Kriter > Siyaset |

Gençler Neden Erdoğan’a Oy Vermesin ki!


Erdoğan’ı tercihte gençler için belli başlı ideolojik saiklerin etkili olabileceği unutulmamalıdır. Erdoğan’ın başörtüsü ve imam-hatiplilerin önündeki engelleri kaldıran kişi olması, vatan konusundaki hassasiyeti ve bunu somut hamlelerle ortaya koyması gençlerin önemli bir kesimi için ideolojik tercih alanı oluşturuyor. Ayrıca, Erdoğan’ın yerli ve milli savunma sanayii yatırımları, “mavi vatan” bağlamındaki vizyonu ve adımları hatta “uzay vatan” açılımı, milliyetçi-muhafazakar-dindar-vatansever ideolojiler etrafında yoğrulmuş gençler için seçim tercihlerinde etkisi olabilecek değişkenler.

Gençler Neden Erdoğan a Oy Vermesin ki
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği'ne katıldı. (TCCB / Mustafa Kamacı / AA, 15 Ocak 2026)

Belli tahminler yapabilsek de Türkiye’de seçimin ne zaman olacağını tam olarak kestirmek mümkün değil, ancak ilk seçimde sonuca en çok etki edecek grupların başında gençlerin geleceğini söylemek mümkün.

En son açıklanan TÜİK verilerine göre, nüfusumuz 86 milyon 92 bin 168. Bunun 19 milyon 328 bin 737’si 15-29 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyor.[1] Başka bir deyişle, Türkiye’deki genç nüfus oranı yüzde 22,45.

Bu gençlerin (18 yaş ve üstü) önemli bir kısmı oy kullanacak, aralarındaki bir kısmı da ilk defa oy kullanacak. Bu nedenle, gençlerin oy verme davranışı, Türkiye’nin siyasal geleceğinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip.

Temel soru şu: Bu gençlerin önemli bir kısmı şimdiye kadar neden Erdoğan’a oy verdiler ve bundan sonra da neden oy vermesinler ki? Bunun cevabının bir yönü rasyonel, bir yönü duygusal, bir yönü ideolojik ve bir yönü de liderlik ile ilgili.

 

Gençlerin Rasyonel Nedenleri Var

Oy verme davranışlarında zikredilen “rasyonel model”, oy vermede kişilerin kendi çıkarlarını en üst düzeye çıkarma amacıyla aldıkları bilinçli ve hesaplı kararların etkili olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, seçmenler, partileri/liderleri çok yönlü bir şekilde karşılaştırarak kısa ve uzun vadede kendilerine en fazla fayda sağlayacak seçeneği tercih ediyorlar.[2]

Gençlerin “deli kanlı” olması ya da yaşları itibariyle “tepki refleksleri”nin daha fazla olması, onları rasyonel modeldeki seçmen davranışının dışına itmiyor. Bilakis, gençler gayet akıllıca ve katmanlı hesaplamalarla oy verme eğilimi içine girebiliyorlar.

Böyle olduğu içindir ki Erdoğan gençler için önemli bir seçenek.

Zira gençlerin karşısında, “gençlik” kollarından başlayarak siyasetin her kademesinde bulunmuş, tabiri caizse siyasetin tozunu yutmuş, her türlü çilelerle mücadele ede ede, muarızları ile çarpışa çarpışa, engelleri aşa aşa başarılar elde etmiş bir Erdoğan profili var.

Elbette bu tarz bir profil, gençler için cazip profildir, zira “başarmak” (hele hele engellere rağmen başarmak) gençlerin kodlarında bulunuyor ve Erdoğan “başarılı” bir profil olarak gençlerin akıl/hesap kodlarına girebilmiş durumda.

Dahası Erdoğan, başarılı olmak ve bunu göstermek isteyen gençlere siyasetin kapılarını sonuna kadar açan bir profil. Erdoğan’ın AK Partisi’nin yaklaşık 1 milyona yakın (18-30 aralığında) kayıtlı genç üyesi var. Bu sayı Türkiye’deki diğer büyük partilerin gençlik kollarına kıyasla oldukça yüksek.[3] Ek olarak, AK Parti’nin ana kademesindeki “genel sekreterlik”, “teşkilat başkanlığı” gibi kritik makamlar gençlere emanet edilmiş durumda.

Yerel ve genel seçimlerdeki adayların içinde ciddi sayıda gencin varlığı da gençler tarafından Erdoğan’ın “rasyonel” bir zeminde tercih edilebilmesini mümkün kılıyor. Örneğin, milletvekili sayısında gençlerde AK Parti lider konumda. TBMM’de 30 yaş altı 5 milletvekili bulunuyor ve bunun 4 tanesi AK Parti’nin vekili. Yani Meclis’teki genç vekillerin yüzde 80’i gibi çok yüksek bir oran AK Parti’ye ait. AK Parti’nin 30-39 yaş aralığında da 20 milletvekili bulunuyor.[4]

Gençlerin şimdiye kadar Erdoğan’ı tercih etmesinde ve bundan sonra da tercih edebilmelerinin gerekçesinde, kendilerine siyasi gelecek bulabilme ve dolayısıyla fayda temin edebilme imkanlarının diğerlerine göre daha fazla olması yanında; eğitim, kültür, sosyal ve ekonomik anlamda belli imkanların gençlere sunulmuş olması da etkili.

Erdoğan’ın başörtüsü sorununu ve meslek liselerinin (özellikle imam-hatiplerin) önündeki katsayı engelini “çözen” profil olması, başörtülü ya da imam-hatipli olsun veya olmasın, “sorun çözebilme” yeteneği açısından Erdoğan’ı gençler için tercih edilebilir biri kılıyor. “Zorluk varsa, çözüm mercisi olarak Erdoğan var” algısı, gençlerin önemli bir kısmı arasında en çok başörtüsü ve katsayı meselesi üzerinden yerleşmiş durumda.

Bunların yanında, üniversiteyi kazanmanın ve okumanın zor olmaktan çıkıp Türkiye’nin her ilinde üniversite okuma imkânı ve kolaylığı da gençler için önemli bir sosyo-psikolojik fayda/imkân anlamına geliyor.

Çocukluk dönemleri için TRT Çocuk önemliydi, şimdi gençlerin TRT Genç ile çocukluk dönemlerini tamamlayıcı, kendilerini bulabilecekleri, kendilerine has, yenilikçi bir televizyon kanalları var. Yeniliklerin ve yetenek keşfinin zirvesi olarak da Teknofest için her türlü lojistik imkânı seferber eden, “motive eden” ve her şeyini ortaya koyan Erdoğan profili var.

Gençlerin rasyonel tercihlerinde Erdoğan’dan uzak durmalarına kapı aralayabilecek tek sorunlu/riskli alan ekonomi.

Burada özellikle gençlerin istihdamı, önemli bir mesele. Bu husustaki “riski” azaltacak bir hamle olarak artık GÜÇ Programı var. GÜÇ Programı, gençlerin okuldan işe geçişini hızlandırmayı ve erken yaşta iş deneyimi kazanmalarını amaçlayan yeni bir istihdam inisiyatifi. 2026-2028 döneminde 3 milyondan fazla gencin istihdama katılması hedefleniyor ve bunun için 445 milyar TL’ye yakın kaynak ayrılmış durumda. Program, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluk, mezuniyet sonrası iş bulma süresinin uzunluğu ve gençlerin deneyim eksikliği gibi temel sorunlara cevap niteliğinde. Hedefler arasında 800 bin öğrenciye ilave staj, 750 bin meslek öğrencisine danışmanlık ve 1 milyon üniversite öğrencisine esnek çalışma fırsatı sunmak yer alıyor.[5]

AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü'nde düzenlenen "AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı" kapsamında gençlerle bir araya geldi. (TCCB/ Murat Çetinmühürdar / AA, 14 Aralık 2025)

 

Duygusal ve İdeolojik Nedenler de Gençler İçin Geçerli

Rasyonel zeminde enine boyuna meseleyi ele alıp oy verme tercihini Erdoğan’dan yana kullanan gençlerin zamanla Erdoğan’a karşı güçlü bir bağlılık duygusu geliştirdikleri de not edilmelidir. Zira davranışsal psikolojiye göre insanlar, ilk kez oy verdikleri siyasetçi ya da partiye karşı güçlü bir bağlılık geliştiriyor. Bu tercih, değerlerine açıkça ters düşmedikçe de genellikle uzun yıllar boyunca değişmiyor.

Burada söz konusu olan, aslında bir yönüyle “parti kimliği” ve bu kimliğin oluşması, gelişmesi ve ayakta kalmasında etkili olan “Erdoğan kimliği”dir. Partiyle özdeşleşme modeli olarak ifade edilen seçmen davranışı da burada devreye giriyor. Buna göre, kişilerin bir siyasi partiye erken (genç) yaşta aile ve çevre etkisiyle geliştirdiği uzun vadeli psikolojik/duygusal bağlılık, oy verme davranışını istikrarlı biçimde belirliyor. Bu duygusal bağlılık sayesinde seçmenler, kısa vadeli siyasi gelişmelerden daha az etkileniyor ve tutarlı tercihler yapıyorlar.[6] Bu noktada “Erdoğan kimliği” önemli sayıda genç seçmen için ciddi bir tercih nedeni olabiliyor.

1995-2023 Türkiye seçimleri örneği üzerinden, belli sosyal kesimlerin (örneğin dindar seçmen) oy verme eğilimlerinin yıllar içinde Erdoğan lehine tutarlı kaldığı ve bunun sosyo-psikolojik kimliklerle ilişkili olduğu öne çıkıyor. Hatta ekonomik göstergeler ve diğer faktörlerin etkisi olsa da ideolojik ve sosyolojik bağların belirleyici olduğu sonucuna varılabiliyor.[7]

Dolayısıyla Erdoğan’ı tercihte gençler için belli başlı ideolojik saiklerin etkili olabileceği de unutulmamalıdır.

Erdoğan’ın başörtüsü ve imam-hatiplilerin önündeki engelleri kaldıran kişi olması (dindarlık), vatan (milliyetçilik) konusundaki hassasiyeti ve bunu somut hamlelerle ortaya koyması gençlerin önemli bir kesimi için ideolojik tercih alanı oluşturuyor.

Ayrıca, Erdoğan’ın anavatan (Türkiye) için yapmış olduğu yerli ve milli savunma sanayii yatırımları, yavru vatan (Kuzey Kıbrıs) için ortaya koyduğu mücadele ve “mavi vatan” bağlamındaki vizyonu ve adımları hatta “uzay vatan” açılımı, milliyetçi-muhafazakar-dindar-vatansever ideolojiler etrafında yoğrulmuş gençler için seçim tercihlerinde etkisi olabilecek değişkenler.

Erdoğan’ın Ayasofya’nın zincirlerini kırması ve tüm zorluklara rağmen Filistin/Gazze davasındaki açık ve net duruşu ve belli fiili katkılar sunması da ayrıca “dindar genç seçmenler” için ilave önemli tercih zeminleri olabiliyor.

 

Hepsinden Öte Gençler “Güçlü Lider”e Bakıyor

Bunların hepsi başlı başına büyük lider olmaya ve gençler için “keşke ben de böyle olabilsem” dedirtmeye ve “gençler neden (yine) Erdoğan’a oy vermesin ki?” demeye yetebiliyor.

Zaten Türkiye’de çoğu değerlendirmeye göre seçmenlerin önemli bir kısmı oy tercihini parti kimliğinden ziyade liderin kişiliği ve imajına göre belirliyor. Yani oy verme davranışında lider faktörü, parti adının önüne geçebiliyor.[8] Erdoğan, bu hususta da öncü bir profil olarak gençler için de tercih edilebilir bir lider.

Bu bağlamda partiden bağımsız “karizmatik liderlik” vasfı ile Erdoğan, önemli sayıda gencin peşinden gitmek istediği birincil profil olmaya devam ediyor. Hatta (rasyonel ve ideolojik nedenlerle) oy olarak destek vermeyen gençlerin önemli bir kısmının bile Erdoğan’a “hayran” kaldıklarını gözlemlemek mümkün.

Bu nedenle ilk (en yakın) seçim, gençler için “Erdoğan ile diğerleri” arasında olacaktır! Risk alanı olarak gençlerin “seçimi protesto” etmelerini engelleyecek mekanizma kurulursa Erdoğan yine gençlerin oyunu fazla fazla alacaktır. Zira tüm karizmatik liderlik özelliğine/gücüne rağmen Erdoğan ile belli kesim gençler arasında oluşabilecek risk alanı “seçimi protesto” hamlesi olabilir.

Protesto olarak seçmenin oy vermemesi ya da geçersiz/boş oy kullanması, çoğu zaman siyasal sisteme, yöneticilere veya mevcut düzene yönelik bir protesto ve rıza göstermeme biçimi olarak ortaya çıkar. Bu davranış, “güven sorunu/zedelenmesi” yaşamış olan (genç) seçmen için bir direnme, hayal kırıklığı ya da hoşnutsuzluğu anlamına gelebilir; hatta bazı durumlarda oy vermekten daha anlamlı bir siyasal mesaj taşıyabilir.[9]

Hal böyle olunca, Erdoğan’ı rasyonel zeminde kabullenen, duygusal ve ideolojik olarak içselleştiren ve de liderlik yönüyle öncü sayan önemli sayıdaki genç seçmenin “sürekliliği” yanında, Erdoğan’la ilişkisinde “güven sorunu” yaşayan ve bu nedenle “protesto” içinde olan/olabilecek genç seçmene ulaşma yollarını aramak ve bu genç seçmenleri ikna etmek mümkün olursa, Erdoğan ilk seçimde hem de ilk turda ipi göğüslemekte zorlanmayacaktır.

 

[1] TÜİK, “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025,” 9 Şubat 2026, https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/53899, (Erişim tarihi: 13 Şubat 2026).

[2] Sema Çağlayan, “Seçim kampanyalarının Z kuşağı seçmenlerinin siyasal katılımı, oy verme davranışı ve aday tercihi üzerindeki etkisi: 2024 Türkiye yerel seçimleri,” Öneri Dergisi, 20 (63), 2025, s. 283-284.

[3] Anadolu Ajansı, “AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı İbiş'ten, gençlere davet,” 2 Mart 2025, https://www.aa.com.tr/tr/politika/ak-parti-genel-merkez-genclik-kollari-baskani-ibisten-genclere-davet/3497519, (Erişim tarihi: 13 Şubat 2026).

[4] Haberglobal, “Meclis'in yaş ve meslek dağılımı nasıl? | En genci 25 yaşında...,” 26 Mayıs 2023, https://haberglobal.com/gundem/meclisin-yas-ve-meslek-dagilimi-nasil-en-genci-25-yasinda-252872, (Erişim tarihi: 13 Şubat 2026).

[5] Fatih Altun, “SETA-5 Soru: GÜÇ Programı ve Genç İstihdam Politikalarının Dönüşümü,” 12 Ocak 2026, https://www.setav.org/guc-programi-ve-genc-istihdam-politikalarinin-donusumu, (Erişim tarihi: 13 Şubat 2026).

[6] Çağlayan, “Seçim kampanyalarının Z kuşağı seçmenlerinin siyasal katılımı, oy verme davranışı ve aday tercihi üzerindeki etkisi: 2024 Türkiye yerel seçimleri,” s. 283.

[7] Ömer Faruk Tek, “Türkiye’de Seçmen Davranışı Analizleri,” 16 Eylül 2023, https://www.perspektif.online/turkiyede-secmen-davranisi-analizleri/, (Erişim tarihi: 15 Şubat 2026).

[8] Filiz ve Polat, “Sosyo-Psikolojik Faktörlerin Seçmen Davranışlarına Etkileri: Pamukkale Üniversitesi Örneği,” s. 95.

[9] Filiz ve Polat, “Sosyo-Psikolojik Faktörlerin Seçmen Davranışlarına Etkileri: Pamukkale Üniversitesi Örneği,” s. 96-97.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası