalleşme ile basılı içeriğin kan kaybına uğradığı, uğrayacağı, herkesin hızlı ve kısa içerikleri tüketerek beslendiği günümüz dünyasında, hâlâ aylık/haftalık periyotlarla çıkan dergiler bize neler söyler? Günümüz sosyal medya ve internet ortamında dergiciliğe tekrar bir bakış, aynı zamanda hür tefekkürün mecrasına da bir bakıştır. 2015’ten itibaren yayın hayatına başlayan, her ay değişik yazar kadrosu ile karşımıza çıkan ve 100’üncü sayısına ulaşan Kriter Dergi’ye yakından bakmak da bu mecrada biraz yol kat etmek olacaktır.

 

Hakikatin Kurgulanması, Algılar ve Dezenformasyon

Kriter Dergi, 2015’te yayın hayatına ilk başladığı andan itibaren her ay Türkiye veya dünya gündeminde olan güncel bir meseleyi her yönüyle ele alarak derinlemesine bir dosya hazırlıyor. Bu bağlamda göçler, işgaller, afetler gibi büyük krizlerde meselenin çok boyutlu ele alınarak anlaşılmasına katkı sağlıyor. Dosya dışında gündeme dair başka meseleler, kitap tanıtımları, infografikler gibi değişik içeriklere de yer veriliyor. Bütün bunların ötesinde derginin temel misyonu, sanallaşmanın artması ile birlikte karşımıza bilgiye ulaşmanın kolaylığı kadar yanlış ve yönlendirilmiş bilgi ile manipülasyona ulaşmanın da kolaylaştığı günümüzde, hakikat katmanlarının inşasına destek vermektir. Özellikle sosyal medyada üretilen yoğun, sistematik ve kalıcı dezenformasyona karşı sakin, ayakları yere basan güvenilir bilgiyi sistematik olarak üretmek ve bu bilgiyi bağlamında aktarabilmektir. Siyaset, ekonomi ve toplum konularında elit bir okur kitlesine sahip olan Kriter Dergi, çeşitli ve derinlikli içerik üretmenin yanında güvenilir bir mecra olarak da yayın hayatına devam etmektedir. Hakikatin kurgulanarak algılara kurban edildiği her mecrada Kriter…

 

Kriter’in Kriteri Bağlam Kurmaktır

Hakikatin inşasında çok boyutluluk sebebiyle yukarıda da değindiğimiz gibi dezenformasyon çok hızlı devreye girebilir. Bu inşa sürecinde, hakikati öğrenmeye talip olanlarla icracılar arasında bir arz-talep dengesi oluşur. Kriter bu dengede öğrenmek ve söz söylemek arasında bir denge kurar, karmaşık meseleleri çerçevelendirir, hem bir fikrin takipçilerine hem siyasi elitlere hem de yeni öğrenmeye talip olanlara kronolojik hatırlatmalar yapar, örnekler verir, karşılaştırmalarla bir bağlam kurar yani hızlı akan haber ve sosyal medya içeriklerinin size vermediklerini kurgular.

Bağlam, bir konuyu anlamanın epistemolojik olarak ön koşuludur. Uluslararası güvenlik, ekonomi, siyaset gibi meseleler tematik ve terminolojik bağlamları bilmekten ve onlara ait terimleri kullanmaktan geçer. Bu kavramlar mesela “caydırıcılık” gibi günlük hayatta kullanılan terimlerden oluşsa bile, caydırıcılık kavramının uluslararası ilişkilerdeki bağlamı ve kullanım alanları günlük hayattaki kullanımından farklıdır. Kriter, bu bağlamı kurarken terminolojiye hapsolmuş akademik bir dil kullanmaz. Kullandığı dile bakarsak yarı gazetecilik, yarı akademik olarak yapılandırılmış bir dil kullanılır. Popüler ve entelektüel anlatıdan aynı anda vazgeçmez. Bu sayede okurlarına bir ders ve yön vermekten ziyade ideolojiden bağımsız, dezenformasyondan uzak, olan biteni detaylı, kronolojik, bilgisel ve perspektifli bir bağlama oturtur.

 

Tarihe Notlar ve Külliyat Oluşturma

“Kayda almanın” bir kültür olarak sahiplendiğimiz bir hasletimiz olduğunu pek söyleyemeyiz. Her ne kadar söz uçar yazı kalır demişsek de arşivcilik hâlâ çok önem verdiğimiz bir alan değil. Hâlbuki bugün Türkiye’nin ve dünyanın yakın veya uzak tarihini yazmaya kalkan her araştırmacı için birincil yazılı kaynaklar en önemli vesikalar olarak öne çıkarlar. Dergiler, tarih yazımında birincil kaynak kabul edilirler ve kayda alma işleminin en canlı iş birlikçileridir. Üstelik Kriter Dergi gibi sabit bir yazar kadrosu olmayıp, dosya konusuna bağlı olarak her ay yeni bir yazar kadrosu ile çıkan bir dergi için bu kayda alma işlemi iki katmanlı gerçekleşir. Birincisi, Kriter Dergi her ay Türkiye’de ve dünyada önemli bir konuyu ele alarak unutulmaz kapak dosyaları çalışmakta ve bu konularda bugün yaşamış insanların tavrını, bakış açısını, endişelerini, eleştirilerini, desteklerini kayda düşerek tarihi bir kaynaklık teşkil etmektedir. İkinci olarak Türkiye’nin intelijansiyası içinde var olan bir yazarçizer kadrosuna ve onların yazılarına ve görüşlerine yer vererek kişilerin tarihi açısından da bir “kayıt altındalık” oluşturmaktadır. Türkiye’nin ve dünyanın son on yılda önemli kırılma noktalarında siyaset, uluslararası ilişkiler ve ekonomi alanında derli toplu makalelerin adresi olarak da bir külliyat ortaya koymaktadır. Bu sayede Kriter Dergi, Türkiye’nin son 10 yılının icracısı olan kişileri konuk ederek, ciddi bir yazar kadrosuna yer vererek ve okurlarına derli toplu içerik sunarak külliyat biriktirme ve kayıt altına alma işlevlerini yerine getirmektedir.

Bu vesile ile yayın kurulu üyesi olmaktan gurur duyduğum Kriter Dergi’nin bir tarz, bir gelenek bir motif olarak Türk fikir hayatında var olması için nice yüz sayılar çıkarmasını temenni ediyorum. Zira dergilerin zorlu mecrası, dijitalleşme ile daha zor bir zemine taşınırken güvenilirliğin, hakikatin ve birikimin bu kuşatmayı aşacak tek silahımız olduğunu hep hatırda tutmamız gerekmektedir.


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası