Ugetam
Kriter > Siyaset |

AK Parti’nin Kampanya Stratejisi


Erdoğan Türkiye’nin yeni dönemini “Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet ve Bağımsız Güçlü Türkiye” ifadeleriyle tanımladı.

AK Parti nin Kampanya Stratejisi

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim hazırlıkları kapsamında manifestosunu 6 Mayıs’ta İstanbul’da açıkladı. AK Parti seçim kampanyasının ilk etkin adımı olarak tanımlanabilecek olan manifestoda Türkiye’nin anlam dünyasının ne olduğu, nasıl şekillendiği, ne tür badirelerden geçerek bugünlere geldiği tarihi akışı içerisinde özetleniyor. Manifestoda Türkiye’nin 1923-2002 arası “kuruluş”, 3 Kasım 2002 sonrasındaki AK Parti’li yıllar “diriliş” ve 24 Haziran sonrasındaki süreç ise “şahlanış” dönemi olarak tanımlanmış. Bir üçleme olarak kullanılan “erdem-irade-cesaret” kavramsallaştırması ise metne dayanak oluşturuyor.

Erdoğan Türkiye’nin şahlanabilmesi için Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte yapılacak olanların işaretlerini de burada vererek çeşitli alanlarda temel parametrelerden bahsetmiştir. Manifestoya bir bütün olarak bakıldığında AK Parti’nin bundan sonra izleyeceği yol haritasının köşe taşlarını belirginleştiren ana sütun tanımlamasını yapmak yerinde olur. Manifestonun bir “öteki” üzerine tasarlanmamış olması en dikkat çekici yönlerinden. Kendi mesajını kendisi kalarak verebiliyorken aynı zamanda toplumsal çeşitliliği kapsayan bir tonda bunu yapabilmesi AK Parti’nin oturmuş kurumsal yapısı ve kültürel geleneğiyle açıklanabilir.

Beyanname ve Milletvekili Listesi

Erdoğan 600 kişilik milletvekili listesini 21 Mayıs’ta ve 360 sayfa 160 projeden oluşan seçim beyannamesini “Güçlü Devlet, İstikrarlı Türkiye” başlığı ile 24 Mayıs’ta Ankara’da kamuoyu ile paylaştı. Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin yeni dönemini “Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet ve Bağımsız Güçlü Türkiye” ifadeleriyle tanımladı. 26 Mayıs’ta başlayan miting konuşmalarında da bu ifadenin yoğun şekilde kullanıldığı görülüyor. Ayrıca beyannamede zikredilen kavramlar arasında yer alan “dijitalleşme, gençlik, bilgi, yenilikçilik, hız, yalın yönetim, girişimcilik, adil paylaşım ve küresel güç” gibi ifadeler yeni dönemin ve kampanya içeriğinin şifreleri olarak da okunabilir.

Öte yandan seçim beyannamesinde öne çıkarılan ve kampanya boyunca kullanılmasına karar verilen ana mesaj ise “Vakit Türkiye Vakti” ve “Yaparsa Yine AK Parti Yapar” sloganlarında toplanmış. Manifestoda yer verilen irade, erdem ve cesaret üçlemesiyle “şahlanma” dönemi kavramı da bu sloganlarla yan yana getirilerek kullanılıyor.

“Vakit Türkiye Vakti” sloganı 81 il için de uyarlanmış durumda. Miting için kurulan platformları bu ifade süslüyor. Sloganın bir diğer kullanım şekli ise yapılacak hizmetlerin bu sloganla aktarılmasıyla ortaya çıkmış. Burada da mesela “vakit icraat vakti” gibi örnekler paylaşılıyor.

Hem manifestoda hem de beyannamede öne çıkan mesaja bakıldığında esas olarak seçmenin geleceğine yönelik bir söylemin ön planda olduğu görülüyor. AK Parti iktidarda olmanın avantajıyla planlı ve programlı şekilde bugüne kadar yaptıklarından hareketle önümüzdeki sürece dair bir tablo çiziyor. Böylece siyasal iletişimin temel ilkelerinden biri olan “Seçmen geçmiş için değil geleceği için oy verir, sandığa gelecek umudu için gider” yaklaşımına da uygun hareket ediyor.

AK Parti'nin Kampanya Stratejisi
 AK Parti siyasal iletişimin temel ilkelerinden biri olan "seçmen geçmiş için değil geleceği için oy verir, sandığa gelecek umudu için gider" yaklaşımına uygun hareket ediyor.

Reklam Ajansı, Mitingler ve Mesajda Süreklilik

Klasik seçim kampanyasının değişmeyen yöntemlerinden biri olan mitingler AK Parti için de vazgeçilmezler arasındadır. Bu bağlamda Erdoğan ilk mitingini 26 Mayıs’ta Erzurum’da yaparak ülke genelindeki mitinglerini başlatmış oldu. Böylece seçime kadar yapılması planlanan 31 miting için geri sayım başladı. Erdoğan kısa sürede Isparta, Balıkesir, Manisa ve Tekirdağ’da miting yaparak halkla bir araya geldi. Seçime kadar İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Trabzon ve İzmir gibi merkezi şehirlerde de miting yapılması bekleniyor.

Aslında Erdoğan 31 mitingin dışında Mayıs 2017’den bu yana partisini seçimlere hazırlıyordu. Bu kapsamda pek çok il ve ilçe kongrelerine katılarak gerçekleştirdiği ziyaretlerde toplumun nabzını tutuyordu. Bu yüzden seçim takvimine en hızlı ayak uyduran partinin AK Parti olması sürpriz değil.

AK Parti seçim kampanyasının ana temasını oluşturan “Vakit Türkiye Vakti” ve “Yaparsa Yine AK Parti Yapar” sloganlarına bakıldığında AK Parti’nin 2002’den bu yana seçimlerde kullandığı sloganların mahiyetleri açısından bir süreklilik taşıdığı görülür. 3 Kasım 2002 seçimlerinde “Yakın Işıkları Türkiye Aydınlansın” ana sloganı bir başlangıcı işaret ediyordu. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde kullanılan “Durmak Yok Yola Devam” sloganı yapılan hizmetlerin kesintiye uğramaması için milletten destek isteyen bir mesaja sahipti. 12 Haziran 2011 seçimlerinde kampanyanın merkezine yerleştirilen “İstikrar Sürsün Türkiye Büyüsün” sloganı bir yandan gelinen aşamayı özetliyor diğer yandan ise Türkiye’nin yeniden büyük bir hamle aşamasında olduğunu işaret ediyordu. 2015’te yapılan 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde “Onlar Konuşur AK Parti Yapar” ve “Tek Başına İş Başına” sloganlarıyla hizmet siyasetine vurgu yapılmaya devam edilmişti. 24 Haziran seçimleri için tercih edilen iki sloganın mesajı da gelinen aşamada Türkiye’nin yaptıklarına sahip çıkılması ve yine yapılacak olanların AK Parti tarafından yapılabileceğine yönelik. Erdoğan’ın ilk mitinginde vurguladığı “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” ifadesi de topluma güven verme konusunda geçmiş tecrübenin ve yatırımların dayanak alındığını gösteriyor.

Öte yandan AK Parti’nin seçim kampanyaları 3 Kasım 2002’den bu yana 15 Temmuz şehidi rahmetli Erol Olçok’un sahibi olduğu Arter Ajans tarafından organize ediliyordu. 24 Haziran seçimleri öncesinde değişikliğe gidildi. Bu seçimde AK Parti’nin kampanyasını reklamcı Faruk Acar’ın sahibi olduğu YİNE Ajans yapıyor.

Yüz Yüze İletişime Öncelik Veriliyor

Kampanyanın iki boyutu olduğu görülüyor: Birincisi aslında Erdoğan tarz-ı siyasetin değişmeyen ögesi olarak artık kamuoyunda yer edinmiş olan yüz yüze iletişim stratejisidir. Kitle iletişim araçlarını aradan çıkartarak doğrudan insanlarla iletişim kurulmasını vurgulayan yüz yüze iletişim, seçmene duygusal anlamda dokunabilmek açısından en etkili yönetmelerden biridir. Erdoğan’ın çat kapı ev ve esnaf ziyaretlerinde bulunması, piknik yapan insanlarla hasbihal etmesi topluma genel olarak bir güven duygusu ve sıcaklık veriyor. Kuşkusuz bu ziyaretlerin sadece seçim zamanlarına ayarlı olmaması ve en başından beri Erdoğan’ın siyaset yapma anlayışının merkezinde bulunması bu tür ziyaretlerin samimiyet boyutunu ortaya koyuyor.

AK Parti açısından yüz yüze iletişim Erdoğan’ın ziyaretleriyle sınırlı değildir. Erdoğan ilk günden beri partililere yaptığı konuşmalarda “Bizim görevimiz ulaşılmadık tek bir seçmen, kapısı çalınmadık tek bir hane bırakmadan koşmak, koşturmaktır. Görevimiz Türkiye’ye dair hayallerimizi ve hedeflerimizi tüm kardeşlerimizle paylaşarak onların gönlünü kazanmaktır” ifadelerini vurgulaması AK Parti kadrolarında da benzer bir yaklaşımın yerleşmesini sağlamıştır.

Yeni Seçim Müzikleri

AK Parti’nin seçim süreçlerinde iddialı olduğu alanlardan birisi seçim müziğidir. 24 Haziran öncesi ilk müzikler de kamuoyuyla paylaşılmaya başlandı. Genelde beş-altı müzik hazırlanır ve en fazla ilgi görenle yola devam edilirdi. Yeni müziklerden biri seçim beyannamesinin tanıtıldığı programda dinletildi. 2014 yerel seçimlerinden bu yana kullanılan Dombra şarkısının sahibi Arslanbek Sultanbekov’un “Vakit Türkiye Vaktidir” sloganına uyarladığı müzik ilk kez dinletildi. Seçim müzikleri arasında bir de “Eroğlu Erdoğan” isimli parça öne çıkıyor. Dışarıda ve içeride muhalif söylemi aşarak Erdoğan düşmanlığı ve nefretine dönüşen propagandaya karşı Erdoğan’ı merkeze alan bir şarkının hazırlanmış olması pozitif bir etki oluşturacaktır. Çünkü Türkiye’de seçmen için lider önemlidir. Bu lider Erdoğan gibi birkaç kez darbe girişimine maruz kalmasına rağmen milletin desteğiyle onların üstesinden gelmiş ve aynı zamanda küresel güçlerin karşısında “Dünya Beşten Büyüktür” diyebilen bir isim olunca onun sahiplenilmesi seçmende karşılık bulacaktır.

Sadece müzikte değil kampanyanın geneli büyük ölçüde lider odaklı bir formatta tasarlanmış. Kampanyada yer alan içerikler incelendiğinde Erdoğan görseli öne çıkıyor. Bazı çalışmalarda ise AK Parti ile hizmet siyasetini özdeşleştirecek bir söylem yoğun şekilde kullanılıyor.

Millet Bahçeleri ve Kampanyanın Üç Aşaması

Kitle iletişim araçlarının kullanılması konusunda AK Parti gerek televizyon reklamları gerekse gazete ve internet ilanları alanında olsun profesyonel bir yöntemi takip ediyor. Beyannamede yer alan 160 proje ve bunların arasında öne çıkan “Millet Bahçeleri” projesi konusunda yapılacak reklamların bu anlamda etkileyici olması beklenebilir. Benzer şekilde beyannamede yoğun şekilde vurgulanan dijitalleşme, yenileşme ve gençlik gibi konularda da etki seviyesi yüksek reklamların yapılması muhtemeldir. Toplumun güçlü desteğini arkasında hisseden siyasi partilerin genel özelliği olarak pozitif muhteva ile toplumun karşısına çıkılması AK Parti için de başından bu yana takip edilen yöntemlerden birisidir. Genellikle negatif vurgulardan kaçınılarak milletin temel sorunları, beklentileri ve hayallerine hitap edecek bir söylem ağırlığını hissettirir.

Bu yüzden Erol Olçok’un ifadeleriyle söylersek AK Parti’nin siyasal iletişim kampanyalarının başlangıcında yapılan icraat anlatılır. İkinci aşamada önümüzdeki süreçte yapılması hedeflenenler paylaşılır. Seçime az bir süre kala ise AK Parti ile seçmen arasındaki duygusal bağı sağlamlaştırmak ve kararsız olanları da karar aşamasına götürebilmek için maneviyata ve milli duygulara hitap eden çalışmalar yapılır. Burada takip edilen sıralamanın bu kampanya döneminde de tekrar edeceğini söylemek mümkündür.

Ekonomi, Umut ve Güven

Dolayısıyla AK Parti siyasal iletişimin detaylarına riayet ederek kampanya sürecine profesyonel yaklaşmaktadır. Bu kapsamda hem yüz yüze iletişimi hem de kitle iletişimini iyi kullanıyor ve reklam dünyasının imkanlarından faydalanarak seçmenin karşısına çıkıyor. Seçimlerde partiler yarışır fakat sonucu liderler belirler yaklaşımından hareketle kampanyanın Erdoğan merkezli tasarlanmış olması stratejik bir tercih. Erdoğan’ın miting organizasyonları ve konuşmalarının gerek AK Parti seçmeninin partiye olan sadakatinin artması gerekse kararsız seçmenin yeniden partiye yaklaşmasında oluşturduğu etki dikkate alındığında AK Parti açısından toplumsal alanın temel beklentisine cevap verdiği söylenebilir.

Manifesto ve beyannamenin odağına “umut” ve “güven” gibi insanların gelecek beklentilerine cevap veren yaklaşımın konulmuş olması ikna edici bir öge olarak kendini gösteriyor. Kuşkusuz kampanyanın en stratejik noktalarından birini oluşturan “ekonomi” ve “güvenlik” vurguları da Erdoğan tarafından gerçekçi bir temele dayandırılarak kamuoyuyla paylaşılıyor. Piyasalardaki kriz beklentileri ve tetikçiliğine rağmen AK Parti’nin ekonomi yönetiminde güven verici bir yol haritası takip etmesi, geçmiş tecrübesinden hareketle geleceğe dönük mesajlar vermesi seçmenin oy verme eğilimine maksimum düzeyde katkı sağlayacaktır. FETÖ, PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadele konusunda yapılanların ve yapılacak olanların Erdoğan tarafından yoğun şekilde vurgulanması da kampanya stratejisinin ana omurgasını oluşturmaktadır.


Etiketler »