Kriter > Siyaset |

Toplum SP’ye Biçilen Misyonu Reddetti


SP hiçbir seçim bölgesinde milletvekili çıkaracak yeterli sayıya ulaşamadığı için pratikte aldığı her oy içinde bulunduğu ittifak partilerine gitmiştir. Bu bağlamda SP en fazla da CHP’ye çalışmıştır.

Toplum SP ye Biçilen Misyonu Reddetti

Kendi listesinden milletvekili çıkaramayan Saadet Partisi (SP) 24 Haziran seçimleri ile birlikte kuruluşundan itibaren ilk defa Mecliste yer alacak. SP 28 Şubat’ın önemli aktörlerinden olan CHP’nin listesinden parlamentoda temsil ediliyor. CHP ise SP’nin yardımıyla milletvekili çıkarmada sıkıntı yaşadığı illerde fazladan vekil elde etti. Fakat CHP öncülüğündeki Millet İttifakı içinde SP’ye biçilen misyon daha fazlaydı. Seçmen buna izin vermedi.

SP‘nin Performansı

1 Kasım 2015 seçimlerinde 326 bin oy ile yüzde 0,7 oy alan SP 24 Haziran’da 673 bin oy ile yüzde 1,35 oy oranına ulaştı. SP Bayburt (3,2), Batman (3,1), Trabzon (2,5), Konya (2,3) ve Kocaeli (2,2) en fazla oy aldığı yerler oldu.

SP hiçbir seçim bölgesinde milletvekili çıkaracak yeterli sayıya ulaşamadığı için pratikte aldığı her oy içinde bulunduğu ittifak partilerine gitti. İttifak içinde ise aldığı oyların daha çok CHP’ye yaradığı görülüyor. CHP uzun zamandır milletvekili çıkaramadığı Adıyaman, Elazığ, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Nevşehir, Şanlıurfa ve Yozgat’ta SP ve İYİ Parti’nin oylarıyla ittifak sayesinde birer milletvekili çıkardı. Saadet Partisi ise CHP’nin kendisine ayırdığı kontenjandan altı milletvekili adayı göstermiş, bunların ikisi 24 Haziran’da seçilmiştir. SP’ye ayrılan CHP İstanbul 3. bölge 9. sıra ve Konya 2. sıradan gösterilen adaylar Meclise girmiştir.

Başkan Adayı Partisinin Arkasında Kaldı

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Saadet Partisi’nin adayı Temel Karamollaoğlu aldığı 443 bin oy ile yüzde 0,89 oy oranında kaldı. 167 bin imza ile Cumhurbaşkanı adayı olan Karamollaoğlu, Bayburt (2,5), Trabzon (1,7), Bartın (1,6), Elazığ (1,6) ve Gümüşhane (1,6) illerinde en yüksek oy oranına ulaştı. Karamollaoğlu’nun eşi ile birlikte oy kullandığı sandıktan ise ancak 2 oy alabildi.

Seçim sonuçlarını değerlendiren Karamollaoğlu “Bugün gördüğümüz neticeden çok daha iyisini beklerdik. Ama demokrasilerde milletin tercihi neyse ona saygı duyulur. Millet böyle bir tercihte bulundu. Biz de bu tercihe saygı göstermek durumundayız. Dip dalga bekliyorduk olmadı” ifadelerini kullandı.

Öte yandan CHP’ye yakın kesimlerin ve Erdoğan karşıtlarının sosyal medyada SP’nin propagandasını yoğun şekilde yaptığı hafızalarda. Bu sanal propaganda parti üyelerinde de gerçekmiş gibi bir algı oluşturmuştu. Sandıktan çıkan büyük yenilgi bu propaganda ile üretilen algının toplum nezdinde bir karşılığının olmadığını da gösterdi. Karamollaoğlu ismi üzerinde oluşturulmaya çalışılan algıya muhalif seçmen CHP’nin çıkarları gereği “stratejik” olarak karşılık verdi fakat millet itibar etmedi. Halbuki CHP’ye yakın marjinal kesimlerde üretilen “SP lehine ‘dip dalga’ olacak” söylemi sadece bir beklentiydi. Bu ilgi Erdoğan karşıtları ile sınırlıydı ve toplum tarafından reddedildi.

İttifak İçinde SP

24 Haziran öncesinde SP ilk adımını Abdullah Gül’ü aday yapabilmek için attı. Muhalif partileri Gül etrafında birleştirmeye çalıştı. Bunu da CHP ile birlikte yaptı. Amaç “çatı aday” çıkarmaktı. CHP’nin “hayır bloğu”nu bir arada tutma motivasyonu ile ilk başta sahip çıktığı ortak aday formülü Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adaylığında ısrar etmesiyle başarısız oldu. Bu konuda başarı elde edemeyen muhalefet Mecliste çoğunluğu ele geçirerek çalışmaları kilitlemeyi ve yeni sistemin işlemediğini göstermeyi hedefledi. Bu amaçla Temel Karamollaoğlu’nun kavramsallaştırdığı “ilkeler platformu” etrafında muhalif partiler genel seçimlere yönelik ittifak arayışına girdi. Görüşmeler sonunda “sıfır baraj ittifakı” konusunda mutabık kalındı. Üzerinde anlaşılan protokol metni YSK’ya son teslim gününde verildi ve ittifak “Millet İttifakı” olarak adlandırıldı.

Toplum SP'ye Biçilen Misyonu Reddetti

Millet İttifakı İçinde SP’nin Yeri

SP’nin Cumhur İttifakı içinde yer alması ile “yerli-milli” ve “sağ blok” görüntüsü kırılmak istendi. Türkiye’de tarihsel olarak bloklar arası oy geçişkenliği çok sınırlı iken blok içi geçişkenlik yüksektir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi açısından bu döngü kırılmadığı müddetçe sol siyasetin yüzde 50 oy oranının üzerine çıkması zordur. Bu manada muhalefet SP’nin gücünün ötesindeki sembolik karşılığından yararlanmaya çalışarak uzun dönemde bu döngüyü değiştirmeyi amaçlamıştır.

SP’ye oluşan ilginin bir diğer motivasyonu ise partinin alması umulan oylar olmuştur. Muhalefet seçimlere giderken SP’yi “AK Parti küskünleri” ve “küskün muhafazakar Kürt” oylarının alternatifi olarak sunmak istemiştir. Ancak 24 Haziran’da aldığı oylar ile SP’nin bu konuda başarılı olamadığı görülmüştür. SP’nin alacağı oylarla muhalefete ittifak içinde kazandıracağı muhtemel vekillikler ise daha pratik bir beklenti olarak öne çıkmıştır. Bu bağlamda ittifakın büyük ölçüde CHP’ye çalıştığı görülmektedir.

Muhalefetin SP’yi Millet İttifakı’na dahil etmesiyle 24 Haziran seçimlerindeki “yerli-milli” ve “sağ blok” görüntüsünü “sembolik” olarak kırma çabası seçmen nezdinde itibar görmemiştir. Aksine seçmen SP’ye net bir mesaj vermiştir.

Saadet’in “sağ, dindar, muhafazakar ve liberal seçmen” nezdinde kredisini tükettiği ortaya çıkmışken bu manada anlamını yitirmiş bir SP’nin ittifak içinde gelecekte nasıl bir rol üstleneceği soru işaretleri barındırmaktadır. Millet İttifakı içerisinde yer alan CHP ve İYİ Parti’nin kendi parti içi gündemlerine yoğunlaşacağı bir dönemde Saadet’in parti içinde nasıl bir gündemle karşı karşıya kalacağı, nasıl bir gündem belirleyeceği ve seçmenin mesajını nasıl değerlendireceğini de zaman gösterecektir.


Etiketler »