Kriter > Dosya > Dosya / Küresel Siyaset |

Bangladeş'in Savunma Gelişiminde Türkiye'nin Rolü, Hindistan'ın Kaygıları


Bir zamanlar Hindistan'ın sadık bölgesel ortağı olan Bangladeş'in Türkiye ile derinleşen savunma angajmanı, Pakistan ile yenilenen etkileşimi ve Çin ile genişleyen iş birliği, Güney Asya'da stratejik ve jeopolitik bir yeniden yapılanma manzarası yansıtıyor. Çin ile beraber ve Türkiye'nin de dahil olduğu bir Pakistan-Bangladeş yakınlaşması, Delhi'nin kendi bölgesinde potansiyel olarak dışlanma ve yabancılaşmayla karşı karşıya kalma kaygısı yaşamasına yol açıyor.

Bangladeş'in Savunma Gelişiminde Türkiye'nin Rolü Hindistan'ın Kaygıları
Roket ve füze üretimi konusunda uluslararası bir oyuncu haline gelen ROKETSAN, hava savunma sistemlerinden deniz sistemlerine kadar geniş ürün yelpazesiyle öne çıkıyor. (Roketsan / AA, 17 Haziran 2025)

Her bölgenin kendine özgü incelikleri var. Güney Asya örneğin, büyük ölçüde Hindistan'ın hâkim olduğu bir bölge. Burada Delhi'nin üstünlüğünü göz ardı eden herhangi bir planlama gerçekçi değil. Askeri bağlamda, örneğin, Pakistan'ı kısmen bir istisna olarak belirterek, bölge ülkelerinin savunma ekosistemleri kırılgan ve Hindistan'ın gölgesinde kalıyor. Bununla birlikte baskın bir Rus, Çin ve Batı bağımlılığı gösteriyor.

Ancak uluslararası sistemdeki sarsılmalarla birlikte gelen dünya politikasındaki çok kutupluluk arayışları, ülkelerin riskten korunma çabalarını da beraberinde getirdi. Orta güçler artık kendi kaderlerinin kendileri adına belirlenmesine ayak diriyor ve kendi kaderlerini kendileri belirleme arayışında. Bu durum, böyle bir arayışa yanıt verebilecek yeni ortaklara alan açıyor. Çok kutuplu bir dünya arayışının yeni gerçeği, tam olarak bu.

Çin, Bangladeş'in birincil askeri destekçisi olmayı sürdürse de Dakka aynı zamanda Ankara'nın Güney Asya jeopolitiğindeki varlığını derinleştirebilecek ölçüde bir arayış içinde. Bu sayede Türkiye’nin Bangladeş savunma pazarına girmesi, Çin'in Dakka'nın askeri tedarik hattı üzerindeki neredeyse tekelini kademeli olarak zayıflatabilecektir.

Dolayısıyla bu arayış, bölgesel dinamikleri yeniden şekillendirebilecek bir potansiyel taşıyor. Türkiye'den Bangladeş'e Türk yapımı HİSAR O+ ve SİPER orta ve uzun menzilli karadan havaya hava savunma füze sistemleri satışı üzerine görüşmeler, halihazırda Bengal Körfezi ve doğu sınırını stratejik olarak gözetleyen Hindistan açısından doğu cephesindeki hava üstünlüğünün azalacağı yönünde kaygılara yol açıyor. Dakka'nın Türk hava savunma teknolojisini satın alması, Hindistan'ın Rus S-400 sistemlerinin etki alanına denk olmasa da Dakka için güvenilir bir caydırıcılık sağlayacak ve hassas sınır bölgelerinin yakınında bölgesel hava planlamasını zorlaştıracak ve dolayısıyla Rus sistemlerinin hâkim olduğu Güney Asya'nın hava savunma yetenekleri dengesini potansiyel olarak yeniden şekillendirecektir.

Hindistan, silahlı kuvvetlerinin bölgedeki ezici nitelik ve nicelik üstünlüğünün sorgulanabileceğini düşünmüyor olsa da stratejik hesaplamalardaki konforunun bozulabileceğinin farkında. Delhi, bölgedeki Çin nüfuzunu yönetmeye alışkın ve hazırlıklı, ancak bağımsız çizgideki güçlü NATO üyesi Türkiye'nin Hint-Pasifik projeksiyonunda nüfuzunu genişletmeyi amaçlayan "Yeniden Asya" politikasıyla NATO standartlarında teknoloji sunan ve alternatiflerinden farklı olarak daha az koşullu teknoloji paylaşımı ve ortak üretim gibi konulara sıcak yaklaşan savunma sanayii ihracat atılımları, kendisi için de yeni bir durum.

ROKETSAN Roket ve füze üretimi
Roket ve füze üretimi konusunda uluslararası bir oyuncu haline gelen ROKETSAN, hava savunma sistemlerinden deniz sistemlerine kadar geniş ürün yelpazesiyle öne çıkıyor. HİSAR hava savunma füzeleri, askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacı ile sabit ve döner kanatlı uçaklara, seyir füzelerine, havadan karaya atılan füzelere ve İHA karşı kullanılan hava savunma füze ailesi olarak kullanılıyor. (Roketsan / AA, 17 Haziran 2025)

 

Güney Asya'da Türk Savunma Etkisi

Delhi'nin üstünlüğünün sorgulanabileceğini düşünmemesi doğal, ancak uzun süredir en yakın komşuları nezdinde dahi nüfuzunun sınırları kesinlikle sorgulanıyor. Geçen yıl Bangladeş'te Hindistan'ın desteklediği hükümetin protestolarla düşmesi ve Hindistan'a sığınan ve yakın zamanda hakkında gıyabi idam kararı verilen devrik Başbakan Hasina'nın Delhi'de misafir edilmesiyle Hindistan-Bangladeş ilişkileri gergin.

Çoğunlukla Pakistan odağından bakma yanılgısına düşülen ve dolayısıyla genel olarak mesafeli ilerleyen Türkiye-Hindistan ilişkileri ise son yıllarda, özellikle gerek Sindoor Operasyonu sırasında Ankara'nın İslamabad'a verdiği diplomatik desteğin ardından gerekse Delhi'nin misilleme veya kısasa kısas bakışıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan ve Ermenistan gibi Türkiye'nin bölgesinde zaman zaman pürüzler yaşadığı aktörlerle Ankara'nın hoşnutsuz olduğu asılsız savlar üzerinden dayanışma samimiyeti göstermesi üzerine daha da mesafeli olma eğiliminde.

Bu bağlamda Hint perspektifi, Bangladeş'in Yunus liderliğindeki geçiş hükümetini, İslamcı siyasi güçlerin yeniden ortaya çıkmasına olanak sağlamak ve Türkiye-Bangladeş bağlarının güçlenmesine elverişli koşullar hazırlamakla suçluyor. Bu bakışla Bangladeş'in Pakistan'a benzer şekilde Türkiye'nin Güney Asya'daki bir sonraki kilit ortağı olarak konumlandırılması, Hindistan açısından rahatsız edici.

Türkiye'nin Güney Asya gibi daha doğuya bakan daha uzak coğrafyalara açılımı, Ankara'nın dış politikasının tarihsel olarak Batı merkezli yönelimi nedeniyle sınırlı kalıyordu. Ancak bu durum son yıllarda ve özellikle 2019'da Yeniden Asya politikasının başlatılmasıyla değişiyor.

Özellikle içinde bulunduğumuz 2025 için, Ankara'nın Yeniden Asya girişiminin stratejik tutarlılığı ile Bangladeş'in ortaklıklarını geleneksel aktörlerin ötesine taşıma isteğinin açık olduğu politika yaklaşımının bir araya geldiği bir yıl diyebiliriz. Bu sayede 2025 itibarıyla Türkiye-Bangladeş ilişkileri yeni bir zirveye ulaştı ki bu ivme, kendini bilhassa savunma ve güvenlik iş birliğinde gösteriyor. Ankara ve Dakka arasındaki savunma yakınlaşması yeni bir gelişme olmamakla beraber onlarca yıllık kurumsal iş birliğine dayansa da bu iş birliğinin artık işlemsel bir silah ticareti ilişkisinden kapsamlı ve stratejik açıdan önemli bir ortaklığa geçiş olarak kendini gösterdiğini belirtmek önemli.

Gelişmiş roketatarlardan ve obüslerden Bayraktar insansız hava araçlarına ve potansiyel olarak Tulpar hafif tanklarına kadar en az 15 kategoride Türk askeri teçhizatını bünyesine katarak Türk savunma ürünlerinin dördüncü büyük ithalatçısı konumuna gelen Bangladeş'in güvenlik politikasını yeniden kalibre ettiği 2021'den bu yana 2 bin 30 askeri modernizasyon ve teknolojik gelişmişlik arayışıyla geleneksel tedarikçilere bağımlılığı azaltma ve yerli savunma-endüstriyel yetenekler geliştirme hedefi, Türkiye'nin Yeniden Asya girişimiyle örtüşüyor.

 

Bangladeş Savunma Dönüşümünde Türk Rolü

70'lerin sonu 80'lerden itibaren Bangladeş donanması ve ordusuna askeri eğitim vermekle başlayan Türkiye'nin Bangladeş savunma dönüşümündeki rolü, özellikle 2010'lardan itibaren genişlemeye başladı. Türkiye'nin Bangladeş savunmasındaki genişleyen rolü hem tedarik skalası hem onarım ve lojistik desteği hem de ortak üretim ve endüstriyel iş birliğinde kendini gösteriyor.

Otokar Cobra hafif zırhlı araçları, güdümlü füze fırkateynleri, TRG-300 Kaplan orta menzilli füze sistemi ve sistem konusunda Bangladeşli askeri personele ülke içinde eğitim, tedarik skalasının önemli örnekleriyken ve 2020 Beyrut Liman patlamasında hasar gören Bangladeş Donanma gemilerinin onarımına Türk yardımı uzanırken tüm bunları Bangladeş mühimmat fabrikalarında top mermileri için üretim hattının kurulması, Chittagong ve Narayanganj'da savunma sanayii bölgeleri kurma çabaları, ikili Savunma Sanayii Çalışma Grubu'nun oluşturulması gibi ileri adımlar izliyor. Ayrıca geçen yıl Türk deniz korveti TCG Kınalıada'nın (F-514), diplomatik ilişkilerin 50. yılını kutlamak ve daha fazla denizcilik katılımının sinyalini vermek üzere Chattogram Limanı'na iyi niyet ziyaretine de tanıklık edildi.

Türkiye ayrıca terör, siber suçlar ve uyuşturucuyla mücadele operasyonları ve istihbarat paylaşımı konularında iş birliğini kurumsallaştırarak Bangladeş polisi, sınır muhafızları, sahil güvenlik ve paramiliter güçlerinin kapasite geliştirme çalışmalarına destek sunarken öte yandan Bhasan Char'daki sahra hastanesinin yeniden açılması da dahil Rohingyalıların geri gönderilme çabalarına insani ve teknik destek sağlıyor.

Haluk Görgün, Bangladeş'in başkenti Dakka'da
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, Bangladeş'le savunma sanayisi alanında iş birliğini güçlendirmek ve yeni stratejik ortaklık fırsatlarını değerlendirmek amacıyla Bangladeş'in başkenti Dakka'da resmi temaslar gerçekleştirdi. (Savunma Sanayii Başkanlığı / AA, 8 Temmuz 2025)

 

Hindistan'ın Kaygıları

2025 yılı içinde, Türk yapımı muharebe İHA'ları tedarik ve İHA ortak üretim fırsatının yanı sıra esasen Türk yapımı HİSAR O+ orta menzilli ve SİPER uzun menzilli hava savunma sistemlerinin Bangladeş'e tedariki üzerine gerçekleşen üst düzey görüşmeler, bölgedeki bazı yorumcuların Güney Asya'da stratejik dengelerin değiştiği ve bu değişimin Hindistan'a stratejik baş ağrısı oluşturacağı yönünde söylemlerini de beraberinde getirdi.

Delhi için bu sıradan bir silah anlaşması anlamını taşımayabilir. Dakka'nın savunma ortaklarını çeşitlendirerek eski bölgesel tekeli kırdığının işareti olabilir. Ki tedarikçi bu kez Delhi'nin deneyimli olduğu Çin değil, güçlü NATO ülkesi Türkiye ve Hindistan'ın sıkıntılı doğu kanadının hemen yanı başında stratejik varlığını genişletiyor. Bu da Delhi'nin komşuluk diplomasisinin yeni, yüksek teknoloji gerektiren bir zorlukla karşı karşıya olduğunu hissetmesine neden oluyor.

Bangladeş için komşusu Myanmar'ın istikrarsızlığı ciddi sorun ve sık sık hava sahasının ve sınırlarının rahatsız edilmesi, Dakka'yı elbette sınırlarını savunabilen güçlü bir duruş göstermeye zorluyor. Ancak Hindistan ile stratejik asimetriyi dengelemek de Dakka için önemli bir motivasyon.

Türkiye'yi Bangladeş'in gelişen güvenlik ortamında yalnızca tedarikçi değil ayrıca uzun vadeli iş birlikçi olarak konumlandıran Dakka'nın, Çin ve Rus sistemlerine aşırı bağımlılığı azaltmak ve Batılı donanımlarla birlikte çalışabilirliği sağlamak amacıyla savunma ortaklıklarını çeşitlendirme arayışı, Ankara'nın savunma ihracat alanını Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki geleneksel pazarların ötesine genişletme hedefi doğrultusunda ve siyasi kısıtlamalara tabi olmaksızın Rus ve Batılı muadilleriyle rekabet edebilen, uygun fiyatlı ve ITAR'dan muaf sistemler sunabilen yükselen küresel savunma ihracatçısı olarak rolünü güçlendirme arayışına adeta yanıt niteliğinde. Bangladeş medyasına verdiği demecinde Bangladeş'in Türkiye Büyükelçisi Amanul Haq'ın da özellikle dikkati çektiği üzere Ankara ile savunma üzerine gelişen iş birliği, Dakka'nın silahlı kuvvetlerine NATO standartlarında birlikte çalışabilirlik kazandırıyor.

Bangladeş'teki genişleyen Türk ayak izinin yanı sıra geçtiğimiz yılın sonunda Pakistan ordusunun Bangladeş askeri personelini eğitmeye davet edilmesiyle Şubat 2025'te Pakistan'ın yeniden Bangladeş savunma alanına girmesi, Ankara'nın İslamabad'a stratejik kucaklamasının İslamabad-Dakka yakınlaşmasını kolaylaştıran diplomatik köprü sağlaması üzerine Türkiye'nin Pakistan ve Bangladeş ile yapılandırdığı incelikli üçlü hizalanma göstergesi olarak yorumlandı.

Hasina'nın Ağustos 2024'teki düşüşünden bu yana geçici Yunus hükümetinin Çin'e üst düzey ziyaretler ve Pakistan ile yenilenen güvenlik iş birliği doğrultusunda diplomatik yeniden yapılanmaya gitmesi, Delhi'de kopuş çanlarını çalmaya başlamıştı. Mart’taki Çin ziyaretinde Yunus'un, Siliguri Koridoru bağlamında Hindistan'ın kuzeydoğusuna atıfta bulunarak denize kıyısı olmayan bir bölge ve bütün bu bölge için okyanusun tek koruyucusu Bangladeş ki bu Pekin ekonomisi için bir uzantı olabilir sözleri, Delhi'de derin kaygıya yol açtı. Delhi artık Hindistan'ın kuzeydoğu devletlerini Hindistan'ın geri kalanına bağlayan Siliguri Koridoru'na erişimin ve koridor üzerindeki etkinin artık rekabet eden iddia veya baskılara konu olabileceğinden korkuyor.

Bir zamanlar Hindistan'ın sadık bölgesel ortağı olan Bangladeş'in Türkiye ile derinleşen savunma (ve ekonomik) angajmanı, Pakistan ile yenilenen etkileşimi ve Çin ile genişleyen iş birliği, Güney Asya'da stratejik ve jeopolitik bir yeniden yapılanma manzarası yansıtıyor. Çin ile beraber ve Türkiye'nin de dahil olduğu bir Pakistan-Bangladeş yakınlaşması, Delhi'nin kendi bölgesinde potansiyel olarak dışlanma ve yabancılaşmayla karşı karşıya kalma kaygısı yaşamasına yol açıyor.

Delhi bakışıyla ideolojik girişimler ve Bengal Körfezi'ndeki sembolik deniz gücü erişiminin yanı sıra özellikle Bangladeş savunma sanayii alanında Türk varlığının artması, Hindistan'ın bölge nüfuzuna tehdit olarak algılanma eğiliminde. Ankara'nın kolaylaştırıcı olarak görüldüğü Pakistan-Bangladeş askeri yakınlaşmasıyla Hindistan'ın doğu sınırlarında düşmanlık ve istikrarsızlığın yeniden canlanacağı olasılığı da kaygı oluşturuyor. Çin'in, Pakistan ile beraber, Bangladeş'teki altyapı ve finansal varlığını sürdürmesi ise Delhi için başka zorlayıcı konu.

 

Kapanış

Coğrafya size bazı kalıcı gerçekleri kabul etmeyi zorunlu kılar. Bangladeş için bu zorunluluk Hindistan'ı yabancılaştıramayacağını ifade eder. Hindistan içinse Delhi'den gelen her tepkisel veya baskıcı adımın Dakka'yı daha da uzaklaştıracağını hesaplamak zorunda bırakır. Delhi, ideolojik olarak kendisine mesafeli geçici hükümetin Şubat 2026'daki genel seçimlerle yerini seçilmiş hükümete devredeceği günü gözeterek Dakka ile ölçülü bir siyasi yeniden yapılanma planlıyor. Ancak Bangladeş'teki olumsuz kamuoyu görüşü dikkate alındığında bu kolay olmayacak.

Hindistan'ın bölgede hâlâ tarihi bağlar, coğrafi yakınlık ve güçlü ekonomik bağımlılık sayesinde önemli kaldıraç gücüne sahip olduğu gerçeğini belirtmek önemli. Güney Asya'nın yeni jeopolitik gerçeği şu: Çin hem Pakistan hem de Bangladeş'in en büyük savunma tedarikçisi iken Türkiye hem Pakistan hem de Bangladeş'in ikinci büyük savunma tedarikçisi. Hindistan açısından şunu belirtmek önemli: (Eğer ki görülüyorsa) Değişim eğilimi gösteren Güney Asya jeopolitiğindeki Türk katılımını sıfır toplamlı bir oyun olarak görmek yerine, bunu bir kazan kazan oyunu olarak kalibre etmek çok da hayal ürünü gibi durmuyor.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası