Kriter > Dosya > Dosya / NATO Ankara Zirvesi |

Küresel Savunma Ekonomisinin Dönüşümü, NATO ve Türkiye


Küresel savunma ekonomisi yeni bir yapısal dönüşüm sürecine girmiştir. Önümüzdeki dönemde ülkeler arasındaki rekabet savunma bütçelerinin büyüklüğünden ziyade bu bütçeleri üretime, teknolojiye ve ihracata dönüştürebilen sanayi ekosistemlerinin kapasitesi üzerinden şekillenecektir. Türkiye'nin son 20 yılda oluşturduğu savunma sanayii altyapısı ve özellikle kümelenmeler, küresel savunma harcamalarındaki yeni genişleme döneminde önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır.

Küresel Savunma Ekonomisinin Dönüşümü NATO ve Türkiye
Türk savunma sanayisi firmaları, Fransa'da düzenlenen uluslararası savunma ve güvenlik fuarı Eurosatory'de ürünlerini dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere tanıttı. (Esra Taşkın / AA, 15 Haziran 2026)

Uluslararası güvenlik ortamında son yıllarda yaşanan jeopolitik kırılmalar savunma harcamalarının ekonomi politikası içerisindeki konumunu köklü biçimde değiştiriyor. Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD/İsrail-İran savaşı gibi Ortadoğu'da derinleşen güvenlik riskleri başta olmak üzere küresel ölçekte artan stratejik rekabet, enerji arz güvenliği, tedarik zinciri sürekliliği ve kritik teknolojilere yönelik küresel mücadele, savunma harcamalarının yeniden şekillenmesine yol açıyor. Özellikle NATO'nun üye ülkelerin savunma harcamalarını uzun vadede gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ine ulaştırma yönündeki kararı, hem güvenlik politikaları hem de küresel sanayi üretimi ve teknoloji yatırımlarında da yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Bu durumda savunma harcamaları, ekonomik büyümenin yeni motoru olabilir mi, bu tartışılıyor.

Savunma harcamaları, uzun yıllar boyunca fırsat maliyeti yaklaşımı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, savunmaya ayrılan kamu kaynaklarının eğitim, sağlık veya altyapı yatırımları gibi üretken alanlardan çekildiği için ekonomik büyüme üzerinde nispi düzeyde de olsa sınırlayıcı etki oluşturduğunu iddia etmektedir[1]. Ancak son yirmi yılda yaşanan teknolojik dönüşüm ve güvenlik mimarisindeki değişim, bu yaklaşımın yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır. Günümüzde savunma harcamaları, askeri kapasite oluşturan cari harcama odaklı kamu giderleri olarak değil yüksek teknoloji üretimi, araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetleri ve ihracat kapasitesini destekleyen çok yönlü yatırımlar olarak değerlendirilmektedir.

Türk savunma sanayisinin NATO üyelerine ihracatı artıyor, AA İNFO
Türk savunma sanayisinin NATO üyelerine ihracatı artıyor. (Bedirhan Demirel / AA, 1 Temmuz 2026)

 

Savunma Harcamaları İktisadi Dengeyi Nasıl Etkiler?

Savunma harcamalarının ekonomik etkileri artık sadece maliye politikası perspektifinden değil, sanayi politikası ve teknolojik dönüşüm perspektifinden de analiz edilmektedir. Savunma harcamalarının ekonomik etkisi çok aşamalı bir aktarım mekanizması üzerinden gerçekleşmektedir.[2] İlk aşamada, kamu tarafınca yapılan harcamalar isteği, toplam talebi artırarak üretim hacmini genişletmekte, kapasite kullanım oranlarını yükseltmekte ve sanayi üretimini desteklemektedir. Savunma projeleri yüksek sermaye yoğunluğu nedeniyle makine imalatı, elektronik, metalürji, kompozit malzeme, yazılım ve haberleşme teknolojileri başta olmak üzere çok sayıda alt sektörde üretim artışı doğurmaktadır. Böylece savunma harcamaları geniş bir tedarik zincirini harekete geçiren güçlü bir çarpan mekanizması oluşturmaktadır.

İkinci aşamada ise AR-GE yatırımları devreye girmektedir. Savunma projeleri, yüksek teknoloji gerektiren yapıları nedeniyle önemli ölçüde AR-GE harcaması içermektedir. Savunma sanayisinde geliştirilen teknolojiler zaman içerisinde diğer sektörlere aktarılmakta ve bu şekilde verimlilik üzerinde uzun dönemli olumlu etkiler oluşturmaktadır.

Üçüncü aşama ise dış denge kanalıdır. Savunma sanayisi yüksek teknoloji yoğunluğu nedeniyle kilogram başına ihracat değerinin en yüksek olduğu sektörlerden biridir. Savunma ürünlerinin ihracatı, cari işlemler dengesine katkı sağlamakta ve aynı zamanda ülkelerin küresel teknoloji değer zincirlerinde üst basamaklara yükselmesini mümkün kılmaktadır. Bu nedenle günümüzde savunma sanayisi, yüksek katma değerli ihracatın stratejik belirleyicilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak bu aktarım mekanizmasının işlevselliği büyük ölçüde yerli üretim kapasitesine bağlıdır. Savunma sistemlerini büyük ölçüde ithalat yoluyla temin eden ülkelerde artan savunma bütçeleri önemli ölçüde döviz çıkışına neden olurken, yerli üretim kapasitesine sahip ekonomilerde aynı harcamalar; üretim, istihdam, teknoloji geliştirme ve ihracat artışı şeklinde ekonomiye geri dönmektedir. Dolayısıyla savunma harcamalarının ekonomik getirisi bütçenin büyüklüğünden çok, harcamaların ne ölçüde yerli sanayiye aktarılabildiğiyle ilişkilidir.

Bu yeni küresel konjonktürde Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesi, dikkat çekici bir avantaj oluşturmaktadır. Son yirmi yılda uygulanan yerlileşme politikaları sonucunda savunma sanayisinde dışa bağımlılık önemli ölçüde azaltılmıştır. Savunma sanayisinde; tasarım, sistem entegrasyonu ve yüksek teknoloji üretim kabiliyetleri belirgin biçimde geliştirilmiştir. Böylece savunma harcamaları ithalat ağırlıklı bir yapıdan yerli katma değer oluşturan üretim modeline evrilmiştir.

 

Türk Savunma Sanayisi Şirketlerinin Ekonomiye Katkısı Nedir?

Bu dönüşümün en önemli göstergelerinden biri Türkiye'nin küresel savunma ihracatındaki yükselişidir. Son yirmi yılda Türkiye'nin dünya savunma ihracatındaki payı istikrarlı biçimde artmış[3] ve sonuç olarak Türkiye, küresel savunma pazarında önemli tedarikçilerden biri hâline gelmiştir. İhracat performansındaki bu yükseliş, savunma sanayisinin uluslararası pazarlarda rekabet eden, teknoloji ihraç eden ve döviz kazandıran stratejik bir üretim ekosistemine dönüştüğünü göstermektedir.

Kurumsal dönüşüm de benzer şekilde dikkat çekmektedir. 2009’da dünyanın en büyük 100 savunma sanayii şirketi arasında sadece ASELSAN ülkemizi temsil eden tek şirket olarak yer alırken, son yıllarda ASELSAN’ın yanı sıra TUSAŞ, ROKETSAN, ASFAT ve MKE aynı listede yer almaktadır. STM, HAVELSAN, FNSS ve BMC gibi şirketlerin farklı yıllarda küresel ilk yüz savunma sanayisi şirketi arasına girmesi ise Türkiye'nin savunma sanayisinin tek şirket merkezli bir yapıdan çıkarak çok aktörlü, derinleşmiş ve teknolojik olarak çeşitlenmiş bir sanayi ekosistemine dönüştüğünü göstermektedir.[4]

