Kriter > Dış Politika |

Fransa’da Müslümanlar İçin Yeni, Yepyeni Yasaklar


Fransa’da yeni öğretim yılında yayınlanan genelgeye göre artık kız öğrencilerin ceket, tunik giydiklerinde altına etek ya da pantolon giymesi yasak. Üstelik Danıştay da onayladı. Bütün öğrencilere mi? Hayır! Bu tip bir kılığı şayet dini inanç sistemi dahilinde tercih ettiyse yasak. Yani bu nevi kıyafet, hangi inanç sistemine tabi olursa olsun bütün kız öğrencilere mi yasak? Hayır, Müslümansa yasak!

Fransa da Müslümanlar İçin Yeni Yepyeni Yasaklar
Fransa'nın Trappes kentindeki Lycee La Plaine de Neauphle okulunun önünde Müslüman vatandaşlar, abayanın okulda giyinmesinin yasaklanmasını protesto etti. (Mohamad Salaheldin Abdelg Alsayed/AA, 8 Eylül 2023)

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rusya’nın Ukrayna’yla savaşı başta olmak üzere dünyanın içinde bulunduğu krizleri sayarken, Fransa’nın Müslümanlara dönük düzenlemelerinden de söz etti. Guterres, New York’ta BM Genel Kurulu’nun açılışında Fransızca yaptığı açılış konuşmasında ülke adı vermeden İran’la Fransa’yı mukayese etti ve şöyle dedi:

Bazı ülkelerde kadınlar ve kızlar fazla giysi giyiyorlar diye bazılarında da yeterli giysi giyinmedikleri gerekçesiyle cezalandırılıyorlar”!

Fransa’da yeni öğretim yılında yayınlanan genelgeye göre tam da BM Genel Sekreteri’nin ifade ettiği gibi artık kız öğrencilerin ceket, tunik giydiklerinde altına etek ya da pantolon giymesi yasak. Değilse serbest! Üstelik Danıştay da onayladı. Bütün öğrencilere mi? Hayır! Bu tip bir kılığı şayet dini inanç sistemi dahilinde tercih ettiyse yasak. Yani bu nevi kıyafet hangi inanç sistemine tabi olursa olsun bütün kız öğrencilere mi yasak? Hayır, Müslümansa yasak! Pekiyi “Müslüman bir kız öğrenci, ben bunu moda olduğu için giydim, dini inancımla ilgisi yok derse okuldan içeri girebilir mi? Hayır! Üstelik adı Colette olan giriyor, Fatma olan giremiyor.

Milli Eğitim Bakanı Gabriel Attal, yeni öğretim yılının başlangıcında açıkladı: “Okullarda abayayı yasakladım”. Abaya nedir? Fransız gazetelerinin imdadına meşhur Robert Sözlüğü yetişti: “Müslüman kültürüne ait bazı ülkelerde geleneksel yüz ve eller hariç tüm vücudu kaplayan uzun kadın giysisi”. Haberlerin yanında yer alan bilgi kutucuklarında, abayanın iklim koşulları nedeniyle tercih edilebildiği bilgisi de verildi. Elbette bir devlet için trajikomik bir uygulama. Mesela yasağın ilk günlerinde tropikal iklimin hüküm sürdüğü Fransız Sömürgesi Mayotte’dan yayın yapan muhabir, “Açıkçası burada yasağı uygulamak çok zor çünkü geleneksel kıyafetle dini kıyafet birbirine çok benziyor, okullardaki görevlilerin bunu ayırması gerçekten çok zor” dedi.

New York’ta BM Genel Kurulu devam ederken, Cumhurbaşkanı Macron’un verdiği resepsiyonda, Birleşik Krallık Kralı Charles’in eşi Camilla ve Brigitte Macron’un uzun kollu tuvaletleriyle verdiği fotoğraf, sosyal medyada “Abaya Saray’a sızdı” başlığıyla alay konusu oldu. Ancak yasak kararının hedefinde olan Müslümanlar açısından bütün bu olanlar hiç de komik değil, durumu tanımlamak için ayrımcılık hafif kalır, devlet, Müslümanları daracık bir alanda hapsetme yönünde etap etap ilerliyor Fransa’da.

Fransa Eğitim Bakanı
Okulda abaya giymenin yasak olduğunu açıklayan Fransa Eğitim Bakanı sonrasında katıldığı bir panelde öğrenciler arasında din ayrımı yapılmadığını söyledi. (Ümit Dönmez/AA, 12 Eylül 2023)

 

Okullarda Moda ve Din Ayrımıyla Denetim

Doğrudan Müslümanları yahut Müslüman öğrencileri hedef alan ilk yasak değil bu uygulama. 2004’te ilk ve orta dereceli devlet okullarında “Büyük haç, kippa ve başörtüsü” yasaklandı. Ancak haç takan öğrenciler özel Katolik okullarına, Yahudi öğrenciler daha 3-4 yaşında anaokulundan itibaren kippa taktıkları için Yahudilere ait özel okullara gidiyor. Başka bir deyişle 2004 yasağı da zaten doğrudan devlet okullarına giden Müslüman kızları hedefliyordu. Fransız devleti, şimdi de Müslüman kızların boynundan aşağı bedenini kontrol altına almaya çalışıyor! İlk hafta siyah ceket pantolon giymiş Müslüman bir kız öğrenci fazla siyah giydiği gerekçesiyle okula alınmadı. Bir diğerinin üzerinde hafifçe bol, fildişi rengi koton uzun kollu, dizinin bir karış üzerinde bir tunik ve aynı renk aynı kumaştan bir pantolon vardı, Nasima adlı kız öğrenci Grande Synthe (Nord)’da bu giysisi nedeniyle okula alınmadı. Haber kanalı BFMV TV’de iki moderatörün Nasima’yı konuk alarak yaptığı yayın, Fransa’daki uygulamayı, mantığını, işleyişini ve Fransız toplumunun büyük çoğunluğunun bakışını göstermek açısından önemliydi:

-Gazeteci: Nasima okula alınmadınız öyle mi?

-Nasima: Okulun girişinde görevli bana kenara geçin dedi. Kenara geçtim. Sonra yardımcısı bana kıyafetimin okula uygun olmadığını söyledi.

-Bir parça bol ama kıyafetiniz?

-Evet. Bana bunun okula giriş için uygun olmadığı söylendi.

-Bu bir abaya mı?

-Hayır.

-Okuldaki görevli size ne dedi, “bu bir abaya ve evinize dönün mü” dedi.

-Evet, “bu abaya gibi bir kılık, okula uygun değil” dedi. Halbuki bu bir abaya değil, abaya uzun olur.

-Kıyafetinizin abaya ile karıştırılabileceğinin bilincinde misiniz?

-Hayır, bana göre hayır?

-Yani kılığınız size göre bir dini kılık değil, öyle mi?

-Evet.

-Mesela geçen sene problemsiz bu kılıkla girebiliyor muydunuz?

-Evet, pek çok rengiyle girdim, kimse bana bir şey demedi.

- Pekiyi niçin bu bir parça dökümlü olan kıyafeti giyiyorsunuz?

-Çünkü moda.

-Ama okul dışında başörtü de takıyorsunuz değil mi?

-Evet doğru.

-Okula girmeden çıkartıyor musunuz?

-Evet.

-Tuniğiniz biraz dökümlü, bu kılığı hatlarınızı, bedeninizi biraz saklamak maksadıyla mı giyiniyorsunuz?

-Hayır, moda olduğu için böyle bir eğilim var onun için giyiyorum.

-Pekiyi nereden geliyor bu moda?

-Her yerde var, böyle giyinen çok genç kız var.

-Nerede?

-Her yerde.

-Başörtü taktığınızı söylediniz, bu kılığınızı giyen başka Müslümanlar var mı? Bu kılık dini inancınızla ilişkili mi? Müslüman olmayıp böyle giyinen var mı?

-Evet Müslüman olmayan ve başörtülü olmayan arkadaşlarım da var böyle giyinen.

-Dinle alakası yok öyle mi? Yani bu kılığı giyinip Müslüman olmayan arkadaşlarınız okuldan içeri girebilir mi?

-Evet bir arkadaşım aynı kıyafetin grisiyle girdi. Sadece onunki kolsuzdu, kimse bir şey demedi. Başka bir öğrenci daha vardı o da kimono giymişti, ona da kimse bir şey demedi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamasına göre okulun ilk gününde Nasima gibi 298 öğrenci tespit edildi ve uyarının ardından öğrencilerin yarısından fazlası üzerlerini değiştirirken, 67 öğrenci yasağa uymadığı için evlerine gönderildi. Yeşiller Partisi’nden birkaç siyasi ve aşırı soldaki LFİ Partisi hariç, siyasi yelpazenin en sağından en soluna kadar tamamı ve anketlere göre 10 Fransız’dan 8’i yasağı savunuyor. LFI’nin lideri Jean-Luc Mélenchon ise "kadın giyimine yönelik yeni absürt ve tamamen yapay olarak başlatılan din savaşının kutuplaşmayı derinleştirmesinden ve sivil barışı tehdit etmesinden üzüntü duyduğunu” söyledi. Yine aynı partiden Clementine Autain de "giysi polisi"ni ve "Müslümanları saplantılı bir şekilde reddetme özelliği taşıyan" bu yasağı eleştirdi.

 

Aşırı Sağcı Kanattan Aşırı Kısıtlamalar

Adına abaya demekle birlikte Müslümanların inançları gereği tercih ettikleri kılık türlerini yasaklayan Fransa’ya karşılık, tıpkı Nasima gibi, Fransa Müslüman Din Konseyi adına yapılan açıklamada da “Abaya” diye bir dini kılık olmadığı vurgulandı. Nasima’nın “dini inancım nedeniyle bu nevi kılıkları tercih ediyorum” deme, Konseyin de besbelli bu nevi kılıkların dini inanç nedeniyle tercih edildiğini söyleme hürriyeti yok. Nitekim 2022 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağcı adaylardan Eric Zemmour, aşırı sağ haber kanalı C News’de Müslüman düşmanlığı yapmak adına hem devlet hem de Müslümanlar açısından durumu açıklıkla ortaya koydu.

Fransa’da problem İslam’dır, İslamcılık değil. İslam’da din adamıyla din adamı olmayan Müslüman arasında fark yoktur. Yani yolda evde her yerde nasıl olacağınız dini metinlerde dikte edilir. Fransızların bir kısmının anlamadığı da bu zaten. Kadın bir İslam Uzmanı var, onun makalesinde okudum. Kur’an’da 33’üncü sure 59’uncu ayette diyor ki: ‘Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, evlerinden dışarı çıktıkları zaman dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların iffetli kadınlar olarak tanınmaları ve kötü insanlar tarafından sözlü veya fiili tacize uğrayıp incitilmemeleri açısından en uygun yoldur’. Bir de hadis var o da diyor ki, ‘Edep, haya, iman birbirine bağlıdır’. Yani bu kızların bu kılığı giymelerinin sebebi İslam’dır. Ve Fransa’da bu geç kalmış bir yasaktır.

Milli Eğitim Bakanı Gabriel Attal konuşmasında yasağın sebebini şöyle açıkladı “Sınıfa adım attığınızda, bir bakışta öğrencilerin hangi dine mensup olduğunu anlayamamalısınız”. Attal’a göre “Laiklik kişinin kendisini okul aracılığıyla kurtarma özgürlüğü”, oysa ki bu kılıklar yani uzun dökümlü bir elbise, basenin üzerine inen bir üst ve pantolon takım “Laikliğin sığınağı olması gereken okullarda cumhuriyetin direnişini test eden bir dini dışavurum”! Hükümet sözcüsü Olivier Véran da bu kılığın "açıkça" dini bir giysi ve aynı zamanda "siyasi bir saldırı" anlamına geldiğini, diğer taraftan "kendi dinini yayma", “insanları İslam'a geçirmeye çalışma eylemi” olduğunu öne sürdü. Aslında kızların isimleri de “Ayşe, Hatice, Zeynep”; bu mantığa göre pekala bu da “suça” girebilir. Ki Eric Zemmour, Müslümanların isimlerinin de değiştirilmesinden yana.

Fransa'da duvarda, “Liseli kızları teröristlerle karşılaştırmak doğru değil!” ifadeleri
Fransa'da okullarda abaya yasağına karşı gösteri düzenlendi. Başkent Paris'e yakın Stains kentinde Maurice-Utrillo lisesinde bir grup öğretmen ve personel, abaya yasağına karşı greve gitti ve gösteri düzenledi. Duvarda, “Liseli kızları teröristlerle karşılaştırmak doğru değil!” ifadeleri yer alıyor. (Ameer Alhalbi/AA, 6 Eylül 2023)

 

Fransa’nın yüzyıl önce Katolik Kilisesi’yle kanlı savaşı, laiklik anlayışı sır değil. Ancak bugün devlet bazen “laiklik”, bazen “bizim medeniyetimiz” diyerek kültürel ırkçılığı meşrulaştırmak yolunda Müslüman azınlığa karşı yasalar yoluyla, cumhurbaşkanı ve ona eşlik eden hükümet yetkililerinin diskurlarıyla her yıl yeni, yepyeni uygulamalara girişiyor. Bu icraatlar, genel olarak büyük ölçüde entelektüel sınıf ve medyada da kabul görüyor, destekleniyor. Macron döneminde “Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren prensipler yasası”, Müslüman düşmanlığının seviyesini göstermesi açısından eşsiz bir metin olan “İmamlar Şartı” ve Fransız İslamı icat etme çalışmalarıyla, Müslümanlar şeytanlaştırıldı, İslam da kitlesel gözetime ve baskıya ihtiyaç duyan tehlikeli bir din olarak tasvir ediliyor. Müslümanlar, ülkenin “Medeniyeti”, “Geleneği” ve “Değerleri” için varoluşsal bir tehdit olarak pazarlanıyor. O kadar ki geçen 5 yıl içinde cumhurbaşkanı “Bazı okullarda, bazı öğrenciler kantinlerde dini inançlarına göre öğün verilmesini istiyorlar” (2 Ekim 2020 Mureaux) dedi, İçişleri Bakanı radikallik alametlerini sayarken “Sakallı olmak, Ramazan kutlaması yapmak, ibadetlerini düzenli yapmak, öpücük kondurmamak” ifadesini kullandı (Christophe Castaner Ekim 2019 Meclis komisyonu). Ya da prestijli anket şirketleri “tuvaletlerde garip davranışlara, mesela taharet musluğu talep edene yahut yanında su götürene rastladınız mı” benzeri sorularla anket yaptı (İFOP 9/12/2021). Korkunç ve adi karikatürler devlet binalarına asıldı, üstelik İfade Özgürlüğü’nün işlendiği yurttaşlık bilgisi dersinde karikatürlere bakmayı istemeyen 10-11 yaşındaki iki öğrenci aileleriyle birlikte sabaha karşı evlerinden alınıp soruşturmaya tabi tutuldu, prestijli filozof ve siyasetçiler arasından, İslamofobik diye anılmaktan korkmayın diye çağrıda bulunanlar çıktı. Macron hükümeti 25 bine yakın mescit, okul, dernek ve iş yeri arayıp, aynı dönemde 20’den fazlası cami ve mescit olmak üzere bunların 718’ini kapattı, Müslümanlara yönelik nefret suçlarını belgeleyen ve önde gelen ayrımcılık karşıtı kuruluşlardan biri olan Fransa’da İslamofobiye Karşı Kolektif’i de lağvetti.

 

Tek Dert İslam

Oysaki Yahudilerin koşerini, kadınlarının yerlere kadar uzanan eteklerini, kimisinin başındaki bone veya türban benzeri örtüyü, erkeklerinin cüppelerini, yarı göğüslerine inen sakallarını, kafalarındaki kipalarını, akademisyenlerin üniversitede cumartesi günü elektrik düğmesine basmak için başkasından yardım istemesini kimse konu etmiyor. Tamamen dini kuralların işlediği anaokullarını da… Dindar Yahudi kadınların kocalarının gerisinde yürümelerine, kocalarının arkadaşlarına ancak uzaktan selam vermelerine de “esaret” diyen yok. Çünkü dindar Yahudiler sadece Fransa’da değil, bütün Batı literatüründe “Ortodoks Yahudi” diye tavsif ediliyor. Eski Yunan’dan gelen Ortodoks kelimesi “doğru yolda giden, geleneğe saygılı olan” demek. Ancak Müslümanların dini kurallarına ilişkin ne varsa “Ortodoks” değil “radikallik alameti” diye etiketlenerek, hem Müslümanlar her gün yeni baskılara maruz bırakılıyor hem de Müslüman asıllı Fransızlar üzerinden devlet korku yayıyor. Halbuki tıpkı Yahudilerde olduğu üzere, devlet ve ülkedeki etkili isimler, Müslümanlardan konuşurken de mesela “başörtüsü İslâm dininin gereklerinden biri ve dindar Müslüman kadınlar da bu kuralı yerine getiriyor” gerçeğini ortaya konduğu an çok şey değişebilir. Tam tersine Müslümanlar gece gündüz parmakla işaret ediliyor, damgalanıyor, hedef gösteriliyor. Kimin umurunda! Milli Eğitim Bakanı Gabriel Attal “laikliği sığınak olmaktan çıkartıp cumhuriyetin direnişini test eden bu kılıklara dair yasağın uygulanması için bu yıldan başlayarak 2024 sonuna kadar 14 bin eğitim personelinin, 2025’te ise 300 bin personelin eğitileceğini açıkladı.

Yahudi asıllı entelektüel Edgar Morin’in dediği gibi “Fransa bugün Müslümanlara yaptığını 1930’larda Yahudilere yapmıştı”. İkinci Dünya Savaşı’nda soykırıma iştirak etti ve bugün antisemit yasaların güçlü korunakları sayesinde ne devlet ne toplum, ne fiili ne de sözlü olarak Yahudilere dokunamıyor. Artık Fransızlığından kuşku duyulmayan Yahudiler, yetmiş yıl önce Fransız komşuları tarafından ihbar edilmişlerdi. Bugün Müslümanlara dönük bu yasaların, uygulamaların, yorumların, konuşmaların ülkeyi bir felakete götürmeyeceğini kim garanti edebilir! Şu hali bile bir felaketken.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası