Kriter > Siyaset |

Siyasal Partilerin Yerel Seçim Stratejileri: İttifaklar, Adaylar ve Vizyon


2023 Seçimleri, Millet İttifakı bileşenlerinin siyasi türbülansa girmesine yol açtı. CHP’de yaşanan “değişim” tartışmaları gölgesinde yeni başkan belirlendi. İYİ Parti, ittifak siyasetini sonlandırdı, “müstakil” hareket edebileceği üçüncü yol arayışına girişti. Gelişmeler, 31 Mart’taki yerel seçimler için adaylar özelinde parti stratejilerini ve ittifakların genel görüntüsünü, gündemin merkezine yerleştiriyor.

Siyasal Partilerin Yerel Seçim Stratejileri İttifaklar Adaylar ve Vizyon
(Murat Kula/AA, 10 Kasım 2023)

Yakın dönem Türk siyasi tarihine bakıldığında, yerel seçimler ile genel seçimlerin birbirinden bağımsız dinamiklerden beslendiği hemen görülecektir. Buna karşın Türkiye’de mevcut siyasal iklim, yaklaşan yerel seçimlere farklı bir tablo sunuyor. Geleneksel olarak yerel seçimler partilerin adayları, siyasi vizyonları ve yerel dinamikler doğrultusunda okunabilir. Tüm bunların yanında halkın hükümet politikalarına güvenoyu ya da temsilcilerini sorgulaması şeklinde değerlendirilebilir. Öte yandan iktidar partisinin genel seçimlerde oy kaybı yaşaması hükümet politikalarının başarısızlığıyla ilişkilendirilebilir ve yerel seçimlerdeki rasyonel oy tercihlerini biçimlendirebilir. Ek olarak muhalefet konumunda bulunan partilerin oy oranlarındaki yükseliş, toplum nezdinde iktidar politikalarına yönelik eleştirel perspektifi yansıtabilir.

Modern demokrasi teorisi literatüründe yerel seçim-genel seçim ilişkisine konu olan pratik açılımların, 31 Mart’taki Mahalli İdareler Seçimleri için geçerliği son derece tartışmalı bir anlam ihtiva ediyor. Çünkü yaklaşık 6 ay önceki genel seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı toplumun geniş kesimlerinden onay aldı. Haliyle genel seçimler ile yerel seçimler arasındaki zamansal mesafenin darlığı göz önünde tutularak yeni bir güvenoyu yoklamasına ihtiyacın bulunmadığı söylenebilir.

2023’teki Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Seçimleri, doğurduğu sonuçlar bakımından, yaklaşan yerel seçimlerde siyasal partilere/ittifaklara olumlu ya da olumsuz bağlamda bir moral sağlayabilir. Bu noktada ilgili sonuçların, muhalefet kanadında siyaseten büyük bir travmaya sahne olması dikkate değerdir. Zira 2023 Seçimleri, Millet İttifakı bileşenlerinin siyasi türbülansa girmesine sebebiyet verdi. CHP’de, yaşanan “değişim” tartışmaları gölgesinde yeni başkan belirlendi. İYİ Parti, ittifak siyasetini sonlandırdı ve “müstakil” hareket edebileceği üçüncü yol arayışına girişti. CHP’nin pazarlık siyasetiyle TBMM’ye girmeyi başaran Gelecek, Saadet, DP ve DEVA gibi partiler ise seçimlerin hemen akabinde Millet İttifakı ile ilişkilerini askıya aldılar. Bu gelişmeler, 31 Mart’taki yerel seçimler için adaylar özelinde parti stratejilerini ve ittifakların genel görüntüsünü gündemin merkezine yerleştiriyor.

 

Cumhur İttifakı: Birlik, Vizyon ve Yerel Seçim Protokolü

Türkiye’de 2017 Referandumu ile kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, doğası itibariyle, ittifak siyasetine kapı aralamıştı. Bu eksende siyasal partiler özellikle genel seçimlerde ittifak blokları doğrultusunda stratejik hamleler geliştirdi. Nitekim 2018, 2019 ve 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı bileşenleri, “birlik” görüntüsü çizdi ve siyaseten ağırlığını korumayı başardı. Güncel siyasi tartışmalar bakımından asıl milat ise bir önceki yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul yönetimlerinin el değiştirmesi oldu. Bu durum, Cumhur İttifakı’nın siyaseten irtifa kaybettiği şeklinde yorumlandı. Ancak 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini Erdoğan’ın net bir şekilde kazanması ve TBMM Seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın parlamentoda çoğunluğu tekrar elde etmesi, ilgili tezin çok da haklı olmadığını gösterdi. Dolayısıyla ortaya çıkan sonuçların ittifaklar nezdinde 2024 yerel seçimlerine bakışı değiştirdiği kolaylıkla ifade edilebilir.

2019 yerel seçimleriyle birlikte Millet İttifakı’nın desteklediği CHP’li adayların İstanbul ve Ankara’da işbaşına gelmesi aslında Cumhur İttifakı üzerindeki sosyopsikolojik baskıyı kaldırdı. Dahası CHP’li büyükşehir yönetimlerince sergilenen düşük profilli yönetim anlayışı, Millet İttifakı içerisinde pek çok tartışmaya kaynaklık etti. Buna karşılık, 2019 seçimleriyle başlayan süreç, Cumhur İttifakı’nın birlik görüntüsüne ve siyasi duruşuna zarar vermedi. Gelinen noktada Cumhur İttifakı bileşenlerinin öncelikli hedefi, 31 Mart’taki yerel seçimlerde özellikle İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Mersin ve hatta Eskişehir’de yarışı önde tamamlamak olacak.

Yerel seçimlerde seçmenlerin oy verme davranışı; partilerin adayları, siyasi vizyonları ve yerel dinamikler doğrultusunda şekillenir. Nitekim 2024 yerel seçimleri için kampanya çalışmalarına 2023 Seçimlerinin hemen sonrasında 28 Mayıs akşamı başlayan Cumhur İttifakı, “doğru aday”ların belirlenmesinden “Türkiye Yüzyılı Şehirleri”nin ihtiyaç duyduğu hizmetlerin hazırlıklarına uzanan geniş bir alanda kapsamlı çalışmalar yürüttü. Bu süreçte MHP, AK Parti ile uyumlu stratejik hamleler geliştirmeye devam etti. İttifak ortakları, “Türkiye Yüzyılı Şehirleri”nin oluşumuna hizmet etmek amacıyla bir protokol de gerçekleştirdi. Yerel seçimlere yönelik hazırlanan Cumhur İttifakı protokolüyle Manisa, Mersin, Bartın, Erzincan, Kars, Kırklareli ve Osmaniye’de MHP adayları ilan edildi. Bu bağlamda MHP için seçim sürecinin Cumhur İttifakı temelinde ve iş birliği yönünde ilerlediği görülüyor.

AK Parti ve MHP adayları bölgelerinde yerel seçim çalışmalarını başlatmış durumda. Geliştirilen vizyonun temelinde ise yerelden genele terörle mücadele, hizmet/eser siyaseti ve “marka kentler” mottoları yer alıyor. 30 Ocak’ta tanıtılan AK Parti Yerel Seçim Beyannamesi ilgili vizyonun geçerliğini göstermesi bakımından ayrıca dikkate değer. Zira şehir ekonomisinden dirençli şehirlere, sosyal belediyecilikten kültürel belediyeciliğe, yerel yönetimlerde şeffaflıktan dijitalleşmeye kadar derinlikli stratejik açılımlar krite edildiğinde, 31 Mart seçimlerine son derece hazırlıklı olunduğu anlaşılıyor. Temayül yoklamaları, kamuoyu araştırmaları ve parti içi görüşmelerin akabinde açıklanan adaylar, bu gerçekliğe dair ipuçları sunuyor. Öte yandan Cumhur İttifakı, seçim atmosferine avantajlı girilmesini sağlayacak gelişmelerin yanında küçük bir pürüzle de karşı karşıya: Yeniden Refah Partisi (YRP). 2023 seçimlerinde YRP’nin aldığı oy oranı, yaklaşan yerel seçimlerde göz ardı edilemez. Bu satırlar kaleme alınırken YRP’nin Cumhur İttifakı ile birlikte hareket edip etmeyeceği henüz karara bağlanmamıştı. Ancak kırmızı çizgileri bulunan ilkeli siyaset anlayışı doğrultusunda YRP pürüzünün kısa süre zarfında aşılacağı öngörülebilir. Aynı öngörüyü muhalefet kanadı için paylaşmak ise kolay görünmüyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i parti genel merkezinde ziyaret etti. Ziyaret sonrası liderler ortak basın toplantısı düzenledi. (Evrim Aydın/AA, 11 Ocak 2024)

 

Genelden Yerele Millet İttifakı: “Örtük” Kriz, Açık Kaos

Hiç şüphesiz yaklaşan yerel seçimleri 2023 Seçimlerinden hareketle ve bu bağlamda beliren parti/ittifak oy oranlarıyla analiz etmek hatalı bir yaklaşım olacaktır. Buna karşın 2019 yerel seçimlerindeki sonuçlar, ittifakların mahiyetini göstermesi bakımından dikkate alınabilir. 5 yıl önceki yerel seçimlerde 30 büyükşehirden 15’ini AK Parti, 11’ini CHP, 3’ünü HDP, 1’ini ise MHP kazanmıştı. Adana ve Antalya’nın yanında İstanbul ile Ankara büyükşehir belediye başkanlıklarının CHP yönetimine geçmesi sürpriz niteliği taşıyordu. Bu sonucun oluşmasını doğuran en büyük nedenlerden biri, muhalefetin blok olarak hareket etmesiydi.

 

Muhalefet Kanadında Parçalı Görüntü

2019 yerel seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlar, muhalefetin genel seçimlere yönelik beklentisini yükseltti. Ve fakat 14-28 Mayıs seçimleri muhalefet için büyük bir hüsranla neticelendi. Başarısızlık, muhalefet bünyesinde siyasi açmazları vücuda getirdi. Genel seçimlerden sonra Millet İttifakı dağıldı. 31 Mart atmosferine girilirken de muhalefet kanadı parçalı görüntüsünü aşamadı. Mevcut manzarada CHP’li belediyeler açısından en büyük sorun, İYİ Parti ile DEM Parti’nin müstakil olarak seçimlere girme kararı almaları. Çünkü 2019’da sürpriz niteliği taşıyan İstanbul ve Ankara sonuçları, muhalefet partilerinin blok halinde CHP’ye destek vermesiyle oluşmuştu. Dolayısıyla Millet İttifakı’nın dağılması, sayısal düzlemde CHP’li adayların yeniden seçilmesini zorlaştıracaktır. Nitekim İYİ Parti’nin İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde yerel düzeyde iddialı adaylar çıkarması, 31 Mart seçimlerine yönelik aritmetik denklemi değiştiriyor.

İYİ Parti’nin yerel seçim stratejisi cesur bir karar üzerine kurulu. Böylece İYİ Parti yönetimi muhalefet kanadında süren pazarlık siyasetinin dışında konumlanmayı bir şekilde başarmış gibi görünüyor. Zira “örtük” ittifak içindeki pazarlıklar yeni bir istikamette ilerliyor. CHP’li adayların özellikle büyükşehirlerde bulacağı karşılık DEM Parti’nin oy tabanıyla doğrudan ilişkili. Bu durumun farkında olan her iki parti de il ve ilçeler üzerinden pazarlık siyasetini sürdürüyor. Daha açık bir ifadeyle 2018’deki “örtük” ittifak, yaklaşan yerel seçimlerde açık ve şeffaf bir gerçekliğe dönüştürülmek isteniyor. Aslında büyükşehir adaylarının netlik kazanması hususunda gözlemlenen yüksek erimli tartışmalar bir yandan CHP içerisindeki kaosa işaret ediyor, diğer yandan da CHP-DEM ittifakının mahiyetine dair ipuçları veriyor. Haliyle oy potansiyelini gözeterek sosyolojik gerçeklerden uzaklaşan siyaset anlayışı, CHP’li adayların yaklaşan yerel seçimlere yönelik etkili bir vizyon geliştirmesini sakatlıyor.

Son tahlilde 2024 yerel seçimlerinin sonucu, siyasal partilerin ortaya koyduğu stratejiler etrafında şekillenecek. İYİ Parti’nin kendi adaylarıyla seçime girme stratejisi, siyasi geleceği açısından son derece kritik bir anlam bütünlüğüne sahip. Gösterilen adaylarla eğer parti oy oranına yaklaşamazsa, bu durum İYİ Parti’de sonun başlangıcı olabilir. Benzer realite, diğer muhalefet partileri ve adayları için de söz konusu. Ezcümle, AK Parti ve ittifak ortağı MHP karşısında CHP, zorlu bir seçim sürecine giriyor. Pusulanın bir tarafında belediyecilik hizmetlerinde rüştünü ispat eden partilerin kalkınmacı ve vizyoner tahayyülleri var; diğer tarafında ise yerel sorunların çözümüne reçete sun(a)mayan partilerin kaotik ajandası.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası