Kriter > Dosya > Dosya / Terörsüz Türkiye |

Sert Mücadeleden Stratejik Sonuca: Terörsüz Türkiye Vizyonu


Türkiye aşağı yukarı 15 yıllık sert egemenlik mücadelesinden, egemenliğin içerideki tezahürü olan demokratik yönetimini, dışarıdaki tezahürü olan bağımsızlığını tahkim ederek açık bir başarıyla çıktı. Bu büyük mücadele ve başarı anlaşılmadan, PKK’nın siyasi hedeflerinden vazgeçme, devlet ve toplumla birleşme çağrısına dönüşümü ve PKK’nın 12. kongresinde kendisini feshetme kararını anlamak mümkün olmaz.

Sert Mücadeleden Stratejik Sonuca Terörsüz Türkiye Vizyonu

Türkiye; terör, darbe, tecrit ve dış baskıyla sınandığı uzun bir dönemin sonuna geldi… Bugün Türkiye, değişen büyük stratejisi istikametinde bir bütünlük ve kararlılık içinde; Türkiye’de “Terörsüz Türkiye”, Irak ve Suriye’yi de içine alan bölgede “Terörsüz Bölge” projelerini hayata geçirme hedefine kitlenmiş durumda. Bu gelişmeleri anlayabilmek için bir 15 yıl öncesinden bazı önemli hatırlatmalara ihtiyacımız var.

 

2000’lerdeki Bakış Açısı

PKK, AK Parti’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra hayata geçirdiği demokratikleşme reformları ve bürokratik vesayetin tasfiyesi karşısında bir şaşkınlık yaşadı. Bu şaşkınlığı önce bir aldatmaca olarak takdim etmek isteyen PKK, böyle olmadığını anladığında ise böyle olması için şiddete dönmek ve AK Parti’nin bürokratik vesayete teslim olmasını sağlamak istedi. Bu bakımdan PKK’nın feshedilme kararından önceki cari mantığını veya durum muhakemesini, onların en azından bir kanadının bakış açısıyla özetlemek yerinde olacaktır. PKK’nın bu dönemdeki öncelikli hedefi, AK Parti’nin diğer siyasi partilere benzetilerek bitirilmesidir:

Devletin, Kürtlerin olmadığı şeklindeki resmi Kürt politikası iflas etmiştir. Devlet şimdi bireysel haklar temelinde bir hürriyetler tanınması, PKK’nın uluslararası (ABD, Avrupa Birliği, Irak vs.) güçlerin yardımıyla tasfiyesi ve PKK dışındaki Kürtlerle sorunun çözümü çizgisine gelmiştir.

Ancak devletin, yani asker-sivil bürokrasinin bu yeni politik çizgiyi hayata geçirecek gücü ve meşruiyeti sınırlıdır. AK Parti, bütün Türkiye’yi ve bölgeyi de güçlü temsil kabiliyetiyle bu planın ikna ve icrasında asker-sivil bürokrasinin vazgeçemeyeceği müttefikidir. AK Parti’nin Kürt sorununa yönelik “demokratik açılımının” amacı budur; yani devlet projesinin hayata geçirilmesidir. Esasen AK Parti, ideolojik hasımlığa rağmen devletçe kapatılmıyorsa bu misyonu yüzünden kapatıl(a)mamaktadır. PKK, bu planı bozmak için AK Parti’yi bitirecek ölçüde bir savaşa girmelidir. 2010 bu bakımdan kritiktir.

 

PKK’nın önemli isimlerinden KCK Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Cemil Bayık, benzerlerini o dönemde Murat Karayılan’da da bulabileceğiniz bu mantığı, 25 Şubat 2010’da “AKP’yi Bitirmek: Diğer Partiler Gibi Yapmak” başlıklı değerlendirmesinde şöyle özetlemektedir:

AKP, 2010’da PKK’yı tasfiye edemezse iktidarda kalamayacağını biliyor. Kaybedecekler. Hatta birçokları mahkemeye verilerek görevden alınacaktır. Eğer PKK konusunda sonuç alamazsa, iktidarda kalamayacağı gibi kendisinden hesap da sorulacaktır. Bu yüzden AKP tüm gücüyle PKK’yı tasfiye etmek istiyor.

Eğer AKP’yi bitirirsek, devletin PKK’yı tasfiye etmek için elinde kullanabileceği hiçbir siyasi güç kalmayacaktır. AKP onların son umududur. AKP’yi kapatmamalarının nedeni de budur. AKP üzerinden PKK’yı tasfiye etmeyi düşünüyorlar. AKP’ye verilen görev budur. Ellerinde başka bir güç yok. Ellerinde başka bir gücün kalmaması devleti çözüme mahkum edecektir. AKP bunun son aşaması olarak ele alınabilir. AKP’den umutları olduğu müddetçe sorunun çözümü için adım atmayacaklardır. AKP’yi bitirirsek, diğer partiler gibi yaparsak sonuca gidebiliriz.

 

Bayık’ın bu ifadelerinden de anlaşılacağı gibi PKK, AK Parti’nin, bürokrasinin basit bir aracı olmadığını ve diğer partilerden farklı olduğunu açıkça ifade edemese de görmekteydi. Bu farklılık da PKK’yı fevkalade rahatsız etmekteydi. Çünkü PKK, birbirine benzeyen bürokratik vesayet ve diğer siyasi partilerin bıraktığı boşluk sayesinde, bölgede ciddi oranda bir güç elde etmiştir. Ülke genelinde ise siyasi partilerin demokratik işlevlerini görememeleri yüzünden bölge halkının doğrudan bürokratik vesayet rejimiyle karşı karşıya gelmesinin avantajlarını devşirmiştir. Demokrat Parti’den beri ilk defa AK Parti, güçlü bir şekilde bürokratik vesayetin ve resmi politikanın dışına çıkabilen, ortaya fark koyan bir siyasi parti olarak temayüz etmiştir.

2010 sonrasında Suriye iç savaşının başlamasının akabinde PKK, Suriye’de ABD ve İsrail’in uzattığı elma şekeriyle (Suriye’de PKK siyasi ve askeri gücüne statü) Türkiye’de milli birlik ve kardeşlik sürecini bozdu… Çukur terör eylemleriyle Türkiye’nin içinde kalkışmaya teşebbüs etti. AK Parti ve Erdoğan’ı da bunu kabul etmezse darbe mekaniğini harekete geçirecek eylemlerle tehdit etti. Nitekim PKK ve DEAŞ’ın kanla darbe mekaniğini harekete geçirmesiyle FETÖ 15 Temmuz 2016’da darbeye teşebbüs etti. Türkiye, bütün bu terör ve darbe yapılarıyla arkalarındaki istihbarat örgütlerine karşı müşterek bir mücadele verdi. Yaklaşık sonraki 15 yıl ise PKK; FETÖ, vesayetçi yapıların ve bunları destekleyen dış güçlerin Türkiye ile yürüttüğü büyük egemenlik mücadelesiyle şekillendi.

Terörsüz Türkiye süreci, AA İNFO
"Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmak için yürütülen çalışmalar, terör örgütü PKK'nın fesih ve silah bırakma kararı almasını sağladı. (Murat Usubali / AA, 12 Mayıs 2025)

 

Sert Egemenlik Mücadelesi

Türkiye aşağı yukarı bu 15 yıllık sert egemenlik mücadelesinden, egemenliğin içerideki tezahürü olan demokratik yönetimini, dışarıdaki tezahürü olan bağımsızlığını tahkim ederek açık bir başarıyla çıktı. Bu büyük mücadele ve başarı anlaşılmadan, PKK’nın yukarıda özetlediğimiz bakış açısının 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu isminin PKK’nın fesih, siyasi hedeflerinden vazgeçme, devlet ve toplumla birleşme çağrısına dönüşümü ve PKK’nın 12. kongresinde kendisini feshetme kararını anlamak mümkün olmaz.

Türkiye, bu sert mücadeleyi başarıyla verdikten sonra bir durum muhakemesi yaptı; bireysel haklar temelinde liberal demokrasinin etnik meseledeki ruhunu hayata geçirecek reformlardan sonra, terörle mücadele ve dış politikadaki başarılarını dünyadaki jeopolitik gelişmeler ve siyasi değişmeler ekseninde değerlendirerek PKK’nın tamamen tasfiye edilebileceği şartları gördü. Tecrübeli siyasetçi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te TBMM’nin yasama yılı açılış konuşmasında iç cepheyi güçlendirme çağrısını esas alarak DEM Parti sıralarına giderek yeni bir dönemin işaretini verdi.

Bahçeli, daha sonra kararlı ve giderek artan bir tonda DEM Parti aracılığıyla Abdullah Öcalan’ın, kurduğu terör örgütü PKK’yı fesih çağrısını yapmasını, PKK’nın kendini feshetmesini ve DEM Parti’nin Türkiye partisi olmasını içeren basit ve sade bir formül ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formüle dışarıdan müdahale dilmesine izin vermeyecek ve gereken saha hazırlığını yapacak kurumlara verdiği talimatlarla projenin hayata geçmesini temin etti.

PKK’nın kendini feshetmesi başlayan  proje beş aşamadan oluşuyor. Birinci aşama, projenin ortaya konulması ve Öcalan’ın fesih çağrısının hazırlanmasıydı. İkinci aşama, Öcalan’ın PKK’nın fesih çağrısını yapması ve PKK’nın bu karara uyarak kendini feshettiği bir kongrenin toplanmasıydı. Öcalan fesih çağrısını, 27 Şubat 2025’te yaparken PKK 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde fesih kongresini topladı. Şimdi PKK’nın fesih, silah bırakma ve tasfiyesinin gerçekleşeceği en kritik aşamada proje… Dördüncü ve beşinci aşamalarda ise 50 yıllık terörün meydana getirdiği tahribat ve tortuların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yer alacak.

Türkiye daha önceki tecrübeleriyle içinde bulunduğumuz jeopolitik risk ve avantajları değerlendirerek Terörsüz Türkiye projesini hayata geçirmek üzere siyaset, dış politika, istihbarat ve güvenlik ayaklarından oluşan bir ülke projesini bozacak iç ve dış herhangi bir odağa müsamaha göstermeyeceğini ilan eden bir kararlılık, güç ve zamanlamayla bir an önce netice almaya çalışıyor.

Türkiye aynı devlet, din, vatan kimliğine mensubiyetin getirdiği tarih hafızasına, demokratik anayasal vatandaşlık birikimine, siyasi mücadele veren partiler geleneğine, jeopolitik düşünme kabiliyetine sahip elitlere, meselelerine meşru hukuki yollardan çözüm bulma prensibine, bütün bunları değerlendirebilecek devlet aklına, bu aklı hayata geçirecek tecrübeli siyasi lider ve kurumlara sahip bir ülke olduğunu bu meselede bir kez daha ortaya koydu…

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası