Kriter > Dosya > Dosya / Türkiye'nin 10 Yılı |

Zorlu Yıllar ve Büyük Bir Başarı Hikâyesi: AK Parti’nin ve Türkiye’nin Son On Yılı


Ülkemizin son on yılı, siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan büyük dönüşümlerin yaşandığı, pek çok zorlukla karşılaşıp bunları aşarak önemli başarılara imzaların atıldığı bir dönem olmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı'nın kararlı duruşu, Türkiye Yüzyılı idealini şekillendirmiş; 21. yüzyılın kutup başı ülkelerinden birisi olarak Türkiye'yi istikrarlı bir şekilde büyütmeye ve küresel arenada söz sahibi bir ülke haline getirmeye yönelik politikalar izlenmesini sağlamıştır.

Zorlu Yıllar ve Büyük Bir Başarı Hik yesi AK Parti
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan (TCCB / Murat Kula / AA, 17 Mart 2025)

AK Parti, Türkiye’nin zor günlerinde kurulup, aziz milletin sinesinden yeşerip büyüyen bir partidir. Yola çıkışından 15 Temmuz kanlı darbe girişimine kadar da çok büyük mücadeleler içinde olmuştur. Ülkemizin ve insanlarımızın daha demokratik, hukuk devleti içinde yaşayabilmesi için olağanüstü engellemelere göğüs gererek başarıya ulaşmıştır… AK Parti’nin 15 Temmuz’a kadar olan dönemini adlandıracak olursak, “Şeytan taşlamaktan ibadete vakit kalmayan dönemi” olarak ifade etmek mümkündür…

Bu nedenledir ki, AK Parti’yi esas şu on yıllık süreç içinde ayrıca değerlendirmek; yaptıkları, yapamadıkları ve yapacakları ile ele almak daha hakkaniyetli olacaktır…

Elbette, bu on yıllık değerlendirmeyi yaparken; son on yılın en özel, yakın şahitlerinden olan, milletimizin ve dünyanın hafızasına bu dönemi, büyük bir bilimsel disiplin, özveri ile nakşeden Kriter dergimizi de hususi olarak zikretmekte yarar var. Dile kolay, yüzüncü sayı, geride de on yıllık büyük bir birikim; yazıları, uzmanlıkları, entelektüel birikimlerini toplumla, kamuoyu ile paylaşmaları için imkân ve fırsat sunulan onlarca, yüzlerce yeni isim… Bu vesile ile yazarları arasında bulunmaktan, geride kalan on yıllık süreç içinde katkı vermekten büyük bir mutluluk duyduğum Kriter dergimize, geçmişten günümüze emek veren editör ve yazarlarımıza şahsi teşekkürlerimi sunuyorum ve nice on yıllar diliyorum.

 

Büyük Dönüşüm Noktaları

Bilindiği üzere ülkemizin son on yılı, siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan büyük dönüşümlerin yaşandığı, pek çok zorlukla karşılaşıp bunları aşarak önemli başarılara imzaların atıldığı bir dönem olmuştur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı'nın kararlı duruşu, Türkiye Yüzyılı idealini şekillendirmiş; 21. yüzyılın kutupbaşı ülkelerinden birisi olarak Türkiye'yi istikrarlı bir şekilde büyütmeye ve küresel arenada söz sahibi bir ülke haline getirmeye yönelik politikalar izlenmesini sağlamıştır. Bu süreçte Türkiye, pek çok ve farklı tehdide karşı durarak demokrasisini güçlendirmiş, kalkınma yolunda dev projelere imza atmış ve uluslararası alanda etkin bir oyuncu haline gelmiştir.

