Kriter > Siyaset |

Oy Kaybederek Seçim Kazanan Parti: DEM


Doğu ve Güneydoğu’da 10 ilin toplamında 2019’da (HDP adıyla) 1 milyon 190 bin oy sayısına ulaşan DEM, bu seçimde 20 bin civarı oy kaybıyla 1 milyon 170 bin oy toplayabildi. Üstelik bu sonucu son beş yılda eklenen 4,3 milyon yeni seçmene rağmen elde etti. Yani DEM Türkiye’de seçmen sayısı artmasına, ülke genelinde kendi oy sayısı ve oy oranı azalmasına rağmen seçimlerden kazançlı çıkan tek parti oldu.

Oy Kaybederek Seçim Kazanan Parti DEM
DEM Parti İBB Başkan adayı Meral Danış Beştaş, Sarıyer, Beşiktaş ve Zeytinburnu ilçelerinde seçim çalışması yaptı. (Cemal Yurttaş / AA, 20 Mart 2024)

31 Mart mahalli idareler seçimi, Türkiye’de uzun yıllardır rastlanmayan sonuçlara yol açtı. Seçimin en büyük sürprizi, yaklaşık yarım asırdır herhangi bir seçimde birincilik göremeyen CHP’nin bu seçimlerde en yakın rakibi AK Parti’ye 1 milyon 50 bin oy ve yüzde 2,2 fark atarak birinci parti çıkması oldu. (Not: 1989 yerel seçimlerinde de bir başarı vardı ancak o zaman seçimlere CHP değil SHP katılmıştı)

Üstelik CHP bu başarıyı, daha 10 ay önce, büyük umutlarla girdiği seçimden yenilmiş ve ortaklarını kaybetmiş halde, tarihinin en dağınık seçimlerine giderken kazandı. Kuşkusuz her detayıyla uzun uzun tartışılacak bir seçim yaşadık. 22 yıldır iktidarda olan ve girdiği her seçimden zaferle çıkmış AK Parti, kuruluşundan beri ilk kez bir seçimde birinciliği kaptırmış oldu.

Seçimin sürpriz olmayan ama sonucu en çok etkileyen yanı ise katılımın düşüklüğü oldu. Yüzde 78 civarı katılım her ne kadar dünya çapında epey yüksek olsa da Türkiye’de alıştığımız yüzde 85 ve üzeri oranlardan oldukça aşağıda kaldı. Tüm yorumcuların üzerinde uzlaştığı biçimde sandığa gitmeyen en kalabalık kitle AK Parti tabanı oldu ve seçimin kaderini büyük oranda belirleyen faktör de bu oldu.

Bu yazının konusu ise DEM Parti’nin seçim performansı olacak. Bunun için DEM’in en yüksek oy aldığı ve belediye başkanlığını kazandığı 10 ilin sonuçlarını, 2019 yerel seçimiyle karşılaştırarak detaylıca incelemek gerekiyor. İstanbul’daki durumu ise CHP ile iş birliği açısından ayrıca ele alınmayı gerektiriyor.

DEM Parti, bu seçimde elindeki sekiz ile iki il daha ekleyerek 10 ilin belediye başkanlığını kazandı. İlçelerle birlikte 2019’da 57 olan toplam belediye sayısını da 57’den 75’e çıkardı. Bu sonucu da 2019’da Türkiye genelinde aldığı 2 milyon 703 bin oyun 2 milyon 625 bine düşmesine rağmen elde etti. Oransal olarak da yüzde 5,8’den yüzde 5,7’ye düştü. İl genel meclislerindeki oyu da yine küçük bir kayıpla 2 milyon 409 binde kaldı.

Tamamı Doğu ve Güneydoğu bölgesinde olan seçimi kazandığı 10 ilde de oy kayıplarına uğradı. Bu 10 il alfabetik sırayla Ağrı, Batman, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Mardin, Muş, Siirt, Tunceli ve Van. Ağrı ile Muş’u 2019’da AK Parti kazanmıştı, DEM bu iki ili aldı. Tunceli'de ise geçen seçimi kazanan TKP adayı Maçoğlu, PKK’nın tehdidiyle bu seçimde aday olmadı (Kadıköy’den aday oldu). DEM burada seçimi bin 100 oy farkıyla CHP adayına karşı kazandı.

 

Sandığa Gitmeyen Seçmen Etkisi

Bu 10 ilin toplamında 2019’da (HDP adıyla) 1 milyon 190 bin oy sayısına ulaşan DEM, bu seçimde 20 bin civarı oy kaybıyla 1 milyon 170 bin oy toplayabildi. Ancak buna rağmen 2019’da 10 ilin yüzdelik ortalaması olan yüzde 49,5 oranını yüzde 52’ye çıkardı. Üstelik bu sonucu son beş yılda eklenen 4,3 milyon yeni seçmene rağmen elde etti. Yani DEM, Türkiye’de seçmen sayısı artmasına, ülke genelinde ise kendi oy sayısı ve oy oranı azalmasına rağmen seçimlerden kazançlı çıkan tek parti oldu.

10 ilin toplamında AK Parti’nin ortalama oyu ise yüzde 36,8’den, yüzde 28,2’ye, aldığı oy sayısı 740 binden 462 bine düştü. Yani AK Parti, bu şehirlerde yaklaşık 278 bin oy kaybetmiş ve DEM ile arasındaki yüzdelik fark 12,7’den 23,7’ye yükselmiş. 11 puanlık bir kayıp söz konusu.

Seçmen sayısı en yüksek olan Diyarbakır ve Van illerinde de ilginç bir durum var. 2019’da DEM, Diyarbakır’da 490 bin oy ile yüzde 63’lük bir oran yakalamış. 2024’te oy sayısı 463 bine düşerken oy oranı bir puanlık artışla yüzde 64’e çıkmış. 27 bin oy kaybetmesine rağmen AK Parti ile arasındaki yüzde 31’lik fark yüzde 47’ye yükselmiş. DEM’in bir puanlık kazancına karşılık AK Parti’nin 16 puan fazladan kaybı var.

Van'da da benzer durum söz konusu. 2019 seçimlerinde HDP Van’da 260 bin ve yüzde 54 oy elde etmiş. 2024’te ise oy sayısı 245 bine düşmesine rağmen oranı yüzde 55’e çıkıyor. AK Parti aldığı 196 bin oyu 120 bine, oy oranını da yüzde 40,5’ten yüzde 27’ye düşürmüş. Yani yine DEM’in bir puanlık kazancına karşılık AK Parti’nin fazladan yüzde 13,5’lik bir kaybı var. İki parti arasındaki yüzdelik fark 13,5’ten 28’e çıkmış. Aralarındaki oy sayısı farkı ise 64 binden neredeyse iki katına, 125 bine çıkmış. DEM Parti 15 bin oy kaybettiğine göre bu farkın tek açıklaması AK Parti seçmeninin sandığa gitmemiş olması. Yeniden Refah Partisi (YRP) öne sürülebilir ama aldığı 24 bin ve yüzde 5,3’lük oy iki büyük parti arasındaki farkı açıklamaya yetmiyor.

Aynı şekilde Batman’da DEM oyları iki bin artmasına rağmen oranı 66’dan 64,5’e düşüyor. Ama AK Parti’nin 2019’da 52 bin olan oyu 23 bine düşünce aradaki oy farkı yüzde 37’den yüzde 52’ye çıkıyor. Burada HÜDA Par faktörü bir miktar etkili ama durumu tam açıklamıyor. Çünkü 30 bin ve yüzde 15 civarı oyu var.

Mardin örneğinde DEM 2019’da 209 bin oy ile yüzde 56 oranını yakalamış. Bu seçimde oyunu dokuz bin arttırarak 218 bine çıkarmış ama oran olarak sadece yüzde birlik bir yükseliş var. Buna karşılık AK Parti’nin 144 bin olan oyu 105 bine düşünce oy oranı da 38’den 28’e geriliyor. Böylece DEM sadece yüzde birlik artışla rakibiyle arasındaki farkı yüzde 17,5’ten yüzde 29’a çıkarıyor. Oy sayısı olarak da aradaki fark 65 binden 113 bine çıkıyor.

Daha önce AK Parti’nin elinde olan Ağrı ve Muş’ta ise durum diğerlerinden biraz farklı. Ağrı'da DEM oy sayısını 17 binden 25 bine yükseltiyor. Oranı da yüzde 37’den 51’e çıkartmış. AK Parti ise tam tersine, 26 bin olan oyunu 16 bine, oranını ise yüzde 55’ten 34’e düşürüyor. Böylece geçen seçimde yüzde 18 fark atmışken şimdi yüzde 17 fark yiyor. Bu şehirde aday faktörü öne çıkıyor olmalı. Geçen seçimde, tanınmış bir aday olan Savcı Sayan’ın varlığı belli ki burada çok etkili olmuş. Ağrı'da katılım 76’dan 69’a düşmüş.

CHP binası önü CHP-DEM Parti görüşmesi
(Evrim Aydın / AA, 11 Ocak 2024) 

 

2019’da Muş'u AK Parti yüzde 1,7 farkla kazanmış. Aradaki oy farkı birkaç yüz. Bu seçimde ise yaklaşık beş bin oy kaybederek 10 puan eksik oy almış. Seçime katılımın bu şehirde de 11 puan düştüğünü ve ülke ortalamasının da 11 puan altında olduğunu ekleyelim. Muş'ta YRP ve HÜDA Par’ın da etkili olduğunu söylemek gerekir. İkisinin toplam oyu yüzde 18. Yani burada yalnızca AK Parti seçmeninin sandığa gitmemesi değil diğer iki partiye oy kaptırması da söz konusu. Muhtemelen aday seçimi de etkisini göstermiş.

Bu 10 ilde de seçime katılım oranları yüzde 78 olan ülke genel ortalamasının da epey altında. Kimi şehirlerde 67’lere kadar düşmüş. 10 ilde seçime katılım ortalaması 2019’da yüzde 80 iken bu seçimde yüzde 71’e düşmüş. Katılımın en düşük olduğu illerde AK Parti oyları iyice azalırken diğerlerine oranla daha yüksek olduğu illerde aradaki fark çok daha az.

Hakkari buna iyi bir örnek. Ülke ortalamasına çok yakın olan tek il Hakkari. Katılımın yüzde 78 olduğu şehirde DEM Parti 4 bin 500 oy kaybederken AK Parti 3 bin 200 yeni oy kazanmış. Oy oranları ise şöyle: DEM yüzde 60’tan 49’a inmiş, AK Parti yüzde 33’ten 47’ye çıkmış. Böylece iki parti arasındaki oy farkı yüzde 2 oluyor. DEM burada başkanlığı sadece 700 civarı oyla alıyor. Nitekim ilçe bazında AK Parti 2, DEM 2, YRP 1 ilçeyi paylaşmışlar.

Katılım oranının nispeten ülke ortalamasına yaklaştığı (yüzde 75) Iğdır ve Siirt’te de iki parti arasındaki fark azalıyor. Iğdır’da DEM yüzde 5 ve iki bin oy fazla ile, Siirt’te yüzde 12 ve dokuz bin oy fazla ile AK Parti’nin önünde. Iğdır'da geçen seçim MHP adayında ortaklaşıldığını ekleyelim. Bu seçimde AK Parti adayı birkaç yüz oy eklemiş ama oran olarak yüzde 4,6 azalmış.

Seçime katılım açısından özetlersek, katılım yükseldikçe iki parti arasındaki fark azalmış, düştükçe artmış. Yani bariz biçimde AK Parti seçmeninin sandığa yüz çevirmesi çok etkili olmuş. Türkiye genelinde sonucu doğrudan etkileyen bu katılım oranları Doğu ve Güneydoğu’da iyice belirginleşiyor. Bu bölgede katılım oranları, zaten düşen Türkiye ortalamasının 7-8 puan altında.

 

İstanbul İçin Örtülü İttifak

Elbette DEM Parti’nin seçim performansı açısından İstanbul’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Bilindiği gibi DEM çizgisi 2019 seçimlerinde İstanbul’da aday çıkarmayıp CHP’nin, daha doğrusu Millet İttifakı’nın ortak adayını desteklemişti. Bu durum ise PKK’yla ilişkiler bakımından hem ittifak içinde hem de seçmen nezdinde çeşitli sorunlar oluşturdu. Buna rağmen tahminlere göre, HDP’den ittifakın ortak adayına en az 700-800 bin civarı oy kaydığı hesaplanıyordu.

2024 seçiminde ise bu rahatsızlıkları gidermek, ittifakın üzerine ince bir tül örtmek için DEM aday çıkardı. Ancak partinin önemli isimlerinden Meral Danış Beştaş’ın adaylığı DEM’e sadece yüzde 2,1 ve 184 bin oy getirdi. Hem parti teşkilatının hem de seçmeninin partiye sıkı sıkıya bağlılığı sayesinde kalan yüzbinlerce oy yine CHP’nin adayına yöneltildi.

Üstelik bu ince mühendislik sayesinde, eli bu seçimde kendi partisine gitmeyen İYİ Parti ve MHP’nin milliyetçi seçmeninin de aynı adaya, daha bir gönül rahatlığıyla oy vermesi sağlanmış oldu. Ne de olsa DEM ayrı aday çıkarmıştı ve görünürde 2019’daki gibi bir iş birliği yoktu. CHP seçmeni ise bu iş birliğini zaten pek de önemsemiyor, hatta zafer için gerekli görüyor.

Geçen seçimde ittifak içinde tartışma doğuran konulardan biri de Kandil’in sık sık ortak adaya destek açıklaması yapması olmuştu. Kandil bu seçimde öncekine göre çok daha az açıklama yaptı. Ayrıca Leyla Zana, Ahmet Türk gibi aktörlerin kendi partilerine oy çağrısı yapması da muhalif seçmenin İstanbul’da DEM’in seçimlere bağımsız girdiğine olan görüşünü pekiştirdi ve CHP adayına oy vermeyi kolaylaştırdı.

İşin gerçek yüzünde ise Beştaş’ın adaylığının göstermelik olduğu o kadar belliydi ki İstanbul yerine Güneydoğu illerinde kampanya yürüttü. Hatta seçmen kaydını İstanbul’a aldırmadığı için kendisine oy bile veremedi. Hoş, kaydını aldırsa oyunu kendisine verir miydi, orası da şüpheli.

İstanbul seçimlerinde CHP adayının 2019’a göre 313 bin oy kaybetmesine rağmen AK Parti adayı Murat Kurum’a bir milyon fark atabilmesinin sırrı burada yatıyor. DEM seçmenini nokta atışla CHP adayına yönlendirirken, İYİ Parti ve diğer küçük partilerin milliyetçi hassasiyetlerini emici bir sünger vazifesi görmek üzere, bir aday çıkarmak ve böylece ideolojik olarak zıt iki kanadın aynı adaya oy vermesini sağlamak gerekiyordu. Bunu başardılar.

DEM bu seçimde il ve ilçe meclis üyeliklerinde de CHP listelerini kullandı. Böylece ilk kez büyükşehir meclisinde grup kurabilecekleri söyleniyor. CHP listelerinden kaç DEM adayının seçildiğini ve ne zaman kendi partilerine geçerek grup kuracaklarını şimdilik bilmiyoruz. Ama bu taktiğin de tuttuğunu görüyoruz.

Ancak hem CHP hem de İstanbul adayı için zorluk şimdi başlıyor. Şimdi DEM’in ektiklerini hasat etme zamanı. Nitekim Beştaş seçimin ertesi günü yaptığı ilk konuşmada, “İmamoğlu ‘Bu oylar benimdir’ demesin sakın. Bizim seçmenlerimiz oraya oy verdi” diye ilk parmağı salladı bile. Gerisi hızla gelecektir.

Esasen DEM çizgisi 2015’teki yüzde 13’lük zirveden aşağı sürekli düşüşünü sürdürüyor. Ama bu seçimde elde ettikleriyle şimdilik bu gidişi biraz frenlemiş oldular.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası