Kriter > Kitaplık |

Yayıncılar Kağıt Meselesini Nasıl Halledecek?


Yayıncılık sektörü önemli bir krizden geçiyor. Gün sonunda ayakta kalacak olanlar kültür hayatını yönlendirmeye devam edecek. Hem devletin hem de özel sektörün bunu göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerekiyor.

Yayıncılar Kağıt Meselesini Nasıl Halledecek

Kitap kağıdı yayıncılık için önemli bir maliyet unsuru. Türkiye kitap kağıdını büyük ölçüde ithal eden bir ülke. Kağıt fiyatları ise son dönemde ciddi şekilde arttı. Yıl başında tonu 700 avro olan kitap kağıt fiyatları 850-900 avro civarında seyretmekte.

Buna ek olarak döviz kurundaki artış kağıt fiyatlarındaki yükselişi çok daha fazla hissettiriyor.

Bu artış kitap basım maliyetlerini ciddi oranda yükseltti. Basılan kitap sayısı düşüyor.

Kitap ve dergi yayıncıları tedirgin. Üretim maliyetlerindeki artış onları olumsuz yönde etkiledi.

Yayınevleri yeni kitap basma konusunda tereddüt yaşıyor. Bazı yayınevleri ise kitap fiyatlarına zam yaptı. Bir kısmı da bir müddet yeni eser basmayacaklarını belirtti.

Dergi dünyasında da durum farklı değil. Bazı dergiler faaliyetlerini durdurdu. Bir kısmı sayfa sayısını azalttı. Ebatını küçültenler de var.

Bazı yayınevleri sadece kitap basmayı durdurmayıp kadrolarında tenkisata gidiyor. Yayıncılık alanında tecrübe kazanmış isimler işlerinden uzaklaştırılıyor.

Mevcut şartlarda ayakta kalmak için yayınevi temsilcilerinin devletten talepleri var. Bunların çoğu farklı kalemlerde kesilen vergilerin düşürülmesi ya da bütünüyle kaldırılmasını içeriyor.

Öte yandan özelleştirilmesinin üzerinden neredeyse yirmi yıl geçmesine rağmen SEKA’ya ait kağıt fabrikaları bir anda yeniden gündeme geldi.

Yayıncıların kağıt maliyetlerine tepkileri şöyle özetlenebilir:

- Vergiler ve diğer hükümlülüklerle ilgili devletten düzenleme/ yardım bekliyorlar

- Baskı durduruyor ya da bastıkları kitap sayısını azaltıyorlar

- Eleman çıkartıyorlar

Ülkedeki genel ekonomik gidişat ele alındığında vergilerle ilgili maliyetleri düşürecek büyük düzenlemeler pek mümkün görünmüyor. Özellikle Yeni Ekonomi Programı’ndaki hedefler göz önünde bulundurulursa maliyetlerin daha fazla artmaması noktasında dikkatli olmak gerekiyor. Sadece yayıncılar değil birçok sektör dövizdeki hareketlilik karşısında devletten destek bekliyor.

Baskı durdurmak veya yeni başlık sayısını azaltmak ise neredeyse faaliyetlerini durdurmakla aynı anlama geliyor. Sürekli satan az sayıda eser hariç raflarda yayınevinin kitaplarının kalmaması demek. Kaybedilen okuyucunun bir daha nasıl kazanılacağı ise meçhul.

Eleman çıkartmak da muhtemelen en kolay görülen maliyet azaltma yöntemi. Ancak vasıflı eleman sıkıntısı göz önüne alınırsa yayıncılık sektöründeki yetişmiş kişilerin akademi, vakıflar ya da kamu gibi başka alanlara kayacakları sonucunu vereceği tahmin edilebilir. Bunun uzun vadede sektör üzerinde yıkıcı bir etkisi olacak. Kariyerlerinin başındaki yetenekli yeni mezunlar yayıncılıktan uzak duracak.

Burada şaşırtıcı olan ise yayınevlerinin maliyetlerini düşürmek için iş birliği yapmamaları, görece küçük yayınevlerinin depo maliyetini düşürmek gibi bazı sabit giderlerini paylaşmak için ortaklaşa hareket etmemeleri çok büyük emek verilerek ortaya çıkarılan yayınevi kimliklerinin kaybolmasına izin verilmesi, aylarca devam eden dergilerin bir kalemde arşiv raflarına terk edilmesi (şüphesiz burada yeni yatırımcılar için büyük fırsatlar mevcut). Kitlelerin kitaba ilgilerini artıracak okuma kampanyalarının düzenlenmemesi ve stokta bekleyen yayınların okuyuculara ulaşması için basit kampanyalar dışında yeni fikirlerin ortaya çıkmaması bir diğer gariplik.

Öyle anlaşılıyor ki yayıncıların sıkıntılarının kısa vadeli çözümü mümkün değil. Bu noktada gerçekten krizi fırsata çevirenlerin oyunun içinde kalacakları ifade edilebilir. İyi kitap basmaya devam eden, başlıklarını çeşitlendiren, belli kesimlere yönelik değil tüm Türkiye ve hatta dış dünya için içerik üretenler ayakta kalacak. Diğerleri ise ya yok olacaklar ya da mirasyedi gibi davranıp son sermayelerini de tüketecekler.

Yayıncılık sektörü önemli bir krizden geçiyor. Gün sonunda ayakta kalacak olanlar kültür hayatını yönlendirmeye devam edecek. Hem devletin hem de özel sektörün bunu göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerekiyor.

Yayıncılar Kağıt Meselesini Nasıl Halledecek?-Mehmet Akif Memmi


Etiketler »