Kiptaş
Kriter > Dosya > Dosya / Belediyeciliğin Yeni Kodları |

Yerel Yönetimlerde Akıllı Şehirler Devri


Teknolojiyle değişen ve akıllı şehir tanımlamasıyla açıklanan yeni yönetim modellerinde şehirler daha yaşanabilir hale getirilmektedir. Özellikle karmaşık problemlerin çözümüyle birlikte hemşerilerin yaşam kalitesi artmaktadır.

Yerel Yönetimlerde Akıllı Şehirler Devri

1980’lerde başlayan hızlı teknolojik dönüşüm ve devletin hizmet sunumunda değişen yöntemlerle beraber kamuda pek çok işlem teknolojinin yardımıyla yapılmaya başlamıştır. Günümüze kadar gelen değişim sürecinde teknoloji-kamu yönetimi ilişkisi gittikçe yoğunlaşmıştır. Bununla ilintili olarak belediyelerde de teknolojinin çeşitli alanlarda gittikçe ağırlık kazandığı görülmektedir. Bu sebeple 31 Mart seçimlerinde yerel yönetimleri ilgilendiren en önemli başlıklardan birisi akıllı şehirler olacaktır.

Türkiye’nin 2023 vizyonunun alt başlıklarından birisi olan ve son on yıldır gündemi meşgul eden akıllı şehirlerin özellikle son yıllarda çok daha yoğun bir biçimde belediyelerde uygulandığı görülüyor. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi kurduğu Akıllı Şehirler Müdürlüğüyle başta ulaşım olmak üzere afet ve acil durum yönetimi, enerji verimliliği, turizm gibi alanlarda daha iyi hizmet sunumu için çalışmalar yapmaktadır. Sakarya Büyükşehir Belediyesi akıllı kavşak uygulamasıyla ulaşımı daha hızlı ve etkin hale getirmeye çalışmaktadır. Kayseri Büyükşehir Belediyesi de geliştirilen Akıllı Şehir Kayseri mobil uygulamasıyla vatandaşa daha hızlı bilgi aktarımı sağlamakta ve hizmet kalitesini iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Ancak akıllı şehirler denildiğinde üzerinde durulması gereken başka bazı hususlar bulunmaktadır.

Akıllı Şehirlerin Özellikleri

Son yirmi yılda kentsel yaşamı değiştiren en önemli faktörlerden birisi olarak teknoloji ve şehir ilişkisi akıllı şehir tanımında buluşmaktadır. Akıllı şehirler denildiğinde genellikle açık alanlarda internet bağlantısının sağlandığı ve bazı teknolojilerin şehirlerin yönetiminde yer aldığı fikri uyanmaktadır. Bu yaklaşım doğru olmakla birlikte yetersizdir. Dar kapsamda şehir yönetimlerine destek olacak teknolojilerin kullanılması olsa da geniş anlamda diğer şehirlerle yarışan bir kimliği işaret etmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) muhakkak ki akıllı şehirler için olmazsa olmaz bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Akıllı şehir uygulamaları vatandaş katılımını artırdığı gibi şehirlerde etkinlik, etkililik ve şeffaflık gibi süreçlere de katkı sunarak hizmetlerin daha iyi ve kaliteli sunumunda da faydalı olmaktadır.

Teknolojiyle değişen ve akıllı şehir tanımlamasıyla açıklanan yeni yönetim modellerinde şehirler daha yaşanabilir hale getirilmektedir. Özellikle karmaşık problemlerin çözümüyle birlikte hemşehrilerin yaşam kalitesi artmaktadır. Örneğin geliştirilen sensörlerle beraber İstanbul gibi metropollerin trafik sorunları azaltılmaktadır. Ayrıca şu an gündemimizin üst sıralarında yer alan kentsel atıklar meselesi akıllı teknolojiler yoluyla çözülebilmektedir. Çöp kutularına yerleştirilen sensörler bir taraftan atıkların ayrışması için yardımcı olurken diğer taraftan çöp kutusu dolduğunda yöneticilere sinyaller göndererek çöplerin toplanması yani hizmetin hızlandırılması ve iyileştirilmesi için ilgilileri yönlendirebilmektedir. Suyun anlık takibiyle hem kalite standartları takip edilmekte hem de acil durum yönetimi sayesinde kesintiler, olası sorun alanları önceden tespit edilerek vatandaş mağduriyetleri azaltılmaktadır. Akıllı şehir uygulamalarının bazı faydaları ve şehirlere yönelik katkıları 2018’de Silva, Khan ve Han tarafından şekildeki içeriklerle açıklanmıştır.

Sıralanan faydalar doğrultusunda örneğin Viyana akıllı teknolojiler yardımıyla şehir tasarımında mikro klimalar oluşturmakta, Yeşil Evler projesiyle birlikte enerji tasarrufu sağlamaktadır. Amsterdam kurduğu yaşam laboratuvarlarıyla kentsel politikalar için sürekli veriye dayalı karar seçenekleri geliştirmekte, yöneticilere alternatif kararlar ve olası sonuçları hakkında bilgi akışını temin etmektedir. Üretilen verileri vatandaşlarla da paylaşan şehir, yöneticilere lokasyon seçiminden konut tercihine, yaşam olanaklarından hayat biçimlerine, ulaşım imkanlarından kültür sanat faaliyetlerine pek çok alanda bilgi akışı sağlayarak daha nitelikli şehir hayatı sunmaktadır. New York taraftan sensörler yoluyla trafik akışı ve yoğunluğunu kontrol ederken diğer taraftan da hava kirliliğiyle mücadele için sensörlerden yardım almakta, su tüketimini anlık olarak takip etmekte, akıllı aydınlatma sistemleriyle enerji maliyetlerini düşürmeye çalışmaktadır. Seul, şehir hizmetlerinin 228’ini on sene öncesinden akıllı teknolojiler yoluyla sunmaya başlamıştır.

Marc Holzer ve Aroon Manoharan tarafından küresel ölçekte iki senede bir gerçekleştirilen bir araştırmaya göre Seul 2011’den bu yana dijital yönetişim açısından birinci sıradadır. İstanbul aynı araştırmada 2016’da 24. sırada yer almıştır. Özellikle belediye web siteleri, mobil uygulamaları ve kullanılabilirliğe odaklanan bu araştırmada en öncelikli başlıklardan biri belediye yönetimleriyle vatandaş arasındaki etkileşimdir. Vatandaşlara bilgi sunumu, katılımcı karar tekniklerinin kullanımı ve hizmet sunumunda vatandaş odaklılık gibi başlıklar şehirlerin başarı puanlarını yükseltmektedir.

Günümüzde özellikle büyük veri, açık veri, sosyal medya ağları gibi uygulamalar akıllı kentlerin niteliğini değiştirmektedir. Şehrin her bölgesine ve her sorununa dair pek çok veri merkezde toplanmakta ve büyük bir veri seti oluşmaktadır. Akıllı teknolojiler bu verileri işleyerek karar alıcılar için daha kaliteli çözüm önerileri sunabilmektedir. Temel verilerle başlayan süreçler bu verilerin değerlendirilmesi ve bilginin oluşturulması yoluyla özellikle karmaşık problemlerin çözümü, performans ölçümlerinin geliştirilmesi gibi noktalarda fayda sağlamaya devam etmektedir. Diğer taraftan sensörlerle birlikte nesnelerin interneti (IoT) öne çıkmaktadır. IoT, verilerin üretimi, yönetimi ve farklı konularda uygulamaların ortaya çıkmasında önemli bir role sahiptir. Bu süreçte öne çıkan aktörler ve faktörler aşağıdaki görselde şekillendirilmiştir.

Öne Çıkan Aktörler ve Faktörler

Görseldeki aktörler ve etkenler dikkate alındığında şehirlerin iç dinamiklerine odaklanıldığı görülmektedir. Öte yandan pek çok uygulama transferler yoluyla ülke içine aktarılmaktadır. Teknoloji transferi farklı ülkelerin teknolojik gelişme açısından diğer ülkeleri yakalamaya çalışmasıdır. Akıllı teknolojilerin artan ekonomik hacmi ülkeleri transferler açısından heveslendirmektedir. Nüfusu 5 milyondan fazla olan 75 şehirde yapılan bir araştırmada akıllı şehir teknolojilerinin toplamda 5 milyar dolarlık bir tasarruf sağlayabileceği ortaya konmuştur. 2020’de 1,4 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşması beklenen akıllı şehir pazarının bu anlamda genişlemeye devam edeceği de beklenebilir. Bu yayılımda değişen ve gelişen ekonomik kapasite de özendirici bir rol oynamaktadır.

Bazı Sorunlu Alanlar

Tüm bu sıralanan faydalarına karşın akıllı şehirlerin bazı dezavantajları da düşündürücüdür. Kentsel alanda artan ve genişleyen veri akışı kişisel verilerin korunmasında sorunlar doğurmaktadır. Aynı şekilde verilerin mahremiyetinin korunması ve dijital alanların güvenliği meselesi de bir başka sorun alanıdır. Yine verilerin otomasyonunda yaşanan artışlar yapay zeka gibi bir tehdidi gündeme getirmektedir. Doğal afetler gibi acil durumlarda yaşanabilecek altyapı çöküntüleri şehirleri felce uğratarak bu sorunların çözümünde şehir yöneticilerini aciz duruma düşürebilir.

Akıllı şehrin altyapısını oluşturan temel teknolojinin dışarıya bağımlı olarak kullanılması da kamu yararı açısından bir soru işaretidir. Özel sektörün kar odaklı anlayışıyla kamunun fayda odaklı yaklaşımının örtüştürülmesi sorunu akıllı şehirlerde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Hatta şirketlerin bu alandaki egemenliği bazı açılardan sorunludur. Akıllı şehir yaklaşımının piyasada ekonomik hareketlilik sağlayan rolüne de dikkat etmek gerekmektedir. Bu noktada ülkeler arasındaki farklılıklar dikkate alınarak ülkenin ekonomik ve teknolojik gelişmişlik düzeylerine uygun bir yaklaşımın benimsenmesi, doğrudan transfer yerine uyarlayıcı bir yaklaşımın öne çıkarılması tavsiye edilebilir. Siyasi iradenin öncelikleri, siyasi gündemdeki sıralama, kültürel etkenler de akıllı şehirlerin uyarlanmasında dikkate alınması gereken faktörlerdendir.

Türkiye 2019-2023 vizyon belgesiyle akıllı şehirlere yönelik bakış açısını güncellemiştir. Bu açıdan merkezi idarenin yönlendiriciliğinde, Türkiye Belediyeler Birliği gibi iş birliği platformlarının destekleriyle daha başarılı çalışmaların gündeme gelmesi olasıdır. Yarışan şehirler yaklaşımıyla iş birliği içerisinde gelişen şehirler anlayışının uzlaştırılması ülkemiz ve vatandaşlarımız açısından daha faydalı olacaktır. Bu bakış açısıyla faydalı pek çok uygulamayı beraberinde getiren akıllı şehir deneyimlerinin fayda-maliyet analizleri içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Şehir yöneticilerine yönelik en önemli çıkarım olumsuz örneklerden çıkarılacak derslerde yatmaktadır. Teknolojinin sürekli değiştiği ve geliştiği göz önünde bulundurulmalı ve sürdürülebilir uygulamalar tercih edilmelidir. Hemşehrilerin daha iyi, hızlı ve kaliteli hizmet alabilmeleri için tüm uygulamaların dezavantajları dikkate alınmalı ve dönüşümlerin bazı güçlükleri beraberinde getirdiği de unutulmamalıdır.


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası