Kriter > Siyaset |

AK Parti Seçim Manifestosunun Kodları


Manifestoda AK Parti politikalarının hangi ilkeler ve değerler etrafında şekilleneceği anlatılıyor ve “kurucu ülke Türkiye” hedefine ulaşmada mevcut sorunların çözümüne yönelik yapısal öneriler sunuluyor.

AK Parti Seçim Manifestosunun Kodları

AK Parti’nin 24 Haziran seçimleri manifestosu 6 Mayıs’ta gerçekleştirilen AK Parti İstanbul 6. Olağan İl Kongresi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandı. Her ne kadar manifesto seçimler ve sonrasına ilişkin önemli hususlara değinse de belgenin asıl mahiyeti kuruluşundan itibaren AK Parti hareketinin siyasal anlayışını özetleyen bir metin olmasından kaynaklanıyor. Metin partinin siyasal anlayışının geçmiş ile geleceği, geleneksel ile moderni, Doğu ile Batı’yı birleştiren yönünü ortaya koymasının yanı sıra AK Parti’nin kendi hikayesini hangi anlatı çerçevesinde oluşturduğunu ve AK Parti geleneğinin kurucu referanslarını da içeriyor. Bu bağlamda söz konusu belgenin bir seçim manifestosunun ötesinde büyük bir anlatıyı inşa ettiği ve “kurucu ülke Türkiye” vurgusuyla ülkenin geleceğine ilişkin önemli bir yol haritası çizdiği görülüyor.

Kuruluş, Diriliş ve Şahlanış Dönemleri

Üç ana bölümden oluşan manifestoda bu bölümlerin AK Parti’nin siyasi tecrübesi ile ilişkilendirilmesinde kullanılan kavram setleri de dikkat çekiyor. 2002’ye kadarki süreç kuruluş dönemi olarak isimlendirilirken 2018’e kadar olan siyasi tecrübe diriliş, partinin seçim sonrası dönemini çerçevelendiren kavram ise şahlanış olarak göze çarpıyor. Bu kavramlar geçmişten günümüze İslam coğrafyasının, Türkiye’nin ve AK Parti’nin mücadelesini bütünleştiriyor. Metindeki “biz” vurgusu da bu durumu ortaya koyması açısından önem arz ediyor.

Bu bölümde partinin kurucu referansları olarak bazı isimler ve olaylar ön plana çıkıyor. AK Parti’nin kuruluşundan beri yürüttüğü mücadele Sultan Alparslan, Fatih Sultan Mehmet, Sultan İkinci Abdülhamit, Mustafa Kemal Atatürk, Adnan Menderes, Necmettin Erbakan, Turgut Özal ve Alparslan Türkeş gibi isimlerin kendi dönemlerinde yürüttükleri mücadelelerle birlikte ele alınıyor. Bunun yanı sıra Çanakkale Savaşı ve Milli Mücadele’den 15 Temmuz darbe girişimine kadarki süreç bir bütün olarak ele alınırken, bu mücadeleleri veren halkla AK Parti’nin bir kader birliği yaptığının altı çiziliyor. Manifestoda yer verilen “Biz, 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduranlarız, o gece ölümü öldürenleriz… Biz, 15 asırdır Okçular Tepesi’ni bekleyenleriz… Biz, gölgesini üzerimizde hiç eksik etmeyecek o al sancağın bekçileriyiz… Biz, bu toprakları kanlarıyla yoğurarak vatan kılanlarız, şehitler tepesini boş bırakmayanlarız” ifadeleriyle de bu kader birliğinin daha da güçlenerek devam edeceği vurgulanıyor.

Manifestonun ikinci bölümünde ise AK Parti döneminde Türkiye’nin geçirdiği dönüşüm sürecine odaklanılıyor. Diriliş dönemi olarak adlandırılan bu süreçte “Millet devlet için değil, devlet millet içindir” anlayışıyla hareket edildiği vurgulanıyor. Türkiye’nin bu süreçte ekonomik yönden kalkındığı, pek çok sosyal meselenin çözüme kavuşturulduğu, dünya sisteminde önemli bir aktör haline gelindiği ifade ediliyor. Türkiye’nin dünya ile rekabet eden bir ülke haline gelmesinde yenilikçi politikaların etkili olduğunun altı çiziliyor. AK Parti dönemi politikalarının dışlayıcı değil kapsayıcı olmayı seçtiği vurgulanırken, farklı inanç gruplarının kamusal alanda temsil edilmesinin de bu dönemde sağlandığı anlatılıyor. Bu sürecin sonunda Türkiye’de yeni bir siyasi ve sosyal anlayış inşa edildiği “Hamdolsun devlet milletin emrine girdi. Sistemimizi demokratikleştirdik. Zihniyet dönüşümünü tamamladık. Yeni bir düzen inşa etmek zahmetlidir. Yerli ve milli olanı modern demokratik siyasetin gerekleri ile harmanladık” sözleriyle dile getiriliyor.

Manifestonun üçüncü bölümünde ise, AK Parti’nin kurulduğu günden itibaren kendi değerlerinden taviz vermeden geleceği inşa etme amacında olduğu, bunun 24 Haziran sonrasında da devam edeceği vurgusu yapılıyor. Türkiye’nin öncü bir devlet olması yolunda 24 Haziran’ın kritik bir eşik olduğu ifade ediliyor. Bu eşik aşıldığı takdirde 2002’den beri atılan adımlarla önemli bir bölgesel aktör haline gelen Türkiye’nin küresel bir güç haline gelmesi için atılacak adımlar ele alınıyor. Bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın herkes için daha müreffeh ve özgür bir ülke oluşturmanın sözünü vermesi dikkat çekiyor. Bu süreçte başta kadınlarla ve gençlerle birlikte çalışılacağı vurgulanırken, gençlere yönelik olarak sarf edilen “Siz, 2053 ve 2071 hayalimizi emanet ettiğimiz geleceğimizsiniz. Size emretmeyeceğiz. Size dikte ettirmeyeceğiz. Sizi kalıplara sokmak için çalışmayacağız. Biz sadece sizinle birlikte çalışacağız” sözleri ön plana çıkıyor. Bu vurgu AK Parti’nin gelecek odaklı politikalar üretirken yapısal sorunları çözmenin öncelikli hedef olduğunu gösteriyor.

AK Parti Seçim Manifestosunun Kodları

Ahitleşme Bölümü

Manifestonun ahitleşme bölümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 Haziran sonrasında daha güçlü bir yönetim sistemi, daha güçlü bir ekonomi ve daha çok kalkınma vurgusu yapması dikkat çekiyor. Türkiye’nin 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine daha emin yollarla ilerlemesi için pek çok adım atılması gerektiği ifade edilirken, yeni siyasal sistemde istikrarın sağlanması ile ekonomik kalkınma için daha sağlam adımlar atılacağı belirtiliyor. Atılacak adımlar arasında dar gelirli vatandaşların hayat standartlarının yükseltilmesi, ihracattaki yükselişin yenilikçi politikalarla devam ettirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması, yerli ekonomi anlayışının ivedilikle hayata geçirilmesi, vergilerin düşürülmesi, kamuya olan borçların yapılandırılması, işsizliğin azaltılması, savunma sanayiinin güçlendirilmesi, teknolojik gelişme odaklı yeni politikalar oluşturulması ve adaletin kurumsal yapısının güçlendirilmesi başta olmak üzere pek çok yenilik bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu noktada şu ana kadar yaptıklarının yapacaklarının teminatı olduğuna değinirken “Çanakkale Zaferi, birliğimizin senedidir. Milli Mücadele, birliğimizin teminatıdır. Cumhuriyet, birliğimizin zeminidir. Demokrasi, birliğimizin sigortasıdır. 15 Temmuz direnişi ve Yenikapı ruhu birliğimizin mührüdür” ifadelerine yer veriyor.

Manifestonun dikkat çeken bir diğer tarafı, Türkiye’nin bölgesel ve küresel dış politikası ile ilgili ön plana çıkan hususlar. Bu bölümde AK Parti’nin dış politikada güvenlik, insani yardım ve refah dengesi gözettiğine dikkat çekiliyor. Türkiye’nin yakın çevresindeki istikrarsızlık ve şiddet ortamına rağmen güçlü ve bağımsız ülke pozisyonunu koruduğu ifade edilirken, “Kimsenin efendiliğini kabul etmediğimiz gibi, kimseye de efendilik yapmayacağız” cümlesiyle bu durumun altı çiziliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu noktada bir uluslararası sistem okuması yaptığı görülüyor. Uluslararası alandaki mücadelenin 1990’larla birlikte farklılaştığına dikkat çekilirken, milli menfaatlerin uluslararası ilişkilerde daha fazla ön plana çıktığı ve dış politikada bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiği belirtiliyor. “Türkiye’nin tüm muhatapları ile iş birliği yaparak bu yeni dünyada kendine onurlu bir yer edinme mücadelesi” verdiğine dikkat çekilirken, milli güvenliğin sağlanmasının dış politikada karar alım süreçlerinde öncelikli olduğunun altı çiziliyor. Bu kısımda dış politika açısından bir diğer önemli husus olan AB ile ilişkilerin geleceğine de yer veriliyor. AB ile tam üyelik hedefinden asla vazgeçilmediği fakat bu hedefe ulaşmak için Türkiye’nin menfaatlerinden asla taviz verilmeyeceği vurgulanıyor. “Tam demokratik müreffeh bir Türkiye’den asla vazgeçilmeyeceği ve dış politikada atılan her adımda bu anlayışla hareket edilmeye devam edileceği belirtiliyor.

Sonuç olarak AK Parti’nin 24 Haziran seçimlerine yönelik manifestosunun klasik bir seçim manifestosu olmanın ötesinde kurucu bir metin olduğu görülüyor. Bu kurucu metin yalnızca AK Parti’nin siyasi anlayışını ortaya koyması açısından değil, aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihine, bugününe ve geleceğine dair idealini netleştirmesi açısından da ön plana çıkıyor. Yeni dönemde AK Parti politikalarının hangi ilkeler ve değerler etrafında şekilleneceği anlatılırken “kurucu ülke Türkiye” hedefine ulaşmada mevcut sorunların çözümüne yönelik yapısal öneriler sunuluyor.


Etiketler »