Kriter > Dosya > Dosya / NATO Ankara Zirvesi |

NATO ve Türk Savunma Sanayii: Ankara Zirvesi


İttifak'ın Ankara'da aldığı stratejik kararların merkezinde, savunma harcamaları ve savunma sanayii yer aldı. İttifak paydaşlarının hedeflenen savunma harcama limitlerine yönelik ortaya konan iradeyi takip etmesi öncelikli konu oldu. Paralel olarak savunma ve güvenlik iş birliği ve ilişkilerinin geliştirilmesi öne çıktı. Zirve boyunca yapılan tartışmalarda ise İttifak’ın geleceğinde Türk savunma sanayiinin ulaştığı kapasite ve bu kapasiteden nasıl ve ne ölçüde faydalanılacağı yer aldı.

NATO ve Türk Savunma Sanayii Ankara Zirvesi
NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu 2026 Resepsiyonu, Görgün'ün ev sahipliğinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. (İsmail Aslandağ / AA, 7 Temmuz 2026)

Türkiye Cumhuriyeti yirmi iki yıl aradan sonra yeniden NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Ukrayna–Rusya Savaşı, Avrupa’da tehdit algısında dönüşümü tetiklerken ABD/İsrail-İran Savaşı ile yeni güvenlik risklerinin ortaya çıkması da Zirve’nin önemini artırdı. Zirve’den önce devlet ve hükümet liderlerinden yapılan açıklamalar ise son yılların “çıktıları ve alınan kararlar” itibariyle en önemli buluşmasına sahne olacağını işaret etmekteydi. Bu çerçevede zaten kendisi bir güvenlik teşkilatı olan NATO’nun gelecek projeksiyonun Ankara’da şekillenmesi ayrı öneme sahiptir. Türkiye’nin hem NATO içindeki merkezi konumu hem de savunma ve havacılık sektörlerindeki kabiliyetleri, İttifak geleceği kapsamında dikkat çekmektedir. Sonuç bildirisi dikkate alındığında ise NATO'nun "3.0 dönemi" olarak adlandırılan yeni bir güvenlik mimarisine geçiş yaptığı görülmektedir.

36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne Ankara ev sahipliği yaparken İttifak'ın Ankara'da aldığı stratejik kararların merkezinde ise savunma harcamaları ve savunma sanayii yer aldı. İttifak paydaşlarının hedeflenen savunma harcama limitlerine yönelik ortaya konan iradeyi takip etmesi öncelikli konu oldu. Paralel olarak savunma ve güvenlik iş birliği ve ilişkilerinin geliştirilmesi öne çıktı. Zirve boyunca yapılan tartışmalarda ise İttifak’ın geleceğinde Türk savunma sanayiinin ulaştığı kapasite ve bu kapasiteden nasıl ve ne ölçüde faydalanılacağı yer almaktadır. Yapılan açıklamaların yanı sıra Zirve kapsamında gerçekleştirilen Savunma Sanayii Formunda İttifak paydaşlarının birlikte çalışabilirliği ve sürdürülebilir ekosistem inşasındaki potansiyel başlıklar ele alındı. T.C. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün ev sahipliğinde, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu (NSDIF) kapsamında, TUSAŞ’ta düzenlenen resepsiyonda katılan delegasyonlara ise Türk savunma sanayiinin kabiliyetleri hem uçuş gösterileri hem de statik alandaki sergi ile gösterildi.

 

Müttefikler Arasında Yük Paylaşımı

Zirve kapsamında ATO Congresium’da, ilklere sahne olan savunma sanayii formu (NSDIF) gerçekleştirildi. NATO tarafından da açıklandığı üzere ilk kez NSDIF’26 kapsamında, ikili ve çok taraflı askeri, güvenlik ve iş birliği anlaşmaları imzalandı. Toplam hacminin 50 milyar doları aştığı değerlendirilen anlaşmalar ise temelde şu başlıklar da şekillendi: Savunma yatırımları ve İttifak ortaklarının “yüzde 5” taahhüdü, çok uluslu iş birlikleriyle kapasite artırımı, savunma sanayii iş birliklerinin geliştirilmesi, seri üretimden idameye süreçlerin iyileştirilmesi. NSDIF’26 kapsamında ise değişen ve dönüşen harp sahasına yönelik yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı çözümlerin geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.

NATO'nun uzun yıllardır sürdürdüğü yüzde 2'lik savunma harcaması hedefi, artan ve dönüşen tehdit algısı sonucunda “yüzde 5” olarak radikal bir artış olarak İttifak ortaklarınca kabul edildi. Son dönemde ise bu amaca yönelik yapılan müstakil ve kolektif faaliyetler üzerine değerlendirmeler yapılmaktadır. İttifak içerisindeki yük paylaşımının ciddi şekilde artırılması hedeflenirken bilhassa ABD dışındaki müttefiklerin (Avrupa ve Kanada) kendi güvenlik sorumluluklarını doğrudan üstlenmelerine yönelik yeni bir döneme geçilmesi hedeflenmektedir. İttifak içinde "stratejik özerklik" kavramı olarak tanımlamalar yapılırken ilk aşamadaki hedef ise finansal alt yapıyı tesis etmektedir. İttifak ortaklarının savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılatlarının (GSYH) yüzde 5 oranına çıkarması, önemli bir ekonomik hacmi temsil ederken tedarikin ötesinde üretim kabiliyetlerinin de geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bilhassa Avrupa’da çok uluslu olarak hayata geçirilen projelerin gerek uzun takvimlere yayılması gerekse bahse konu yapılarından dolayı arzu edilen sonucu vermemesi ise başka arayışlara kapı açtı: “Güvenilir Ortak”. Türkiye’nin NATO üyesi olmasına karşı çeyrek asırdır savunma sanayii uygulamalarındaki kabiliyetlerinin İttifak içerisinde “etkin” şekilde değerlendirilemediği bilhassa son 10 yılda tartışılmaya başlandı. Örtülü ve açık ambargolara da maruz kalan İttifak üyesi olan Türkiye’nin mevcutta ise NATO’nun yeni döneminde merkezi aktör olarak konumlanmasına vurgu yapılmaktadır.

NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu 2026 Resepsiyonunda yapılan uçuş
NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu 2026 Resepsiyonu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün'ün ev sahipliğinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. Resepsiyon kapsamında Türk savunma sanayisinin hava unsurlarından yeni nesil jet eğitim uçağı HÜRJET, yeni nesil temel eğitim uçağı HÜRKUŞ-II, ANKA III insansız savaş uçağı, GÖKBEY ile ATAK helikopterleri, Bayraktar AKINCI, Bayraktar TB3, ANKA ve AKSUNGUR İHA'lar uçuş gerçekleştirdi. Ayrıca ANKA III ile HÜRJET ve HÜRKUŞ kol uçuşu yaptı. (Dilara İrem Sancar / AA, 7 Temmuz 2026)

 

Seri Üretim Kapasitesi ve Merkezi Üretim

Ukrayna-Rusya Savaşı ile dünya ordularının uzun süreli harbe karşın stok ve envanter yetersizliği dikkat çekti. Bunun yanı sıra ABD/İsrail-İran üçgeninde de benzer bir senaryo, farklı şekillerde kendini gösterdi. Günümüzde yeniden tanımlanan "yıpratma savaşı" gerçeğine karşı, müttefiklerin cephane ve askeri teçhizat stoklarını sürdürülebilir hale getirmesi zaruridir. Zirvede ise 50 milyar doları aşan tedarik anlaşmalarının yapılması, savunma sanayiini salt ticari bir alan olmaktan çıkarıp doğrudan bir caydırıcılık unsuruna dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda bilhassa sarf oranı yüksek olan topçu mühimmatları, uçak bombaları, hava savunma füzeleri vd. gibi hususlara dikkat çekildi. Bu bağlamda müttefiklerin örneğin Kanada’nın topçu mühimmat üretim kapasitesini artırma, Türkiye’nin ise Çelik Kubbe yani hava savunma sistemleri için ilave bütçe çıkarması ilk öne çıkan örneklerdir.

Avrupa ülkelerinde çok uluslu yapıda hayata geçirilen projelerin gerek projenin tatbikatında gerekse üretim kapasitesi ve kabiliyetleri üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. Bu durumun iyileştirilmesi için yapılan değerlendirmelerde, “proje yönetimi” ve “müstakil/merkezi” uygulamalar öne çıktı. Çok uluslu icra edilecek projelerde öne çıkan aktörlerin ve alt yüklenici olarak konumlanan müttefiklerin daha etkin süreç yönetimi gerçekleştirmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle çok uluslu icra edilen projelerin hem üretim kabiliyetleri hem de idame ve lojistik gibi önemli başlıkları iyileştirilmektedir. Ayrıca Türkiye'nin uzun süredir vurguladığı "müttefikler arası gizli/açık ambargoların kaldırılması" vizyonu, Zirve kapsamında işlenen bu başlık ile doğrudan bütünleşmektedir.

NATO’nun müttefikler arasındaki birlikte çalışabilirliğin yönetilmesi hususunda artan bir hassasiyeti bulunmaktadır. Müttefiklerin operasyonel ihtiyaçlarının da gözetildiği çok uluslu iş birlikleri hayata geçirilmektedir. NATO merkezli yönetilen tanker uçağı filosuna Ankara Zirvesi ile nakliye uçağı filosunun güçlendirilmesi yönünde çıkan karar ile vurgu yapıldı. A400M nakliye uçaklarıyla tesis edilecek filo müttefiklerin operasyonel ihtiyaçlarına yönelik işletilecek. Türk savunma sanayiinin de iş payına sahip olduğu nakliye filosunun yanı sıra İMECE projesiyle de uzay tabanlı haberleşme ve erken uyarı yapının tesisinde Türkiye öncü olacak. Çelik Kubbe için ilave 24 milyar dolarlık bütçe ayrılması hususu da sadece Türkiye’nin değil İttifak’ın hava ve füze savunma kabiliyetleri için önemli olmaktadır. Hassas güdümlü sistemlerde Roketsan’ın füze sistemleri üzerinden gösterim yapması da dikkat çekti. Türkiye’nin sahip olduğu seri üretim ve yüksek teknoloji kabiliyetleri, farklı ihtiyaçların karşılanmasında olmadığı kadar aktif değerlendirilmektedir. Bilhassa siber güvenlik, kriptolu haberleşme gibi çözümleri ile Türkiye son dönemde artan bir öneme sahiptir. Zirve’de vurgulandığı üzere NATO, kabiliyetlerinin sadece gemi ve uçak gibi varlıklardan değil siber uzay, haberleşme ve istihbarat gibi bütünleştirici güç unsurlarıyla yapılandırılmasını amaçlamaktadır.

 

Sonuç: Artan Rol ve Mesajlar

NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında, TUSAŞ’ta düzenlenen resepsiyonda katılan delegasyonlara Türk savunma sanayiinin kabiliyetleri hem uçuş gösterileri hem de statik alandaki sergi ile gösterildi. Heyetleri sergilenen muharebe sahasının modern enstrümanları karşıladı; Altay tankı, ARMA zırhlıları, MKE’nin TOLGA hava savunma çözümü, ROKETSAN’ın balistik füzeleri, Baykar ve TUSAŞ’ın insanlı ve insansız hava platformları. Tüm bunların yanı sıra havacılıkta gelinen noktayı göstermek adına gösteriler yapıldı: GÖKBEY genel maksat helikopteri, T129 ATAK taarruz helikopteri, HÜRKUŞ temel eğitim uçağı, HÜRJET ileri jet eğitim uçağı, ANKA III stratejik bombardıman uçağı, ANKA-S, Bayraktar AKINCI SİHA ve Bayraktar TB3 insansız hava aracı gibi çok sayıda platform, uçuş yaparak kabiliyetlerini sergiledi. Delegelere Türk savunma sanayiinin kabiliyetleri "katalog” üzerinden değil, doğrudan üretim merkezinde ve canlı uçuş gösterileri ile gösterildi. İlgili firmaların hem yöneticilerinin hem de proje mühendislerinin alanda olması ise hem ürünlerin hem de potansiyel iş birliklerinin değerlendirilmesini sağladı. Kısaca resepsiyon; savunma ve havacılık ihracatını artırmak ve yeni ortaklıklar kurmak için eşsiz bir zemin oluşturdu.

Türkiye’nin NATO standartlarına (STANAG) tam uyumlu ve harp sahasında kendini ispatlamış sistemler üretmesi, İttifak içindeki stratejik uyumluluğu desteklemektedir. Bu husus ise Türkiye’nin İttifak paydaşlarına önemli miktar savunma sistemi ihracatını mümkün kılmaktadır. 2025 verilerine göre, Türkiye'nin gerçekleştirdiği 10.56 milyar dolarlık ihracatın yüzde 56'lık kısmı doğrudan Avrupa Birliği, NATO üyeleri ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yapıldı. Bahse konu rakamlar zaten Türk savunma sanayii ürünlerinin Batı standartlarındaki kalite ve güvenilirliğinin tescilidir. Bunun yanı sıra muharebe sahasında da kendini ispatlayan ürünlere ilgi artışı gözlemlenmektedir. Yakın dönemde Belçika’nın üst düzey Türkiye ziyaretinde olduğu gibi “ortak proje” hayata geçirme arzusunu pekiştirmektedir. Belçikalı silah kulesi geliştiren firma, Türk kara aracı üreticilerine “bizim kuleyi sizin zırhlı araca entegre ederek birlikte satalım” yaklaşımının altında bu husus vardı. Türkiye’ye karşı her tartışmada; “Kaliteli ürününüz var ve biz sizinle iş birliği yaparak kazanmak istiyoruz.” noktasında iş birliklerinde kapı açılmaktadır. Diğer yandan İspanya’nın HÜRJET savaş uçağı, Portekiz’in savaş gemisi, İtalya’nın SİHA’lar, Polonya’nın elektronik harp sistemleri tedarik etmesi, Türkiye’nin İttifak içindeki bu alandaki merkezi konumunu güçlendirmektedir.

Kısaca Ankara Zirvesi siyasi mesajların verildiği bir platform olmanın ötesinde, müttefikler arası savunma sanayii iş birliğinin önündeki engellerin tartışılacağı kritik dönüm noktası olmaktadır. NATO çatısı altında müttefiklerin birbirlerine karşı uyguladığı her türlü ihracat kısıtlamasının veya gizli/örtülü ambargonun, nihayetinde İttifak'ın kendi kolektif caydırıcılığını zayıflattığı gerçeği bu zirvede açıkça vurgulandı. Türkiye'nin yüksek teknoloji üretim kapasitesinin müttefikler arasında dışlanacak veya kısıtlanacak bir rekabet unsuru olmadığı çok açıktır. Türkiye’nin konumu; İttifak'ın toplam kabiliyetlerini optimize edecek, lojistik maliyetlerini de düşürecek bir "bölgesel üretim üssü" olarak görülmelidir.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası