Kriter > Dosya > Dosya / Toplum |

Trans Ameliyatları; Cinsiyetin Değiştirilmesi mi İptali mi?


Özetle trans ameliyatları cinsiyeti iptal eden, somatik ve psikiyatrik hastalıkları artıran, yaşam kalitesini ve süresini düşüren mutilatif-sakatlayıcı cerrahi operasyonlardır. Dolayısıyla bu ameliyatlar tıbbın “önce zarar verme” ve “şüphe varsa dokunma” şeklindeki kadim ilkelerini ihlal eden, trans bireylere iatrojenik olarak zarar veren müdahalelerdir. Ayrıca şunun da bilinmesi gerekir; bu ameliyatlardan sonra gelişen ürogenital sorunlar gerçekte literatürde bildirilen bu oranlardan daha yüksektir.

Trans Ameliyatları Cinsiyetin Değiştirilmesi mi İptali mi

Cinsiyet değiştirme ameliyatı olarak bilinen ameliyatlar, cinsiyeti değiştiren değil iptal eden ameliyatlardır. Cinsiyet, hormon kullanımı veya ameliyatla değiştirilemez. Cinsiyetin; genetik, kromozomal, gonadal, nöronal, musküler, gametik vb. değiştirilemez nitelikte pek çok alt bileşeni vardır. Bunların hiçbiri değiştirilemez, bunlar ancak iptal edilebilir. Örneğin erkekten kadına geçiş talep eden trans bireyin penisi ve testisleri alınabilir; böylece bu bireyin testosteron ve sperm üreten dokuları alınmış, cinsel organı sakatlanmış, üreme ve cinsel işlevi [erkekliği] iptal edilmiş olur. Ancak ona östrojen ve oosit üreten bir yumurtalık/ovaryum ve kadın genital organı yapılamaz. Bu birey, erkekliği iptal edilmiş ancak –tabii ki- kadın olamamış bir bireydir. Trans ameliyatlarında yapılan neovajina veya neofallus asla gerçek bir vajina ya da penis değildir, olamaz.

 

Trans Ameliyatları Neden Talep Ediliyor/Yapılıyor?

Transseksüellerde biyolojik cinsiyet [sex] ile psikolojik cinsiyet [gender] arasında uyumsuzluk vardır. Cinsiyet hoşnutsuzluğu [gender dysphoria] olarak ifade edilen bu durum, pek çok ruhsal sıkıntıyı [psikiyatrik sorunu] bünyesinde barındırır (1,2). Transseksüel ameliyatlar için ileri sürülen temel gerekçe, bu ruhsal sorunların iyileştirilmesidir (3). Ancak translardaki ruhsal sorunların ameliyatla düzeldiğini gösteren kesin bir kanıt bulunmamaktadır (4,5). Aksine bu ameliyatlar, mevcut ruhsal sorunları daha da kötüleştirmektedir (1,2,6).

 

Trans Ameliyatlarının Ruh Sağlığına Etkisi

ABD sigorta merkezleri (Centers for Medicare & Medicaid Services/CMS), 2016’da dönemin ABD hükümetinin “bu ameliyatları sigorta kapsamına alalım” yönündeki talebini değerlendirmek için kapsamlı bir inceleme yapmış ve hazırladığı rapor ile hükümetin bu talebini reddetmiştir. CMS’nin hazırladığı bu kapsamlı rapora göre, ilgili çalışmaların çoğunluğu boylamsal değildi, ön araştırma veya hipotez oluşturma aşamasında idi veya ameliyat öncesi ve sonrası eş zamanlı kontrolleri veya testleri içermiyordu. Birçok çalışma, olumlu sonuçlar bildirmesine rağmen, bu olası sınırlamalar güçlerini ve güvenilirliklerini azaltmıştı. Ameliyat öncesi ve sonrasındaki yaşam kalitesini psikometrik testlerle ölçen –iyi tasarlanmış ve yürütülmüş- yalnızca dört çalışma vardı ve bunlar da klinik olarak anlamlı değişiklikler veya farklılıklar göstermiyordu (4). Yani CMS’nin bu kapsamlı incelemesine göre trans ameliyatlarının ruhsal sorunları ve yaşam kalitesini iyileştirdiğine dair somut bir kanıt bulunmuyordu, merkez bu nedenle hükümetin talebini reddetmiştir.

Sonraki çalışmalar da merkezin bu raporunu teyit etti. Bu ameliyatlar, ruhsal sorunları iyileştirmiyor bilakis daha da kötüleştiriyorlardı. 2000’de İsveç'te yapılan bir araştırmada, ameliyat olan transların ruhsal durumu, ameliyat olmayan transların ruhsal durumu ile karşılaştırılmış ve ameliyat grubunda; psikiyatrik muayene talebi, antidepresan kullanımı, anksiyete giderici ilaç kullanımı ve intihar nedeniyle hastaneye yatış oranı daha yüksek bulunmuştu. Ameliyat grubunda intihar oranı da yaklaşık iki kat yüksekti (1). Robinson ve arkdaşları tarafından yapılan bir meta analizde, ameliyat olan transların beşte birinde ruhsal durumun daha da kötüleştiği tespit edilmiştir (7). ABD’de yapılan güncel bir araştırmada, Haziran 2014 ile Haziran 2024 arasında 107 bin 583 trans bireyin ruhsal sağlıkla ilgili verileri analiz edildi ve ameliyat olan translardaki ruhsal sorunların –ameliyat olmayan translara kıyasla- çok anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edildi. Ameliyat olan translarda; anksiyete, depresyon, madde kullanımı ve intihar oranları çok yüksek düzeyde daha fazlaydı (6).

ameliyat malzemeleri

 

Trans Ameliyatlarının Beden Sağlığına Etkisi

Trans ameliyatların beden sağlığı üzerindeki olumsuz sonuçları daha dramatiktir. Bu ameliyatlar, öncelikle trans bireyin üreme işlevini geriye dönüşümsüz bir şekilde tamamen ve cinsel işlevi de tama yakın bir şekilde iptal ederken, üriner/işeme işlevini de önemli oranda sakatlar. İlaveten cerrahiye bağlı pek çok komplikasyonlar gelişir, buna ölüm de dahil. Nitekim Hollanda’da yapılan bir çalışmada, genital cerrahi geçiren 53 trans gençten biri ameliyat sonrasında gelişen bir enfeksiyon nedeniyle ölmüştü (8). Bu sadece ameliyata bağlı mortalitenin [erken dönemdeki ölüm oranının] yüzde 2’ye yakın olduğu anlamına gelir. Kaldı ki bu ameliyatların mortalite üzerindeki asıl etkisi, uzun dönemde (10 yıldan sonra) ortaya çıkar. Bu ameliyatlar mortaliteyi/ölüm riskini 2,5-3 kat artırır (2). Danimarka'da yapılan bir çalışmada, 1978 ile 2010 arasında ameliyat olan trans bireylerin neredeyse tamamı incelenmiş ve Danimarka toplumunda ortalama yaşam beklentisi kadınlarda 81,9 yıl, erkeklerde 78 yıl iken, ameliyat olan translarda ortalama ölüm yaşı 53,5 yıl bulunmuştur (9). Bu da ömrün ortalama 25-28 yıl [yaklaşık üçte bir oranında] kısalması anlamına gelmektedir. Çünkü bu ameliyatların öncesinde ve sonrasında zorunlu olarak arzulanan [karşıt] cinsiyetin hormonu kullanılır. Bu hormonlar ise başta akciğer, kalp-damar hastalıkları olmak üzere, kanserlere ve enfeksiyonlara yani pek çok önemli ölümcül hastalığa neden olur (10).

Trans ameliyatları yaşam süresini kısalttığı gibi yaşam kalitesini de düşürür (11). Çünkü bu ameliyatların başta ürogenital komplikasyonlar olmak üzere çok ciddi komplikasyonları olur. Vakaların tümünde üreme ve cinsel işlev iptal olurken, üçte biri ile dörtte üçünde işeme işlevi de sakatlanır. İdrar kanalında (üretrada) darlık veya fistül/kaçak gelişir. Hasta ya idrar kaçırır ya da idrar yapamaz veya yapmakta zorlanır (12-17). Vakaların dörtte üçünde ilave ameliyatlara gereksinim olur ancak ne yapılırsa yapılsın –ilave ameliyatlara rağmen- ürolojik işlevlerde klinik olarak anlamlı bir iyileşme sağlanamaz (14).

Komplikasyon oranları yapılan cerrahi, prosedürlere [erkekten kadına veya kadından erkeğe geçiş prosedürlerine] göre değişir. Horbach ve arkadaşları (15) tarafından yapılan ve toplam 26 çalışmayı (1.563 vakayı) içeren sistematik incelemede, erkekten kadına geçiş amacıyla yapılan vajinoplasti sonrasındaki komplikasyonlar şunlardı; idrar kaçırma (yüzde 19), yara açılması (yüzde 12-33), neovajinada darlık (yüzde 12), genital ağrı (yüzde 3-9), vajinal nekroz (yüzde 2,7-4.2), rektal yaralanma (yüzde 2-4.2), rektovajinal fistül (yüzde 1-17), üretral darlık (yüzde 1-6), lokal apseler (yüzde 5), hematom (yüzde 3), klitoral nekroz (yüzde 1-3) ve neovajinada sarkma (yüzde 1-2).

Kuhn ve arkadaşları (16) tarafından vajinoplastiden 16 yıl sonra tespit edilen ürogenital sorunlar şunlardı; işeme fonksiyon bozukluğu yüzde 47, ürge (ani sıkışma) yüzde 25, stres inkontinans yüzde 23, cinsel açıdan hiçbir zaman tatmin olamama yüzde 23, ürge inkontinans yüzde 17, dışkı aciliyeti/kaçırma yüzde 9.4, bağırsakları boşaltamama/eksik boşaltma yüzde 7.6, neovajinada sarkma yüzde 7.5 ve sarkma için ilave ameliyat ihtiyacı yüzde 3,4. Kuhn ve arkadaşları başka bir çalışmada, transseksüel cerrahi sonrasındaki ürolojik sorunları şöyle raporlamışlardır; idrar akıntı yönünde değişme yüzde 50, yetersiz boşalma hissi yüzde 22, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu yüzde 22, stres üriner inkontinans yüzde 16 ve aşırı aktif mesane yüzde 6.

Komplikasyonlar, kadından erkeğe geçiş amacıyla falloplasti yapılan olgularda daha yüksektir. Wang ve arkadaşları (13) tarafından yapılan bir meta-analizde, falloplasti yapılan toplam bin 731 hasta (39 makale) incelenmiş ve genel komplikasyon oranı yüzde 76.5, üretral fistül oranı yüzde 34.1 ve üretral darlık oranı yüzde 25.4 bulunmuştur. Bir başka sistematik incelemede Nikolavsky ve ark. (12) falloplasti ve metoidioplasti sonrası üretral fistül oranını yüzde 22-75, üretral darlığı ise yüzde 25-58 olarak raporlamışlardır. Veerma ve ark. (14) tarafından yapılan bir çalışmada, falloplasti veya metoidioplasti yapılan ve ortalama 23 ay takip edilen trans erkeklerde; üretra darlığı her iki teknikte de yüzde 63, üretra fistülü falloplastide yüzde 27, metoidioplastide yüzde 50 olarak raporlanmış ve fistül veya darlık nedeniyle ilave ameliyat (revizyon/reoperasyon) ihtiyacı yüzde 73 olarak bildirilmiştir. Ancak bu reoperasyonlara rağmen üroljik işlevlerde anlamlı bir iyileşme sağlanamamıştır.

Falloplasti olgularında yapay penis (neofallus) yapmak için doku alınan kol veya bacak da sakatlanır (Resim 1). Yapılan bu yapay penisin erojen duyarlılığı ve erektil işlevi yoktur, olamaz. Dolayısıyla bu penis işlevi gören bir organ değil, sadece genital bölgede kabartı oluşturan bir doku yığınıdır. Önemli bir bölümü buradan idrarını da yapamaz (14). Ama buna rağmen trans erkekler bunu isterler çünkü genital kabartı görünümünü isterler. Neofallus yapımı için doku alınan kol veya bacakta sadece kozmetik sorunlar olmaz, algolojik ve nörolojik sorunlar da olur; vakaların hepsinde ağrı gelişir (Peters, 2022)

kol ve bacaktan doku alınması
Neofallus yapımı için doku alınan kol ve bacakta meydana gelen sekeller; ekstra-genital sakatlanma (Bayraktar, 2025a)

 

Dolayısıyla feminizasyon veya maskülenizasyon amacıyla yapılan trans ameliyatları, aslında kısmen feminizasyon veya maskülenizasyon ama daha çok mutilasyondur (sakatlama). Erkekten kadına geçiş talebiyle yapılan ameliyatlar urogenital mutilasyon, kadından erkeğe geçiş talebiyle yapılan ameliyatlar ise urogenital ve –falloplasti yapılmışsa- ekstra genital mutilasyondur (Bayraktar, 2025a).

Özetle trans ameliyatları; cinsiyeti iptal eden, somatik ve psikiyatrik hastalıkları artıran, yaşam kalitesini ve süresini düşüren mutilatif-sakatlayıcı cerrahi operasyonlardır (9-11). Dolayısıyla bu ameliyatlar tıbbın “önce zarar verme” ve “şüphe varsa dokunma” şeklindeki kadim ilkelerini ihlal eden, trans bireylere iatrojenik olarak zarar veren müdahalelerdir (19).

Ayrıca şunun da bilinmesi gerekir; bu ameliyatlardan sonra gelişen ürogenital sorunlar gerçekte literatürde bildirilen bu oranlardan daha yüksektir. Çünkü ameliyat olan transseksüeller ürogenital sorunlarını ifade etme konusunda oldukça çekingen davranırlar (17). Bunun niye böyle olduğu başka bir inceleme konusudur ancak vakıa budur ve bu durum trans cerrahi sonrasında gelişen ürogenital sorunların eksik raporlanmasına neden olmaktadır. Nitekim Robinson ve arkadaşları tarafından yapılan meta analizde çok merkezli heterojen bir trans erkek grubu incelenmiş ve 129 genital rekonstrüksiyon vakasında toplam 281 komplikasyon tespit edilmiştir (7). Yazarlara göre bu sonuçlar, “transseksüel genital ameliyatlar, literatürde bildirilenden daha yüksek komplikasyon oranına sahiptir” şeklindeki anekdotal raporları desteklemektedir.

 

Mevcut Yasal Durum Nedir? Herkes Bu Ameliyatları Yaptırabilir mi?

Dileyen herkes bu ameliyatları yaptıramaz. Bu ameliyatların yapılabilmesi için mahkeme kararı gerekmektedir. Bununla ilgili şartları düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 40. Maddesi şöyledir;

Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin on sekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu [ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu] bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir (TMK-40).

Trans ameliyatı için mahkemeye ancak 18 yaşını dolduran ve evli olmayan bireyler müracaat edebilir. Mahkemeler davacıyı, yasada belirtilen ve en önemli koşul olan heyet raporu için eğitim araştırma hastanesine sevk eder. Eğer birey transseksüel yapıda olduğunu ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu bildiren bir heyet raporu alırsa, mahkeme buna bağlı olarak ameliyat iznini verir/verebilir. Bu ameliyatlar ancak bu mahkeme kararından sonra yapılabilir. Ne var ki klinik pratikte bazen bu prosedürlerin ihlal edildiğini –yasaya aykırı işlemler yapıldığını- görüyoruz. Ne var ki bu işlemler yasaya aykırı oldukları halde Türk Ceza Kanunu’nda müstakil bir suç olarak tanımlanmadıkları için tecziye edilememektedir. Basında yer alan haberlere göre ilgili yasalarda bazı yeni düzenlemeler üzerinde çalışılmaktadır. Buna göre hem trans ameliyatlarını düzenleyen TMK madde 40’da bazı yeni düzenlemeler yapılacak hem de bu ameliyatları yasaya aykırı biçimde yapanların tecziye edilebilmesi için TCK’ya yeni maddeler eklenecektir.

 

Kaynaklar

Bränström R, Pachankis JE (2020). Toward Rigorous Methodologies for Strengthening Causal Inference in the Association Between Gender-Affirming Care and Transgender Individuals' Mental Health: Response to Letters. Am J Psychiatry. 2020 Aug 1;177(8):769-772. doi: 10.1176/appi.ajp.2020.20050599.

Dhejne C, Lichtenstein P, Boman M et al (2011). Long-Term Follow-Up of Transsexual Persons Undergoing Sex Reassignment Surgery: Cohort Study in Sweden. PLoS One. 6(2): e16885.

Coleman E, Radix AE, Bouman WP, et al (2022). Arcelus J. Standards of care for the health of transgender and gender diverse people, version 8. International Journal of Transgender Health. 23(Suppl 1):S1–S259. doi: 10.1080/26895269.2022.2100644

Jensen TS, Chin J, Rollins J, et al (2016). Gender dysphoria and gender reassignment surgery. https://www.cms.gov/medicare-coverage-database/view/ncacal-decision-memo.aspx?proposed=N&NCAId=282&bc=ACAAAAAAQAAA&

Lindqvist EK, Sigurjonsson H, Möllermark C, et al. (2017). Quality of life improves early after gender reassignment surgery in transgender women. European Journal of Plastic Surgery, 40(3), 223–226. https://doi.org/10.1007/s00238-016-1252-0

Lewis JE, Patterson AR, Effirim MA, et al. (2025). Examining gender-specific mental health risks after gender-affirming surgery: A national database study. J Sex Med, 2025(2), qdaf026. https://doi.org/10.1093/jsxmed/qdaf026

Robinson IS, Blasdel G, Cohen O, Zhao LC, Bluebond-Langner R (2021). Surgical Outcomes Following Gender Affirming Penile Reconstruction: Patient-Reported Outcomes From a Multi-Center, International Survey of 129 Transmasculine Patients. J Sex Med. 18:800-811.

de Vries AL, McGuire JK, Steensma TD, et al (2014). Young adult psychological outcome after puberty suppression and gender reassignment. Pediatrics, 134(4), 696–704. https://doi.org/10.1542/peds.2013-2958

Simonsen RK, Giraldi A, Kristensen E, Hald GM (2016a). Long-term follow-up of individuals undergoing sex reassignment surgery: Psychiatric morbidity and mortality. Nord J Psychiatry. 70(4):241-47.

Simonsen RK, Hald GM, Kristensen E, Giraldi A (2016b). Long-Term Follow-Up of Individuals Undergoing Sex-Reassignment Surgery: Somatic Morbidity and Cause of Death. Sex Med. 4(1):e60-8.

Kuhn A, Bodmer C, Stadlmayr W, Kuhn P, Mueller MD, Birkhäuser M (2009). Quality of life 15 years after sex reassignment surgery for transsexualism. Fertility and Sterility. 92(5): 1685-89.

Nikolavsky D, Hughes M, Zhao LC (2018). Urologic Complications After Phalloplasty or Metoidioplasty. Clin Plast Surg. 45(3):425-435. doi: 10.1016/j.cps.2018.03.013.

Wang AMQ, Tsang V, Mankowski P, et al (2022). Outcomes following gender-affirming phalloplasty: a systematic review and meta-analysis. Sex Med Rev. 10:499-512.

Veerman H, de Rooij FPW, Al-Tamimi M, et al (2020). Functional outcomes and urological complications after genital gender-affirming surgery with urethral lengthening in transgender men. J Urol. 2020; 204:104-109.

Horbach SER, Bouman MB, Smit JM, et al (2015). Outcome of vaginoplasty in male-to-female transgenders: a systematic review of surgical techniques.J Sex Med. 12:1499-512.

Kuhn A, Hiltebrand R, Birkhäuser M (2007). Do transsexuals have micturition disorders? Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol. 131(2):226-30.

Kuhn A, Santi A, Birkhäuser M (2011). Vaginal prolapse, pelvic floor function, and related symptoms 16 years after sex reassignment surgery in transsexuals. Fertil Steril. 95(7):2379-82.

Peters BR, Sikora Z, Timmins BH, Berli JU (2022). Nerve morbidity at the radial forearm donor site following gender-affirming phalloplasty. J Plast Reconstr Aesthet Surg. 75:3836-44.

Bayraktar Z (2025a). Urogenital and Extra Genital Mutilation in Gender-Affirming Surgery: Are We Violating Primum Non Nocere? Arch Ital Urol Androl. 96(1):123-24 DOI: 10.4081/aiua.2025.12324

Bayraktar Z (2025b). Iatrogenic Gender Dysphoria and Harm Cycle in Gender Affirming Care. .J Sex Marital Ther. Mar 27:1-18. doi: 10.1080/0092623X.2025.2480648

 

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası