Kriter > Dosya > Dosya / NATO Ankara Zirvesi |

ABD-Ukrayna İlişkileri Fabrika Ayarlarına Döndü mü?


2026’nın ilk günleri itibarıyla Ukrayna dron saldırılarının niteliği ve niceliği kayda değer artış gösterdi. Kırım’a gıda ve akaryakıt sağlayan tüm lojistik hatlar felç edilirken, yarımadadaki akaryakıt depoları ve ana elektrik aktarım istasyonlarının neredeyse tamamı Temmuz itibarıyla devre dışı kaldı. Yani Ukrayna-Rusya Savaşı, başlangıcında ABD-İngiltere ikilisi tarafından belirlenmiş fabrika ayarlarına dönmüş bulunuyor. Hedef yalnızca Rusya’yı, ilhak ettiği Kırım’dan ve Donbas bölgesinden çıkarmakla sınırlı değil. Nihai hedef yeniden Moskova’da Putin yönetimini devirecek iklimi oluşturmak üzere güncellenmiş durumda.

ABD-Ukrayna İlişkileri Fabrika Ayarlarına Döndü mü
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı kapsamında ABD başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. (Ukranian Presidency / AA, 23 Ocak 2026)

28 Şubat 2025… Ukrayna-Rusya Savaşı’nın en karanlık günlerinden biri. Ancak Ukrayna açısından felaket cephe hatlarında değil Washington’da tam da Beyaz Saray’ın kapısında yaşanmakta. İkinci başkanlık döneminin ilk günlerindeki Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’yi ev sahipliği teamüllerine aykırı bir üslupla henüz konuttan içeri girmesine fırsat vermeden basının önünde kıyafeti üzerinden istiskal ederek açılışı yapıyor. Zelenski kapıdaki soğuk duş ile yetineceğini zannederken Beyaz Saray’ın içerisinde bu defa Başkan Yardımcısı James David Vance’in de katıldığı ağır eleştirilerden müteşekkil yaylım ateşine maruz kalıyor. Bir bakıma ABD’nin üç yıl boyunca yaptığı tüm yardımların başına kakıldığı 10 dakikalık süre, herhalde yalnızca Ukrayna Devlet Başkanı’na değil, Ukrayna’ya destek vermiş Avrupa ülkelerine de 10 yıl gibi gelmiştir. Donald Trump, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan selefi Joe Biden’ı itham eden çizgisini, Ağustos 2025’e kadar istikrarlı bir şekilde sürdürdü. 15 Ağustos 2025 günü Alaska’daki Elmendorf–Richardson Üssü’ndeki Trump-Putin zirvesi, Ukrayna açısından ümitlerin tamamen tükendiği izlenimini katmerlemişti. Dahası yalnızca üç gün sonra 18 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da yaşananlar, ABD’nin Ukrayna’daki savaş konusunda tamamen Rusya çizgisine teslim olduğu algısını güçlendirdi. Trump, o gün Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Almanya Başbakanı Merz, İtalya Başbakanı Meloni, İngiltere Başbakanı Starmer, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ve NATO Genel Sekreteri Rutte’yi karşısına dizerek Ukrayna-Rusya Savaşı’nın gidişatına dair beklentilerini dikte etti. Dahası bu kadroyu medya önünde hazırlıksız yakalayarak kendi fikirlerinin doğruluğu hakkında konuşmaya da mecbur bıraktı. Ne var ki gelişen Çin Halk Cumhuriyeti-Rusya ilişkileri, Moskova’nın İran savaşı sırasında Tahran yönetimine sağladığı imkânlar ve Rusya’nın müzakere masasına oturmayı ağırdan alması, köprülerin altından akan suların yönünü değiştirdi.

 

Alaska’dan Ankara’ya Değişen Rüzgar

8 Temmuz 2026 günü Ankara’daki NATO Zirvesi kapsamında medyanın karşısına çıkan Trump-Zelenski ikilisinin sergiledikleri imaj, bir buçuk yıl önce yaşanan tatsız görüntülerden çok daha farklıydı. Verilen olumlu mesajların ötesinde Trump, Ukrayna’nın Moskova’ya düzenlediği dron ve füze saldırıları konusunda Zelenski’ye şaka yapacak kadar ilişkileri ısıtmıştı. Zelenski, Trump’ın “Moskova’ya gitmek ister misin?” sorusuna “Sanmam, orada çok fazla Ukrayna dronu var” cevabını verdi. Belli ki ABD Başkanı da Ukrayna’nın Rusya’nın 2 bin kilometre içerisindeki hava sahasına kadar dronlar ve güdümlü füzelerle sağladığı hâkimiyetten son derece memnundu. Nitekim zirve sırasında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin “Rusya’nın içine doğru bazı önemli hedefler vuruldu. Son iki ay içinde Ukrayna daha başarılı şekilde hedefleri vuruyor” sözleri üzerinde de durmak lazım. Belli ki Ukrayna yalnızca FPV tipi dronlar ve güdümlü füzeler alanında kayda değer atılımlar gerçekleştirmemiş. NATO üyesi ülkelerin Ukrayna’ya sağladığı uydu kaynaklı elektronik istihbaratın kalitesi ve miktarında da şu anda ayrıntılarına vakıf olmadığımız düzeyde artış söz konusu. NATO Zirvesi’nin ertesi haftasında Rus Hayalet Filosu için çalışan yaklaşık 100 kadar deniz aracının Azak Denizi’nde Ukrayna dron saldırılarında vurulmuş olması, bu kabiliyetlerin eriştiği nokta açısından üzerinde durulması gereken bir konu. Biraz daha geriye gidersek, Trump’ın 2025’in son çeyreğinde Ukrayna ile barış yapması konusunda Rusya’dan ve Putin’den ümidini kesmesine yol açan olaylar yaşandığı sonucuna varabiliriz.

Rusya'da akaryakıt satış kısıtlamaları ülke geneline yayılıyor, AA İNFO
Rusya'daki petrol rafinerileri ve akaryakıt altyapısına yönelik Ukrayna kaynaklı İHA saldırılarının üretim ve tedarik zincirlerinde yol açtığı sorunlar arzı baskılıyor. (Murat Usubali / AA, 1 Temmuz 2026)

 

2026 ile Dengeler Yeniden Belirlendi

2026’nın ilk günleri itibarıyla Ukrayna dron saldırılarının niteliği ve niceliği kayda değer artış gösterdi. Kırım’a gıda ve akaryakıt sağlayan tüm lojistik hatlar felç edilirken, yarımadadaki akaryakıt depoları ve ana elektrik aktarım istasyonlarının neredeyse tamamı Temmuz itibarıyla devre dışı kaldı. Rusya genelindeki petrokimya tesisleri ve rafineriler 6 ayda 200 defa vuruldu. Bu 2025’in ilk 6 aylık dönemiyle mukayese edildiğinde 11 kat artışa tekabül ediyor. Yalnızca Mayıs’ta Rus rafinerilerine 16 çok başarılı saldırı düzenlendi. Ukrayna kamikaze SİHA’ları için 2 bin kilometre menzile ulaşmak ya da FPV tipi dronlar için cephe hattının 100 kilometreden fazla derinliğindeki hedefleri vurmak sıradan vakalar haline geldi. Petrol rafine etme kapasitesinin yüzde 40’ını yitiren Rusya, benzin ve uçak yakıtı ihracatını yasaklama kararlarının ardından motorin ihracatını da yasaklama noktasına geldi. Hindistan’dan rafine edilmiş petrol alacak noktaya gelen Rusya, 9 Mayıs günü geleneksel İkinci Dünya Savaşı zaferini anma törenlerinde Kızıl Meydan’da tanklar ve mobil füze rampalarını yürütemedi.

Askeri denge hızla Rusya aleyhine bozulurken 15-17 Haziran tarihlerinde Paris’te düzenlenen G-7 Zirvesi ve Ankara’daki NATO Zirvesi’nde ABD Başkanı Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’ye karşı sergilediği tavır, Moskova’yı daha zor günlerin beklediğinin işaretiydi. Zirvede 2026 için Ukrayna’ya askeri teçhizat, mühimmat ve eğitim kapsamında 70 milyar avroluk taahhütte bulunuldu. Dahası, bazı NATO üyesi ülkelerin “Ukrayna’ya verecek bir şeyimiz kalmadı” şeklindeki açıklamaları üzerine ittifak bugüne kadar rastlanmamış bir adım atma kararı aldı. Öncülüğünü Kanada’nın yaptığı proje ile ittifakın bazı ülkelerinin katılımıyla “Savunma Güvenlik ve Direnç Bankası (Defence, Security and Resilience Bank-DSRB) kurulması için girişim başlatıldı. 2027’de faaliyete geçmesi planlanan bankanın 100 milyar sterline kadar savunma projelerine ucuz finansman sağlaması hedefleniyor. Bu banka projesine katılacak üyeler arasında Türkiye, Arnavutluk, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya ve Ukrayna’nın isimleri geçmekte. Belli ki İttifak, Ukrayna Savaşı’nın başından itibaren Kiev yönetimine destek verilmesi konusunda yaşanan kaosun tekrarlanmasını istemiyor ve buna kurumsal bir çözüm bulma niyetinde.

 

ABD’nin Putin Yönetimindeki Bir Rusya’dan Beklentisi Kalmadı

Ankara’daki NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesine dönecek olursak, Ukrayna’ya hatta Polonya ve Baltık ülkelerine yönelen Rusya tehdidine karşı başlatılan seferberliğin ucu açık bir takvimle sürdürüleceği anlaşılıyor. Bildirgede, 25 Haziran 2025 tarihli NATO Lahey Zirvesi Bildirgesi’ne atıf yapılarak Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik uzun vadeli bir tehdit olduğunun altı çizildi. Yani NATO üyeleri Rusya’dan kaynaklı tehditlere karşı ekonomik kapasitelerini caydırma ve savunma alanlarına daha fazla kanalize edecekler. Rusya için kullanılan “uzun vadeli tehdit” vurgusu, ABD’nin Putin yönetiminden ümidi kestiği şeklinde okunabilir. ABD özel temsilcileri Jared Kushner ile Steve Witkoff’un Kremlin Sarayı tarafından neredeyse iki aydır beklenen ancak bir türlü gerçekleşmeyen Moskova ziyaretleri de bu “ümidi kesme” halinin dışa vurumu olarak okunabilir. Rus TASS ajansının Temmuz’un ilk haftasında yaptığı haberlerde, Moskova’nın hasretle beklediği anlaşılan bu ziyaretin “yaz sonuna kadar olabileceği ancak henüz kesin tarihin belirlenmediği” ifade ediliyordu.

10 Temmuz 2026 günü İngiliz The Telegraph gazetesinde yayımlanan bir haber ise Rusya’ya karşı Washington başta olmak üzere NATO başkentlerinde gelişen alerjinin katlanarak artacağına işaret ediyor. İngiliz gazetesinin haberine göre Hollanda istihbarat servisleri AIVD (Dutch General Intelligence and Security Service) ve MIVD (Military Intelligence and Security Service) Hollanda’daki NATO üslerinden hava ve deniz limanlarına ulaşan yollar üzerindeki yüzlerce konutun kapı zili kameralarının hacklendiğini tespit etmişler. Peki yüzlerce kapı zili kamerasının görüntülerine kim ulaşmak ister? Hollanda istihbarat servislerine göre bu işin sorumlusu Moskova tarafından desteklenen bilgisayar korsanları. Amaçları ise Ukrayna’ya yapılan silah sevkiyatlarının içeriğini ve miktarını belirlemek. The Telegraph gazetesine göre bu Rus operasyonu Hollanda ile sınırlı değil. Avrupa genelinde binlerce kapı zili kamerası Rus istihbaratının kontrolü altında. Yani değerli Kriter okuyucuları Ukrayna-Rusya Savaşı, başlangıcında ABD-İngiltere ikilisi tarafından belirlenmiş fabrika ayarlarına dönmüş bulunuyor. Hedef yalnızca Rusya’yı ilhak ettiği Kırım’dan ve Donbas bölgesinden çıkarmakla sınırlı değil. Nihai hedef yeniden Moskova’da Putin yönetimini devirecek iklimi oluşturmak üzere güncellenmiş durumda.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası