Kriter > Dış Politika |

Mali’de FLA-JNIM İttifakının Sınırları: Goita Yönetimine Karşı Başarı Mümkün mü?


Ortaya çıkan tablo, ilk bakışta görüldüğünün aksine rejimin kısa vadede çöküşünden ziyade, Mali’de devlet otoritesi ile silahlı gruplar arasında uzun süreli bir yıpratma savaşının derinleştiğine işaret etmektedir. Bugün Mali’deki temel mesele, silahlı grupların askeri kapasitesinden çok, bu kapasitenin sürdürülebilir bir siyasal düzene dönüşüp dönüşemeyeceğidir. Nitekim JNIM ile FLA’nın son dönemdeki koordinasyonu, rejimi yıpratma bakımından önemli sonuçlar üretse de Mali’yi birlikte yönetebilecek ortak bir siyasal vizyon ortaya koyamamaktadır.

Mali de FLA-JNIM İttifakının Sınırları Goita Yönetimine Karşı Başarı Mümkün

Son aylarda Mali’de yaşanan gelişmeler, Sahel bölgesindeki güvenlik krizinin yeni bir aşamaya geçtiğini göstermektedir. Özellikle Cemaat Nusra el-İslam ve Müslim (Jama’at Nusrat al-Islam wal-Muslimin – JNIM) ile Tevarik ayrılıkçı hattını temsil eden Azavad Kurtuluş Cephesi (Front de Libération de l’Azawad – FLA) arasında ortaya çıkan “taktik iş birliği”, Bamako yönetimi üzerinde ciddi bir askeri baskı oluşturmuştur. Nisan 2026’da Kidal’ın yeniden düşmesi, Bamako ve Kati çevresinin hedef alınması ve Savunma Bakanı Sadio Camara’nın öldürülmesi, Assimi Goita yönetiminin son yıllardaki en ağır güvenlik krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte ortaya çıkan tablo, ilk bakışta görüldüğünün aksine rejimin kısa vadede çöküşünden ziyade, Mali’de devlet otoritesi ile silahlı gruplar arasında uzun süreli bir yıpratma savaşının derinleştiğine işaret etmektedir.

Bugün Mali’deki temel mesele, silahlı grupların askeri kapasitesinden çok, bu kapasitenin sürdürülebilir bir siyasal düzene dönüşüp dönüşemeyeceğidir. Nitekim JNIM ile FLA’nın son dönemdeki koordinasyonu, rejimi yıpratma bakımından önemli sonuçlar üretse de Mali’yi birlikte yönetebilecek ortak bir siyasal vizyon ortaya koyamamaktadır. Bu nedenle söz konusu ittifak, kısa vadede Goita yönetimini baskı altına alabilecek olsa da ülke genelinde yeni bir yönetim modeli kurabilecek bütüncül bir alternatif üretmekten uzaktır.

Assimi Goita ve Vladimir Putin
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Mali cunta lideri Assimi Goita görüşmesi. (ROSCONGRESS / AA, 28 Temmuz 2023)

 

Yakın Arka Plan

Mali’de son iki yılda yaşanan gelişmeler, bu yapısal sorunu daha görünür hale getirmiştir. 2024 sonunda kuzeyde yeniden örgütlenen FLA’nın Mali ordusuyla çatışmaları yoğunlaşırken, JNIM da özellikle merkez ve Batı Mali’de etkisini genişletmiştir. 2025 boyunca Dioura, Boulikessi ve Timbuktu hattında gerçekleştirilen saldırılar, Mali ordusunun kapasite sorunlarını ortaya koymuştur. Aynı dönemde JNIM’in Senegal-Mali hattındaki yakıt konvoylarını hedef alan sistematik saldırıları ise örgütün yalnızca askeri değil ekonomik baskı araçlarını da etkin biçimde kullandığını göstermiştir. Başkent Bamako’da yaşanan yakıt krizi, elektrik kesintileri ve ulaşım sorunları, devletin temel hizmet sunma kapasitesinin aşındığını gözler önüne sermiştir.

Buna karşılık Goita yönetimi de güvenlik krizine paralel biçimde siyasal alanı daha fazla kapatmıştır. Siyasi partilerin kapatılması, muhalif figürlerin baskı altına alınması ve seçim sürecinin “ülkenin pasifikasyonu” gerekçesiyle ertelenmesi, Mali’de askeri yönetimin kurumsallaşma eğilimini güçlendirmiştir. Goita yönetimi, güvenlik krizini yalnızca askeri değil aynı zamanda siyasi bir meşruiyet aracına dönüştürmüştür. Özellikle Fransa karşıtı söylem ve egemenlik vurgusu, Goita yönetiminin toplumsal destek üretmesinde önemli rol oynamaktadır.

Aslında Goita yönetiminin bugün hâlâ ayakta kalabilmesinin temel nedeni de tam olarak budur. Rejim güçlü olduğu için değil, rakipleri ortak bir devlet projesi ortaya koyamadığı için ayakta kalmaktadır. Mali’deki silahlı muhalefet, askeri olarak etkili görünse de siyasal olarak parçalıdır. Bu parçalanmanın merkezinde ise JNIM ile FLA arasındaki yapısal farklılıklar yer almaktadır. JNIM, el-Kaide bağlantılı “İslam’ı istismar eden” bir yapılanmadır ve bu radikal yapı, uzun vadeli hedefinin Mali’de şeriat temelli bir düzen kurmak olduğunu iddia etmektedir. Örgüt, özellikle kırsal alanlarda alternatif yönetişim mekanizmaları oluşturmaya çalışmaktadır. Vergi toplama, kontrol noktaları kurma, yerel anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapma ve şeriat mahkemeleri işletme gibi yöntemlerle devlet boşluğunu doldurmaktadır. Bu nedenle JNIM, yalnızca askeri değil toplumsal ve ekonomik alanlarda da etkinlik kurmaya çalışan ve buradan meşruiyet devşiren hibrit bir aktör haline gelmiştir. Özellikle Sahel bölgesine yayılan Fulani topluluklarıyla geliştirdiği ilişkiler, örgüte merkez Mali’de önemli bir toplumsal derinlik kazandırmıştır.

Buna karşılık FLA’nın temel motivasyonu ideolojik değil etno-bölgeseldir. Tevarik ayrılıkçı hareketleri, uzun yıllardır Kuzey Mali’de Azavad merkezli bir özerklik veya bağımsızlık talebini savunmaktadır. Dolayısıyla FLA’nın önceliği Mali devletini İslamileştirmek değil, kuzeyde Tevarik ağırlıklı bir siyasal alan oluşturmaktır. Bu durum JNIM ile FLA arasındaki ilişkinin neden sınırlı ve kırılgan olduğunu açıklamaktadır. Her iki aktör de Bamako yönetimini zayıflatmak istemektedir; ancak “Mali’nin nasıl yönetileceği” konusunda birbirinden oldukça farklı siyasal projelere sahiptir. Bu farklılık özellikle “zafer sonrası düzen” tartışmalarında daha görünür hale gelmektedir. JNIM, Mali’nin tamamında ideolojik hegemonya kurmayı hedeflerken, FLA daha çok kuzeyde bölgesel egemenlik arayışında görünmektedir. Bir başka ifadeyle biri üniter devlet üzerinde ideolojik dönüşüm hedeflerken diğeri devletin parçalanmasına dayalı bir siyasal model savunmaktadır. Bu nedenle ortak askeri operasyonlar mümkün olsa da ortak yönetim modeli oldukça zayıf bir ihtimal olarak görünmektedir.

Üstelik bu iki yapı arasındaki farklılık yalnızca ideolojik düzeyde değildir. Aynı zamanda meşruiyet alanları da farklıdır. FLA’nın toplumsal desteği büyük ölçüde kuzeydeki Tevarik coğrafyasıyla sınırlıdır ve Bamako, Sikasso veya Kayes gibi güney bölgelerinde güçlü bir siyasal karşılığı bulunmamaktadır. JNIM ise daha geniş bir coğrafyada etkinlik gösterebilmekte, özellikle devlet şiddetinin yoğunlaştığı bölgelerde, kendisini “alternatif güvenlik sağlayıcısı” olarak sunabilmektedir. Ancak bu durum dahi örgüte ülke genelinde sürdürülebilir bir yönetim kapasitesi kazandırmamaktadır. Nitekim Mali örneğinde de görüldüğü üzere Sahel’deki silahlı gruplar, devlet otoritesini aşındırabilecek askeri kapasiteye sahip olsalar da onun yerine geçebilecek sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yönetim modeli üretememektedir. JNIM’in ekonomik abluka ve kırsal kontrol kapasitesi, Bamako üzerinde baskı oluştursa da modern devlet mekanizmasının yerini alabilecek idari ve ekonomik altyapıya sahip değildir. Aynı durum FLA için de geçerlidir. Kidal gibi sembolik alanlarda kontrol sağlamak ile 20 milyondan fazla nüfusa sahip, etnik olarak parçalı ve ekonomik olarak güney eksenli bir ülkeyi yönetmek arasında ciddi fark bulunmaktadır. Bu nedenle bugün Mali’de görülen tablo, “alternatif devlet inşası”ndan çok “çoklu otorite alanlarının yayılması”dır.

 

Dış Destek Angajmanları

Goita yönetiminin dış destek angajmanları da rejimin dayanıklılığını artırmaktadır. Fransa’nın çekilmesi ve MINUSMA’nın sona ermesi sonrasında oluşan güvenlik boşluğu, Rusya destekli güvenlik yapılarıyla doldurulmaya çalışılmıştır. Wagner’den Afrika Kolordusu’na (Africa Corps) geçiş, Rus etkisinin biçim değiştirdiğini göstermektedir. Her ne kadar Rus desteği, Mali’de güvenliği tam anlamıyla sağlayamamış olsa da rejimin ani çöküşünü önleyen önemli bir güvenlik tamponu oluşturmaktadır. Ayrıca Mali’nin Burkina Faso ve Nijer’le birlikte geliştirdiği Sahel Devletleri İttifakı (Alliance des États du Sahel – AES) ekseni, rejime bölgesel bir dayanışma alanı sağlamaktadır.

Buradan hareketle önümüzdeki dönemde Mali’de en olası senaryo, ülkenin tamamen bir tarafın kontrolüne geçmesinden ziyade parçalı bir güvenlik düzeninin derinleşmesidir. Kuzeyde FLA’nın, merkez bölgelerde ise JNIM’in etkisini artırdığı; buna karşılık Bamako merkezli askeri çekirdeğin varlığını koruduğu uzun süreli bir yıpratma savaşı ihtimali daha gerçekçi görünmektedir. Bu süreçte rejim içi güç mücadeleleri ve yeni askeri hizalanmalar da gündeme gelebilir. Ancak mevcut veriler, JNIM ve FLA’nın birlikte Mali’nin tamamını yönetebilecek bir kapasiteye ve ortak vizyona sahip olmasalar da JNIM’ın FLA içinde de güçlenerek orta ve uzun vadeli bir strateji izlediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Mali’de bugün yaşanan kriz, yalnızca bir güvenlik meselesi değildir. Aynı zamanda devlet kapasitesi, temsil, merkez-çevre ilişkileri ve meşruiyet krizidir. JNIM’in büyümesini besleyen unsurlardan biri, devlet kapasitesinin yetersizliği ve dışlayıcı güvenlik politikalarıdır. FLA’nın direncini besleyen unsur ise kuzeydeki kronik özerklik ve temsil sorunudur. Ancak bu iki yapının ortak paydası, yalnızca mevcut rejime karşı olmalarıdır. Nitekim bu ortaklık, sürdürülebilir bir siyasal vizyon üretmeye yetmemekte, söz konusu gruplar arası örtük mücadeleyi de beslemektedir.

Sonuç olarak Mali’de bugün ortaya çıkan tablo, rejim değişiminden çok “karşılıklı yönetememe krizini” ifade etmektedir. Goita yönetimi, ülkenin tamamında etkin bir egemenlik kuramamakta, ancak rakipleri de onun yerine geçebilecek bütüncül bir siyasal düzen sunamamaktadır. Bu nedenle JNIM ve Tevarik gruplarının son dönemdeki “askeri başarıları” ne kadar dikkat çekici olursa olsun, bu başarıların sürdürülebilir bir devlet modeline dönüşmesi oldukça zordur. Mali’de kısa vadede belirleyici olacak unsur, bir tarafın kesin zaferinden ziyade; devlet ile silahlı gruplar arasındaki bu uzun süreli yıpratma dengesinin Bamako içi ve dışındaki sinir uçlarını nasıl şekillendireceği olacaktır.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası