Kriter > Siyaset |

CHP Krizi Derinleşirken…


CHP’deki iç çekişme artık bir iç savaşa dönüşmüş halde ve taraflar birbirlerini partiden tasfiye etme kararlılığında… Taraflar dediğimiz de İmamoğlu-Özel hizbinin karşısında Kılıçdaroğlu hizbi artık açıkça yer alıyor. İmamoğlu-Özel hizbi Kılıçdaroğlu hizbini iktidarla iş birliği, mezhepçilik gibi söylenebilecek en ağır şekilde itham ediyor… Kılıçdaroğlu hizbi de İmamoğlu- Özel hizbini kurultaylarda sahtecilik, delegeleri satın alma, belediyelerde yolsuzluk, partiden bir mezhebin dışlanması ve tasfiyecilikle suçluyor…

CHP Krizi Derinleşirken
CHP Genel Başkanı Özgür Özel (Cemal Yurttaş / AA, 25 Mart 2025)

CHP’deki siyasi kriz devam ediyor… Bu siyasi kriz uzadıkça da adeta kangrene dönüşüyor… Bir yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden yürüyen bir yolsuzluk soruşturmasıyla diğer yandan da en üst karar organı kurultayın meşruiyetinin yargılandığı davalarla boğuşuyor. Bu davaların bugünden yarına bitmeyeceği, CHP’yi çok uzun bir zaman daha oyalayacağı görülüyor. Uğraştığı davaları kendi açısından içinden çıkılmaz hale getiren bir başka şey de, bu davaların CHP’deki iç çekişmenin hem sonucu hem de sebebi haline gelmesidir. Bu davalar sayesinde CHP’deki iç çekişme artık bir savaşa dönüşmüş halde ve taraflar birbirlerini partiden tasfiye etme kararlılığında…

Taraflar dediğimizde Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel hizbinin karşısında Kemal Kılıçdaroğlu hizbi artık açıkça yer alıyor. İmamoğlu-Özel hizbi, Kılıçdaroğlu hizbini iktidarla iş birliği, mezhepçilik gibi söylenebilecek en ağır şekilde itham ediyor… Kılıçdaroğlu hizbi de İmamoğlu- Özel hizbini kurultaylarda sahtecilik, delegeleri satın alma, belediyelerde yolsuzluk, partiden bir mezhebin dışlanması ve tasfiyecilikle suçluyor… Bu arada Ekrem İmamoğlu’nun hapiste olması ve yakın ekibinin de tasfiye olması Özgür Özel’e daha fazla alan açıyor, bunun ileride Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’nun arasını açması da kuvvetle muhtemel. Bunlar dışında İmamoğlu’nun 19 Mart’tan sonra alelacele yapılan bir “tek adaylı ön seçimle” tek aday olarak ilan edilen Cumhurbaşkanlığı adaylığı, CHP içinde artık tartışma konusu. Mansur Yavaş ve etrafı, Cumhurbaşkanlığı adaylığı bahsinde artık daha fazla boy gösterebiliyor… Kemal Kılıçdaroğlu ise Cumhurbaşkanlığı adaylığında yeni aday tartışmasını açtı… CHP bu ağır davaların neticelerini beklerken CHP’nin olağan kurultay süreci parti içi iktidar mücadelesini sertleştiriyor…

CHP, davalarla uğraşırken olağan kurultay sürecini harekete geçirerek mahalle delegelerinin seçimine başlamış durumda… Mahalle delege seçimleri de CHP hiziplerinin var olma mücadelesine dönüşmüş durumda. Muhtemelen bu mücadele de mahkemede bitecek gibi… Tabii daha önce başka bir mahkeme kararıyla olağan kurultay süreci akamete uğramazsa…

Gündelik gazeteden sıradan bir haber CHP’deki durumun sıradanlaşan ama vahim durumunu çok güzel özetliyor: “CHP'de 39'ncu olağan kurultay süreci devam ediyor. Aralık'ta genel başkanlık seçiminin olacağı büyük kurultay yapılacak. Kongre süreci devam ederken bir yandan da gözler kurultay davalarına çevrildi.”

 

Kritik İlk Tarih 15 Eylül

“Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 30 Haziran'da görülen duruşmada mahkeme heyeti, ceza yargılaması ve görevsizlik kararına itiraz süreçlerinin beklenmesini kararlaştırmış ve davayı 8 Eylül'e ertelemişti. Bu tarihin partinin kuruluş etkinliklerine denk gelmesi nedeniyle avukatların talebi üzerine dava 15 Eylül'e kaydırıldı.”

AK Parti'ye katılan Özlem Çerçioğlu
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin 24. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na katıldı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, programın ardından AK Partiye katılan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve diğer katılımcılar için düzenlenen rozet takma törenine iştirak etti. (TCCB / Murat Kula / AA, 14 Ağustos 2025)

 

İstanbul'da Gözler 21 Eylül'de

“Büyük Kurultay Davası merakla beklenirken İstanbul İl Kongresine ilişkin dava sürecinde de önemli bir gelişme yaşandı. Özgür Çelik’in il başkanı seçildiği 8 Ekim 2023 tarihli kongreye yönelik açılan davada, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi tensip zaptı düzenledi. 14 Ağustos 2025’te mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, il kongresinin hukuka aykırı şekilde yapıldığı öne sürüldü. Ayrıca alınan kararların tedbiren durdurulması, seçilen il başkanı ve yönetim kurullarının görevden alınarak önceki yönetimin veya geçici bir kurulun görevlendirilmesi talep edildi. Duruşma öncesi mahkeme, İstanbul İl Seçim Kurulu ve Sarıyer İlçe Seçim Kurulu’na müzekkere yazılarak İl Kongresi’ne dair tüm belgelerin gönderilmesini istedi. CHP'ye de savunma için iki haftalık süre verildi. 21 Eylül'de mahkeme başkanı, tarafların duruşmaya hazırlıklarına ilişkin işlemlerin yapılıp yapılmadığını istenilen belgelerin temin edilip edilmediğini inceleyecek.” (Habertürk, 25 Ağustos 2025)

CHP’deki hizipler çatışması ve davalar süreci, partideki diğer problemleri de ortaya çıkardı. CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel ve yeni genel merkez yönetiminden parti yönetiminde duyulan rahatsızlıklar, parti içindeki iktidar boşluğu ve hizip çatışmalarının açtığı yarıklardan dışarıya sızarak görülmeye başlandı. Bunun son örneği, uzun yıllardır CHP’de siyaset yapan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve beraberindeki 3 ilçe belediye başkanının CHP’den ayrılarak 24. kuruluş yıl dönümünde törenle AK Parti’ye katılmaları oldu. CHP için başlı başına kötü bir gelişme olan bu olay, CHP genel merkezi tarafından çok kötü yönetilerek CHP’de bir travmaya ve yeni istifa beklentilerine yol açtı. Partinin yanlış politikası sebebiyle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den imar rantı baskısı dolayısıyla ayrıldığı kamuoyuna mâl oldu, CHP belediyelerinin performansı yeniden tartışma konusu oldu ve CHP genel başkanının meseleyi bildiği halde çözmediği yahut çözemediği uzun bir süre tartışıldı. Ayrıca AK Parti de bu vesileyle CHP dahil bütün partilere açık bir kitle partisi olduğunu anlatma imkanı buldu. Bu arada CHP’den başka kimler ayrılacak tartışmaları da CHP’deki kırılganlığı göstermiş oldu. CHP genel merkezinin ve CHP medyasının Özlem Çerçioğlu hakkında kullandığı ağır hakaret ve imalar ise CHP’deki sertliğin başka bir göstergesi olarak yeniden hatırlanmış oldu. CHP, kamuoyundaki yıpranmayı nihayet fark ederek tartışmayı uzatmama kararı almış.

CHP’deki davalar ve parti içi iktidar mücadelesi, CHP’nin 31 Mart 2024’te ele geçirdiği birinci parti olma halini anketlere de yansıyacak şekilde kaybetmesine yol açtı. CHP’nin birinci parti olma vasfını kaybetmesi parti içindeki hesaplaşmaya yeni argümanlar sağlayacak ve krizi derinleştirecektir.

CHP’deki yolsuzluk, belediyelerle ilgili tartışmalar ve hizipler çatışması, CHP içindeki ideolojik problemin üzerini örtüyor. CHP sosyolojik ve ideolojik olarak bölünmüş durumda. Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeler, CHP’deki ideolojik problemi daha da derinleştiriyor. Ulusalcı kesim, Kemalistler, sosyal demokrat ve radikal sosyalist kesim, etnik ve mezhepçi kesimler, radikal Batıcı kesim vs., CHP tüm bu kesimleri bir arada tutmakta ve pozitif bir hedefe motive etmekte zorlanıyor. CHP ideolojisi, bu anlamda yenilenmeyi, değişmeyi ve bütünleşmeyi önleyen bir probleme dönüşüyor.

Kenneth Boulding Yirminci Asrın Manası kitabında ideolojinin bir insanın dünyasını oluşturması halinde, değişmeye direnen bir ayıklayıcı olarak nasıl bir işlev gördüğünü anlatır.

"Bütün hayatını ve şahsi hüviyetini muayyen bir ideoloji etrafında kurmuş olan bir insan, ideolojisinin çizmiş olduğu dünyayı hiç "değiştirmek" istemez; değiştirdiği takdirde kendi hüviyetini inkar edeceğini zanneder. Bu türlü hallerde onun kıymet sistemi, bir süzgeç gibi, mevcut tasavvurlara aykırı olan bütün mesajları "dışarıya atar." (Kenneth Boulding, Yirminci Asrın Manası, mütercim: Erol Güngör, s. 41.)

Kenneth Boulding ideolojinin yeni bilgiyi öğrenmeye nasıl mani olduğunu da şöyle anlatıyor: “İdeolojinin tehlikesi, onun ‘öğrenmeye mani oluşundan’ ileri gelmektedir. Eğer bir insan gördüğü her şeyi izah eden bir ideolojiye sahip olursa artık öğrenme zorunluluğu duymaz. Her şeyi şimdiden öğrenmiştir. İdeolojilerin büyük çıkmazı işte burada görülüyor. Bir taraftan hem ferdin hem de cemiyetin iç ihtilaflarını çözebiliyor ve köklü bir kuvvet, itici güç meydana getiriyor, diğer taraftan bu kudretli mekanizmayı meydana getirirken direksiyonu ve pusulayı tahrip edebiliyor. Yani insanın ilerlemesi için yegâne rehber olan ‘öğrenme prosesine’ ve bilgilerin gerçekle karşılaştırılması usulüne ‘zarar veriyor’.” (Kenneth Boulding, Yirminci Asrın Manası, s. 160.)

CHP bu ideolojik problemi bırakın çözmeyi, teşhis dahi edemeyecek bir yönsüzlük halinde… İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yolsuzluk soruşturmasının muhtemelen birkaç ay içinde iddianamelerle yeniden gündeme gelecek olması, şaibeli kurultay davasının Eylül içinde kazanacağı yön ve olağan kurultay sürecinde hiziplerin mücadelesi CHP içindeki krizi derinleştirecektir.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası