Kriter > Kitaplık |

Türk Neşriyat Kongresi’nden 6. Ulusal Yayın Kongresi’ne


Yeni yönetim sisteminin 24 Haziran’daki seçimle beraber tamamen hayata geçmesiyle birlikte yayın dünyasının talepleri çok daha hızlı şekilde karşılanacak.

Türk Neşriyat Kongresi nden 6 Ulusal Yayın Kongresi ne

6.Ulusal Yayın Kongresi 10-11 Mayıs tarihleri arasında yapıldı. Açıkçası yayıncılıkla ilgili böyle bir organizasyondan haberdar değildim. Hatta davet edildiğimde yayıncılıkla ilgili literatürü takip etmeye çalışan biri olarak kendi kendime kızdım. Yayıncılıkla ilgili büyük bir etkinlik var, üstelik altıncısı düzenleniyor ve yeni duyuyorum. Neyse ki durum böyle değilmiş. Her kongrede beş yılda bir yapılması önerilen kongrelerin ilki 1939’da, ikincisi 1975’te, üçüncüsü 1991’de, dördüncüsü 1998’de ve beşincisi 2009’da gerçekleştirilmiş. Bir ihtimal okulu uzatmasam beşinciye katılabilirmişim ama o da meslek hayatımın ilk yıllarında kolay değil.

Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği kongre için geçtiğimiz sene gerçekleştirilen III. Milli Kültür Şurası’nda karar alınmış. Bir açıdan kongre bir fikr-i takibin sonucu. Böylelikle hem Şura’da alınan karar hayata geçiriliyor hem de bir gelenek sürdürülüyor. Geçmişi Türkiye tarihine yayılan bir organizasyon devam ettiriliyor. İlk kongrenin sıkça eleştirilen tek parti döneminde yapılmasına rağmen sahiplenilerek sürdürülmesi de oldukça anlamlı. Bu AK Parti’nin öz güvenini ve hangi dönemde olursa olsun yaşanan tecrübeden faydalanarak yeni bir gelecek inşa etme fikrinin bir göstergesi şeklinde kabul edilebilir.

Öte yandan bu kongrenin ikinci kez AK Parti döneminde yapılması da yayıncılığın ciddiye alındığını gösteriyor. Bu ciddiyetin bir diğer işareti Bakan Numan Kurtulmuş’un açılışı yapması ve yayıncılık alanında uzun dönem emek vermiş Ebubekir Erdem, Ahmet İyioldu ve Fahri Aral’ın konuştuğu “Yayıncılığın Duayenleri Anlatıyor” başlıklı oturumu dinlemesiydi. Ayrıca Müsteşar Ömer Arısoy da bütün bir etkinlik boyunca komisyonları ziyaret etti ve raporların nihai hallerinin verilme sürecini yönetti.

Kongrede 12 komisyon konu başlıklarıyla ilgili hususları masaya yatırarak hem problem alanlarını ortaya koydu hem de konunun muhataplarına çözüm önerileri sundu. Komisyonlarda tartışılan konularda MEB ve Maliye Bakanlığı ya da Rekabet Kurumu’ndan uzmanlar gibi doğrudan ilgililerinin bulunması da sahada karşılığı olmayan ya da havada kalan tartışmaların yapılmasının önüne geçti. Ayrıca anlaşılamayan bazı uygulamaların nasıl ortaya çıktığı hakkında masanın farklı taraflarında oturanların karşılıklı konuşması önemliydi.

Kongredeki komisyonların tam raporu kamuoyuyla paylaşılacak. Öne çıkan bazı maddeler ise şöyle:

  • Yayıncıların KDV oranlarıyla ilgili problemleri çözülmeli.
  • Devlet yayıncılarla iş birliği içerisinde yayın faaliyetinde bulunmalı, daha çok özendirici pozisyonda yer almalı.
  • Yayıncılık sektörünün insan kaynağı ihtiyacı üniversitelerle iş birliği içerisinde giderilmeli.
  • Süreli yayınların dağıtım ve satış sıkıntıları için çeşitli önlemler alınmalı.
  • TEDA programının kapsamı, etkisi ve bütçesi artırılmalı.
  • Yeni kütüphane ve kent kitapçılarının kurulması teşvik edilmeli.

7. Ulusal Yayın Kongresi için Notlar

  • Gelenek bozulmadı ve bu kongrede de bir sonraki kongrenin beş sene sonra yapılması önerildi. Yayıncılık çok fazla kurumla ilişki içerisinde. Muhtemelen yeni yönetim sisteminin 24 Haziran’daki seçimle beraber tamamen hayata geçmesiyle birlikte yayın dünyasının talepleri çok daha hızlı şekilde karşılanacak. Böylelikle Türkiye yayıncılıkta çok daha ileri bir noktaya ulaşacak. Belki de bir sonraki yayın kongresinde Bakan Kurtulmuş’un ifade ettiği dünyada ilk beşe girme hedefi gerçekleşecek.
  • Öte yandan kongreye çağrılan isimlere bakıldığında her kesimden yayıncılıkla ilgilenenlerin çağrıldığı anlaşılıyordu. Özellikle seçim öncesi içinde bu kadar farklı fikirden isimlerin bulunduğu bir etkinlik siyasi riskler barındırıyordu. Umulur ki her fırsatta Türkiye aleyhine çalışan bazı yayıncılar bu durumu doğru okur ve içinde bulundukları gemiyi batırmaya çalışmaktan vazgeçerler.
  • Diğer yandan belki Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde değil ama mutlaka kültürel hegemonya meselesine odaklanan bir kongre ya da çalıştayın yapılması yerinde olur.
  • Bütün bunların yanında bir sonraki yayın kongresi için önerilen editörlük ve editörlük sorunları komisyonunun kurulması kıymetli bir öneridir. Bu şekilde editörlük mesleğinin çerçevesi daha net çizilecek ve sıkıntıların aşılması kolaylaşacaktır.

 

           Seçim Beyannamelerinde Kitap


Etiketler »