Türkiye için, 15 Temmuz 2016’da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hain darbe girişiminin bastırılması, kuşkusuz ki çok büyük bir dönüşüm noktası olmuştur. Devletin tüm kurumlarına, kılcal damarlarına kadar sirayet eden örgüt ile mücadele başarılmış, bu başarı ile birlikte de kronik sorunların çözümü, ülkenin nefes alması ve aldığı her nefes ile birlikte mesafe kaydetmesi de sağlanmıştır…

Darbe girişiminin önlenmesi esnasında 251 vatandaşımız şehit olmuş, binlerce insanımız yaralanmış ama sonuçta, FETÖ mensupları başta yargı, ordu, emniyet, eğitim olmak üzere tüm devlet kurumlarından tasfiye edilmiştir. Yargı ve güvenlik güçleri tarafından geniş çaplı operasyonlar düzenlenerek örgütün finansal ve lojistik altyapısı çökertilmiştir. PKK, DEAŞ başta olmak üzere diğer birçok terör örgütüne karşı etkili mücadele de çok daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmüş, başarılar elde edilmiştir…

Günümüzde gündemimiz artık terörsüz Türkiye, terörsüz bölge ise burada unutulmamalıdır ki, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtları ile Suriye’nin kuzeyindeki terör koridorlarının engellenmesinin payı büyüktür… Keza; Eren, Kıran ve Pençe serisi operasyonları ile PKK’nın iç ve özellikle Irak sahasında, sınır ötesindeki varlığı büyük ölçüde azaltılmıştır. 2019’da başlatılan Kıran Operasyonları serisi; Hakkâri, Şırnak ve Van gibi illerde PKK'ya karşı düzenlenmiş ve örgütün bölgedeki varlığına ağır darbeler indirmiştir. Bu operasyonlar sonucunda, terör örgütüne ait birçok sığınak ve mühimmat deposu imha edilmiştir. Ülke içinde hareket imkânı ve kabiliyeti bırakılmayan terör örgütü ile mücadelede Türkiye’nin bu kesin ve net başarısında, “yerli ve milli” anlayışının etkisini de unutmamak lazımdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarlı ve kararlı duruşu ile savunma sanayiinde atılan adımlar, hızlı sayılabilecek bir zaman diliminde ulaşılan başarılar, Türkiye’nin sadece içinde değil, sınırlarının ötesinde de etkili olmasına yol açmıştır. Ayrıca, Irak'ın kuzeyindeki PKK hedeflerine yönelik hava harekâtları düzenlenmiş ve örgüte ait hedeflerin sürekli imhası, teröristlerin barındığı mağara, sığınak ve depoların etkisiz hale getirilmesi, terör destekçisi ülkelerin de durumu kavrayıp stratejilerini gözden geçirmelerine giden yolu aralamıştır… Özellikle, geçmişte uygulanan sınırlı ve süreli operasyonlar yerine, terörün kaynağında yok edilmesi stratejisiyle sürekli ve kapsamlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir. Bu yaklaşım, terör örgütlerine büyük darbeler vurulmasını sağlamıştır. Bu stratejik değişiklikler ve kararlı operasyonlar sayesinde, Türkiye'nin terörle mücadeledeki etkinliği artmış ve terör örgütlerinin hareket kabiliyeti önemli ölçüde azaltılmıştır.

DEAŞ’a karşı yapılan operasyonlarla örgütün Türkiye’de eylem yapma kapasitesi tamamen kırılmıştır.

Erdoğan TUSAŞ'ta
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşke'de T625 Gökbey Helikopteri Teslimat Töreni'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökbey'e imzasını atmasının ardından TUSAŞ'a yapılan terör saldırısında şehit olan mühendis Zahide Ekici Güçlü'nün ismini yazdı. (Mehmet Ali Özcan / AA, 29 Ekim 2024)

 

Küresel Sorunlara Karşı Stratejiler

Türkiye, son on yılda uluslararası ekonomik saldırılara da maruz kalmıştır. 2018'de başlayan döviz kurları üzerindeki spekülatif ataklar ve küresel finans çevrelerinin baskıları nedeniyle Türk lirası zaman zaman değer kaybetti. Ancak, yerli ve milli ekonomi politikaları ile üretim, yatırım ve ihracata dayalı yeni bir model benimsendi. Swap anlaşmaları ve döviz rezervleri güçlendirilerek ekonomik saldırılara karşı önlemler alındı. Küresel enflasyon dalgasına karşı asgari ücret ve sosyal yardımlar artırıldı. Her ne kadar günümüzde en büyük sorun başlığı ekonomi olarak belirginleşiyor olsa da, AK Parti’nin iktidara gelirken ve gelince kazanmış olduğu kriz çözme becerisi burada da yine kendisini göstermiş, önümüzdeki iki yıllık süre içinde öngörülebilir bir ekonomik iyileşmeye inanç artmıştır. Emeklilere yönelik iyileştirmeler, aile destek paketleri hayata geçirilmiştir.

Son on yıldan bahsedip dünya genelinde büyük yıkımlara yol açan COVID-19 pandemisinden bahsetmemek olmaz. Bu pandemi, Türkiye için de büyük bir sınav olmuştur, ancak, muhalefet tarafından çok tenkit edilen sağlık altyapısına yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye, birçok Avrupa ülkesinden daha iyi bir pandemi yönetimi sergilemiştir. Şehir hastaneleri devreye alınarak sağlık hizmetleri kesintisiz devam ettirilmiştir. TURKOVAC aşısı geliştirilmiş ve Türkiye, kendi yerli aşısını üreten sayılı ülkelerden biri olmuştur. Sosyal destek paketleriyle pandeminin ekonomik etkileri hafifletilmiştir…

 

Milli Hamlelerin Gücü

Türkiye, ayağındaki prangaları kırmakla kalmamış; kabuğunu kıran, kendisine enjekte edilmiş öğretilmiş çaresizliği yenen ülke olarak bölgesel ve küresel denklemde yer alabilmiştir… Türkiye’nin savunma sanayiinde bağımsızlık yolunda attığı adımlar, bölgesel ve küresel dengeleri değiştirmiş, dünya yüzünde hesapların yeniden yapıldığı, savunma sanayii konseptlerinin bir kez daha gözden geçirilip değiştirildiği bir iklimi de oluşturmuştur…

Yüzlerce yerli ve milli ürün geliştirilmiş; Türkiye’den esirgenen, verilmeyen, Batı’ya mahkumiyeti devam etsin diye mütemadiyen ambargolara konu olan pek çok savunma sanayii enstrümanında seri üretime geçilmiş, dünyaya ihraç edilir olmuştur. Bayraktar TB2 ve Akıncı SİHA’lar, birçok ülkeye ihraç edilerek Türk savunma sanayiinin gücünü gösteren destanlaşan ürünlerdir… Hepsini sıralamak bu yazı kapsamında zor ama belli başlılarını zikredersek, Altay tankı, Hürjet ve Kızılelma projeleri ile yerli üretim savunma araçları geliştirilerek dışa bağımlılık azaltılmıştır. Milli füze sistemleri ve Hisar hava savunma sistemleri devreye alınmış, kendi gök kubbemizde “Çelik Kubbe”mizin inşasına hız verilmiştir…

Türkiye, ulaşım ve altyapı alanında dünya çapında projelere imza atarken yine en büyük eleştiriler; içerden, ana muhalefet ve yavrularından gelmiş; etki ajanları korosu devreye girmiştir… Uçak inmez denilerek kamuoyunda olumsuz bir etki amaçlanan İstanbul Havalimanı, Avrupa'nın en büyük havalimanlarından biri olarak Türkiye’nin hava taşımacılığında lider konuma gelmesini sağlamıştır… 1915 Çanakkale Köprüsü, dünyada en uzun orta açıklıklı köprü ünvanını alırken, aynı zamanda ulaşım sürelerini kısaltmıştır. Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleri ile trafik yoğunluğu azaltılmıştır. Bütün bunların yanı sıra Türkiye bu ulaşım ağı nedeniyledir ki, hem ihracatta, hem de turizmde rekorlar kıran ülke haline gelmiştir…

Bütün bunlar olurken dünyadan kopmayan, dünyayı yakalayan ve bağımlılıklarından kurtulma mücadelesi veren Türkiye, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için kritik adımlar da attı… Müstehzi ifadelerle karşılansa, küçümsenerek değeri kamuoyu nezdinde indirgenmek istense de bugün herkesin kabul ettiği bir gerçek olan Karadeniz’de muazzam bir doğal gaz rezervi keşfedildi ve çıkarılmaya başlandı… Gabar ve Cudi’de petrol çıkarılmaya başlandı. Akkuyu Nükleer Santrali ile nükleer enerji üretimi sürecine girilmek üzere…

Eğitim öğretim süreçlerinde gelişmeler fırsat eşitliği bağlamında temin edildi, yurt sathında üniversite sayısı artırıldı.

Milli teknoloji hamlesi ile yerli üretim teşvik edildi; uzay, uydu, havacılık alanında büyük merhaleler katedildi, kendi uydusunu yapan ve uzaya gönderen Türkiye’ye, uzayda izi olan ülkeye ulaşıldı…

Türkiye, son on yılda demokrasi ve kalkınma alanında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Siyasi istikrarın korunması, halkın demokratik haklarının genişletilmesi ve kalkınma hamleleri, ülkenin daha güçlü bir konuma gelmesini sağlamıştır. Elbette bu başarıların arkasında siyasal istikrar, kararlı bir irade olmadan olmazdı. İstikrarlı yapı için 2017 referandumuyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. Bu sistem sayesinde karar alma süreçleri hızlandı, hükümetin istikrarı güvence altına alındı, geçmişte olduğu gibi hükümetlere ayar verme, gerekirse bozmaya, bozdurmaya varan dışsal müdahale yolları tıkandı. On yıllık süre içinde, yargı süreçlerini hızlandıran reformlar yapıldı. İnsan hakları ve demokrasi alanında yeni adımlar atıldı. Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi kapsamında, başörtüsü yasağının kaldırılması ve bireysel hakların korunmasına yönelik reformlar gerçekleştirilmiştir. Seçim güvenliği artırılmış, elektronik sistemler ve şeffaf denetim mekanizmaları sayesinde halkın iradesinin sandığa eksiksiz yansıması sağlanmıştır. Dış politikada bağımsız karar alma süreci güçlendirilmiş, ülkenin egemenlik hakları taviz verilmeden korunmuştur.

Sonuç olarak, şöyle geriden bugüne baktığımızda, Türkiye, son on yıllık süreçte ekonomik, siyasi ve askeri alanlarda önemli sınavlardan geçmiş ve her defasında güçlenerek yoluna devam etmiştir. Darbe girişimi, terör tehdidi, ekonomik saldırılar ve küresel sağlık krizleri gibi birçok zorluk karşısında gösterilen kararlı duruş, ülkemizin ulusal güvenliğini ve istikrarını koruma konusunda büyük bir başarı örneği olmuştur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; yerli ve milli teknoloji hamleleri, enerji alanında atılan dev adımlar, ulaşım ve altyapıda hayata geçirilen büyük projeler sayesinde bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte söz sahibi bir aktör haline gelmiştir. Ekonomik bağımsızlık yolunda yerli üretime dayalı yeni ekonomik model benimsenmiş, sanayide ve savunma sektöründe dışa bağımlılık azaltılmış, büyük altyapı projeleri ile Türkiye’nin dünya ile entegrasyonu hızlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde daha hızlı ve etkin karar alma mekanizmaları oluşturulmuş, demokratik istikrar güçlendirilmiştir. Önümüzdeki yıllarda Türkiye, enerjide tam bağımsızlık yolunda ilerlemeye devam edecek, yüksek teknolojiye dayalı üretim hamleleriyle küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelecektir. Eğitim, sağlık, ulaşım ve savunma sanayiinde sürdürülen atılımlar, Türkiye’yi geleceğin lider ülkelerinden biri yapma hedefini pekiştirmektedir. Bütün bu gelişmeler ışığında, Türkiye’nin büyük ve güçlü bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerlediği ve milletimizin birlik ve beraberlik içinde bu süreçteki en büyük gücü olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Önümüzdeki dönemde de kalkınma, demokrasi ve istikrar odaklı politikalarla Türkiye, küresel arenada söz sahibi olmaya devam edecektir.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası