Elektronik harp (EH), modern muharebe sahasının en kritik unsurlarından olduğunu çeşitli harp ortamlarında yeniden gösterdi; elektromanyetik spektrumda faaliyet gösteren radar sistemlerinin etkisiz hale getirilmesi, muhabere sistemlerinin kestirilmesi ve dost unsurların korunması gibi çok yönlü roller üstlenmektedir. Elektronik harp sistemleri, alt dallarına ayrışan yüksek teknoloji uygulamalarına sahiptir; karşı tedbir, destek ve taarruz gibi spesifik roller. Karşı tedbirler / öz koruma sistemleri, platforma yönelik hasım unsurların uyguladığı elektronik harp uygulamalarına, karıştırmalara karşı sistem koruması sağlamaktadır. Elektronik destek sistemleri; dinleme, kestirme vd. faaliyetleri ile hasım unsurlara dair istihbarat sağlamaktadır. Dost unsurlara yönelik tehditlere karşı erken uyarı görevi yaparken asıl görevleri hedefleme için veri üretmektir. Elektronik taarruz sistemleri ise hedef unsurları bastırmak, karıştırmak, aldatmak gibi kabiliyetlere sahip çözümlerdir. Kullanım alanları farklılık gösterirken çeşitli sınıflarda ve kabiliyetlerde sistemler geliştirilmektedir. Nihayetinde muharebe sahasında taraflar, elektronik harp uygulamaları ile hasım üzerinde yıkıcı etki oluşturmak ve dost unsurları korumak istemektedir. Ukrayna-Rusya Savaşı ve İran-İsrail Savaşı yoğun elektronik uygulamalarına sahne olunca Türkiye’nin sahip olduğu kabiliyetler ve elektronik harp sistemlerine yaklaşımı merak konusu olmuştur.
Ukrayna-Rusya’dan İran-İsrail’e…
Muharebe sahasında en kritik ve korunması elzem olan kabiliyet muhabere yani iletişimdir. Komuta kademesinin işlevini koruması, müşterek ve farklı sınıftaki birliklerle icra edilen faaliyetlerde sahadaki koordinasyonun sağlanması vd. önemlidir. Bu kabiliyeti sekteye uğratmak adına taraflar birbirlerine yoğun elektronik harp uygulamaları yapmaktadır. Kimi zaman dost unsurları yani kendi birliklerini etkilese dahi elektronik harp faaliyetlerinde karşı taraf üzerinde yıkıcı etki oluşturma önceliklidir. Ukrayna’ya yapılan yardımlar kapsamında; gelişmiş, bütünleşik elektronik harp sistemlerinin yanı sıra piyade tipi sırtta taşınan elektronik harp çözümleri sağlandı. Rusya’nın ise envanterinde gelişmiş çeşitli elektronik harp çözümleri bulunuyor. Savaşta tarafların yoğun şekilde kamikaze dron kullanması ise elektronik harp uygulamalarını daha da artırdı.
İsrail’in ABD ile sahip olduğu gelişmiş bağ sayesinde erişimi ve ihtiyaçlarına yönelik geliştirme, dönüştürme kabiliyeti oldukça yüksektir. Savaştaki tablo neticesinde ise İsrail’in elektronik harp uygulamalarında daha başarılı olduğu değerlendirilmektedir. İsrail’e ait çok sayıda savaş uçağı ve SİHA’dan oluşan taarruz / keşif gruplarının İran hava sahasında bu kadar rahat faaliyet icra etmesinde elektronik harp uygulamaları etkili olmuştur. Buna, İran hava savunma sistemlerine ait radar bileşenlerinin karıştırılması, İsrail uçaklarına uygulanan elektronik taarruz faaliyetlerine karşı öz savunmanın sağlanması gibi örnekler verilebilir.
Kara Tabanlı Güçlü Yapı
Elektronik harp sistemlerinin teknik özellikleri, eşyanın doğası gereği oldukça gizli olmakla birlikte paylaşılmaktadır. Ama örneğin bir sistemin güç kaynağı / çıkışı oldukça kritik bir bilgiyi ifade eder ve bu sebeple de paylaşılmamaktadır. Bu not ışığında, Türkiye’de geliştirilen sistemlere kısaca ve yüzeysel olarak bakabiliriz.
Bu alandaki öncü firmalardan ASELSAN tarafından geliştirilen, son yapılan sınıflandırma ile “aile” olarak da adlandırılan elektronik harp sistemleri bulunmaktadır. Çeşitli coğrafyalardaki başarılarıyla bilenen Koral ailesinin birinci ve ikinci jenerasyonu vardır. Kendi içinde hem destek hem de taarruz bileşenleri / araçları bulunan bütünleşik sistemlerdir. Benzer şekilde bütünleşik yapıda olan REDET / VURAL radar elektronik harp sistemi ailesi bulunmaktadır. VURAL spesifik olarak radar sistemlerine yönelik hem destek hem de taarruz bileşenlerini barındıran gelişmiş bir sistemdir. Elektronik taarruz uygulamaları için geliştirilen SANCAK / MİLKAR ailesi vardır. Sistem, tüm muhteviyatını, araç platformu üzerinde taşıyabilmekle birlikte TSK envanterine giren en güncel modeli MİLKAR-4A2, yüksek hareket yeteneğine sahiptir. Bunun yanı sıra SÖKMEN, MİLKED / PUHU elektronik destek aileleri bulunmaktadır. Bu noktada spesifik olarak muhabere sistemlerine yönelik elektronik destek (dinleme, kestirme vd.) uygulanmaktadır. PUHU 3-LT ürününün TSK’ya teslimatı yapıldı. TSK envanterinde yer alan ILGAR 3-LT mobil elektronik taarruz sistemi ise V/UHF frekans bandında haberleşme yapan hedef muhabere sistemlerine elektronik taarruz uygulanması amacıyla geliştirildi. ILGAR sistemi ayrıca elektronik destek modüllerine de sahiptir. Meteksan Savunma; elektro optik, kızılötesi gibi güdümlü füze vd. tehditlerine karşı NAZAR sistemini geliştirmektedir. NAZAR sistemi, kara ve deniz platformlarına yöneliktir. Yine spesifik amaçlı olarak Meteksan Savunma’nın geliştirdiği Seyrüsefer Elektronik Harp Sistemi SEYMEN projesi bulunmaktadır.
Hava, Deniz ve Kara İçin Çözümler
Türkiye’nin kara tabanlı çözümlerinin yanı sıra hava ve deniz platformlarına yönelik çalışmaları da mevcuttur. Bu bağlamda Hava Kuvvetlerinin envanterine girecek HAVASOJ / HİK uçaklarında ASELSAN’ın ARES 2-A elektronik destek tedbir sistemi kullanılacak. Paralel olarak mevcut hava platformlarının (helikopter, uçak vd.) modernizasyonları yine yerli elektronik harp süitleri / sistemleri ile yapılmaktadır. Hava platformlarına yönelik EH podları geliştirilmektedir. Savaş uçakları için EHPOD’lar geliştirilip envantere alınırken SİHA’lar için MAM-L mühimmatı formundaki elektronik harp podundan sonra ANTIDOT 2 ailesi elektronik harp podları geliştirildi.
Deniz Kuvvetleri tarafından ise bütünleşik ARES 2-NC elektronik harp sistemi kullanılmaktadır. ARES ailesi, Türk Donanması’nın dışa bağımlılığına son vermektedir. Türk Donanması’nın envanterinde çeşitli elektronik harp kabiliyetleri bulunan bütünleşik bir gemi olarak TCG UFUK görev yapmaktadır. Türk savunma sanayiinin inşadan donatımına kadar görev aldığı proje ile Türk Donanmasının elektronik harp kabiliyetleri oldukça geliştirildi. İnsansız deniz araçlarının elektronik harp kabiliyetleri ile donatılmasına yönelik projeler hayata geçilirken TSK envanterinde MARLİN SİDA sistemi görev yapmaktadır.
Türkiye tek er / piyade sistemlerinde geniş bir elektronik harp çözüm portföyüne sahiptir. SekizAltmış’ın MS-23, Meteksan’ın MERTER ve ASELSAN’ın sırt tipi Jammer sistemleri aktif olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bu sistemlerin sabit üs ve mobil araç versiyonları (MERT & Kangal) yine aktif kullanımdadır. İHA ve FPV drone tehditlerine karşı ASELSAN’ın İhtar, Bukalemun ve Kangal, Meteksan Savunma’nın Kapan gibi elektronik harp içerikli çözümleri bulunmaktadır.
Muharebe Sahasında Tescil
Türk savunma sanayiinin geliştirdiği ve kullanıcıyla buluşturduğu farklı sınıf ve kabiliyetlerdeki bütün elektronik harp sistemleri, “combat proven” yani muhabere sahasında kullanılmış, kendini ispatlamış durumdadır. Geliştirme süreçlerinde dahi sahada birtakım faaliyetler yapılmaktadır. Teslimattan sonra yine sahadan gelen geri beslemeler ve gelişen süreçler ile çözümler güncellenmeye devam etmektedir. Kısaca sektörün ürettiği her ürün gerek sınır içindeki operasyonlarda gerekse de sınır ötesi harekatlarda aktif ve yoğun şekilde kullanılmakta ve geliştirilmeye devam etmektedir. Bu noktada Türkiye’nin işletim anlayışında elektronik harp sistemlerinin kullanım doğası tek başınalık değil, bir yapının / mimarinin parçası olarak müşterekliktir. Örneğin hasım bölgede İHA sistemleri ile faaliyet icra ederken karadaki ve havadaki elektronik harp sistemleri sürece dahil edilmektedir. Elektronik harp sistemleri ile yoğun desteklenen İHA taarruz konsepti farklı sahalarda başarılı / etkin sonuçlar verdi. Nihayetinde Türk savunma sanayiinin özgün elektronik harp sistemleri ve bunları operasyonel işletme konseptleri, dünyada önde gelen yaklaşımlardan birini temsil etmektedir. Sahada icra edilen faaliyetlerin de etkinliğini olumlu yönde artırmaktadır.
Türkiye’nin Geleceği ve Yeni Yaklaşımlar
Türkiye’de öncel çalışmaları başlatan ASELSAN’ın yanı sıra Meteksan Savunma, SekizAltmış gibi firmaların sahada kullanılan çözümleri bulunmaktadır. Hepsinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu bahse konu geniş ürün gamı, ekosistemin etkinliğini artırmaktadır. Türkiye elektronik harp sistemlerinde kara tabanlı oldukça geniş bir ürün / çözüm yelpazesine sahiptir. Türkiye haricinde NATO’da ve hatta dünyada kara tabanlı çözümleri böylesi geniş yelpazede geliştiren ülke sayısı oldukça azdır (ABD, Rusya ve Çin sayılabilmektedir). Türkiye, projeleri ile dünyada önde gelen ülkeler arasındayken bilhassa hava sahasının kontrolü (HAKİM) ve hava savunmada (Çelik Kubbe) EH çözümleriyle güvenlik yapısını güçlendirmektedir.
Elektronik harp çözüm ve uygulamaları, değişen harp sahası yapısına paralel çeşitlenmektedir. Tehdit kütüphanesinin dinamik yapısı, sürekli güncellenen yeni tedbirleri gerektirmektedir. Benzer şekilde gelişen tedbir sistemlerine karşı yeni taarruz kabiliyetleri gerekmektedir. Tüm bu güncele sahip olmak ve çözümleri bu yönde yapılandırmak gerekmektedir. Türkiye’nin gerek ilgi gerekse etki alanları açısından sıcak çatışma ortamlarıyla yakınlığı ise hem güncel tehditlere hem de tedbirlere karşı bilgisini güncel tutmaktadır.
Gelecekte elektronik harp uygulamalarında önemli olacak teknolojilere yapılan yatırımlar artırılmalıdır. Yapay zekâ tabanlı ve insansız hava / deniz / kara platformlarına entegre edilen EH sistemleri, gelecekte sahada daha aktif rol oynayacak. Bu sistemler, tehdit analizi yaparak otomatik olarak uygun karşı tedbirler alabilecektir. Kuantum bilgi işleme teknolojilerinin radar ve iletişim sistemlerine entegrasyonu ise EH operasyonlarını üst seviyelere taşıyacaktır. Türkiye halihazırda bu alanda AR-GE faaliyetlerine ağırlık vermektedir. Uydu platformları üzerinden elektronik harp yeteneklerinin kullanılması, global operasyonlarda stratejik avantaj sağlayacaktır. Türkiye’nin uzay yol haritasında bu kabiliyetlerin de geliştirilmesi elzemdir.
