Kriter > Dış Politika |

KAAN ve Yerli-Milli Havacılık Serüvenimiz


15 Temmuz darbe girişimi sonrasında millileşme çalışmalarına hız veren Türkiye, ileriki dönemde hava kuvvetlerinin sahip olduğu F-16 savaş jetlerinin yerini alması için TUSAŞ ana yükleniciliğinde KAAN geliştirme projesi başlatmıştır. Türk Askeri Havacılık Sanayii’nin en ileri boyutu olacak 5. nesil insanlı savaş jeti projesi sadece uçak üretimi değil Türkiye’nin stratejik bağımsızlığına giden en önemli kilometre taşlarından biri olacaktır. Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası konumunu güçlendirecek KAAN projesi Türk Hava Kuvvetleri’nin yerli ve milli silah ve görev sistemleri ile görev yapmasına da olanak sağlayacaktır.

KAAN ve Yerli-Milli Havacılık Serüvenimiz
Türkiye ile Endonezya arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Endonezya'ya 48 milli muharip uçak KAAN ihraç edilecek. (TUSAŞ / AA, 11 Haziran 2025)

Türk savunma sanayiimizi yeni bir nesle taşıyan Türkiye’nin milli savaş uçağı KAAN, gök vatanla temasının üstünden sadece bir yıl geçmesinin ardından 15 milyar doları bulan anlaşma bedeli ile Türk savunma tarihinde tek kalemde yapılan en büyük ihracat rekorunu kırdı. Endonezya'nın başkenti Cakarta'da düzenlenen INDO Defence 2025 Fuarı’nda Türkiye ile Endonezya arasında imzalanan savunma anlaşması kapsamında, 48 adet 5. nesil KAAN savaş uçağı üretilerek Endonezya’ya 120 ayda ihraç edilecek.

Anlaşma kapsamında üretilecek KAAN savaş uçaklarında yine Türkiye tarafından yerli ve milli olarak geliştirilecek motorlar kullanılacak. Ek olarak, üretilecek olan 48 adet KAAN’a Endonezya’dan transfer edilecek olan teknolojiler de eklemlenebilecek.

ABD, Rusya, Çin ve Güney Kore’nin ardından Türkiye, KAAN ile 5. nesil savaş uçağı üretebilen sınırlı sayıda ülkeler arasına dahil olmuş oldu. Türkiye’nin stratejik bağımsızlık hedefi için en önemli üretim kabiliyetlerinden biri olan Türk savunma mühendisliğinin nirvanası Milli Muharip Uçak KAAN, sadece gök vatanımızda değil, küresel havacılık sahnesinde de dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor. Endonezya ile yapılan anlaşmanın ardından Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN ile ilgili birkaç ülkeyle daha temas halinde olduklarını açıkladı.

Endonezya, hava kuvvetlerini güçlendirmek adına savaş uçağı temini için birçok farklı ülkeyle görüşmeler yürütüyor. Bu kapsamda ilk teslimatlarına 2026’da başlanacak olan 42 adet uçak Fransa'dan sipariş edildi, ABD ile 24 F-15EX için mutabakata varıldı fakat henüz nihai sözleşme imzalanmadı. Aynı zamanda Çin’den gelen 42 adet ikinci el J-10C teklifini de özellikle Pakistan Hava Kuvvetlerinin operasyonel tecrübesi bağlamında değerlendiren Endonezya, diğer tarafta Rusya ile anlaşmaya vardıkları 11 adet SU-35 savaş uçağı anlaşmasını, ABD’nin CAATSA yaptırımları nedeniyle askıya alınmış durumda. Son olarak INDO Defence 2025 Fuarı’nda Türkiye ile yapılan KAAN anlaşmasına ek olarak Güney Kore ile yürüttükleri KF-21 savaş uçağı programındaki problemleri de çözen Endonezya hükümeti, projeye sağlayacağı mali katkısını da yeniden yapılandırma kararı aldı ve katkısını yaklaşık 1.168 milyar dolardan 438 milyon dolara düşürdü. Anlaşma kapsamında Endonezya hava kuvvetlerine 48 adet KF-21 tipi uçak teslim edilecek.[1]

 

Vecihi Hürkuş’tan Nuri Demirağ’a Uzanan Yerli Havacılık Serüvenimiz[2]

Osmanlı Devleti, askeri havacılığı kuran ilk devletlerden biridir. 1909’dan itibaren hava harp sanayii alanında bazı girişimlerde bulunulmuş; Kayseri ve Sivas’ta uçak fabrikası kurulması için keşif yapılmıştır.[3] Ayrıca dünyada savaş uçağını ilk olarak savaş sahasında, İtalyanlar Osmanlı Devleti’ne karşı Trablusgarp Savaşı’nda kullanmış ve savaşta kullanılan ilk savaş uçağı da 113 yıl önce Türk askerleri tarafından düşürülmüştür.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Osmanlı’dan miras kalan bu hayal üzere Türk pilot Vecihi Hürkuş, savaşın ardından Yunanlılardan kalan uçak malzemelerini kullanarak ilk Türk uçağı “Vecihi K-VI”yı 1924’te tasarlamış ve üretmiştir. Ancak Vecihi K-VI’nın uçuşunda gecikmeler yaşanmış ve uçuşa izin verecek heyetteki bir kişinin “Vecihi, biz sana bu lisansı veremeyiz. Uçağına güveniyorsan atla, uç, bizi de kurtar.” demesi üzerine Hürkuş, 28 Ocak 1925'te “Vecihi K-VI” ile ilk uçuşunu yapmıştır. Ancak Vecihi tarafından gerçekleştirilen uçuş, izinsiz gerçekleştirildiği için cezaya tabi tutulmuştur.[4]

1925’te “Türk Tayyare Cemiyeti” kurulmuş, Vecihi Hürkuş “Türkiye’nin Baştayyarecisi” ilan edilerek cemiyete pilot olarak girmiştir. Aynı yıl içerisinde de Alman havacılığının öncülerinden Junkers firması ile ortak olarak Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ) kurulmuştur. Bir yıl sonra ise Kayseri Uçak Fabrikası faaliyete alınmış ve fabrikada iki tip uçak modelinin bakım/onarım faaliyetleri yapılmıştır. Ancak çok kısa süre sonra çeşitli baskı ve politik nedenler ile TOMTAŞ kapanmış ve fabrika da Milli Savunma Bakanlığı’na devredilmiştir.

Öte yandan, Cumhuriyet’in ilk döneminin en zengin iş insanlarından Nuri Demirağ, servetinin önemli bir kısmını milli bir uçak fabrikası kurmak adına harcamıştır. Bu kapsamda Demirağ tarafından 1936’da Beşiktaş’ta bir uçak fabrikası kurulmuştur. Kurulan uçak fabrikasında aynı yıl Nu.D-36 model eğitim uçağı üretilmiştir. Demirbağ tarafından üretilen eğitim uçaklarına Türk Hava Kurumu talip olmuş ve belirli sayıda uçak siparişi verilmiştir.

1938’de üretilen uçakların teslimden önce son bir teste tabi tutulması ve Eskişehir’e getirilmesi istenmiştir. Nu.D-36 eğitim uçaklarının planları dahil olmak üzere farklı uçak planlarını da çizmiş olan mühendis pilot Selahattin Reşit Alan tarafından kullanılan uçak piste iniş yaptığı esnada çevredeki hayvanların piste girişini engellemesi adına kazılan hendeğe düşmüş ve kazada maalesef Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan hayatını kaybetmiştir. Yaşanan bu acı kaybın üzerine Türk Hava Kurumu Nu.D-36 model eğitim uçaklarının uçuşa elverişli olmadığı, istenen talepleri karşılamadığını öne sürerek siparişlerini iptal etmiştir. Türk Hava Kurumu’nun sipariş iptalini mahkemeye taşıyan Demirağ, bilirkişi raporlarında uçakların uçuşa elverişli olmasına ve uçağın kaza kırım yaşamamasına rağmen mahkeme, Türk Hava Kurumu lehine sonuç vermiştir.[5]

Süreç sonrası havacılık çalışmalarına daha güçlü devam eden Nuri Demirağ, motorları hariç yerli ve milli imkanlar ile Nu.D-38 uçağı üzerine çalışmalara başlamıştır. Sivil yolcu taşımacılığı için tasarlanan uçak, olası savaş durumlarında uygulanabilen çeşitli modifikasyonlar ile bombardıman uçağına çevrilebilme kabiliyetine de sahip olarak tasarlanmıştı.[6] Takvim yaprakları 1944’ü gösterdiğinde uçuş testlerini yapan Nu.D-38’e Avrupa’dan İspanya, komşularımızdan da İran ve Irak talip olmuştur. Ancak dönemin hükümeti tarafından Türkiye’de imal edilen uçakların yurt dışına satılmasını engelleyen bir kanun çıkarılmıştır. Sonuçta yurt içinden de sipariş alamayan Demirağ’ın uçak fabrikası kapanmıştır.[7]

1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün milli uçak ve motor sanayii için girişim kurulması yönündeki telkinleri sonucu 1941’de Türk Hava Kurumu Etimesgut Uçak Fabrikası, 1947’de Türk Hava Kurumu Gazi Uçak Motor Fabrikası, 1950’de ise Ankara Rüzgâr Tüneli (ART) faaliyete geçmiştir. 1941-1950 arasında Türk Hava Kurumu Etimesgut Uçak Fabrikası’nda toplamda 15 farklı çeşitte uçak imal edilmiş bir jet motorlu uçak ise proje aşamasında kalmıştır. Proje aşamasında kalan THK–16 uçağının çizimlerinin kaçırılarak Almanya’ya götürüldüğü ifade edilmektedir.

Ek olarak, fabrikada uçak imalatının yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı için 63 ve Türk Hava Kurumu için 48 adet uçağın bakım ve modernizasyon çalışmaları da yürütülmüştür. Açılışının onuncu yılında olan ve faaliyetlerine başarılı şekilde devam eden Etimesgut Uçak Fabrikası ve Gazi Uçak Motoru Fabrikası da 1951’de çıkarılan bir kanunla MKE Kurumuna devredilmiştir. Gazi Uçak Motor Fabrikası, 1954’te traktör fabrikasına çevrilmiş, Ankara Rüzgâr Tüneli de TÜBİTAK tarafından 1998’de tekrar açılmasına kadar terkedilmiş, Etimesgut Uçak Fabrikası ise günümüzde atıl vaziyette bırakılmıştır. Etimesgut Uçak Fabrikası, Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası ile aynı kaderi paylaşmak durumunda kalmıştır.[8]

ABD, 22 Haziran tarihinde İran'da bulunan üç nükleer tesisi radara yakalanmayan bombardıman uçağı B-2'ler ile vurdu. Hadisenin ardından sosyal medyada Etimesgut Uçak Fabrikasında üretilen THK-13 Uçak Kanat Planörü ile B-2 Bombardıman uçağının tasarımsal benzerliği üzerine birçok değerlendirme yapıldı. THK-13, 1948’de tek kişilik milli uçan kanat planörü olarak imal edilmiş ancak uçuş testinde yaşanan kaza sonrası proje sonlandırılmıştı. Türkiye’de uçak fabrikalarının iflas ettirilerek kapatıldığı[9] yıllarda, ABD’de Northrop şirketi tarafından YB-49 uçan kanat tasarımına sahip motorlu bombardıman uçağı geliştirme projesi, seri üretime geçirilememesine rağmen bu projede elde edilen tasarım ve mühendislik birikimini 1988’lerde üretimine başlanan ve bugün Amerikan karasından havalanarak İran’ı vurup geri dönebilen bir savaş makinesini oluşturmakta kullanmıştır.

Vecihi K6, AA İNFO
Türk havacılık tarihinin duayenlerinden Vecihi Hürkuş'un 29 yaşında imal ettiği Türkiye'nin ilk yerli uçağı Vecihi K-6'nın gökyüzüyle buluşmasının üzerinden bir asır geçti. (Bedirhan Demirel / AA, 28 Ocak 2025)

 

Yeni Hürkuşlar Serüveni

1973’e gelindiğinde TBMM’ye Türkiye’nin milli güvenlik ihtiyaçlarına yönelik, dışa bağımlılığın azaltılması adına rekabet edebilir, askeri ve sivil havacılığa yönelik her türlü uçak, helikopter, motor ve vasıtalı uçakların imalatının yapılması adına devlet teşekkülü kurulması için kanun teklifi verilmiştir.[10] Böylelikle 28 Haziran 1973’te Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı (TUSAŞ) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde kurulmuştur.

TUSAŞ’ın kuruluşunun ardından Türkiye, yeni ve gelişmiş savaş uçağı serüvenine adım atmıştır. ABD üretimi F-5, F-100 ve F-104 jet savaş uçaklarını yenilemek için çeşitli uçaklar üzerine fizibilite çalışmaları yapılmıştır. F-5 uçakları bugün halen Türk Yıldızları tarafından kullanılmaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda Türk Hava Kuvvetleri F-16 Fighting Falcon savaş jetinden yana karar vermiştir.

Türkiye’nin başarılı diploması trafiği ile yaptığı satın alım anlaşmasına “Türkiye’de üretim şartı” konulmuştur. Bu kapsamda uçağının üretimi, uçak üzerindeki sistemlerin entegrasyonu, uçuş testlerinin yapılması için ABD ile ortak TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TAİ) ve TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) kurulmuştur. 2005’te TAİ’nin tüm hisseleri Türk hissedarlar tarafından satın alınarak şirket yerlileştirilmiş ve TUSAŞ çatısı altına dahil edilmiştir.

Devlet aklı ve öngörüsünün, “gök vatanımız”ı koruyacak yeni savaş jetlerine “Türkiye’de üretim şartı” getirmesi, bugünkü Türk Askeri Havacılık Sanayii’nin geldiği noktaya öncülük etmiştir. Yaşanan gelişmelerin ışığında montajının tamamının Türkiye’de yapıldığı ilk F-16 1988’de Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilmiştir. 1987-2012 arasında TUSAŞ tarafından çeşitli konfigürasyonlarda toplam 262 (+-) adet F-16 savaş uçağının üretimi yapılarak Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilmiştir.

Ek olarak üretilen uçaklarda yüzde 80’e varan yerliliğe ulaşılmıştır. Sahip olduğu üstün kabiliyetler sayesinde TUSAŞ, tesislerinde Mısır (1993-1995) için 46 adet F-16 uçağı üretmiş, Ürdün’ün 12 (2005-2007) ve Pakistan’ın 41 (2009-2014) adet F-16’sının modernizasyon çalışmalarını da başarıyla tamamlamış ve TUSAŞ tesislerinde bugüne kadar toplamda 308 adet F-16 savaş uçağı üretilmiştir.

Üretimlerin yanında; Milli Savunma Sanayii’nde kazanılan kabiliyetler ile ÖZGÜR I – II projeleri başlatılmıştır. “Özgür” olacak F-16’ların milli şekilde modernizasyonları gerçekleştirilerek uçuş ömürleri artırılacak, milli harekat yazılımı ve radar, kontrol-görev sistemleri ve füzeleri başta olmak üzere milli ekipmanlar ile donatılacaktır.

2006’da Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın savaş pilot eğitimi ihtiyacına yönelik olarak TUSAŞ tarafından temel eğitim uçağı projesi ile HÜRKUŞ başlatılmıştır. 2013’te ilk uçuşunu yapan HÜRKUŞ, Türk mühendisler tarafından özgün tasarlanmış ve yerli üretimi gerçekleştirilerek Türkiye’nin “ilk gelişmiş milli uçağı” olmuştur. Yapısal geliştirmeler gerçekleştirilen Hürkuş-2’nin Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na 55 adet teslimi için süreç işletilmektedir. Ayrıca, HÜRKUŞ’un silahlı varyantı olan hafif taarruz görev uçak modeli, ihracat başarısı kazanmıştır. HÜRKUŞ C Nijer ve Çad’a ihraç edilmiştir.

2017’ye gelindiğinde TUSAŞ, uçak tasarımı ve üretimi hakkında sahip olduğu etkin bilgi ve tecrübe HÜRJET projesini başlatmıştır. 2023’te ilk uçuşunu gerçekleştiren HÜRJET, Türkiye’nin yerli ve milli üretimi olan ilk insanlı jet motorlu uçağı olmuştur. Bugüne kadar sayısız test uçuşu gerçekleştiren HÜRJET kıta değiştirerek Mısır’a ve Akdeniz’i aşarak İspanya’ya gitmiştir. İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı’nın da uçuş gerçekleştirdiği HÜRJET, İspanya ile satışı ve ortak üretimi hakkında mutabakat imzalanmıştır. Ek olarak 27 Haziran’da Senato Savunma Komisyonu’nda açıklamalarda bulunan İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles projeye 1,61 milyar dolar yatırım yapacağını ve 18 uçağın İspanya Hava Kuvvetlerine teslim edileceğini açıkladı.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında millileşme çalışmalarına hız veren Türkiye, ileriki dönemde hava kuvvetlerinin sahip olduğu F-16 savaş jetlerinin yerini alması için TUSAŞ ana yükleniciliğinde KAAN geliştirme projesi başlatmıştır. Türk Askeri Havacılık Sanayii’nin en ileri boyutu olacak 5. nesil insanlı savaş jeti projesi sadece uçak üretimi değil Türkiye’nin stratejik bağımsızlığına giden en önemli kilometre taşlarından biri olacaktır. Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası konumunu güçlendirecek KAAN projesi, Türk Hava Kuvvetleri’nin yerli ve milli silah ve görev sistemleri ile görev yapmasına da olanak sağlayacaktır.

 

[1] Endonezya ve Güney Kore arasındaki KF-21 krizi çözüldü, https://www.savunmasanayist.com/endonezya-ve-guney-kore-arasindaki-kf-21-krizi-cozuldu/

[2] SSB Başkanı Haluk Görgün, “KAAN, Vecihi Hürkuş’tan Nuri Demirağ’a uzanan yerli havacılık serüvenimizin en ileri adımlarından birisidir.” İfadesini kullanmıştır. Bkz. TRHaber, “Savunma sanayiinde tarihi gün: 48 adet KAAN için 10 milyar dolarlık anlaşma imzalandı! Müjdeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu,” (Çevrimiçi) https://www.trhaber.com/savunma/savunma-sanayiinde-tarihi-gun-48-adet-kaan-icin-10-milyar-dolarlik-anlasma-imzalandi-mujdeyi-cumhurbaskani-erdogan-duyurdu-h923005.html, (Erişim: 11.06.2025).

[3] Geniş Kayseri Tarihi - Halit Erkiletlioğlu

[4] Türk Hava Kurumu, “Vecihi Hürkuş (18 Ocak 1896-16 Temmuz 1969),” (Çevrimiçi) https://www.thk.org.tr/vecihi_hurkus, (Erişim: 14.06.2025).

[5] Celali Yılmaz (2015), “Nuri Demirağ Uçak Fabrikası,” (Çevrimiçi) https://istanbultarihi.ist/214-nuri-demirag-ucak-fabrikasi, (Erişim Tarihi: 18.06.2025).

[6] Tolga Özbek (25.06.2023), “79 yıl önce bugün ilk Türk yolcu uçağı Nu.D.38 ilk yolcu seferini yaptı,” (Çevrimiçi) https://tolgaozbek.com/hobi/havacilik-tarihi/79-yil-once-bugun-ilk-turk-yolcu-ucagi-nu-d-38-ilk-yolcu-seferini-yapti/, (Erişim Tarihi: 19.06.2025).

[7] Yılmaz, “Nuri Demirağ Uçak Fabrikası”.

[8] İsmail Yavuz (2013), “THK Etimesgut Uçak Fabrikası 1939-1950,” Mühendis ve Makina Dergisi, 54 (636), s. 36.

[9] Fabrikaların kapanması hakkında Uçak Yüksek Mühendisi Şükrü Er “Aslında fabrikalar kapanmadı. Sipariş alamayan fabrika ne olur. İflas eder. Fabrikalar iflas ettirilmiştir.” ifadelerini kullanmıştır. Yavuz, 2013, s. 35, 36

[10] Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı Kanunu, Resmî Gazete ile Yayımı: 11.7.1973 - Sayı: 14591.

 


Etiketler »  

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "veri politikamızı" inceleyebilirsiniz. Daha fazlası