Dalaman’da Sınıfta Kalan Yargı


Kaynaklara göre FETÖ’cüler Erdoğan’ın Dalaman’a inecek Ata uçağında olduğunu değerlendiriyorlardı. Ata uçağı yaklaşma yaparken üç helikopter Dalaman Havalimanı çevresinde ring atmaya devam etti.

Dalaman da Sınıfta Kalan Yargı

Marmaris’teki suikast olayına ilişkin yargılama geçtiğimiz yıl Ekim ayında tamamlanmasına rağmen Dalaman Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ATA uçağından kaçırılmak istendiği iddiaları ile ilgili etkili bir soruşturma yapılmadığı ortaya çıktı. Özellikle 15 Temmuz sonrası FETÖ ile mücadelede büyük mesafe kateden yargının bu eksikliği eleştiri konusu oldu. Adalet Bakanlığı olaya el koydu ve dosyaya dört savcı görevlendirildi.

17/25 kalkışması sonrasında FETÖ ile mücadele konusunda özellikle İstanbul ve Ankara’da etkili operasyonlar yapıldı. FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ise Cumhuriyet başsavcılıklarınca darbe teşebbüsü ve örgütün yapılanmasına yönelik çok sayıda soruşturma açıldı. Soruşturmaların tamamlanmasının ardından ülke genelinde açılan çok sayıda davada aralarında eski generallerin de olduğu sanıklardan hesap soruluyor. Adalet Bakanlığının son verilerine göre karara bağlanan darbe teşebbüsü davalarında 147 sanık ağırlaştırılmış müebbet, 173 kişi ise müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Birçok davaya ilişkin ise yargılamalar devam ediyor.

Sonuçlanan davalardan birisi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik Marmaris’te suikast düzenlenmek istenmesine ilişkin dava… 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sırasında Marmaris’te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan saat 21.30 sularında darbeyi eniştesinden haber almış. İlk açıklamayı 00.20’de bazı televizyonların canlı yayınında yaptıktan sonra Dalaman üzerinden İstanbul’a ulaşmıştı. Üç helikopterden oluşan 37 kişilik suikast timi ise 03.20 sularında Marmaris’e gitmişti. Grand Yazıcı Otel çevresinde terör estiren darbeci askerler iki polisi şehit etmiş, çok sayıda kişiyi de yaralamışlardı. Timdeki 37 darbeciden 36’sı yakalandı. Sadece suikastçı Yüzbaşı Burkay Karatepe’nin kaçak olduğu biliniyor.

Dalaman’da Tuzak

Marmaris’te yaşanan vahşet Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturuldu. Başsavcılık tarafından 43’ü tutuklu 47 sanık hakkında iddianame düzenlendi. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucu ise 40 sanığa müebbet hapis cezası verildi. Darbecilerin 15 Temmuz gecesi Marmaris’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast eylemleri en ağır şekilde cezalandırılmıştı. Ama darbeciler o gece sadece Marmaris’te Erdoğan ve ailesinin peşinde değildi. Dalaman’da da Erdoğan ve ailesini alıkoymak istedikleri gün yüzüne çıktı.

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İstanbul’a ulaştıran ATA uçağı İzmir Adnan Menderes’ten havalanmış ve Dalaman’a 00.40’da teker koymuş, Cumhurbaşkanı ve ailesini taşıyan helikopter ise 01.30’da Dalaman’a inmişti. 01.46’da da ATA uçağı Erdoğan ve beraberlerindekileri de almak suretiyle kalkmıştı. Dalaman Havalimanı Şube Müdürlüğünün hemen darbe girişimi sonrasında ATA uçağının Dalaman’a teker koyduğu anlarda yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin bilgi almıştı. İfadelere yansıyan iddialara göre ATA uçağı boş olarak İzmir’den gelip Dalaman’a indiği sırada tanımsız üç helikopter ortaya çıkmış. Yine iddialara göre Cumhurbaşkanının uçağın içinde olduğunu zanneden bu helikopterdeki kimliği belirsiz kişiler uçağı kontrol ettikten sonra boş olduğunu anlayıp ortadan kaybolmuşlardı. İlk kez Hakan Kılavuz isimli havalimanı çalışanının dile getirdiği iddialar ifadelere geçirilip resmiyet kazandırıldı. Kule görüşmelerinde de benzer sözler söylendiği anlaşıldı. Yine uçağın inişi sırasında bazı kameralarla oynandığı iddiaları da vardı. Bu tespitler ile ilgili Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma yürütmüş fakat Marmaris olaylarına ilişkin iddianamede bu konular aydınlığa kavuşturulmamıştı. Fakat Başsavcılık dosyanın tefrik edilen bölümünde bu iddialara ilişkin ifade ve bazı tespitleri tutuyordu.

Marmaris’teki suikast davası başarı ile sonuçlandırılırken Dalaman boyutu ile ilgili ilerleme kaydedilmediği ortaya çıktı. Olayın etkili şekilde soruşturulmadığı anlaşıldı.

Tanıklar Helikopterleri Gördü

Eğer Dalaman’da Erdoğan ve ailesini almaya gelen esrarengiz helikopterler görevlerini başarabilselerdi darbenin seyri değişecekti. Erdoğan ATV’deki canlı yayında şu ifadeleri kullanıyordu: “…Bizden önce Dalaman’a gelmişler bizim uçağı incelemişler. Fakat çok ilginç şeyler oluyor. Uçağa girmiş bakmış ve çıkmışlar. Bizim bunlardan haberimiz yok. Biz helikopterden inip uçağa geçtik. Daha sonradan öğreniyoruz uçağa baktıklarını. Onlar bakıp kimseyi göremeyince gidiyorlar, onların arkasından biz iniyoruz.”

Dalaman Havalimanı üzerinde uçan üç gizemli helikopterden kule görevlileri ve vatandaşlar da ifadelerinde söz ediyor. Bölgede oturan vatandaşlardan Bayram Koşar’ın 22 Temmuz 2016’daki ifadesi şöyle: “16.07.2016 günü saat 00.30 ile 00.45 saatleri arasında ikametimin balkonunda oturuyordum. O esnada önce bir helikopter sesi duydum, dönüp baktığımda deniz tarafından gelip ESKA Evleri üzerinden havalimanına doğru giden bir helikopter olduğunu, hiçbir ışığının yanmadığını ve alçak uçuş yaptığını gördüm.”

Aynı şekilde havalimanı güvenlik kulelerinde çalışan çok sayıda güvenlik görevlisi de helikopterleri gördüğünü beyan ediyor. Bütün bu ifadeleri doğrulayan radar kayıtları da var. Dalaman Kule’de görevli hava kontrolörü Ender Namsal 5 Ağustos 2016’da saat 04.45’te polise verdiği ifadede 00.35-00.36 zaman diliminde Dalaman Havalimanı’nda iki helikopter gördüğünü teyit ediyor. Marmaris’ten helikopterle gelecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı alacak ATA uçağının alana inmesine beş dakika var.

Helikopterlerde Kimler Vardı?

Maalesef yargı mercileri bu helikopterlerin kimlere ait olduğunu bugüne kadar tespit etmemiş. Soruşturmayı Muğla’da yürüten Cumhuriyet Savcısı da helikopterlerden haberdar. Çeşitli kurumlara helikopterlerle ilgili yazılar yazılmış ama ancak tatmin edici bir cevap alınamamış. Sonradan bir ByLock kullanıcısı olduğu ortaya çıkan dönemin Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Atilla Aksoy’un (15 Temmuz’dan sonra aylarca görevine devam etti) üç esrarengiz helikopter olayının aydınlatılmamasında etken olup olmadığı da bilinmiyor.

15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece 00.40’ta Dalaman Havalimanı’na Marmaris’ten helikopterle gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesini almak üzere İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan kalkan ATA uçağının Dalaman Havalimanı’nda VIP uçaklar daima 24 numaralı perona yanaştırıldığı halde o gece neden 5 numaralı perona yanaştırıldığı da ciddi bir soru. Ne tesadüf ki ATA uçağının park edildiği 5 numaralı peronun kameralarının kasıtlı biçimde yere doğru çevrildiği belirlenmiş durumda. Bölgede çekim yapan dome kameranın da manuel olarak sabitlendiği ve uçağı görmesinin engellendiği iddialar arasında.

Erdoğan’ı Uçakta Zannediyorlardı

Bir başka ayrıntıya göre ise ATA uçağı Adnan Menderes Havalimanı’ndan kalktıktan sonra Menderes Yaklaşma Ofisi, Dalaman Yaklaşma Ofisi’ne “Uçağı indirmeyin, pas geçsin” diye bilgi geçti. Bu herhangi bir saldırı durumu için tedbir amaçlı bir öneriydi. Ancak Dalaman Havalimanı bu öneriyi dikkate almadı. İzmir “Yaklaşma’nın böyle bir yetkisi yok” dedi. Normal koşullarda böyle bir yetkisi yok ancak o gün olağanüstü bir durum söz konusuydu. Kaynaklara göre FETÖ’cüler Erdoğan’ın, Dalaman’a inecek olan ATA uçağında olduğunu değerlendiriyorlardı. ATA uçağı yaklaşma yaparken üç helikopter Dalaman Havalimanı çevresinde ring atmaya devam etti, bazen alana inip tekrar kalktı.

15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece Dalaman’da yaşanan en tuhaf hadiselerden biri ATA uçağının Cumhurbaşkanı Erdoğan içindeyken Dalaman Havalimanı pist başında tam 11 dakika bekletilmiş olması. Gerekçe de havadaki Monarch Havayolları’na ait bir sivil uçağın indirilmesi. Böyle basit bir gerekçe ile VIP uçağın havalandırılmamasını hiçbir görevli izah edemiyor. 15 Temmuz gecesi Dalaman Havalimanı Kulesi’nde nöbetçi olan Muhammed Mustafa Öğüt isimli kule görevlisi o gece 23.15’te WhatsApp grubunda “BAŞ-KAN-LIK” ifadesini kullanmıştı. Aynı zamanda Bylock kullanıcısı çıkan ve şu an FETÖ’den tutuklu olan Öğüt’e yalnızca örgüt üyeliğinden altı yıl, beş ay hapis cezası verildi. Asım kod adlı Öğüt’ün mahrem imam olduğu da belirlendi. Kulede Öğüt’ün dışında ByLock’çu Semih Akdağ da görevdeydi.

Dalaman’daki Generaller 15 Temmuz günü ve hemen öncesinde Dalaman’da bir kısmı darbeden tutuklu generallerin bulunduğu da ortaya çıktı. 15 Temmuz’da bölgede olan generallerden biri Hava Kuvvetleri Değerlendirme ve Denetleme Başkanı Yılmaz Özkaya. Özkaya 15 Temmuz günü iddiasına göre önce Aksaz Deniz Üssü’nde idi. Oradan Dalaman’a geçti ve sonra da Milas’a gitti. Darbeci hain Gökhan Şahin Sönmezateş ifadesinde Yılmaz Özkaya’nın kendisini darbe gecesi aradığını açıkladı. Ankara Ahlatlıbel Kule’de 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece yapılan bir konuşmada Sönmezateş ve suikast ekibinin Marmaris’ten Milas’a gideceği ve orada Yılmaz Özkaya’nın bulunduğu yönünde bir konuşma geçiyor. Bu kayıtlar soruşturmayı yürüten makamlarca ayrıntılı biçimde araştırılmadığı için olayın perde arkası aydınlatılamadı.

15 Temmuz günü Dalaman’a gelen subaylardan biri de Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Başkanı Abdurrahman Aslan. Arslan darbe girişimine katılmaktan tutuklu. 15 Temmuz’un hemen öncesinde, 12 Temmuz’da Dalaman’a giden iki general daha var. Onlar da darbe girişimine katılmaktan tutuklu. Bu generaller Eskişehir 2. Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi eski komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli ile 8. Ana Jet Üssü eski komutanı Tuğgeneral Deniz Kartepe. İki general o gün Dalaman Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün girişinde Dalaman Hava Meydan ve Garnizon Komutanı Albay Murat Selçuk Çol ile buluştu. Bu buluşma kavşaktaki polise ait MOBESE kamera tarafından tespit edildi. Generaller Dalaman’a arsa bakmak üzere geldiklerini söylediler. Tıpkı Adil Öksüz’ün Akıncı’ya arsa bakmaya geldiğini söylemesi gibi… Kartepe ve Darendeli darbe girişimine katılmaktan yargılanıyorlar.

Dalaman’daki olayın etkili şekilde araştırılamamasında Akıncı Üssü’ndeki darbe faaliyetleri ile ilgili soruşturmanın Dalaman’ı kapsayıp kapsamadığının bir süre netleşmemesinin etkili olduğu belirtiliyor. Çünkü Ankara Başsavcılığı 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra A Haber televizyonunda Dalaman’daki esrarengiz helikopterler ile ilgili bir yayına yayın yasağı getirmiş. Bu yasağın gerekçesinin de konunun derinlemesine araştırılması olduğunu iddia etmişti. Fakat anlaşılıyor ki bu araştırma özenle yapılmamış. İlgililerle görüşüldüğünde Muğla soruşturma konusunda topu Ankara’ya, Ankara’da Muğla’ya atıyor.

Sonuç olarak 17/25 darbe girişiminin ardından başarılı bir sınav verdiği düşünülen yargı Dalaman’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaçırılması yönünde yapılan planlar ve özellikle üç helikopterle ayyuka çıkmış iddialar konusunda gerekli hassasiyeti göstermedi. Şu anda gerek Adalet Bakanlığı gerekse de Milli Savunma Bakanlığı iddiaların üzerine hassasiyetle gidiyor.


Etiketler »