Uluslararası şirket sıralamalarındaki yükseliş, Türkiye'nin sanayi performansına da doğrudan yansımaktadır. İstanbul Sanayi Odası'nın İSO 500[5] araştırması incelendiğinde savunma sanayisi şirketlerinin üretimden satışlar bakımından Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasındaki konumlarını sürekli güçlendirdiği görülmektedir. Özellikle 2025 itibarıyla TUSAŞ'ın Türkiye'nin yedinci, ASELSAN'ın ise dokuzuncu büyük sanayi kuruluşu hâline gelmesi dikkat çekicidir. Şirket bazındaki ihracat performansı da bu dönüşümü doğrulamaktadır. ASELSAN'ın ihracat gelirleri son yıllarda tarihi zirvesine ulaşırken, TUSAŞ milyar dolar seviyesinde seyreden ihracat hacmiyle küresel havacılık ve savunma tedarik zincirlerinde önemli bir üretici konumuna yükselmiştir. Bu tablo, Türk savunma sanayisinin platform üretmenin yanı sıra elektronik sistemler, aviyonik çözümler, yazılım, mühendislik hizmetleri ve sistem entegrasyonu gibi alanlarda da uluslararası rekabet gücü kazandığını göstermektedir.

 

Savunma Harcamaları Önümüzdeki Dönemde Nasıl Şekillenecek?

Bu noktada, NATO'nun önümüzdeki on yıl boyunca savunma yatırımlarını hızlandıracak olması Türkiye açısından oldukça önemlidir. Bu durum Türkiye için sadece daha büyük bir ihracat pazarı anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda yüksek yerlilik oranına sahip üretim altyapısı, gelişmiş mühendislik kapasitesi ve küresel ölçekte rekabet edebilen savunma şirketleri sayesinde Türkiye'nin NATO ülkelerinin tedarik zincirindeki stratejik konumunu güçlendirme potansiyeli taşımaktadır. İttifak ülkelerinin savunma sanayisi ürünlerine yönelik artan talebi, Türk savunma sanayisi açısından uzun vadeli yeni yatırım ve ihracat fırsatları oluşturmaktadır.

Sonuç olarak, küresel savunma ekonomisi yeni bir yapısal dönüşüm sürecine girmiştir. Savunma harcamaları, güvenlik ihtiyacını karşılayan kamu giderleri olmanın ötesinde teknoloji geliştirilmesini, yüksek katma değerli üretimi ve ihracat kapasitesini destekleyen stratejik yatırımlar olarak değerlendirilmektedir. Önümüzdeki dönemde ülkeler arasındaki rekabet savunma bütçelerinin büyüklüğünden ziyade bu bütçeleri üretime, teknolojiye ve ihracata dönüştürebilen sanayi ekosistemlerinin kapasitesi üzerinden şekillenecektir. Türkiye'nin son 20 yılda oluşturduğu savunma sanayii altyapısı ve özellikle kümelenmeler, küresel savunma harcamalarındaki yeni genişleme döneminde önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır. Bu nedenle savunma sanayisi önümüzdeki dönemde hem milli güvenliğin hem de Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme, yüksek teknoloji üretimi ve ihracata dayalı kalkınma stratejisinin de temel sütunlarından biri olmaya devam edecektir.

 

GRAFİK 1. İLK 100'DE YER ALAN TÜRK ŞİRKET SAYISI

 

GRAFİK 2. DÜNYADA SAVUNMA HARCAMALARININ MİLLİ GELİRE ORANI

 

[1] Örnek olarak: Dabelko, D., & McCormick, J. M. (1977). Opportunity costs of defense: Some cross-national evidence. Journal of Peace Research, 14(2), 145–154. https://doi.org/10.1177/002234337701400204

[2] IMF tarafından oluşturulan ve bu yazıdaki tasarım için yararlanılan aktarım mekanizması için: International Monetary Fund, “World economic outlook: Global economy in the shadow of war”, Nisan 2026, erişim 29 Haziran 2026, Sayfa 51, https://www.imf.org/-/media/files/publications/weo/2026/april/english/text.pdf

[3] Arms Transfers Database”, Stockholm International Peace Research Institute (SIPRI), 2025, erişim 22 Haziran 2026, https://armstransfers.sipri.org/ArmsTransfer/.

[4] https://people.defensenews.com/top-100/

[5] https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/savunma-sanayisi-iso-500-listesinde-yukselisini-surdurdu/3970500 ve https://www.iso500.org.tr/tusas-turk-havacilik-ve-uzay-sanayii-as?yil=2025&birinci500=1

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası